bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler22
- sözlükte marka olmak11
- alevi kızların alev alev yanması6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- kedi tekmelemek11
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- dönercide kız tavlamak4
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- sayın true2
- mehdinin gelmiş olması4
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek2
- aslan gibi adam5
- camide rakı içen izmirli kız7
- evreşe bim de bulgar görmek5
- akp'lilerin ülkeyi dingonun ahırına çevirmesi2
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- muşlettin bey amca erecto biraderdir2
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- nasılsınız fakirler8
- süleymancılar14
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- iremga32
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- dede cafe2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- cuma salatı2
- alihan kuriş7
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- anın görüntüsü30
- velvet12
- denize çıplak girmek4
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- true'nin milli olması3
- sözlükte kavga olacak hissi8
- emre yaban2
- denize bakan ev6
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- siyaset konuşan kızlar3
1828-1906 yılları arasında yaşamış, Eleştirel gerçekçi edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, Norveç'li oyun yazarı ve şairdir. dram sanatının en büyük ustalarından sayılmaktadır. yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiştir. başlıca eserleri, Hortlaklar, Bir Halk Düşmanı, Yaban Ördeği, Biz Ölüler Uyanınca'dır.
"sanat kavramı içinde yalın gerçeğin, çıplak gerçeğin yeri yoktur, tersine görüntünün yeri vardır." diyen ibsen, genel olarak gerçekçi bir yazar diye bilinir. gerçekçiliğin, ya da o çağda daha beğenilen ayrıntılı gerçekçiliğin (natüralizm) etkisi ona sanatın kendine özgü niteliğini unutturmamıştır. ama bir yandan o gün geçerli olan bilimsel yöntemlerin, bilim dışı etkinlik alanlarında aşırı saygı görmesi, öte yandan bütün avrupa'yı saran 1848 başkaldırı akımları* tiyatro sanatına işlemesin, olamazdı. bu etkiden küçük norveç'in edebiyatı, tiyatrosu da uzak kalmamıştır. nitekim norveç ulusçu akımına katılan ibsen'in işçi sorunları ile ilgilenmesi, genellikle toplumsal konuları önemle ele alması bunu gösterir. meslek konusu, genel yaşama sorunları, kadınların toplumdaki durumu, kalıtım ve ahlak sorunları açısından norveç tiyatrosu topluma ayna tutma görevini yüklenmiş gibidir. gerçekçiliğin topluma ayna tutma diye bilinen tanımı, fransız romancısı stendhal'ındır, ama burada önemle belirtilmesi gereken şudur ki, başta stendhal olmak üzere büyük yazarların hiçbirinde topluma ayna tutma görevi, basit bir yansıtmacılık sayılmamıştır. bunun en kanıtlayıcı örneklerinden biri de işte ibsen'dir. onun, çıplak gerçeğin sanat kavramı içinde yeri bulunmadığını söylemesi de bunu gösteriyor.
ibsen, daha gençken soren aabye kierkegaard'ı okumuş, onun etkisinde kalmıştı. demek onun için dinci bir varoluşçunun etkisinde kalmak, gerçekçi bir sanatçı olmaya engel değildi. bu tutum öylesine doğrudur ki, büyük marksistler, sanatçının her türlü felsefe akımından yararlanabileceğini söylemişlerdir.
ibsen, daha gençken soren aabye kierkegaard'ı okumuş, onun etkisinde kalmıştı. demek onun için dinci bir varoluşçunun etkisinde kalmak, gerçekçi bir sanatçı olmaya engel değildi. bu tutum öylesine doğrudur ki, büyük marksistler, sanatçının her türlü felsefe akımından yararlanabileceğini söylemişlerdir.
özellikle john gabriel borkman ve when we dead awaken adlı oyunlarıyla, bireylerin sosyal çevre içinde yaşadığı bunalımları; isteği dahilinde ve haricinde kendine yüklenen rolleri bireylerde çok iyi bir şekilde anlatması. buna ilaveten, sosyal çevrede bireylerin yaşadığı iç çatışmaları; freud'un ve jung'un psikanalizi dahilinde çok iyi birşekilde yansıtması, takdir edilmesine vesile olmaktadır.
(bkz: Neurosis)
(bkz: split personality)
(bkz: Neurosis)
(bkz: split personality)
norvecli sair ve oyun yazari.
cagdas tiyatronun kurucularindan.
ilk oyunu catiliana' dir.
dram sanatinin buyuk ustalarindan sayilir.
ibsen' in yapitlarinda caginin * romantik ve anarsist gorusunun etkisi farkedilebilmektedir.
cagdas tiyatronun kurucularindan.
ilk oyunu catiliana' dir.
dram sanatinin buyuk ustalarindan sayilir.
ibsen' in yapitlarinda caginin * romantik ve anarsist gorusunun etkisi farkedilebilmektedir.
norveçli oyun yazarı ibsen'in nora(türkçeye bebek evi diye çevrilmiştir) adlı oyununun sonunda başkahraman nora evi terk eder. fakat sahnelendiği zaman bu durum çok eleştiri alır, ibsen de oyunun sonunu değiştirir, nora'nın evinde kalmasını sağlar.
gengangere (hayaletler) oyununun internette bulduğum orjinalinde açıkça görebildiğim kadarıyla norveççe değil, bariz danimarkaca yazılmış oyundur.
james joyce üzerinde ağır bir etkisi olan norveçli yazar.
çehov un hayranlığını kazanmış(boru değil) iskandinav diyarlarından çıkmış tiyatro adamı.
adam gibi adam henrik ibsen...
mesela peer gynt oyunundan bir sahne:
peer: bir tek şey soracağım. ne demek bu "kendin olmak"?
dökmeci: ne komik çıktı senin ağzından bu soru.
peer: hadi uzatma, sen bana cevap ver.
dökmeci: kendin olmak demek kendini imha etmek demektir.
anladın mı? anlamadın.
adam gibi adam henrik ibsen...
mesela peer gynt oyunundan bir sahne:
peer: bir tek şey soracağım. ne demek bu "kendin olmak"?
dökmeci: ne komik çıktı senin ağzından bu soru.
peer: hadi uzatma, sen bana cevap ver.
dökmeci: kendin olmak demek kendini imha etmek demektir.
anladın mı? anlamadın.
oyunları son derece gerçektir. uzun diyaloglar esnasınsa birçok kendinizi ve başkalarıyla yaşadığınız durumları hatırlayıp irdelersiniz. kadın erkek ilişkileri üzerine çok kafa yormuş ve sonuç olarak bundan 100 yıl önce kadının toplumda göz ardı edildiği hükmüne varmıştır. fakat işin ilginç yanı kadını çoğu zaman bu ezilmişlikten hoşnut olduğunu söylemesi ve kadının bile isteye bu ahel geldiğine inanmasıdır.
"Eleştirel gerçekçi" edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü olan Norveçli oyun yazarı ve şair.
Oyunlarından bazıları: Hortlaklar, Bir Halk Düşmanı, Denizden Gelen Kadın ve Yapı Ustası Solness'dir.
Oyunlarından bazıları: Hortlaklar, Bir Halk Düşmanı, Denizden Gelen Kadın ve Yapı Ustası Solness'dir.
sadece yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri gözler önüne serebilmek için kimsenin sizi sevmemesini göze alabilir misiniz siz ?
henrık johan ıbsen, bu cesareti gösterebilenlerden biriydi. hayat, başarı ile başarısızlığın çıldırtıcı bir kovalamacasından başka bir şey değildi ona kalırsa.
bu inançla en onulmaz hayal kırıklıklarının içinden bile bir küçük umut devşirebildi kendi payına ve bu küçük umut sayesindedir ki şimdi ülkesi norveç' in sembol isimlerinden biri olarak hala anılmaktadır .
henrık johan ıbsen, bu cesareti gösterebilenlerden biriydi. hayat, başarı ile başarısızlığın çıldırtıcı bir kovalamacasından başka bir şey değildi ona kalırsa.
bu inançla en onulmaz hayal kırıklıklarının içinden bile bir küçük umut devşirebildi kendi payına ve bu küçük umut sayesindedir ki şimdi ülkesi norveç' in sembol isimlerinden biri olarak hala anılmaktadır .
gece gece insanı çarpan yazar*, şair, düşün adamı.*.
--spoiler--
ben tutucu muyum? oh, hayır!..
ben bütün hayatımca nasıl idimse gene öyleyim.
satranç taşlarının yerini değiştirmeyi sevmem.
fakat bütün oyunu bozmayı isterim.
bir devrimden* başkasını hatırlamıyorum.
bu, bütün öteki devrimlerden daha olumluydu.
ve, her şeyi kırıp geçirebilirdi,
tabii burada kastettiğim: tufandır.
ama o zaman da şeytanı aldattılar!..
bilirsiniz ki, nuh diktatör oldu.
oh, bu işi daha dürüst yapmak mümkün olsaydı
size yardım etmekten çekinmezdim:
siz bir tufan için uğraşıyorsunuz,
ben ise, seve seve, nuh'un gemisini torpillerdim.
--spoiler--
--spoiler--
ben tutucu muyum? oh, hayır!..
ben bütün hayatımca nasıl idimse gene öyleyim.
satranç taşlarının yerini değiştirmeyi sevmem.
fakat bütün oyunu bozmayı isterim.
bir devrimden* başkasını hatırlamıyorum.
bu, bütün öteki devrimlerden daha olumluydu.
ve, her şeyi kırıp geçirebilirdi,
tabii burada kastettiğim: tufandır.
ama o zaman da şeytanı aldattılar!..
bilirsiniz ki, nuh diktatör oldu.
oh, bu işi daha dürüst yapmak mümkün olsaydı
size yardım etmekten çekinmezdim:
siz bir tufan için uğraşıyorsunuz,
ben ise, seve seve, nuh'un gemisini torpillerdim.
--spoiler--
"tecrübe bir gözlüktür, onun sayesinde daha iyi görürüz" diyen yazar ve şair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar