1. 1.
    aslında indie rock ya da indie pop olarak bir kalıba sokmak bence kısıtlayıcı bir tanım. o yüzden indie müzik olarak incelemekte yarar gördüm. tam olarak indie - bağımsız -, müzik gruplarının ya da müzisyenlerin kendi kayıtlarını kendi imkanlarıyla üretim sürecinden pazarlamasına kadar geçen sürede bağımsız hareket etmesi olarak tanımlanabilir.

    indie, punk ın "do it yourself!" mottosuyla temellenmiş, bağımsız müzisyenler yetiştirmeyi hedefler. ben indie yapıyorum diyerek oluşan bir süreç değildir aslında bu. endüstriyel müzik artık albümlerinizin satışından, kapakta vereceğiniz poza kadar her şeyinizi kısıtlar. besteler populer olmak zorundadır. çünkü albümünüz satmak zorundadır. size yapılan yatırımın fazlasını yapımcınıza kazanmak zorundasınızdır.

    bunun yanında bağımsız müzisyenlere imkanlarını sunan kolektiviteler bu işin en önemli noktasındadır. sende olan bir ses kartını bestesi olan bir müzisyene tahsis etmen ya da referans monitorunu kayıt aşamasında kullanılması için stüdyoya götürüp yardımcı olman senin kolektivitist olman anlamına gelmektedir ve bu kolektivistler tahmin ettiğinizden çok daha fazladır.

    az önce değindiğim "do it yourself" mottosu punk ın derinliklerinde yatan özgür bireylerin 1970 yılının başlarında kendi albüm kayıt şirketlerinden, mahalli gruplara kolektivist olarak hizmet etmeleri indie nin modern zamanlarda varolmasına öncülük etmiştir.

    bir grup neden kendi albüm şirketini kurarak albüm çıkartır? artısı nedir?

    Müzik endüstrisinin tüm bir işleyişini, endüstrinin başlangıcından itibaren elinde
    tutan büyük şirketler (major companies) ile plak dükkanlarında ulaşılabilir olan CD ve
    kasetlerin büyük çoğunluğunu üreten, tamamen bütünleşmiş şirketler aslında sizin grupça yakaladıgınız ruhu emer. yaratım sürecinde büyük sansılar çeken müzisyenler oluşturdukları eserlerin herhangi bir değişikliğe uğramasını istemez. işte bu noktada kendi imkanlarıyla kurdukları plak şirketleri 1970 lerde müzisyenlere rahat nefes aldırmış, bugunkü özgür müzisyenlerin yetişmesine öncülük etmiştir.
    2 -1 ... rockonbaby
  2. 2.
    tatlı ve naif.

    yok yani ''yemelik'' değil ya, ''dinlemelik'' *

    sizi rus edebiyatının kasvetli dünyasına sokup klasik bir tabirle başlıyorum.

    ''puslu bir kış günüydü.'' indie müzikten bir haber klasik müzik dinliyorum. elimde kahve ama sigaram yok. kullanmıyorum.

    nasıl bir rus edebiyatı bilmiyorum ama youtube'dan müzik dinliyorum o sırada. :D

    bir de ne göreyim. ana sayfada ''koca yaşlı şişko dünya'' isimli bir şarkı. aa dedim ne güzel ismi var şarkının.

    ilk dinlediğimde 50 bin yoktuk. az önce baktım da klip çekildikten sonra 6 buçuk milyonu geçmiş. ama bunun için üzülmüyorum çünkü bu tarz şarkıların dinlenmesi hoş. yani o şarkı bize özeldi gibi bencillik yapıp dinlemeyin diyenlerden değilim. *

    indie müzik şirketlerden bağımsızdır ama tam değil. sadece küçük şirketlerle iş yaparlar. aksi halde bu sokak müziği olur.

    sokak müziğine ve yapanlarına inanılmaz saygı duyuyorum. sokakların sanatçıları onlar. özellikle yaşlı kemancı amcaları görünce yüzüm daha da gülüyor. *

    daha söylenecek çok şey var ama duydum ki bazen yazılarımı okuyunca ertesi gün göz doktoruna gidenler oluyormuş. onun için kısa tutucam. evet kısası bu. *

    o zaman size bir tane dinlemelik bırakayım. daha 70 bin bile yokuz. olurda ilerde patlama yaşarsa lütfen sizde bencillik yapmayın kimseye. *

    https://youtu.be/WSeRa_InzIM

    yüzyüzeyken konuşuruz - uykusuz ve dengesiz

    ''
    Akıyormuş zaman, ben ittirmesem de
    Gülümsersem sana gülecek misin sen de
    Günler karışıyor, insan alışıyor
    Vapurlar yanaşıyor içinden sen inmesen de.. ''

    iyi geceler. *
    41 -7 ... yengec burger
  3. 3.
    Ülkemizde bu müziği icra eden grupların isim bulma sorunu var.

    (bkz: Son feci entry)
    2 ... geceyebakan