bugün
- filistin50
- fransız arabaları9
- türklere karınız nasıl diye sormak5
- mossat yaptı abi heralde yani7
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması4
- astral seyahat gerçek mi5
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi4
- altın fiyatları6
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar2
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- cossack3
- zeynep bastık'ın minik dudakları4
- borç isteyen arkadaşı terslemek2
- karton toplayan çocuk5
- fon kurdum para yatırır mısınız12
- kia stonic3
- ne kadar yaşlısın10
- fransızlar düşmandır2
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- dinciler4
- cuckold yaparken birden türkü söylemek2
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor3
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- pazar sabahı3
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- bedelini ödeyen yazarlar17
- kamal4
- oğuzhan'ın ölümünde ağırlaştırılmış müebbet talebi2
- çeyrek depo2
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel10
- anın görüntüsü28
- 198119813
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- ikinci mustafa2
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- antipanik'e bir şey söyle22
- brezilya4
- arjantin2
- en son ne aldınız2
- iftira atmak2
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- pazar günü aktiviteleri3
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- silvermist'e iki şey söyle18
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
turkcell süper ligde bu sezon guti'den sonra oynayacak ikinci dededir. şimdi fenerbahçe'den de bir dede bekliyoruz ki üçlü tamamlansın.
bence bu seneye damgasını vuracak(galatasarayda) üç futbolcudan biridir.diğerleri için;
(bkz: musa çağıran)
(bkz: mehmet batdal)
(bkz: musa çağıran)
(bkz: mehmet batdal)
futbolseverleri fanatizm çukurundan kurtarıp bu oyunun ne kadar eğlenceli bir yanı olduğunu her hareketiyle gösteren futbolcu. tıpkı geçen sene gençlerbirliği maçında attığı golden sonra elano ile yaptıkları dans gibi.
http://www.youtube.com/watch?v=QFtBuxjUa4E
http://www.youtube.com/watch?v=QFtBuxjUa4E
adamın şu son morali bozuk hallerini görünce üzülmemek elde değil. formasını bile elinden aldılar herifin. galatasaray yönetiminin kewell'a bu üvey evlat muamelesi nedir anlamış değilim.
galatasaraya gelmiş yabancılar içerisinde (en azından benim izlediğim 89-2010 döneminde) hagi ile beraber en çok sevilen, rakip taraftarlar arasında bile saygı duyulan bir yabancı olmuştur. bence efsanedir. galatasarayın ve taraftarların onunla bütünleştiği bir gerçektir belki ama o da açıkça görülüyor ki galatasarayla bütünleşmiştir. galatasarayla daha cüzzi bir fiyata kalmayı daha yüksek fiyatta başka yabancı takımlarda oynamaya tercih etmiştir. çok da iyi etmiştir. benim kendisinden istediğim şey şudur ki birkaç yıl daha bizde kalıp (oynamasa bile) sonrasında kulüb'ün teknik kadrosunda görev alması ve sonsuza kadar sabri sarıoğlu ile çekirdek çitlemesi!
belki çok da alakası yoktur ama düşünceme göre çanakkale savaşı'ndan sonra (ki onlar buna gallipoli derler) avutralya ile türkiye arasında başlayan dostluğun son olgusudur. avustralyanın ihtiyacı olan ilk işçi talebini türkiye'den yapmasından beri gelen dostluk bağları bence onunla beraber daha da kuvvetlenmiştir. umarım lucas neill ve oz büyücüsü (hepsi mi sempatik ve iyi olur aga?) uzun yıllar daha kulübümüzde kalıp hem bizlere başarılar yaşatır hem de avustralya ile olan uluslararası ve kültürel ilişkilerimize de yardımcı olurlar. artı olarak zabri zarıoğlu ile beraber çekirdek sektörümüzün avustralyaya oaradan da dünyaya yayılmasına da yardımcı olabilirler.
yine umarım bu sene türk telekom arena'da bordeaux maçında attığı golün benzerlerini bizlere izletir ve bol bol halay çektirir.
son olarak, hep beraber, bir, iki, üç ; harry kewell harry kewell oley oley oley.....
belki çok da alakası yoktur ama düşünceme göre çanakkale savaşı'ndan sonra (ki onlar buna gallipoli derler) avutralya ile türkiye arasında başlayan dostluğun son olgusudur. avustralyanın ihtiyacı olan ilk işçi talebini türkiye'den yapmasından beri gelen dostluk bağları bence onunla beraber daha da kuvvetlenmiştir. umarım lucas neill ve oz büyücüsü (hepsi mi sempatik ve iyi olur aga?) uzun yıllar daha kulübümüzde kalıp hem bizlere başarılar yaşatır hem de avustralya ile olan uluslararası ve kültürel ilişkilerimize de yardımcı olurlar. artı olarak zabri zarıoğlu ile beraber çekirdek sektörümüzün avustralyaya oaradan da dünyaya yayılmasına da yardımcı olabilirler.
yine umarım bu sene türk telekom arena'da bordeaux maçında attığı golün benzerlerini bizlere izletir ve bol bol halay çektirir.
son olarak, hep beraber, bir, iki, üç ; harry kewell harry kewell oley oley oley.....
galatasaray yönetimi tarafından davranılması gerektiği şekilde davranılan gözbebeğimiz futbolcu. ne yapmış galatasaray kulübü bir anlatın arkadaşlar?
sakatlandı ama diğer kulüpler gibi galatasaray kulübü dondurmadı sözleşemesini, parasını aldı. hakkıydı, o paranın karşılığını da verdi kewell lafım yok. kontratı bitti, yeni kontrat istedi. galatasaray da olur ama o paraya olmaz dedi. zira zor bir sakatlık geçirdi ve bu sene ilk on bir değil ilk on sekiz için düşünülen bir oyuncu kewell. takımda kalması gereken bir oyuncu kewell. hem iyi bir alternatif hem de iyi bir profesyonel. yapılan anlaşma da çok makul bence ama dediğim gibi sakatlığı, yaşı göz önüne alındığında mutlaka daha makul bir kontrat gerekiyordu ve galatasray da bunu sundu. forma olayına gelince; cana geldiğinde 19 numara boştaydı. cana da onu istedi ve aldı boşta olduğu için bu kadar basit.
ama asıl olay şu; gazetelerden okuduklarımız doğruysa galatasaray kewell' ın kontratını dondurmak istedi, kewell ise martta sahalardayım diyerek bunu kabul etmedi. galatasaray da kewell' a güvenip nonda' yı gönderdi ve ligdeki kötü neticenin sebebi hep bu olarak görüldü. bundan dolayı da bir kırgınlık var yönetimde kewell' a karşı.
sakatlandı ama diğer kulüpler gibi galatasaray kulübü dondurmadı sözleşemesini, parasını aldı. hakkıydı, o paranın karşılığını da verdi kewell lafım yok. kontratı bitti, yeni kontrat istedi. galatasaray da olur ama o paraya olmaz dedi. zira zor bir sakatlık geçirdi ve bu sene ilk on bir değil ilk on sekiz için düşünülen bir oyuncu kewell. takımda kalması gereken bir oyuncu kewell. hem iyi bir alternatif hem de iyi bir profesyonel. yapılan anlaşma da çok makul bence ama dediğim gibi sakatlığı, yaşı göz önüne alındığında mutlaka daha makul bir kontrat gerekiyordu ve galatasray da bunu sundu. forma olayına gelince; cana geldiğinde 19 numara boştaydı. cana da onu istedi ve aldı boşta olduğu için bu kadar basit.
ama asıl olay şu; gazetelerden okuduklarımız doğruysa galatasaray kewell' ın kontratını dondurmak istedi, kewell ise martta sahalardayım diyerek bunu kabul etmedi. galatasaray da kewell' a güvenip nonda' yı gönderdi ve ligdeki kötü neticenin sebebi hep bu olarak görüldü. bundan dolayı da bir kırgınlık var yönetimde kewell' a karşı.
türkiye de en az bir sene daha oynayacak olmasına bir galatasaraylı gibi sevindim .
fenerbahçeli olmama rağmen ülkemde yine büyük bir futbol klubünde oynamasına sevindiğim yetenekli futbolcu.
bu sezon 99 numaralı forması yüksek ihtimalli olan gs'li futbolcu.
yeni sezonda 99 numaralı formayı giyecektir.
1 yıl daha bizle,belki kondisyon olarak eskisi gibi değil ama,yinede takıma kattığı hava yeter.
herkesin sevdiği adam; adnan hoca'dan başka sanırım.
ben utandım gönderilmediği halde elinden forma numarası alındığı için. taraftar bu adamı seviyor; sevgiden ne anlar adnan hoca (adnan hocaların sevgiden ne anladığı bilinir aslında) bilmiyorum. bana gidip gereksiz iki ismi bilindik artis getirme, taraftar biliyor "yok paramız", ama sevdiğim adama saygı duy biraz; sırf biz seviyoruz diye.
ben utandım gönderilmediği halde elinden forma numarası alındığı için. taraftar bu adamı seviyor; sevgiden ne anlar adnan hoca (adnan hocaların sevgiden ne anladığı bilinir aslında) bilmiyorum. bana gidip gereksiz iki ismi bilindik artis getirme, taraftar biliyor "yok paramız", ama sevdiğim adama saygı duy biraz; sırf biz seviyoruz diye.
yaradana kurban, yaradana kurban.....
http://www.galatasaray.or...b515485f8b4f12c894bfc.jpg
http://www.galatasaray.or...e16a48ed9d948f713a84f.jpg
http://www.galatasaray.or...b515485f8b4f12c894bfc.jpg
http://www.galatasaray.or...e16a48ed9d948f713a84f.jpg
Kewell, 19 numaralı formasının Lorik Cana'ya verilmesiyle ilgili soruya,
"Öğrenince yıkıldım" yanıtını verdi.
yazıklar olsun vefasız takımıma.
