bugün
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya10
- ak partililerin apoya villa yaptırması17
- sözlükte kendine cevap veren deli6
- gocu34
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz6
- muhtar gocu7
- gocunun elleri4
- benimle çok uğraşılması7
- iremga13
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- sarapci koala hatayi20
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- karınız için yeni yıkanmış perdeleri asar mısınız6
- nasuh mahruki7
- sözlükte takıla takıla hayata adapte olamamak4
- sabahları nefret edilen şeyler15
- karıncayı sikeceksin belini incitmeyeceksin4
- 20 ilde yeni nesil suç örgütü 155 gözaltı8
- kibarhergele7
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- günün sorusu8
- kahverengi2
- hadis2
- dönerciye gidip beni şaşırt demek8
- çeçenistan danışmanının cübbeli ahmet'i ziyareti8
- arkadaşlar oha gammaz olmuşum4
- kendi cenazene erken gelmek6
- kolları damarlı erkek10
- hangi renk sizce kızlar3
- eksi almak icin girdi yazmak6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- kalitesiz insan3
- günün şarkısı7
- hamferdi yazarlar6
- sözlükte fake kız hesabı neden yok3
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- elissa4
- bademli yeşil zeytin3
- huzurluyken birden iş ortamını hatırlamak2
- bu işin içinde bir iş var4
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması7
- deniz gül3
- yalın dinleyen erkek3
- kadınların güçlü erkek tercihi19
- lotus esprit3
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması4
- perde asmak4
- sol frame de entry girebilecek başlık bulamamak4
- kinci sözlük2
en nefret ettiğim hitap şekillerindendir.
farsça da havace kelimesinden gelir ve anlamı köle sahibi demektir.
Sanıyorum ki dilimizde yaygınlaşmasının sebebi televizyonda konuşan kimi spor yorumcularıdır. "Hocam aşağı"... "hocam yukarı"... Diye diye bir millete bellettiler kelimeyi.
edit. dile girmesi değil dilde yaygınlaşması.
edit. dile girmesi değil dilde yaygınlaşması.
bey desen olmuyor, isimle hitap etsen olmuyor. bari hocam diyeyim.
çok gereksiz bir şekilde fazlaca kullanılan hitap. Azaltmalıyız. Onun yerine "Sayın ..." diye daha mesafeyi koruyan hitaplar kullanmalıyız. Çünkü bugün gereksiz yere "hocam" dediklerinize iki gün sonra sövme ihtimaliniz yüksek oluyor. Benden söylemesi.
normalde ayar olduğum bir tabirdi fakat sözlük ortamından sonra kaşarlanma evresine girdim bu kelimede. iyice alıştım.
yine de kullanmamayı tercih ediyorum.
yine de kullanmamayı tercih ediyorum.
ingiliçcesi: my teacher.
okulda öğretmen şahsına karşı kullanılan kelimedir.
benimde dilime dolandı 2 cümlemden birinde geçiyor.
sizce itici bir kelime mi? kullanmayı bırakayım mı?
benimde dilime dolandı 2 cümlemden birinde geçiyor.
sizce itici bir kelime mi? kullanmayı bırakayım mı?
(bkz: sinan cemgil)
ilkokulda öğretmenim olan hitap şeklinin ortaokula başlanmasıyla beraber metamorfoz geçirmesidir.
bir öğretmen için dünyadaki en güzel hitap...
dünyanın en tatlı kelimesi.
duyana.
duyana.
Her derde devadır
Müzik bilirim
Bir hicaz makamı çalıver hocam
O güzel sözler neler anlatır
Güzel bir eser çalıver hocam
ister kanun ister ud ile
ister keman ister saz ile
Rast şarkı birde sen söyle
Bir hüzzam makamı çalıver hocam
Bir eser çalda ruhum dinlensin
Birde maziyi analım gitsin
Ayrı kalmış yardan gönül neylesin
Birde benim halimi soruver hocam
Sevgiye adadım tüm benliğimi
Sevmeyen anlamaz gönül derdimi
Bakidir bende onun sevgisi
Şu garip aşığı görüver hocam.
