bugün
- true'yi eskorta emanet etmek7
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- yeni parti30
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- kasiyer kıza nasıl açılırım20
- rakı tokuşturan tipler5
- benzetildiğiniz ünlü10
- tarihin en başarılı sporcusu3
- insan olmaya ceyrek kala18
- chp nin camileri ahır yapması4
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- barış yarkadaş8
- adnan oktar8
- enayimiknatisii4
- duş öncesi makyaj yapmak2
- güne bir soru bırak5
- tai lung3
- cimer şikayetine sayın cbaşkanım diye başlamak3
- dem parti'nin chp den daha büyük olması3
- nasıl gidiyor hayat5
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- hırt9
- true ahlaksızlığı6
- hayatın öğrettiği şeyler5
- cumhuriyet halk partisi15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz4
- özlü söz2
- irmik helvası5
- hastane randevusu3
- yeni parti'nin logosu2
- kabak yemeği vs hamburger14
- kollektif uçan sinekler2
- çok seviyorum sözlük anlıyor musun4
- nervio28
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- büyük sözü dinlememek4
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- put7
- doktor bey vizitte7
- seri gizli artı oy veren melek13
- film önerisi2
- özgür özel chp den istifa etti4
- anne hathaway3
- 186 boyundaki erkek19
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak4
- en büyük korkunuz8
- dünya kuzenler günü5
Bazen hayallerinle ters düşmektir.
Bazen tersliklerinle hayallere düşmek..
Bazen tersliklerinle hayallere düşmek..
hayat;nasıl nefes aldığımız gibi değil aldığımız nefeslerin toplamı kadardır..
başkalarının koyduğu kurallara göre yaşamaktır hayat. dini kuralların, hukuki normların, ahlak denen fakat geçerliliği tartışılan kıstasların geçerliliği olduğu, insan ömrüyle sınırlı zaman dilimi. kısacası güçlü insanların kurallarının hüküm sürdüğü boktan bir oyundur hayat. hiç kimse gönlünce süremez sefasını. hep bir çıkar, hep bir fayda bir koşuşturma için de geçen sikindirik bi yarış. kimsenin söz konusu faydaları senin kara kaşına kara gözüne sunmadığı..
bir tarafta çevresi geniş, para açı köpeklerle dolu, kendi deyimiyle "kızların karizmatik ve yakışıklı bulduğu" para babası insan (bkz: ali ağaoğlu). bir tarafta ise sokaklarda yüzlercesi olan, çöplerden yenilir-yenilemez durumda bulduğunu yiyen kimsesiz insanlar. sadece fazladan bir kaç gün doğumu daha görebilmek için yaşıyan insanlar.
bir tarafta kavuşamadığı sevdiği için göz yaşlarına boğulan kendini harap eden insanlar, diğer tarafta 2 çocuklu cebi kabarık sevgilisinden bir çocukta kendisi peydahladığı için mutlu olan insanlar (bkz: şeyma subaşı).
yukarıda bahsedilen kuralların sadece güçsüz ve fakir insanlar için geçerliliği süren bir hayat. tüm ümitlerini burdan sonraki ebedi hayata bağlayan büyük bir kısım.
ya orasıda faso fisoysa?
bir tarafta çevresi geniş, para açı köpeklerle dolu, kendi deyimiyle "kızların karizmatik ve yakışıklı bulduğu" para babası insan (bkz: ali ağaoğlu). bir tarafta ise sokaklarda yüzlercesi olan, çöplerden yenilir-yenilemez durumda bulduğunu yiyen kimsesiz insanlar. sadece fazladan bir kaç gün doğumu daha görebilmek için yaşıyan insanlar.
bir tarafta kavuşamadığı sevdiği için göz yaşlarına boğulan kendini harap eden insanlar, diğer tarafta 2 çocuklu cebi kabarık sevgilisinden bir çocukta kendisi peydahladığı için mutlu olan insanlar (bkz: şeyma subaşı).
yukarıda bahsedilen kuralların sadece güçsüz ve fakir insanlar için geçerliliği süren bir hayat. tüm ümitlerini burdan sonraki ebedi hayata bağlayan büyük bir kısım.
ya orasıda faso fisoysa?
futbol gibi. Kendi sahana çekildikçe gol yiyorsun.
yaşamak için çaba sarfettiğimiz şey. amınakoyiim onun ben.
mükemmeldir, tarifsizdir, hayatı çekilmez yapan insanlardır. oysa güneşin doğması, yağmurun yağması, ruhuna dokunacak kadar onu ısıtacak kadar tenini okşayan rüzgar, doyasıya aldığın her nefes hayattır .. insan için bu kadar değerli olan şeyleri, yine bir insan hiç ediyor. yaşamak güzeldir, hayat güzeldir ama hep birileri gelir bu güzelliğin içine eder.
sudur. su hayattır ,hayat güzel.
bir canlının anne ve babadan gelen iki gametin birleşmesiyle ve ya bölünerek bir meydana gelmesiyle başlayıp, gelişimini tamamladıktan sonra kendisini yok etmesidir.
insana kendine yakışanı giydiren bir sahne. tozunu yutup da inmek istemediğimiz, hani nuh masalı gibi hani 950 yıl yaşayacakmışçasına bağşanıp kaldığımız yalanlar deryasıdır hayat. ama ölüm; fazlaca gerçek.
ilkten doğuyoruz, bu dünyanın kuralları bize ait değil. biz sonradan gelenleriz. büyümeye başlıyoruz yaşımız ilerledikçe hayat bizi içine çekiyor diğerlerinin vasıtasıyla. hayatımızın ilk yılları sadece bizim çünkü o zaman asla bir sorumluluğumuz veya sınırlarımız yok. istersek kendimizi 5 kattan bile bırakabiliriz çünkü ölümü henüz bilmiyoruz, onun korkulacak bir tarafı yok. büyüdükçe acıyı, nefreti, sevgiyi, insanları tanıyoruz. onlardan çok var onları kendimize örnek alıyoruz, onlara benzemeye çalışıyoruz. büyüyoruz, bizi okula gönderiyorlar devlet ideolojisini öğreniyoruz, gelenekleri, görenekleri öğreniyoruz. büyüyoruz, kadınlara, erkeklere ilgi duymaya başlıyoruz. bir ara hayatımız sadece onlardan ibaret oluyor, aşkı öğreniyoruz sanki dünyaya aşk için gelmişiz gibi. büyüyoruz yavaş yavaş ölümü öğreniyoruz, ve artık hayattan korkmaya başlıyoruz, o ana kadar hayatın sonsuza kadar süreceğini sanırken aslında bir sonu olduğunu anlıyoruz. bu bizi derinden etkiliyor artık bu kısacık yaşamımızda istediklerimizi yapmaya odaklanıyoruz ama önümüze sorumluluklar yükleniliyor onları itelemek zorunda kalıyoruz. büyüyoruz, artık bir iş sahibi olmaya hayatımızı kazanmaya çalışıyoruz, gençliğimizi harcıyoruz, günlerimiz birbirinin aynısı oluyor, boşuna işlerle o kadar meşgul oluyoruz ki hayatımızın ne kadar saçma olduğunun bile farkına varamıyoruz. bir çoğumuz gerçekleri görmezden gelerek mutlu olmayı öğrenmiştir bile. büyüyoruz, bir aileye sahip oluyoruz, çocuklarımız oluyor, onları bizim yaşadığımız süreçten geçirmeye koyuluyoruz. büyüyoruz artık yaşlandık hayatımızı şöyle bir gözden geçiriyoruz, aslında ne çok şeyler yapabilecekken hayatımı nelerle harcamışım diye kendi kendimize kızıyoruz, bunun bir çaresi olmadığını biliyoruz. büyüyoruz artık korktuğumuz ölümün bizi almasını istiyoruz artık hayat bize bir anlam ifade etmiyor. büyüyoruz, ölene kadar büyüyoruz.
Aslında ben artık şöyle tanımlamak istiyorum hayatı:
"Hayat; küçük bir çocuğun gülümsemesi kadar muhteşem ve küçük bir çocuğun ağlaması kadar iğrenç!.."
"Hayat; küçük bir çocuğun gülümsemesi kadar muhteşem ve küçük bir çocuğun ağlaması kadar iğrenç!.."
bu hayatta asla vazgeçmeyeceksin, umudunu ve kendine olan özgüveni kaybetmeyeceksin, etrafında ve hayatında olan insanları bir süzgeç misali elek'den geçireceksin. bu hayatta her insana hak ettiği kadar değer vereceksin ve en önemlisi düşmeyeceksin, bu hayatta düşenin affı ve dostu olmaz, ama sen hayatta düşmüş bir insan görürsen vurma bir el uzat, ama hiç bir zaman unutma o el uzattığın insan gün gelir seni sırtından vurur, netice de insanoğlu çiğ süt emmiş, işte bu evrede hayatın ne kadar acımasız olduğunu anlarsın. bu hayatta eşine bile güvenip sırrını verme, gün gelir eşin el olur ve seni mahveder. sen sen ol her zaman gözü açık ol, yoksa günümüz toplumunda ezilmeye mahkum olursun.
şu aralar benimkisi arzulanan film kapalı gişe oynuyor diye mecburiyetten girilen ucuz filme benziyor.
(bkz: ımıza tayibin karışması)
her insana verilmiş 1 haktır. kullanırsın ya da kullanmazsın. 2.si yoktur. reenkarnasyondan emin değiliz.
Hayat, biriktirilmesi gereken bozuk para değildir. Eğer hayatı bozuk para gibi parça parça, içinizde biriktirerek ve geleceğe saklayarak kendi dipsiz kuyumuza atarsak, hiç kusura bakmayalım o hayat bir gün gelir bizi bozar. Düzenimizi alt-üst eder. Geçmişte yaşamamız gereken duyguların, tecrübelerin intikamını bizden çok kötü alır ve bir saniye olsun bize acımaz. Sonra bezgin bezgin hayatın gözlerinin içine bakıp, ''hayat beni neden yoruyorsun'' diye saçmalarız.
Hayat yaşamasını bilen, paylaşmayı bilen, dürüst olup çok çalışmayı bilen, adam olup sevmeyi bilen hiçbir insanı yarı yolda bırakmaz ve yormaz. Aslında hayatı anlamsızca yorumlayıp, düşman gözlerle bakıp onu fazlasıyla yoran bizleriz.
Hayat yaşamasını bilen, paylaşmayı bilen, dürüst olup çok çalışmayı bilen, adam olup sevmeyi bilen hiçbir insanı yarı yolda bırakmaz ve yormaz. Aslında hayatı anlamsızca yorumlayıp, düşman gözlerle bakıp onu fazlasıyla yoran bizleriz.
hayat bazen nefes almakta bile zorluk çekmektir.
hayattaki En Tuhaf şey, hiç yanınızda olmayan birinin, hep aklınızda olmasıdır.
kendi hayatımı tek bir harfle aynı zamanda 3.tekil şahısla anlatabilirim.
anaokuluna git, gerisi kolay..
anadolu lisesini kazan, gerisi kolay..
üniversiteye gir, gerisi kolay..
işe gir, gerisi kolay..
emekli ol, gerisi kolay..
gerisi kalmayan şey.
anadolu lisesini kazan, gerisi kolay..
üniversiteye gir, gerisi kolay..
işe gir, gerisi kolay..
emekli ol, gerisi kolay..
gerisi kalmayan şey.
an itibariyle aklındaki tüm hatunlar ailesiyle birlikte akşam yemeğini yiyor olması ve senin onları düşündüğün zamanlar aralığıdır.
madem çok günah.
gördüğümüz ve görmediğimiz şeylerin toplamı olduğundan, üzerine ciltler dolusu kitap yazılabilir, yazılmaya da bilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar