bugün
- en gey özelliğiniz10
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- bir gün öleceğini unutmak11
- burçlara inanan erkek14
- türklerin ileri olduğu konular20
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- sevgili olmuyorsak arkadaş da kalmayalım erkeği3
- arkadaşlar bakar mısınız11
- abd vizesi5
- deri ceketli serseri5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- eski seni özlüyor musun6
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- bir kadının en güzel bölgesi8
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- kültürün bireyi boğması4
- vantilatörü kendine çevirmek6
- gocu pandela barışı4
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- seninle şurada olabilirdik5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- dinsize inanır mısın17
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- geceye bir şarkı bırak23
- ioçke'nin elleri4
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- gocu31
- bir insanda en sevilen özellik3
- düşün ki o bunu okuyor4
- dövmeli erkek2
- fethiye2
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
insan bu kıvrım kıvrım akarya ,
bir yanda akan benim diğer yan da sakarya ...
(bkz: serbest çağrışım)
bir yanda akan benim diğer yan da sakarya ...
(bkz: serbest çağrışım)
insanlar babalarından çok, zamanlarının çocuklarıdır.
gelecekkolik. *
sanat'ın yaratıcısı.
dünyada orjinali az bulanan canlı türü. nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
düşünebilen doğadan başkası değil..
evrende dünya adlı gezegende meydana gelmiş bir virüs düşünebilen cinsinden.
dünyayı ısıran ve onu hasta eden bütün evrene yayılmak isteyen garip şekilli bir virüs.
dünyayı ısıran ve onu hasta eden bütün evrene yayılmak isteyen garip şekilli bir virüs.
hayal edebilme yeteneği olan ve hayal ettiklerini gerçekleştirebilmek için gerekli donanıma sahip olabilme yeteneğine haiz tek canlıdır.
doğar, büyür ve sevişir.
mağara duvarlarına resim çizmeye başladığında doğanın bir parçası olmayı bırakıp kafasında yaşamaya başlayan canlı türü. bu yüzden doğa katliamlarına ses çıkarmıyoruz; çünkü artık doğanın bir parçası değiliz.
insan 30 milyar hücredan oluşan, genetik bir sistem tarafından denetlenen, yenilenen bir makinadır.
insan, psiko-toplumsal iki katmandan oluşmamıştır.
insan, canlı bir madde değil, canlı bir sistemdir.
insan, bio-psiko sosyal bütünlüğe sahiptir.
insan, gerçekliği hatada gizli olan bir varlıktır.
insan, deli bilgedir.
insan, tam anlamıyla bunalımlı bir hayvandır. gülümseme, kahkaha, gözyaşları insanın doğuştan getirdiği özellikleridir.
insan, kullanılmasa bile tükenen bir enerji türüdür.
insan, olguları ve olayları aklileştirir.
insan, başarıya ve ünlü olmaya, övülmeye tutkundur.
ve insan;
yüreğinde bir ışık tutar, bu sevgidir.
bütün sorun insanı biyolojik, psikolojik, ve sosyolojik bir varlık olarak düşünebilmektedir.
insan hata yapar;bu insanın bir özelliğidir.
insan, psiko-toplumsal iki katmandan oluşmamıştır.
insan, canlı bir madde değil, canlı bir sistemdir.
insan, bio-psiko sosyal bütünlüğe sahiptir.
insan, gerçekliği hatada gizli olan bir varlıktır.
insan, deli bilgedir.
insan, tam anlamıyla bunalımlı bir hayvandır. gülümseme, kahkaha, gözyaşları insanın doğuştan getirdiği özellikleridir.
insan, kullanılmasa bile tükenen bir enerji türüdür.
insan, olguları ve olayları aklileştirir.
insan, başarıya ve ünlü olmaya, övülmeye tutkundur.
ve insan;
yüreğinde bir ışık tutar, bu sevgidir.
bütün sorun insanı biyolojik, psikolojik, ve sosyolojik bir varlık olarak düşünebilmektedir.
insan hata yapar;bu insanın bir özelliğidir.
"insan, hareket ve faaliyetin, yani dinamizmin ifadesidir."
(Afet inan, M. Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım, (Ankara, Kültür Bakanlığı Y., 1971), s. 123
(Afet inan, M. Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım, (Ankara, Kültür Bakanlığı Y., 1971), s. 123
günde ortalama 23 000 kez nefes alır.
bir insan 7 dakika içinde uykuya dalar. demek ki ben insan değilim..
200 milyon soluk alıp verme 1 milyar kalp atışı 300 milyon mide kasılması ve 20 milyar göz kırpması kadar yaşarlar. tabi ortalama bu..
yalnızdır insan bütün tutsaklıklara karşı yalnız ve çaresiz,
zavallı yaratık, kimi zaman kaybederken yenilmeyi öğrenen.
tapılasıdır ayrıca.
bütün kirlilikler onda.
sevişmeyi bilen, anlatan tek canlı,oysa bütün sevişmeleri çaresiz.
kapanıcak bu saatler biticek derken,yeni bir başlangıç her daim uzak ve tutsak.
insan!
nedir ki acımasızdır çoğu zaman,ne kendine ne de kendine kalana.
insan tüketir herşeyi;var olmayıda, yok olmayıda insan ne dir ki :
zavallı bir yaratık.
zavallı yaratık, kimi zaman kaybederken yenilmeyi öğrenen.
tapılasıdır ayrıca.
bütün kirlilikler onda.
sevişmeyi bilen, anlatan tek canlı,oysa bütün sevişmeleri çaresiz.
kapanıcak bu saatler biticek derken,yeni bir başlangıç her daim uzak ve tutsak.
insan!
nedir ki acımasızdır çoğu zaman,ne kendine ne de kendine kalana.
insan tüketir herşeyi;var olmayıda, yok olmayıda insan ne dir ki :
zavallı bir yaratık.
biz insanların homo sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız, artık anlaşılmıştır...
manyak bir varlık lan bu insan.
valla.
18 yıldır bu dünyadayım ve değerlendirme yapacak kadar çok insan gördüm kanısındayım. ama galiba bir tek ben bu kanıdayım çünkü kime desem "insanlar çok piç", sen heledur daha neler görecen, neler yaşayacan hele bir büyü deyular. tabii olabilir ama. bu yaşta da çok şerefsizlik, çok gıcıklık, çok kıllık gördüm. bunlara çoğu zaman içimden çok seyrek dışımdan küfür ettim.
asıl garip ve benim açımdan üzücü olansa şu: çok insan da bana ve benim yaptığım piçlik/şerefsizlik/gıcıklıklara küfretti.
çok manyak bi şey lan insan.
hepimiz görüyoruz, hissediyoruz, yapıyoruz bazı şeyleri.
mesela yapmacık davranıyoruz birbirimize. baya baya içten değiliz, yüze gülüp arkadan küfür sallıyoruz. bunu yaptığımız bize karşı bunu yapıyor.
komşularla yapmacığız, sınıf arkadaşlarıyla yapmacığız, iş arkadaşlarıyla yapmacığız.
niye böyle lan? niyekimse kendi tarzını, istediklerini, yaşama şeklini yaşayamıyor da herkes "millet ne der" şeklinde bir anlayışla düz bir yaşam tarzını seçiyor kendine?
niye bazı insanlar manyak?
gidip baya baya çocuk, bebek öldürüyor çeşitli yerlerde, gençecik askerler şehit oluyor...
niye lan böyle bu işler?
çok kibirli yalnız bu insanoğlu.
herkese göre en süpersoniği kendisi...
küsüyor, kızıyor, bize uymayanı bir daha aynı şekilde karşılamıyoruz.
bu olup bitenleri ben niye büyüyünce (ne kadar büyüyeceksem daha) anlıyorum?
sorularım bunlar hakim bey.
not: bu entrynin ergenlik bunalımlar vb. ilen alakası yohtur.
valla.
18 yıldır bu dünyadayım ve değerlendirme yapacak kadar çok insan gördüm kanısındayım. ama galiba bir tek ben bu kanıdayım çünkü kime desem "insanlar çok piç", sen heledur daha neler görecen, neler yaşayacan hele bir büyü deyular. tabii olabilir ama. bu yaşta da çok şerefsizlik, çok gıcıklık, çok kıllık gördüm. bunlara çoğu zaman içimden çok seyrek dışımdan küfür ettim.
asıl garip ve benim açımdan üzücü olansa şu: çok insan da bana ve benim yaptığım piçlik/şerefsizlik/gıcıklıklara küfretti.
çok manyak bi şey lan insan.
hepimiz görüyoruz, hissediyoruz, yapıyoruz bazı şeyleri.
mesela yapmacık davranıyoruz birbirimize. baya baya içten değiliz, yüze gülüp arkadan küfür sallıyoruz. bunu yaptığımız bize karşı bunu yapıyor.
komşularla yapmacığız, sınıf arkadaşlarıyla yapmacığız, iş arkadaşlarıyla yapmacığız.
niye böyle lan? niyekimse kendi tarzını, istediklerini, yaşama şeklini yaşayamıyor da herkes "millet ne der" şeklinde bir anlayışla düz bir yaşam tarzını seçiyor kendine?
niye bazı insanlar manyak?
gidip baya baya çocuk, bebek öldürüyor çeşitli yerlerde, gençecik askerler şehit oluyor...
niye lan böyle bu işler?
