bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek6
- ulu parti5
- baliye balayına gitme ezikliği4
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- koko14
- ekşi sözlük referans17
- 2000 doğumlu kızlar5
- dindar nesil2
- baliye giden türkiye ezikleri2
- burak kut4
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı2
- mekke anlaşması20
- evlenmeme nedenleri3
- recep tayyip erdoğan6
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- kürt sorunu4
- iyilikler kötülükleri giderir2
- ingiliz ajanları3
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- ferrari ye tüp taktırmak isteyen insan2
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- 10 ağustos 20263
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- en gey özelliğiniz10
- merfulu11
- trabzonspor8
- salaksın3
- kod yazarken müzik dinlemek6
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- din ve ahlak5
- torpil peşinde koşan tip5
- ey insan2
- avusturya4
- yanlışlıkla gey olmak9
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- online 40 yazar ne yapıyor5
- ekonomi12
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- tüm fake hesapların öbür sözlükten gelmiş olması2
- günlük tutan erkek19
- wc'ye telefonsuz girmek7
- bir insanın muadilini bulmak5
- mohamed salah ghaly15
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- hamferdi yazarlar3
- tang içen efsanevi nesil2
birilerinin gözüne gözüne sokuldukça değerini kaybedendir.
kendinden daha güçlü bir varlığın bir yaratıcının olduğuna inanıp rahatlama ihtiyacıdır.
"Denize koş...kabul ederse acını üşümezsin; yara alacak yeri yoktur çünkü denizin; kalmamıştır..."dedi dün gece ay...bazan kanmalı insan bilerek. Ve bazan insan bilmeden inanmalı...
bir şeyin varlığına, gerçekliğine, olacağına dair duyulan güven duygusudur. şöyle güzel bir örnekle açıklanabilir:
uzun bir süredir kuraklığın süregeldiği bir köyde, bir grup köylü yağmur duasına çıkmak için yola koyulurlar. ve içlerinden bir tanesinin elinde bir şemsiye vardır. işte inanç böyle bir şeydir.
uzun bir süredir kuraklığın süregeldiği bir köyde, bir grup köylü yağmur duasına çıkmak için yola koyulurlar. ve içlerinden bir tanesinin elinde bir şemsiye vardır. işte inanç böyle bir şeydir.
"giyotin gibi bir inanç. onun kadar ağır, onun kadar hafif..."
böyle var edeceğim.
hoho
böyle var edeceğim.
hoho
yarı inanç, inançsızlıktan daha kötüdür. eğer tanrı'nın varlığını veya yokluğu arasında kalırsan kendine olan güvenini yitirip boşlukta nefes almaya başlarsın. ya olmadığına inan, yada olduğuna. fakat kesinlikle arada kalma.
"bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum."
gerekçesi ölüme duyulan ritmik korkudur. hayvanlarda ölüm korkusu tabiatı ile, iman yoktur. öleceklerini; geçmiş ve geleceklerini bilemezler. ancak insan, öleceğini bilir. bu makus sonun ne vakit geleceğinden de münezzehtir. bu muğlaklık, bireyi tir tir titretir. bir kez ölünecektir, ve hayat uzundur. bu uzun hayatın herhangi bir dönümünde "bir kez" gerçekleşeceğinden ölüm, daha da korkutucu bir hal alır. her an tekrarlanmadıgından, belirsiz bir kuşku yaratır. bu muallakta olma durumu iyidir esasında. zira bu belirsiz bekleyiş, insana doğayla mücadele şevkini kazandırmıştır. olmasaydı, düş kırıklığı start alır, evrimsel ve materyalist gelişme baş göstermezdi. işte bu insanı yeniden doğmaya, ölümün bir sondan ziyade; bir başlangıcın emaresi olduğu yalanına sardırıyor. zeka ölümü kaçınılmaz kılıyor, insan zihni bu kaçınılmazlıgı din ile sendeye uğratmaya çabalıyor.
her insanın ihtiyacı vardır inanmaya. tanrı olabilir, inanmamaya inanabilir, bilime inanabilir. ama her insan mutlaka bir şeylere inanır.
insanı insan yapan özelliğidir.
inanç, tıpkı bir tren tarifesi gibi,özünde bir zamanlama meselesidir.Gar duvarındaki dairevi, heybetli, fildişi saat, insan ömrünün çeşitli zamanlarında vurur.Aynı saatlerde kalkar tren.Öğleden önce tek bir sefer vardır, çocuk yaşta bir inancı benimseyenler buna biner.öğleden sonra bir kez daha kalkar tren; ergenlik döneminin huzursuz yolcularını da alıp götürerek.Sonra ta akşama kadar başka bir sefer olmaz.Akşam geldiğinde, insan ömründe ilk derin pişmanlıkların baş gösterdiği, işlenen cürümlerin telafisinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, en kavi yuvaların tepetaklak devrildiği, ilk ciddi sağlık sorunlarının belirdiği saatte, üçüncü kez kalkar tren.yolcuları nedense hep son dakikada telaşla biner buna.ve nihayet gece yarısına doğru, kritik ameliyatlardan sonra ya da ölüme ramak kala, peş peşe iki sefer daha vardır.en kalabalık trenler bunlardır.hiçbir istasyonda durmadan, şefaat ekspresiyle dosdoğru tanrıya giderler.akşam yolcularının aksine, gece yolcuları, trenlerini kaçırmamak için, ne olur ne olmaz önceden alırlar gardaki yerlerini.ve vakit gece yarısını vurduğunda, çember tamamlanıp akrep ile yelkovan başlangıç noktasına vardıklarında, garın o hıncahınç kalabalığından geriye tek tük inançsız kalmıştır...
düşünmeden yapılan olaydır.övünülecek bir şey değil...
inançsızlığın sınırlarında dolaşılarak gelinen iman en sağlamıdır. anadan babadan öğrenilenle olsa olsa masa üstüne örtülen göstermelik dantel inancı oluşur. kitabımız ne der? biz babalarımızdan atalarımızdan böyle gördük diyen müşriklere, ya babalarınız da yanlış biliyorsa...
insanı yaşatan tek olgu.
(bkz: mezarlık)
acizliklerinden, coğu zamanda korkularından kacmak isteyenlerce hücüma ugrayandır. neye veya kime inandığınız önemeli değildir.
irdelenmesi gereken husus kişinin her daim kendinden daha üstüne olan ihtiyacıdır.
islamı, hristiyanlığı ele aldığımız takdirde; insanların en cok korktukları veyahut üzüldüklerinde dua ettiklerini görmek mümkündür.
ilahi olmayan dinlerdeki ibadetlerle ilahi dinlerdeki ibadetler de birbirine benzemesine rağmen, birbirine saygı duymayan bircok inananın varlığı da ironiktir.
bilmek lazımdır ki holiganlasmak veya tek dinin kesinliğini kabul ettirmeye, dikte etmeye calışmak inanç esaslarına terstir.
tam olarak bir tercihtir. tercihlerin saygı duyulmadığı ülkemde inanmamak tıpkı eşcinselliğe duyulan öfke gibidir.
yalnızca inanmayanlara değil de kendinden farkli mezhepteki, dindeki insanlara duyulan kin de ürkütücü boyutlardadır.
unutulmamalıdır ki; insan yalnızca kendine benzeyene sahip cıkıp, saygı duymamalı; bunu genele yayabilmelidir.
o zaman biyolojik beserden ayrılabiliriz.
irdelenmesi gereken husus kişinin her daim kendinden daha üstüne olan ihtiyacıdır.
islamı, hristiyanlığı ele aldığımız takdirde; insanların en cok korktukları veyahut üzüldüklerinde dua ettiklerini görmek mümkündür.
ilahi olmayan dinlerdeki ibadetlerle ilahi dinlerdeki ibadetler de birbirine benzemesine rağmen, birbirine saygı duymayan bircok inananın varlığı da ironiktir.
bilmek lazımdır ki holiganlasmak veya tek dinin kesinliğini kabul ettirmeye, dikte etmeye calışmak inanç esaslarına terstir.
tam olarak bir tercihtir. tercihlerin saygı duyulmadığı ülkemde inanmamak tıpkı eşcinselliğe duyulan öfke gibidir.
yalnızca inanmayanlara değil de kendinden farkli mezhepteki, dindeki insanlara duyulan kin de ürkütücü boyutlardadır.
unutulmamalıdır ki; insan yalnızca kendine benzeyene sahip cıkıp, saygı duymamalı; bunu genele yayabilmelidir.
o zaman biyolojik beserden ayrılabiliriz.
bir mezarlık.
(bkz: özgür irade)
izafi gerçeklikler olup, fazlası ile münferit fikri seçimlerdir.
bir erkek ismi. umarım oğlumun da adı.
kanmaktır.
(bkz: inanmak)
(bkz: ikna olmak)
(bkz: mallık)
edit: siz inanç dersiniz, biz korku deriz.
(bkz: inanmak)
(bkz: ikna olmak)
(bkz: mallık)
edit: siz inanç dersiniz, biz korku deriz.
Aşktır, aşktan öte muhabbettir inanmak.
Ben ve benim gibiler anlayamaz. Duygusuz gelmişiz duygusuz gidiyoruz.
Ben ve benim gibiler anlayamaz. Duygusuz gelmişiz duygusuz gidiyoruz.
gençliğin aslında en çok konuşması gereken şeylerden sadece bir tanesi.
(bkz: silah)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar