bugün
- radikal karar almak5
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- beni özleyenler elime mum diksin19
- yağmurcu neden akpli12
- tost3
- tantuni3
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- zeytinyağlı tabağı2
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- şükürcülük5
- kızlar naber10
- call of duty black ops3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- pazartesi diyete başlamak4
- ioçk'nın mutfağı2
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- ispanya6
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- seda akman2
- komşuya kahveye gitmek8
- g3 ile intihar etmek3
- erdal beşikçioğlu16
- öğrencilik halleri3
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- çok sıcak olması4
- yeni gelin instagramı2
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- donald trump2
- hamama gitmek4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- aykolik bey birader2
- parmak kılları4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- en tehlikeli insan tipleri6
- mürted öldürmek2
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- aslan gibi adam3
- çay içen kız13
- 3 ağustos 20263
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
hayat denen bok cevaplayamadığın soruların toplamıdır...aslında kıt olan kaynaklar değil cevaplardır. insan sorgular, günde üçyüzondört tane soru sorar kendine, fakat soruların cevabı yoktur...cevaplanma isteğiyle yanıp tutuşan birey cevabını alamayınca doğal olarak sorgulamaya devam eder...fakat bu durumda gerçekleşen durum cevaplanması gereken soru sayısının artmasıdır...sorularının cevabını bulamayan birey etrafta dolaşan sınırlı sayıdaki cevaba tutunma istediği duyar...bağımlılık ihtiyacıdır bunun adı...ama bu cevaplar tatmin duygusundan öte karmaşanın artmasına sebep olur...bitmek bilmeyen sorularına karşılık cevaplar hep yetersizdir...ve sonuçta insan kabul etmek zorunda kalır...yorulmuştur artık arayışlarından....herkesin doğrularına ortak olur...ve bu sebeptendir ki, doğru kabul ettiğimiz düşüncelerin sayısı çok azdır...
genel görüşe ortak olmazsanız ikilemleri de yaşamaya mecbursunuzdur...aslında mutlak doğru olarak kabul edilen düşüncenin kaynağı ikrar dır..
genel görüşe ortak olmazsanız ikilemleri de yaşamaya mecbursunuzdur...aslında mutlak doğru olarak kabul edilen düşüncenin kaynağı ikrar dır..
tanım: karasız kalma durumundaki seçimlerin ikiye indirgenmesi* sonucu sinir bozuculugu tavan yapan hedeler aynı zamanda da hödeler.
seçimler... bazen ikilik arasından, bazen de çokluk. Çoklu seçimler bu yazının konusu olmadığı için şimdilik bir kenara bırakalım. Ya da bırakmayalım. Bıraksak mı bırakmasak mı ? *
Hayat, seçilen tercihlerin tümü, seçilmeyenlerin de "merakının, keşkelerinin vs" tümü şeklinde özetlenebilir. Bu kadar basit değildir elbette ama hayatı belli bir açıdan tanımlamak için böyle bir hipotez ile yola çıkılabilir. Çıkılmaya da bilir. *
YAzıda bahsolan seçimler, seçimlerin en boktan, gıcık olanı ikili seçimlerdir... ikilemlerdir. Seçim sayısının azlığı, birçoğu için başta karar verme sürecini azaltabileceği ve kolaylaştırabileceği yönünde yorumlanabilir. Analitik bir yanılsamadır bu aslen. Tartışmaya da açıktır ya neyse.
her bir seçimde, Hayat çizgisinin ne kadar dallandığını düşününce insan, garip bir hiçlik duygusuna kapılıyor. Belki binlerce , milyonlarca kombinasyondan sadece birini yaşıyorum bol zikzaklı seçimlerimde düşüncesidir bu hiçliğe sebep. Ya geriye kalanlar?
ikilemde kalıyor insan... geride kalanları kafaya takmalı mı, takmamalı mı ? Böyle kahpedir ikilemler , hiç bitmez... Rastgele, sonu gelmeden ve fütursuzca karşısına çıkar insanın hayatta. seçim yapmak kesinlikle bir sonuç değildir , bir sonraki seçim için nedendir. işte bu neden ve sonuç olmama ukalalığı hayat çizgisini çizmekle "fazlasıyla meşgul" kişiyi bezdirir. Fazlası ile meşgul olmayan kişi için de, soğuk biranın yanındaki çerezin lezzetine ve tabak dibinde kalan son ezilmiş leblebi kadar değere* sahiptir. Ama onlar başka bir yazının konusudur. Ya da fikrimce bazı Jack london kitaplarında bulunabilir.
seçimler... bazen ikilik arasında bazen de çokluk veya yokluk... sonuc olarak milyonlarca kombinasyon tek bir hayat... ***
seçimler... bazen ikilik arasından, bazen de çokluk. Çoklu seçimler bu yazının konusu olmadığı için şimdilik bir kenara bırakalım. Ya da bırakmayalım. Bıraksak mı bırakmasak mı ? *
Hayat, seçilen tercihlerin tümü, seçilmeyenlerin de "merakının, keşkelerinin vs" tümü şeklinde özetlenebilir. Bu kadar basit değildir elbette ama hayatı belli bir açıdan tanımlamak için böyle bir hipotez ile yola çıkılabilir. Çıkılmaya da bilir. *
YAzıda bahsolan seçimler, seçimlerin en boktan, gıcık olanı ikili seçimlerdir... ikilemlerdir. Seçim sayısının azlığı, birçoğu için başta karar verme sürecini azaltabileceği ve kolaylaştırabileceği yönünde yorumlanabilir. Analitik bir yanılsamadır bu aslen. Tartışmaya da açıktır ya neyse.
her bir seçimde, Hayat çizgisinin ne kadar dallandığını düşününce insan, garip bir hiçlik duygusuna kapılıyor. Belki binlerce , milyonlarca kombinasyondan sadece birini yaşıyorum bol zikzaklı seçimlerimde düşüncesidir bu hiçliğe sebep. Ya geriye kalanlar?
ikilemde kalıyor insan... geride kalanları kafaya takmalı mı, takmamalı mı ? Böyle kahpedir ikilemler , hiç bitmez... Rastgele, sonu gelmeden ve fütursuzca karşısına çıkar insanın hayatta. seçim yapmak kesinlikle bir sonuç değildir , bir sonraki seçim için nedendir. işte bu neden ve sonuç olmama ukalalığı hayat çizgisini çizmekle "fazlasıyla meşgul" kişiyi bezdirir. Fazlası ile meşgul olmayan kişi için de, soğuk biranın yanındaki çerezin lezzetine ve tabak dibinde kalan son ezilmiş leblebi kadar değere* sahiptir. Ama onlar başka bir yazının konusudur. Ya da fikrimce bazı Jack london kitaplarında bulunabilir.
seçimler... bazen ikilik arasında bazen de çokluk veya yokluk... sonuc olarak milyonlarca kombinasyon tek bir hayat... ***
hayatımızda bi'çok ikileme düşeriz. bazen kimselere diyemez, içimize atarız. bazıları anlıktır, hemen bi' tercih yapılmalıdır. hayattan bezdirir. bunları düşünen insan olamaz diyeceğin türden ikilemler de vardır.
mesala bugün göz muayenesinde yaşadığım bir ikilem. doktor 'E' şeklinde ki harfi soruyor, bulanıkta olsa görüyorum, biliyorum, o harf 'E'! ama bulanık görüyorum ama biliyorum ama görmüyorum! şimdi insan ikilemde kalıyor, "ulan doğruyu mu söylesem, yoksa yalan yanlış bi' harf söyleyip geçiştirip, tamamen net görene kadar bu yalanı devam mı ettirsem?"
mesala bugün göz muayenesinde yaşadığım bir ikilem. doktor 'E' şeklinde ki harfi soruyor, bulanıkta olsa görüyorum, biliyorum, o harf 'E'! ama bulanık görüyorum ama biliyorum ama görmüyorum! şimdi insan ikilemde kalıyor, "ulan doğruyu mu söylesem, yoksa yalan yanlış bi' harf söyleyip geçiştirip, tamamen net görene kadar bu yalanı devam mı ettirsem?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar