bugün

/39
...
koynummuş madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için
incecik ürperişli gölgesi cismime neden kıydı
sor gücün sormaya yetiyorsa var mıymış
gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi

https://youtu.be/0z8gwtBKllE
Bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır.

diyerek 2 kere düşündürttür.
Kafa karışıklığı iyidir, insan bir kafası olduğunu anlar.

| ismet Özel
görsel
görsel
kendisiyle geçmiş zamanda bir yakınlığımız oldu, birlikte bir çalışma yaptık. severim ama delidir. ben de zaten deliliğini severim.

şiirlerinin çoğu ezberimdedir. hatta bazı şiirlerini dua niyetine okuduğum olur.
uzun zamandan beri kendi'sinde olduğum bir şairdir. zira şair dememin sebebi şairliği bırakmasıdır. kendisine takılan yaftadan ziyade kendisinin de kendisine hak gördüğü erbap budur. şiirleri, garp'tan alınmış çeşitli felsefi ve teoloji argümanların irdelenerek şiire dönüştürülmüş halidir. üç dönem üzerine inceleyebildiğim hayatında ilk dönem marksist döneme denk gelmektedir ki bu dönem de pek tabii doktrinler ve kavgalar ile geçip şiirlerine yansımıştır. ikinci bab'ı ise kendisinin islama yakınlaşması ile gelişen dönemdir ve bu dönemde de hoş şiirleri kaleme almış ve isyan propagandasını yürütmüş bir kimsedir. üçüncü dönemi ise ilgilenilmemesi gereken birçok iyi okuru tarafından hoş görülmeyen dönemdir.
(bkz: sebebi telif)

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
yaprakla yağmurun aşkı meselâ
kim olsa serpilen coşturuyor bizi
imreniyoruz başkalarının mahvına.
Yağmur mahvoluyor çarparak
kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında
yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur
silkiniyor vuran her damlayla.

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilkönce damarlarımızda duyuyoruz çağıltısını
uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz:
Bize ait olan ne kadar uzakta!

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
başkalarının düşünceleriyle değil.
Üstümde yıldızlı gök demişti Königsbergli
içerimde ahlâk yasası.
Yasa mı? Kimin için? Neyi berkitir yasa?
ister gözünü oğuştur,istersen tetiği çek
idam mangasındasın içinde yasa varsa.
Girmem,girmedim mangalara
Yer etmedi adalet duygusu
içimde benim
çünkü ben
ömrümce adle boyun eğdim.
Yıldızlı gökten bana soracak olursanız
kösnüdüm ona karşı
onu hep altımda istedim.

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla
düşmanı gösteriyorlar,ona saldırıyoruz
siz gidin artık
düşman dağıldı dedikleri bir anda
anlaşılıyor
baştan beri bütün yenik düşenlerle
aynı kışlaktaymışız
incecik yas dumanı herkese ulaşıyor
sevinç günlerine hürya doluştuğumuzda
tek başınayız.

Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek
belki çocuk ve ihtiyar,belki kadın ve erkek
hepimiz,herbirimiz gizli bir isimle adaşız
yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lâzımdı
hayatımıza kendi adımızla başlardık
bilmediğimiz bu isim,hesaptaki bu açık
belki dilimi çözer,aşkımı başlatırım
aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üstüne kendim yazarım.

*her şairin hayatında dönüm noktası dediği anlar olmuştur elbet. Aklı, fikri nasıldır ilgilenmem. Yalnız iyi şairdir.
Türkiye'deki entelektüel dininin önemli bir kabile şefidir

islamcı, muhafazakar görünmesine rağmen devletçi darbeci solcuların favori kahramanı olması bundandır.

Entelektüel sınıf tarafından kendisine kredi açılan, bunu nasıl yapacğaını çok iyi bilen bir adamdır.
https://m.uludagsozluk.com/e/43060016/
savaş bitti'nin son kısmı bile başlı başına bir efsanedir.

max richter'ın meeting again eşliğinde ve üstadın kendi sesinden...

ayrıca üstadın en sevdiğim performanslarındandır.

https://www.youtube.com/watch?v=6KUJCU8I5Mk

--spoiler--

Demek Âdem ahfâdından
Savaş bittiği için koynu boşalan
Bir kişi gerekiyormuş o da bendim
Diğerleri ellerini çabuk tutup kesme şeker
Hakkında edindikleri barut kokulu fikre
Acilen tadilat getirmişler
Sıkı yönetim kalkmış
Savaşın bittiği kesin
Yama bulmak
Dirseklere hünerse kendi kumaşından
Kim neylesin

Savaş bitti
Kır gezmelerinde bundan böyle şüphe çekmeyeceğiz
Kime kalacak kırlara çıkmanın burun sızlatan anlamı
Dinlemek zorunda değiliz muhallebicide
Yabancı dilden anıştırmalarla yüklü kaçış
Hikâyelerini mültecilerin
Memur beyler neler karıştırdıysa şehir kulübünde
Buraya kadardı
Bu saatten sonra
Briyantin saçlılara hiç kimse
Göster eşkinli beygir vesikanı diyemeyecek
Kanaviçe veya goblen
Kime ne
Arık fitil odam loş
Savaş bitti koynum boş.

--spoiler--
Zamanının hızlı Marksistlerinden olup sonradan 180 derece islamcı olan şahıstır

Hatta bir ara Murat Bardakçı ile tartışıyordu ismet Özel türk yok Türkçe müslüman halkların kendi arasında anlaşmak için uydurduğu Latince,yunanca, arapça,farsca karışımı yapay bir dilmiş diyordu vs işte klasik dinci zırvaları.
Hayatı şudur :

Bir süre Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim gördü.

Sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı’ndan mezun oldu.

18 yıl Devlet Konservatuvarı’nda Fransızca okutmanlığı yaptı.

Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurdu ve yönetti.

1963’ten itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı.

1974’te düşünsel ve ruhsal bir değişim yaşayarak yazı hayatına islami düşünce çerçevesinde devam etti.

Uzun yıllar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.

2005’te Türkiye Yazarlar Birliği deneme ve üstün hizmet ödülünü kazandı.

9 şiir, 22 deneme, söyleşi, mektup ve 5 çeviri kitabına imza attı.

1978 yılında kaleme aldığı Üç Mesele (Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma) en önemli kitaplarından biridir.

2007 yılında kurulan istiklal Marşı Derneği'nin kurucusudur. istiklal Marşı Derneği fahri genel başkanıdır.
Yeni başlayacaklara

Şiiri sevilir, fikri zorlar , sosyalistliğine hayran islamcılığına düşmandır ahâli.
"biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun."
sanki kağıda kaleme değil de kürsüye ihtiyacı var konuşacak.
(video artık mevcut değil)
ilk başlarda komünistmiş. sonradan düşünceleri değişmiş.
görsel
iSMET ÖZEL’iN ŞiiRi ÜZERiNE

ismet Özel’in şiiri tartışılırken, onu iki döneme ayırmak eğilimleri görülmekte. Oysa ismet Özel şiirinin, sanıldığı gibi iki dönemi değil, üç dönemi var. ilk döneminde gerçi sol hareket içinde yer almıştı ama yazdığı şiirler ikinci yeni izinde, modernist örneklerdi. Hatta, kendi imkânlarıyla bastırdığı ilk kitabı "Geceleyin Bir Koşu" – herhalde elde kaldığı için - tomar tomar Türkiye işçi Partisi şubelerine gönderilmişti. O zamanın edebiyatla ilgili kişileri, şubelerine gelen kitapları alıp, dağıtmıştı. Tabii o zamanlar herkese "tuhaf" geldi, beğenilmedi. Özel'in sosyalist şiir yazma denemeleri "Halkın Dostları" döneminde oldu. Özellikle Ahmed Arif şiirinin dönüşü ve gördüğü ilgi, bu genç şairleri hem etkilemiş, hem tedirgin etmişti. Özel'in bu dönem şiirlerinde Ahmed Arif etkisi uzaktan uzağa hissedilir. Ancak; daha önce vurguladığım gibi, bu dönem Özel’in şiirde en çok zorlandığı dönem oldu. Cemal Süreya’nın, kendilerini gerici ilan eden bu şairleri “ikinci Yeni’yi ters yüz edip kullanmakla” eleştirdiği günler. Rastlantı bu ya, ismet Özel 12 Mart ertesinde, mayıs ayında Malatya’da göz altına alındı. Meğer, o civcivli günlerde Anadolu gezisine çıkmış, Malatya’da bir pastanede kahvaltı yaparken “görünüşünden şüphelenilerek” göz altına alınmış. Tabii bunda başka bir olay da etken olmuştu. Mahir Çayan ve arkadaşları israil konsolosunu kaçırdıklarında, dönemin başbakan yardımcısı Sadi Koçaş bir konuşma yapmış, olayla “uzak yakın ilgisi olan” herkesin gözaltına alınmasını buyurmuştu. Bütün şehirlerde solcu bilinenler toparlandı. Malatya’da gözaltına alınan çok sayıda insan arasında TiP yöneticilerinden olan tanıdıklarım da vardı.
Onlardan birinin dediğini aktarayım "Ankara Hukuk’ta öğrenciydim, olayı öğrenince TiP genel merkezine gittim. Behice Hanım (Boran) hayli tedirgindi. Ricam üzerine Malatya’ya telefon açtı, göz altına alınanlardan biri olan Lütfi Kaleli’nin basımevine ulaşarak, kardeşlerinden durumu öğrendik. Hepsi, sıkıyönetim merkezi olan Diyarbakır’a götürülmüşlerdi. Malatya’ya döndüm, oradan babamın eşyalarını alıp Diyarbakır’a gittim. Neyse ki bu hukuksuzluk geri tepti, gözaltına alınanlar üç dört gün sonra serbest bırakıldılar. Babam, ismet Özel’in de kendileriyle birlikte gözaltında olduğunu, evin durumunu bilemediği için kendisini davet edemediğini söyledi. Onun gözaltı durumunu böyle öğrenmiş olduk. Şair arkadaşım Işıl Çırak ile birlikte belli otelleri dolaştık ama ismet Özel’i bulamadık."

Kendisi kabul etmese de, ismet Özel’in şiirindeki ve düşüncesindeki üçüncü dönemi bu olayın etkisine bağlayanlar var. ismet Özel, bu dönemde daha çok kimi siyasal çıkışlarıyla haklı tepkilere neden oldu. Bu dönemdeki şiirleriyle ise, yine modernist dönemindeki düzeyi yakalayamadı ve şiirde bir Sezai Karakoç özgüveni sergileyemedi. Yazgısı, hep ilk şiirleriyle kabul görmüş Necip Fazıl’a benzer. ismet Özel’de de, Necip Fazıl gibi, siyasal kaygı olmadan şiir yazabildiği dönemine gizli bir özlem sezmişimdir. Kendisinin şiirde üç dönemi arasında özdeşlik görmesinin ana nedeni de bu olsa gerek. Edebiyatımızda siyaseti içselleştirmiş ve poetikasına bir “alaşım” düzleminde eklemleyebilmiş, yine de şair kalabilmiş adların sayısı fazla değil. Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Sezai Karakoç, Can Yücel... . Belki Dağlarca, Ceyhun Atuf Kansu, bir başka düzlemde Edip Cansever... ismet Özel’in olduysa bir katkısı, sosyalist ya da islami şiire değil, modernist şiiredir. Ben onu “son modernist” saymaktan yanayım.
Türklüğü ve sağcılığı abarttığı için kişiliği tartışılabilir; ama şiirleri tartışılamaz bir şair bence.
bunun yaptığı şiiri ben ilkokulda yapıyordum.
Şiirlerine duyduğum hayranlığı gizleyemeyeceğim bir şair. Marksistlikten nasıl türkçü islamcı olmuş aklım almıyor, ideolojik yaklaşımları hoşuma gitmiyor ama ahmet kaya dinleyen ülkücü gibi dinliyorum kendisini.
Geçte olsa doğru yolu bulmuş "adam"dır.

Severek okuyor, dinliyoruz.
Severek okuduğumuz şair.
Politik duruşu hiç ilgilendirmez bizi. Adam şair mi şair. Nokta.
son büyük türk şairidir. allah uzun ömürler versin.
© copyright 2005 - 2026