çok kibirli yalnız bu insanoğlu.
herkese göre en süpersoniği kendisi...
küsüyor, kızıyor, bize uymayanı bir daha aynı şekilde karşılamıyoruz.
bu olup bitenleri ben niye büyüyünce (ne kadar büyüyeceksem daha) anlıyorum?
sorularım bunlar hakim bey.
not: bu entrynin ergenlik bunalımlar vb. ilen alakası yohtur.
insan büyüdükçe küçülen, küçüldükçe büyüyen bir varlıktır.
insan, evrenin tek rasyonel (akli) varlığıdır. Realite ve insan bilinci, belirli bir kimliğe sahiptir; belirli bir tabiatı ve ihtiyaçları vardır. Realiteyi anlamak ve hayatta kalmak için,insanın en temel aracı aklıdır.
insan ağaç gibidir. Gökyüzünde en yükseye ulaşmaya çalışan bir ağaç. Gökyüzünde güneşe en yakın olmaya çalışan ve daha fazla ışık alıp daha fazla suya ulaşmaya çalışan ağaçlar... Daha da yükseğe çıkması için ağaçların köklerini de daha da derinlere göndermesi gerekir. Daha iyi temeller için. Daha da derinlere iner. Köklerini gömer aşağılara doğru. insan da gömer kendini. Kendi kötülükleri olur o derinlerde ki kökler de. Ama bunu bilmez, anlayamaz. Çok sonraları bunun farkına varır ve o kökleri daha da yukarı çıkarmaya başlar ama olmaz. Yapamaz. Artık kökler çok derinlerde büyük temellerdedir.
Ama değişmeye çalışır insan. Artık yeteri kadar güneş almıştır. Yol açmaya başlar başkalarına ama derinlerdeki kökler izin vermez buna. Asla değişmez o kökler, sadece ilerlemeyi durdurur, daha da aşağılara yol almaz. * *
Ama değişmeye çalışır insan. Artık yeteri kadar güneş almıştır. Yol açmaya başlar başkalarına ama derinlerdeki kökler izin vermez buna. Asla değişmez o kökler, sadece ilerlemeyi durdurur, daha da aşağılara yol almaz. * *
doğduğu zamandan çocukluğunun ortalarına kadar yetişkin bakımına muhtaç bir canlı türüdür.
bu fiziksel zayıflığıyla hayvanlardan ayrılır. zira hayvanlar yaşama çok daha yetkin doğarlar, çoğu hayvan türü doğar doğmaz yürür, takip eder, bilinç seviyesi daha erken artar.
insan bu handikapını zekası, ifade yeteneği ve öğrenme kabiliyetiyle kapatır. büyüdükçe daha komplike düşünür, değişkenleri hesaba katar, plan yapar.
hayvanlardan böyle ayrılırız.
nesilden nesile aktarılan yaşamsal bilgiler de bu ayrımda rol oynar.
eğer bu gezegenin dominant türü olduysak bunun nedeni budur.
100 milyon sene önce dinazorların gezegenin sahibi olmasının sebebinin fiziksel üstünlükler olması gibi insanın da mental gelişimi burda aynı rolü oynamaktadır.
bu fiziksel zayıflığıyla hayvanlardan ayrılır. zira hayvanlar yaşama çok daha yetkin doğarlar, çoğu hayvan türü doğar doğmaz yürür, takip eder, bilinç seviyesi daha erken artar.
insan bu handikapını zekası, ifade yeteneği ve öğrenme kabiliyetiyle kapatır. büyüdükçe daha komplike düşünür, değişkenleri hesaba katar, plan yapar.
hayvanlardan böyle ayrılırız.
nesilden nesile aktarılan yaşamsal bilgiler de bu ayrımda rol oynar.
eğer bu gezegenin dominant türü olduysak bunun nedeni budur.
100 milyon sene önce dinazorların gezegenin sahibi olmasının sebebinin fiziksel üstünlükler olması gibi insanın da mental gelişimi burda aynı rolü oynamaktadır.
4 grupta toplabiliriz:
1) bildiğini bilen: arkasından git.
2) bildiğini bilmeyen: uyandır.
3) bilmediğini bilen: öğret.
4) bilmediğini bilmeyen: uzakdur, yanınabile yaklaştırma...
(bkz: yusuf erbay)
1) bildiğini bilen: arkasından git.
2) bildiğini bilmeyen: uyandır.
3) bilmediğini bilen: öğret.
4) bilmediğini bilmeyen: uzakdur, yanınabile yaklaştırma...
(bkz: yusuf erbay)
çiftleşme olayında türlü türlü pozisyonlar geliştimiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar