bugün

/14
mide fesadi icin bu saatte birebirdir.
sadece sol frameye taşıyıp insanların canını çektirmek için doldurduğum başlık. ben sevmem orası ayrı.
aleksandır da denir. adasas
(bkz: overrated)
eyvallah türk mutfağı güzel hoş da , bu bildiğin salçalı ekmek üzerine yoğurtlu et lan. bundan çıkacak etle bir insan doymaz o yüzden de dibine ekmek döşemişler.
iskender yiyeceğime döner ekmek yer en azından ete doyarım.
mekan ve zaman dinlemeden her an yenilesice lezzettir.
tereyağlısı diye birşeyi olmayan kebaptır. iskender direkt tereyağlıdır istek olursa tereyağ konulmaz. ayrıca iskender yanında bulgur/pirinç pilavı konulmaz. eğer konulmuşsa ustanın bu işinin ehli olmadığını gösterir.
bolca dökülmüş tereyağ ile, mideyi en kral şekilde doldurmayı sağlayan yiyecek.
yemeklerin kralıdır. böyle bir lezzetin olduğu kültürde yaşamak ise şanstır.
görsel
görsel
görsel
görsel
görsel
görsel
bursadan sonra, en güzel yapılan ilin mersin olduğu şahane yemek.
bazı fırsatçı lokanta sahipleri (artvin) dönerini kuzu etinden yapabiliyor. normalde zannımca kuzu döner daha pahalı olur bundan ama adamlar masrafa girmeden bir taşla iki kuş vuruyor. güzel mi kötü mü karar veremedim.
isminin iskender olmasına anlam veremediğim elif şafak romanı. bence kitap iskender'i değil pembe'yi daha çok anlatıyor.

yazarın naif ve anlaşılır dili bana çok yatkın. edebi dil kullanacağım diye bir cümleyi 3-4 kez okutan kitabı direk kapatır rafa kaldırırım. bu açıdan olumlu bir kitap. daha önce elif şafak'tan baba ve piç romanını okumuştum. kitabı bitirdiğimde bir kaç gün tadı üzerimde kalmıştı. olaylar, karakterler zihnimden geçmeye devam etmişti. iskender ise aynı etkiyi yapamadı. bunun nedeni ise olayların karmaşık anlatılması, çok fazla karakter çok fazla detayla olaydan kopuş, ve esas konuyu ilk 100 sayfada çözmüş olmak. bize, geri kalan sayfalarda detayları sıkıcı olabilecek şekilde öğrenmek kalıyor. neden bu kadar çok karakteri esas konuyla bağlantısız olaylarla analiz etmiş anlam veremedim. bana kalırsa olayları bir başından bir kıçından yazmak yerine akışıyla yazsaydı ve bize iskender'i anlatsaydı daha fazla bir etki uyandırırdı.

bence vasatın biraz üstünde bir kitap.

vesselam...
tadıyla büyüleyen nefis yemekler kategorisinde kendisine ön sıralardan yer ayırmış olan nefis yiyecek.
benim için son dönemde sadece mecun'nun babasıdır. babadır. sadece aylak oğluna değil tanımadığı ak sakallı, az sakallı dedelere, dosto'ta hatta şeytan'a evini açacak kadar, onların karnı doysun diye iş ayırmaksızın çalışacak, dalga geçilmeyi umursamayacak kadar babadır. yeri gelince de anadır. zorla evlendirildiği pakize'si çekip gittiğinden beri gizli gizli onun yasını tutmaktadır. bir yanı hep eksiktir. kendi de dedi ya "evlenince hep iki kişi olucaz diye düşünüyosun ama o çekip gidince tekrar bir kişi kalmıyosun. yarım kalıyosun" diye. işte o günden beri yarımdır.

iskender ç. dir.iskender çınar'dır. çınardır
Dun bi yazarin bu basligi hortlatmasi yuzunden hesabi bugun bana giren cok sevdigim yemek. olsa gene yerim, acimam.
bursalı olmayanların, bursalılar için günde üç öğün yediklerini sandıkları yemektir. sanki sokaklarda falan dağıtılıyor o kadar bol ki. nerenin nesi meşhursa orada yemeyeceksin arkadaş. yoksa yediğiniz şey daha çok... *
'Bu saatte yenirmi lan ?' diye düşünürsün , ama yemektede ısrar edersin aynı zamanda .

usta çek 1.5 (bkz: iskender)
yoğurtlusundan şimdi nasıl giderdi de, kolestrol, yağ falan siktir et.
--spoiler--
vaktiyle bursa da yaşamış olan ve bildiğimiz yaprak döner ve pidenin üzerine yoğurt ve tere yağı dökmeyi akıl etmiş * bir lokanta sahibinin soyadıdır.

(bkz: alexander) (bkz: iskender kebap) (bkz: dünyanın en güzel lokanta yemeği) (bkz: olsa da yesek)
--spoiler--

yanlış bilgi dostum. yaprak döner olarak değil yazar kardeşim. yaprak döner sırf etten yapılır. döner ve iskender döneri kıyma ve et olarak üretilir.

cahil piç.
olmasa da yemesek. yenir mi la bu saatte.
bursa'nın güzide yiyeceği. o tereyağı o yoğurdu of of.
tanım: et yemeği.
uzun süredir yemediğim yemek. anısını da anlatayım.

2-3 sene önce filan. daha ergenliğe girmemişim yaş ya 7 ya 8. bi abi geldi seni iskendere götüreyim mi dedi. olur dedim çağlayanda bir iskenderciye gittik. garson abi geldi söyledik ama senin paranla ödeyeceğiz baban sana bunun parasını verdi dedi tamam dedim. neyse iskender geldi yiyorum böyle. allam bi haller gelmeye başladı ama tadı güzeldi bitti. akşam evde ateşleniyorum. tabii annemle babama da aldım onlar da yedi ateşlendi. 1 hafta boyunca ateşliydik. eve doktor geldi.

o gün bugündür yemiyorum sözlük.
iskender var ya
hani şu büyük dedikleri
günlerden bir gün
dersler aldığı hocasına demiş ki,
hocam, var mı senin de bir hocan?

hocası da hocaymış hani
koskoca aristo

aristo demiş ki,
iskender, var benim de hoca olarak gördüğüm, sevip saydığım bir büyüğüm
lakin anadolu 'da yaşar
gidelim demiş iskender
yola koyulmuşlar, sinop 'a doğru

benim hocam demiş aristo,
bir fıçının içinde yaşar, ismi de diyojendir
bu dünyadan çekmiştir elini eteğini, paçavralar içindedir
bir su kabı vardı eskiden, lakin bir gün çeşmeden su içen çocukları görmüş
eliyle içtiklerini görünce, bu kabada ihtiyacım yok deyip onu da atmış
deniz kıyısında hiç birşeyi olmadan yaşar diyojen

derken sinop 'a varmışlar
kıyıya kıyıya kıyıya gitmişler
kıyıya kıyıya kıyıya doğru
altından giyinmiş iskender, bakmış fıçıyı görünce
parlayan zırhı, kocaman kırmızı pelerini, ardında aristo ve yüzlerce atlı askeriyle beraber
yanaşmış fıçıya,
bakmış içinde yaşlı paçavralar içinde,
yaşlı paçavralar içinde diyojen

sen demiş iskender,
sen,
dile benden ne dilersen
dile benden ne dilersen
ben dünyanın hakimi büyük iskender

diyojen şöyle bir bakmış,
kafasını kaldırmış, iskenderi süzmüş süzmüş süzmüş
demiş ki, demiş ki, ve demiş ki,
gölge etme, gölge etme, gölge etme, gölge etme başka ihsan istemem
Leyla ile mecnun dizisindeki mecnun karakterinin babası olan şahıs.
eski trabzonsporlu efsane futbolcu. acaip de efendi biriydi.
© copyright 2005 - 2026