bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi12
- kurtar bizi müsavat9
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- nervio10
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi7
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- garip başlıklar3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- cumartesi pazarı4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- lan ın ingilizcesi4
- bakırköy4
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- ayakkabıları ters giymek4
- sabah yürüyüşü8
- meme gerdirme operasyonu8
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- kemal kılıçdaroğlu4
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak2
- devran dönecek2
- victor osimhen16
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- ahmet baran yazgan8
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- trabzonspor2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- kuşbaşılı pide3
- dursun özbek4
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- biranın üstüne rakı içmek6
- 1 euro 55 33 tl2
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- z kuşağı5
- toprağı öpen gözyaşları3
- galatasaray12
- yaratılmışların en üstünü3
- resimler3
- çırılçılgın sözlüğe gelmek3
bu filmi izledikten bir süre sonraya kadar her şey anlamsız gelecektir. herkesin aklının bir köşesinde vardır gitmek.. kendimizi yıprattığımız, gençliğimizi kendi ellerimizle boktan bir hayat için teslim ettiğimiz gerçeğini görünce içimizde bir yerlerde uyanır gitme isteği.. ama yapamayız. kolay değildir gitmek. işte bu film bunu başarmış bir insanın hayat öyküsünü anlatıyor.
sean penn'in chris'in hikayesi ile tanışması tamamen rastlantısaldır. markette gezinirken jon krakauer imzalı kitaba denk gelir ve bu filmi ortaya çıkaran süreç başlar.
hayatı sorgulamamamızı sağlayan, bakış açımızı değiştirmememize katkı sağlayan, aslında mutlu olmak için neye ihtiyacımız olduğunu anlatan, insanın için kocaman bir "keşke ben de bu kadar cesur olabilsem" fikrini düşüren, ama böyle bitmemeliydi dedirten ilham kaynağı bir film.
mutlaka izlenilmesi gereken bir filmdir. hayatta seçimlerimiz madiyattan mı yoksa ruhani yolculuğumuzu ilerletmekten yana, mutluluğumuzdan yana mı olacak ya da hepsi birden nasıl olacak diye düşündürten filmidir ayrıca.
sonunu beğenmediğim filmdir.
hakkında uzun uzun yazmanın anlamsız olacağı film. izlemeden anlaşılamayacak, kelimelere dökülemeyecek güzellikler ve dersler barındırıyor. ara vermeden izlenmesi gerekir ayrıca. bitiminde uzun bir süre yerinizden kalkamazsınız, öyle kalırsınız. bir de müzikleri var tabi onlar da çok güzel. daha fazlasına gerek yok, izleyin, görün.
--spoiler--
what if i were smiling and running into your arms, would you see then what i see now ?
--spoiler--
--spoiler--
happiness real when shared.
--spoiler--
--spoiler--
what if i were smiling and running into your arms, would you see then what i see now ?
--spoiler--
--spoiler--
happiness real when shared.
--spoiler--
Canınız kaliteli müzik dinlemek istediğinizde an itibariye http://www.intothewild.com/ sitesine girip arka planda müzik ziyafeti çekebileceğiniz film.
çılgın atan- attıran film.
(bkz: society)
izledikten sora ceketimi alıp kaybolasım geldi.izlenmesi tavsiye edilecek bi film.
en son ne zaman bağıra bağıra ağladığımı hatırlasam aklıma hep bu filmin sonu gelir aklıma.
sahte dünyadan kaçış. en güzeli...
insanlara en azından birkaç mesaj verebilmiş , düşündürebilmiş film .
sonunda genç kızla oğlanın evlenmediği ,
iyilerin kazanmadığı ,
içinde popüler kültür barındırmamış film .
sonunda genç kızla oğlanın evlenmediği ,
iyilerin kazanmadığı ,
içinde popüler kültür barındırmamış film .
insanoğlunun aslında daima eksik olduğunu gösteren filmdir. idealleri ile yola çıkar kahraman, ve fakat dönüş yolu için suların eriyip de ona geçit vermeyeceğini düşünemez.
okuduğu birkaç cümle ile bitkiyi yiyebileceğini düşünürken, "poisonous" kelimesini görmemesi ona hayatına mal olur.
hepimiz öyle değil miyiz? eksikliklerimiz hep bize bir şeyler veriyor ya da alıyor.
okuduğu birkaç cümle ile bitkiyi yiyebileceğini düşünürken, "poisonous" kelimesini görmemesi ona hayatına mal olur.
hepimiz öyle değil miyiz? eksikliklerimiz hep bize bir şeyler veriyor ya da alıyor.
hiç bir zaman etkisinden kurtulamadığım bir film. tüm müzikler eddie vedder'a ait. her sahne için ayrı bir şarkı besteliyor eddie. gerçek mutluluğu bulmak üzere, tüm maddesel yaşam tarzı ve maddiyattan uzaklaşan, herşeyi bırakıp alaska'ya giden bir çocuğun gerçek hikayesi.
yakın olduğum birinin sürekli izlediği ve banada izlettiği bir filmdir. baya da beğenmiştim.
daha kaçkere izlemek zorunda olduğumu bilmediğim film. insanın hayata bakış açısını değiştiriyor, hayatına yön veriyor. içinde çalan müziklerde çok fena gaza getiriyor.
(bkz: yabana doğru)
birçok insanın hayranı olduğu ama benim pek beğenmediğim film.
bir uriah heep albümü. pek hoş, pek güzel.
2007 yapımı sean penn filmi.
alexander süperberduş emile hirsch tarafından canlandırılmış. bi ara twilight'taki bella'yı görür gibi oldum diye düşünürken cidden oymuş. kristen stewart da bu eşsiz filmde yer almış.
--spoiler--
gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek çekilmiş bir film.
başından beri belirtilmeyip, en son sahnede gerçek christopher mcCandless ile karşılaşmak çok etkileyiciydi.
çağımızın vebası; toplumsallıktan kaçma, aile içi çatışma, sistemin dayattığı kurallara başkaldırma ve doğaya geri dönme isteği bu film ile yüzümüze tokat gibi çarpılmakta. kendimize bile itiraf edemediğimiz şeylere sean penn sayesinde gözümüzü açtık.
hangimiz sistemin çevrelediği o çemberden çıkıp, nefes almak istemedik ki?
eddie wedder; sen müziğin dahi çocuğusun. seninle tanışmama vesile olan arkadaşıma minnet borçluyum.
--spoiler--
güzel. izleyin. izlettirin.
alexander süperberduş emile hirsch tarafından canlandırılmış. bi ara twilight'taki bella'yı görür gibi oldum diye düşünürken cidden oymuş. kristen stewart da bu eşsiz filmde yer almış.
--spoiler--
gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek çekilmiş bir film.
başından beri belirtilmeyip, en son sahnede gerçek christopher mcCandless ile karşılaşmak çok etkileyiciydi.
çağımızın vebası; toplumsallıktan kaçma, aile içi çatışma, sistemin dayattığı kurallara başkaldırma ve doğaya geri dönme isteği bu film ile yüzümüze tokat gibi çarpılmakta. kendimize bile itiraf edemediğimiz şeylere sean penn sayesinde gözümüzü açtık.
hangimiz sistemin çevrelediği o çemberden çıkıp, nefes almak istemedik ki?
eddie wedder; sen müziğin dahi çocuğusun. seninle tanışmama vesile olan arkadaşıma minnet borçluyum.
--spoiler--
güzel. izleyin. izlettirin.
inanılmaz bir filmdir,başka birşey söyleyebilirmiyim bilmiyorum.
1numaradır. an itibarıyla bidaha izlemeliyim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar