bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- 15 kasım 20264
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 90lar türkçe pop5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek6
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- helin kandemir3
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- kanser2
- parmak kütletmek2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- askerde özlenen şeyler9
- kim daha cok seviyor2
- gençler sakın büyümeyin3
- gzt tv2
- inci sözlük2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- centilmen dizisi3
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- ceren ayruk3
- bu koyden olsam ne olacak2
- başkalarının hayatı dizisi2
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- yörük kızı dizisi2
- hiç bana sordun mu2
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- okan buruk5
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı4
- 13 kasım 20262
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- yazarların işlediği günahlar15
- kız bulmak için scout ekibi kurmak2
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi8
- terhis oluyorum sözlük25
- burun karıştırmak5
- uludede3
- basketbol maçlarında molalarda reklama gidilmesi2
- allah5
- hayat bilgisi ürperi3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- bir önceki entryi devam ettir4
imparatoriçe Eugenie, bir ispanyol kontunun kızıydı. 1826'da Granada'da doğdu, gençlik yıllarını Paris'te geçirdi, sonradan "imparator Üçüncü Napoleon" ünvanını alacak olan Louis Napoleon ile burada tanıştı ve 1852'te evlenip "Fransa imparatoriçesi" oldu.
Üçüncü Napoleon'un Alman ordularına karşı 1870'de Sedan'da yenilip esir düşmesi üzerine Eugenie de Paris'i terk edip ingiltere'ye sığındı. Bir sene sonra serbest bırakılan kocasıyla ingiltere'de yeniden bir araya geldi ama Fransa'ya bir daha dönemedi ve tam yarım asır sürgünde yaşadı. Kocasının 1873'teki ölümünden sonra da politikayla uğraşmaya devam etti ama ingiliz ordusuna katılığ Güney Afrika'da savaşa giden oğlunun orada can vermesi üzerine kendini dine verdi. 1920'de Madrid'de 94 yaşında öldüğünde Fransa'ya tam 50 sene boyunca gidememişti.
Eugenie, 1869'daki istanbul ziyaretinden sonra, 1911 yılının Haziran ayında yatıyla istanbul'a bir daha geldi, zamanın hükümdarı Sultan Reşad'ı ziyaret etti ve padişahtan tuhaf bir ricada bulundu : istanbul'a 42 sene önceki ilk gelişinde henüz küçük bir çocukken tanıdığı bir şehzadeyi, Sultan Abdülaziz'in oğlu yusuf izzettin Efendi'yi görmek istedi. Şehzade ile görüştü ve bu isteği isteği istanbul'un yanısıra Paris'te de oldukça manidar karşılandı. O dönemde sarayın "mabeyin başkatibi" yani "genel sekreteri" olan meşhur romancı Halid Ziya Uşaklıgil, hatıralarında buluşmadan bahsederken "...Kalbini neler burktu, bunu keşfetmek mümkün değildir. Fakat dönüşünde, rıhtımdaki sandala binerken daha ziyade yaşlanmış, daha ziyade çökmüş gibiydi" diye yazacaktı.
ABDÜLAZiZ iLE MACERASI:
istanbul'dan yabancı bir memlekete savaşlar dışında ve ziyaret maksadıyla giden ilk ve son hükümdar, Sultan Abdülaziz idi.
Fransa imparatoru 3. Napoleon,1867 yazında, Abdülaziz'i Paris'teki milletlerarası serginin açılışına davet etti. Hükümdar Paris'e gitti, Fransa'daha sonra Londra'ya geçti ve istanbul'a Belçika üzerinden döndü.
Paris'te gördüğü bir hanım, daha ilk bakışta Abdülaziz'in aklını başından aldı: Fransa'nın güzelliği ve zekasıyla meşhur imparatoriçesi, yani 3. Napoleon'un karısı Eugenie... Söylenenlere göre hükümdar paris'te başka hiç bir şeye bakmamış, aklı-fikri Eugenie'de kalmıştı.
Eugenie'yi tekrar görebilmek, hükümdara iki sene sonra, 1869 Ekim'inde nasip oldu. imparatoriçe, Süveyş kanalının açılış merasimine davetliydi; Mısır'a gemiyle gidiyordu ve giderken istanbul'a uğradı.
Dedikodular, bu ziyaretin hemen ilk gününde başladı. Hükümdar, imparatoriçe için Beylerbeyi Sarayı'nı hazırlatmış, hazırlıkların başında bizzat bulunmuş, Eugenie'yi daha karaya ayak basmadan denizde karşılamış ve peşpeşe hediyelere boğmuştu. Abdülaziz'in Eugenie'ye gecelik entarisi yaptırması için verdiği binlerce altın değerindeki şal, şehrin dilindeydi.
istanbul, işte o hafta bir dedikodu ile çalkalandı: Abdülaziz, 17 Ekim gecesi Dolmabahçe'den saltanat kayığına binip Beylerbeyi'ne geçmiş ve gün ağarıncaya kadar Eugenie'yle beraber kalmıştı. Söylentiler o kadar arttı ki, hükümdarın annesi, Pertevniyal Valide Sultan, haremi ziyarete gelen Eugenie'ye "Kadın, senin kocan yok mu, memleketine gitsene !" diye bağıracak; bazı Fransız gazeteleri de "Sadık teb'aları, majesteleri imparatoriçe'yi artık paris'te görmek istiyorlar" şeklindeki başlıklarla çıkacaklardı.
Sonra, araya peşpeşe felaketler girdi. Abdülaziz tahtından indirilip öldürüldü, Eugenie kocası Üçüncü Napoleon ile birlikte sürgüne gitti ve Osmanlı hükümdarı ile imparatoriçenin arasında olup bitenlerin söylentisi yüz küsur sene boyunca hep konuşuldu, durdu.
Söylentiler, bundan 5 sene önce, yani aradan 135 yıl geçtikten sonra Eugenie gibi bir ispanyol tarafından doğrulandı: istanbul'daki ispanyol Kültür Merkezi "Cervantes Enstitüsü" nün müdürü Pablo Martin Asuero, yayınladığı "Mavi Sütunlu Saray" isimli kitabında Abdülaziz ile Eugenie'nin 1869'un 17 ekim gecesi Beylerbeyi Sarayı'nda saatlerce beraber olduklarını doğruladı ve bu beraberliğin "çok özel" ayrıntılarını kitabında anlattı.
Üçüncü Napoleon'un Alman ordularına karşı 1870'de Sedan'da yenilip esir düşmesi üzerine Eugenie de Paris'i terk edip ingiltere'ye sığındı. Bir sene sonra serbest bırakılan kocasıyla ingiltere'de yeniden bir araya geldi ama Fransa'ya bir daha dönemedi ve tam yarım asır sürgünde yaşadı. Kocasının 1873'teki ölümünden sonra da politikayla uğraşmaya devam etti ama ingiliz ordusuna katılığ Güney Afrika'da savaşa giden oğlunun orada can vermesi üzerine kendini dine verdi. 1920'de Madrid'de 94 yaşında öldüğünde Fransa'ya tam 50 sene boyunca gidememişti.
Eugenie, 1869'daki istanbul ziyaretinden sonra, 1911 yılının Haziran ayında yatıyla istanbul'a bir daha geldi, zamanın hükümdarı Sultan Reşad'ı ziyaret etti ve padişahtan tuhaf bir ricada bulundu : istanbul'a 42 sene önceki ilk gelişinde henüz küçük bir çocukken tanıdığı bir şehzadeyi, Sultan Abdülaziz'in oğlu yusuf izzettin Efendi'yi görmek istedi. Şehzade ile görüştü ve bu isteği isteği istanbul'un yanısıra Paris'te de oldukça manidar karşılandı. O dönemde sarayın "mabeyin başkatibi" yani "genel sekreteri" olan meşhur romancı Halid Ziya Uşaklıgil, hatıralarında buluşmadan bahsederken "...Kalbini neler burktu, bunu keşfetmek mümkün değildir. Fakat dönüşünde, rıhtımdaki sandala binerken daha ziyade yaşlanmış, daha ziyade çökmüş gibiydi" diye yazacaktı.
ABDÜLAZiZ iLE MACERASI:
istanbul'dan yabancı bir memlekete savaşlar dışında ve ziyaret maksadıyla giden ilk ve son hükümdar, Sultan Abdülaziz idi.
Fransa imparatoru 3. Napoleon,1867 yazında, Abdülaziz'i Paris'teki milletlerarası serginin açılışına davet etti. Hükümdar Paris'e gitti, Fransa'daha sonra Londra'ya geçti ve istanbul'a Belçika üzerinden döndü.
Paris'te gördüğü bir hanım, daha ilk bakışta Abdülaziz'in aklını başından aldı: Fransa'nın güzelliği ve zekasıyla meşhur imparatoriçesi, yani 3. Napoleon'un karısı Eugenie... Söylenenlere göre hükümdar paris'te başka hiç bir şeye bakmamış, aklı-fikri Eugenie'de kalmıştı.
Eugenie'yi tekrar görebilmek, hükümdara iki sene sonra, 1869 Ekim'inde nasip oldu. imparatoriçe, Süveyş kanalının açılış merasimine davetliydi; Mısır'a gemiyle gidiyordu ve giderken istanbul'a uğradı.
Dedikodular, bu ziyaretin hemen ilk gününde başladı. Hükümdar, imparatoriçe için Beylerbeyi Sarayı'nı hazırlatmış, hazırlıkların başında bizzat bulunmuş, Eugenie'yi daha karaya ayak basmadan denizde karşılamış ve peşpeşe hediyelere boğmuştu. Abdülaziz'in Eugenie'ye gecelik entarisi yaptırması için verdiği binlerce altın değerindeki şal, şehrin dilindeydi.
istanbul, işte o hafta bir dedikodu ile çalkalandı: Abdülaziz, 17 Ekim gecesi Dolmabahçe'den saltanat kayığına binip Beylerbeyi'ne geçmiş ve gün ağarıncaya kadar Eugenie'yle beraber kalmıştı. Söylentiler o kadar arttı ki, hükümdarın annesi, Pertevniyal Valide Sultan, haremi ziyarete gelen Eugenie'ye "Kadın, senin kocan yok mu, memleketine gitsene !" diye bağıracak; bazı Fransız gazeteleri de "Sadık teb'aları, majesteleri imparatoriçe'yi artık paris'te görmek istiyorlar" şeklindeki başlıklarla çıkacaklardı.
Sonra, araya peşpeşe felaketler girdi. Abdülaziz tahtından indirilip öldürüldü, Eugenie kocası Üçüncü Napoleon ile birlikte sürgüne gitti ve Osmanlı hükümdarı ile imparatoriçenin arasında olup bitenlerin söylentisi yüz küsur sene boyunca hep konuşuldu, durdu.
Söylentiler, bundan 5 sene önce, yani aradan 135 yıl geçtikten sonra Eugenie gibi bir ispanyol tarafından doğrulandı: istanbul'daki ispanyol Kültür Merkezi "Cervantes Enstitüsü" nün müdürü Pablo Martin Asuero, yayınladığı "Mavi Sütunlu Saray" isimli kitabında Abdülaziz ile Eugenie'nin 1869'un 17 ekim gecesi Beylerbeyi Sarayı'nda saatlerce beraber olduklarını doğruladı ve bu beraberliğin "çok özel" ayrıntılarını kitabında anlattı.
güya sultan abdulazizle zina yapmış ispanyol asıllı fransız imparatoriçesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com