"Öğrenince yıkıldım" yanıtını verdi.
yazıklar olsun vefasız takımıma.
disappointed demek yıkıldım anlamına geliyorsa eğer formasını kaybettiği için yıkılmış kewell. bu basından ingilizce bilen bir allah' ın kulu yok mudur ki benim lisede öğrendiğim kadarıyla 'hayal kırıklığına uğradım' anlamına gelen cümleyi ''yıkıldım hatta ocağım söndü daha da top oynayamam''* diye tercüme ediyor.
sıra geldi 99'u asil bir rakam yapmaya.
görevi ne olursa olsun galatasarayda bulunması gereken futbolcu. hiç gitmesin hep bizimle kalsın
bütün numaralar önüne sunulup ;
-hangisini istiyorsun aslanım? diye sorulması gereken adam.
-hangisini istiyorsun aslanım? diye sorulması gereken adam.
7 numara neden giymiyor acaba? aydın yılmaz mı giysin lan? leeds'deki ve liverpool'daki numaran giy işte.
galatasaray için sezonun en iyi transferidir.
bir kaç gün önce tv'de "çok cüzi bir peşinat ve maç başına para teklif edildi, cevap bekleniyor" haberini duyduğumda okkalı küfürlerimi yollamıştım yönetime, yalan yok.
ne demek lan cüzi peşinat, ne demek maç başına para. bu adam 2 yılda aldığı parayı kuruşuna kadar haketti. takıma ışık verdi, renk verdi, hava verdi, emek verdi, hiç kaytarmadı, sağlam olduğu müddetçe hep aslanlar gibi savaştı forması için.
evet sık sakatlanıyor, evet artık yaşlanıyor, evet önümüzdeki yıl kaç maç oynayabilecek tamamen meçhul. ama siz sanıyor musunuz ki bunlar taraftarın umurunda? az oynamış, çok oynamış, gol atmış, atmamış umrumuzda değil.
hep söyledim yine söylüyorum; harry kewell bütün sezon otursun aslantepe'deki locasında çiğdem yesin, maçı izlesin, arada da kalkıp iki el sallasın yeter. ve sırf bunun için 2-3 milyon euro alsa bile, bir tane taraftar çıkıp itiraz etmez. eden varsa bana gelsin!
harry kewell bu taraftar için sadece bir futbolcudan çok daha fazlasıdır.
bütün forma numaraları köpeği olsun... bizimle kaldı, mutluyuz.
bir kaç gün önce tv'de "çok cüzi bir peşinat ve maç başına para teklif edildi, cevap bekleniyor" haberini duyduğumda okkalı küfürlerimi yollamıştım yönetime, yalan yok.
ne demek lan cüzi peşinat, ne demek maç başına para. bu adam 2 yılda aldığı parayı kuruşuna kadar haketti. takıma ışık verdi, renk verdi, hava verdi, emek verdi, hiç kaytarmadı, sağlam olduğu müddetçe hep aslanlar gibi savaştı forması için.
evet sık sakatlanıyor, evet artık yaşlanıyor, evet önümüzdeki yıl kaç maç oynayabilecek tamamen meçhul. ama siz sanıyor musunuz ki bunlar taraftarın umurunda? az oynamış, çok oynamış, gol atmış, atmamış umrumuzda değil.
hep söyledim yine söylüyorum; harry kewell bütün sezon otursun aslantepe'deki locasında çiğdem yesin, maçı izlesin, arada da kalkıp iki el sallasın yeter. ve sırf bunun için 2-3 milyon euro alsa bile, bir tane taraftar çıkıp itiraz etmez. eden varsa bana gelsin!
harry kewell bu taraftar için sadece bir futbolcudan çok daha fazlasıdır.
bütün forma numaraları köpeği olsun... bizimle kaldı, mutluyuz.
2010-2011 sezonu için galatasaray'dan yıllık 1 milyon 80 bin euro sabit ve maç başına 30 bin euro alacak futbolcu. yani 30 maç oynarsa 2 milyon euro kazanacaktır. 30 maç oynarsa zaten alsın adam, helali hoş olsun.
galatasarayımızın aslan parçası, daddy cool'udur.
burda da küçüklük fotoğrafları var ; http://harrykewellfan.net/forum/index.php?topic=47.0
burda da küçüklük fotoğrafları var ; http://harrykewellfan.net/forum/index.php?topic=47.0
lorik cana yüzünden 19 aydın yılmaz yetersizi yüzünden de 7 numaradan olmuş futbolcu.
adam açık açık hayal kırıklığına uğradım diye konuşmuş bide, yazık vallahi.
ben galatasaray başkanı olsam olsam 1 den 99 a kadar bütün numaraları bu adama tahsis ederim.
adam açık açık hayal kırıklığına uğradım diye konuşmuş bide, yazık vallahi.
ben galatasaray başkanı olsam olsam 1 den 99 a kadar bütün numaraları bu adama tahsis ederim.
galatasarayımızın son yıllarda yaptığı en iyi transfer. hem futbolu ile hem de karakteri ile aldığı paranın hakkını veren profesyonel futbolcu. lincoln vakasından sonra ilaç gibi gelmiştir.
rıdvan dilmen kendisi için istediği kadar yaşlı desin. topla çok oynayamıyor desin, yetersiz desin, zerre kadar önemi yok kimse için. bu adam sahada oldukça, oturduğu yerden pas yapsa yeter. ondaki futbol zekası şu takımda başka kimsede yok çünkü. ha kafasını verirse elano ve arda da onun kadar iyi pas dağıtabilir. her neyse.
dediğim gibi, çıksın sahaya, hiç koşmasın, pas yapsın sadece, yeter o. ha ama yaşlılığı falan hikaye, o ayrı. güzel bir dünya kupası geçirmemiş olabilir, ama o 3 sene sonra da sahada forması en çok ıslanan adam olarak sahadan ayrılmazsa ben de neyim.
ha benim demek istediğim bu adamın 3 sene sonra da galatasaray'da oynayacağı değil tabi ki, büyük ihtimalle bu sezon sonunda gerçekten gidecektir. umarım gitmez tabi. neyse.
olay onun yaşı hakkında rıdvan dilmen'in gerçekten çok boş konuşmuş olması. kaç yaşında şimdi 32'mi? daha geçen sene rıdvan dilmen, onun galatasaray'ın en çok koşan adamı olduğunu söylemişti, buna şahit olmuştum %100 futbol programında. ne yani, bir sene yaşlanınca adam koltuk değnekleriyle mi çıkacak sahaya.
ha, konu onun çevikliğiyse, biz onun çevik olmadığını, hızlı olmadığını zaten biliyoruz. geçen sene topu kontra ataklarda başarılı bir şekilde bir anda rakip ceza sahasının menziline sokan tek adam keita'ydı, onun da hızına diyecek laf yok tabi ki. arda desen, getirir, sonra sırtını dönerdi. kewell getirir, hemen pas yapardı. bu da futbol zekası işte. kewell'ın keita kadar hızlı getiremediği bariz, ama bunu sorun yapan nedense sadece rıdvan dilmen.
onu da kim takar allah aşkına. o forma kewell'ın üzerinde olmaya devam etsin, yeter bize.
dediğim gibi, çıksın sahaya, hiç koşmasın, pas yapsın sadece, yeter o. ha ama yaşlılığı falan hikaye, o ayrı. güzel bir dünya kupası geçirmemiş olabilir, ama o 3 sene sonra da sahada forması en çok ıslanan adam olarak sahadan ayrılmazsa ben de neyim.
ha benim demek istediğim bu adamın 3 sene sonra da galatasaray'da oynayacağı değil tabi ki, büyük ihtimalle bu sezon sonunda gerçekten gidecektir. umarım gitmez tabi. neyse.
olay onun yaşı hakkında rıdvan dilmen'in gerçekten çok boş konuşmuş olması. kaç yaşında şimdi 32'mi? daha geçen sene rıdvan dilmen, onun galatasaray'ın en çok koşan adamı olduğunu söylemişti, buna şahit olmuştum %100 futbol programında. ne yani, bir sene yaşlanınca adam koltuk değnekleriyle mi çıkacak sahaya.
ha, konu onun çevikliğiyse, biz onun çevik olmadığını, hızlı olmadığını zaten biliyoruz. geçen sene topu kontra ataklarda başarılı bir şekilde bir anda rakip ceza sahasının menziline sokan tek adam keita'ydı, onun da hızına diyecek laf yok tabi ki. arda desen, getirir, sonra sırtını dönerdi. kewell getirir, hemen pas yapardı. bu da futbol zekası işte. kewell'ın keita kadar hızlı getiremediği bariz, ama bunu sorun yapan nedense sadece rıdvan dilmen.
onu da kim takar allah aşkına. o forma kewell'ın üzerinde olmaya devam etsin, yeter bize.
Gündemdeki Haberler