HATiCE TURAL
Müzik bilirim
Bir hicaz makamı çalıver hocam
O güzel sözler neler anlatır
Güzel bir eser çalıver hocam
ister kanun ister ud ile
ister keman ister saz ile
Rast şarkı birde sen söyle
Bir hüzzam makamı çalıver hocam
Bir eser çalda ruhum dinlensin
Birde maziyi analım gitsin
Ayrı kalmış yardan gönül neylesin
Birde benim halimi soruver hocam
Sevgiye adadım tüm benliğimi
Sevmeyen anlamaz gönül derdimi
Bakidir bende onun sevgisi
Şu garip aşığı görüver hocam.
HATiCE TURAL
duymak için seneye kpss'ye girip 90 civarı puan almam ya da dersane dersane iş dilenmem gereken kelime. "55 bin öğretmen atadık" " 1 milyon öğretmen atıyacağız" dense de niyeyse hep sınıf, okul öncesi ve pdr atıyolar. çok mutsuzum be sözlük.
sözlükteki herkesin birbirine hitap şekli.
değilse de ben öyle sanıyorum. en pasaklı sözlük yazarları listesini zorlayan bir yazar olarak gelen özel mesajlarda sürekli hocam diye hitap ediliyor hacılar. niye öyle lan?!
değilse de ben öyle sanıyorum. en pasaklı sözlük yazarları listesini zorlayan bir yazar olarak gelen özel mesajlarda sürekli hocam diye hitap ediliyor hacılar. niye öyle lan?!
bugün fark ettim ki hakkatten eski tadı yok... eskiden muhabbet vardı, seviyeli bir tartışma vardı. şimdi varsa yoksa karı-kız peşinde ki avcılarla, av olmaya gönüllü uzun saçlılar.
geçen sene bir arkadaşımın hatrı için üye oldum. sonra bir daha bakmadım. az evel aklıma geldi ulan dedim ne ayak bunlar. baktım 4000 küsürüncü yedeğim. güldüm ulan dedim ya bir de bekliyor olsaydım. herneyse sizin anlayacağınızsikimsonik bir yer.
dejenere olması belki de namümkün olan hitap şekillerinden bir tanesidir. hoş "hojam" şeklinde dejenerasyona uğradığına şahit olmaktayız ancak; insanın "hocam" dediği kişiyi sadece derslerine giren, "resmi" ve "müfredata göre" kendisine bir şeyler öğreten kişi olarak görmesi hiç samimi değil. hele hele sadece menfi ilişkiler doğrultusunda sadece kendi okulundaki öğretmenleri "hocam" olarak görenler, yazık hallerine ki öğrenecekleri şey ne kadar da sınırlı...
sosyal ağ. edepli bir şekilde online tavla oynanılabilir.
odtü'de başlamış olduğu söylenir ama genelde ankara'daki üniversitelerin kullandığı genel bir hitap şeklidir. güvenlik görevlisi öğrenciye, öğrenci fotokopiciye, fotokopici öğrenciye, asistan öğrenciye, öğrenci asistana, sonra hepsi birden asistana...
tarih: minibüslerin görüklede ilk kullanılmaya başlandığı zaman (90 lar falan)
yer: görükle kahvesi.
konu: biz bu öğrencilere ne diyelim "beaaa"
kişiler:
1. mumya firavuna benzeyen zayıf telsizli adam.
2. fırça bıyıklı, kel, şişman, göbeği gözüken "küçük sanayi metRRRRoo metrrrooo" diye bağıran adam
3. diğerlerine nazaran daha üsturuplu olup, diğerlerini yönettiğini düşündüğüm uzun boylu, telsizli, direk sanayi varmı diyen adam.
kahveye önce firavun girdi(1) oturacağı sandalyeyi biliyordu. fakat kafasını karıştıran sorular onu kendinden etmişti, sağ omzu üzerinden uzanan çayı alırken gülümsedi, dişleri gözüktü. daha üsturuplu olanı şekersiz içiyordu çayı bunu gören bizim şişman tellak 2 şekeri bir anda ağzına tıktı. şimdi 3 kişilerdi toplantı başlayabilirdi.
biz bu üniversite okuyan insanlara ne diyeceğiz?
uşak desek hepsi karadenizli değil, aga desek çoğu bilmez, üstat desek ağır kaçacak, herif, adam çocuk , genç, paşa da denmez. ne diyeceğiz..
(o sırada yolda koşan küçük çocuk öğretmenine sesleniyordu..)
-hocam, dersi kaydırabilir miyiz?
bir anda 3 tellağında kafasında ışık çaktı, hayır akıllarına fikir gelmemişti kıraathanenin zayıf florasanı açılmıştı. çaycı seslendi: çay alırmısınız hocalar ehehhe
ne dedin sen dedi göbeklisi, firavun irkildi.
- hoca dedim.
buldum diye haykırdı üsturuplu olan. artık karar verilmişti. 72 milletten gelen öğrencilere "hocam" denilecekti. hatta bu öyle bir furya olacaktı ki bakkallara, marketlere hatta emlakçılara dahi yayılacaktı.
işte böyledir bu hikaye ağalar. anlatın, anlattırın.
(bkz: kaynak götüm)
yer: görükle kahvesi.
konu: biz bu öğrencilere ne diyelim "beaaa"
kişiler:
1. mumya firavuna benzeyen zayıf telsizli adam.
2. fırça bıyıklı, kel, şişman, göbeği gözüken "küçük sanayi metRRRRoo metrrrooo" diye bağıran adam
3. diğerlerine nazaran daha üsturuplu olup, diğerlerini yönettiğini düşündüğüm uzun boylu, telsizli, direk sanayi varmı diyen adam.
kahveye önce firavun girdi(1) oturacağı sandalyeyi biliyordu. fakat kafasını karıştıran sorular onu kendinden etmişti, sağ omzu üzerinden uzanan çayı alırken gülümsedi, dişleri gözüktü. daha üsturuplu olanı şekersiz içiyordu çayı bunu gören bizim şişman tellak 2 şekeri bir anda ağzına tıktı. şimdi 3 kişilerdi toplantı başlayabilirdi.
biz bu üniversite okuyan insanlara ne diyeceğiz?
uşak desek hepsi karadenizli değil, aga desek çoğu bilmez, üstat desek ağır kaçacak, herif, adam çocuk , genç, paşa da denmez. ne diyeceğiz..
(o sırada yolda koşan küçük çocuk öğretmenine sesleniyordu..)
-hocam, dersi kaydırabilir miyiz?
bir anda 3 tellağında kafasında ışık çaktı, hayır akıllarına fikir gelmemişti kıraathanenin zayıf florasanı açılmıştı. çaycı seslendi: çay alırmısınız hocalar ehehhe
ne dedin sen dedi göbeklisi, firavun irkildi.
- hoca dedim.
buldum diye haykırdı üsturuplu olan. artık karar verilmişti. 72 milletten gelen öğrencilere "hocam" denilecekti. hatta bu öyle bir furya olacaktı ki bakkallara, marketlere hatta emlakçılara dahi yayılacaktı.
işte böyledir bu hikaye ağalar. anlatın, anlattırın.
(bkz: kaynak götüm)
bir ankara klasiğidir. ilk geldiğinizde ya noluyor arkamda yaşlı biri falan mı var acaba diye arkanızı kontrol etme gereksinimi duyabilirsiniz. sonra fark edersiniz ki ankara`da özellikle de üniversite kampüslerinde öğrencisinden, servis şoförüne, kütüphane görevlisinden temizlikçisine kadar herkes birbirine "hocam" diye hitap eder. hala garipsiyorum ama yavaş yavaş ben de kullanmaya başlıyorum. dolmuş şoförleri bile "hoca" olmuştur artık bu şehirde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar