bugün

/129
Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
insanları gördüm.

Ne yârdan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.

Oymuş, diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği.

(bkz: orhan veli kanık)
yanılmış bir kapıyım simsiyah
kendi üstüme kapanıyorum
seni paris'te kaybettim
yanlış bir yerde arıyorum
bozduğum her saat
içimi büsbütün daraltıyor
hiçbir mutluluğum kalmadı
ne bıraktıysan harcadım
inge bruckhart
resimlerine bakamıyorum

yanlış bir bulut çoğalıyor
akşamları yanılmış içlerime
ağzımda bozuk bir pil tadı
o korku değil artık bu yaşadığım
telefon zillerine dolaşarak
bak ne ben leipzig'deyim
ne de sen istanbul'da
ne depart kahvesi'nde çay içiyoruz
ne tiryaki köpek'te şarap
seni görmeden öleceğim
bir daha görmeden
inge bruckhart
zaten kaç yıldır yaşamıyorum

hep yanıldık mı kimbilir
inanmak geliyor içimden
o yanlış tren bindiğimiz midir?
azala azala unutulduğumuz
hani leipzig garı'nda biten
yine yanlış mı yaşıyoruz
karanlığımızı avuçlarımıza öksürerek
sen bir kadın ıssızlığına koşulmul
yarıdan fazla mavi gözlü
eylülden eylüle gülümseyen
ben görünmez raylara düğümlü
garlarda yankılanan bir erkek
değerinden eksiğine bozulmuş

ölüversek mi ne
en büyük yanlışlığı benimseyerek
gizli bir nem sinmemiş mi ellerine
ya saçların fena halde sonbahar
yanlışlar prensesi inge bruckhart
yine merne üzerine kar yağıyor
geceleyin bembeyaz ıhlamur ağaçları
yanıldıkça lüzumsuzluğunu anlayıp
insan yaşadığından utanıyor
uykularımızda yanlızlık korkuları
dışımız en küstah yanlışlıklar
içimiz en başka türlü ayıp

(bkz: attila ilhan)

http://www.youtube.com/watch?v=RWaaqCd9WHk&t=60s
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

(bkz: nazım hikmet ran)
Eğer yapabilseydim,
Kendimi senin ceplerine sığdırırdım.
Bir an delirebilseydim,
Seni bomboş bir odaya kapatır ve kafalamı duvarlara vura vura 'gitme' derdim.
Gitme.
Çünkü kaybolmuş gibi hissediyorum sen gidince.
Eksiliyorum.
Bilemiyorum ellerimi nereye koyacağımı.
Boğazım düğümleniyor,yutkunamıyorum.
Çünkü bir ağrı saplanıyor ciğerlerime,
Dayanamıyorum.
Gitme.
Sen gidince kardeşliğini unutuyor halklarım.
Savaşların ortasında kalıyorum,
Vuruluyorum,
Yaralanıyorum..
Eğer becerebilseydim göğsümü avuçlarına bırakırdım.
Bir an delirebilseydim,
Gösterirdim sana sen gidince kanser olan yanlarımın dökülen saçlarını.
Nasıl da acıtıyor olduğunu gözyaşlarımın yanaklarımı..
Üzerime evlerin, denizlerin, yolların, göklerin yıkıldığını.
Bir enkazın altında nefessiz kaldığımı.
Kaybettiğimi umudumun bekareketini..
Diyebilseydim,
'Gitme' derdim!
Seninle uysallaşıyor benim içimdeki öfke.
Yani bir sabah uyanıyor ve kesmiyorsam bu dünyanın bileklerini dikine senin gözlerinin rengini barındırıyor diye..
Gitme.
Seninle güzelleşiyorum ben.
Kaybettiğim kimliğimi buluyorum kokunda..
Baharlar buluyorum,
Sebepler buluyorum,
Yarınlar buluyorum.
Gitme,
Yurdum olan adına, mülteci hissediyorum.
Dur bre bülbül
Sen mi kaldın dünyayı düzecek
Ve de düzeltecek
Dur bre bülbül
Ara ver azıcık
Üzme o kadar kendini
Çatlıycaksın
Dur bre bülbül
Üzme beni bu kadar
Beni de çatlatacaksın.
görsel
Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
al tut ellerimi bebek
tut biraz!

benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu,
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz!

benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu,
dağıt saçlarını bebek
savur biraz!

benim doğduğum köyleri
akşamları eşkıyalar basardı.
ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
konuş biraz!

benim doğduğum köylerde
kuzey rüzgârları eserdi,
ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz!

sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
benim doğduğum köyler de güzeldi,
sen de anlat doğduğun yerleri,
anlat biraz!

(bkz: cahit külebi)
geliyorum düşlerin arasından sevinçle
geliyorum çiçeklerin üzerinden sekerek
ah! bize rakı gerek, şarap gerek, mey gerek
ki can içirsin canana o meyleri eliyle
-alper canan
(bkz: güneşin oğlu)
sokakta giderken,
kendi kendime
gülümsediğimin
farkına vardığım zaman
beni deli zannedeceklerini düşünüp
gülümsüyorum.
Dizecikler yazmak,
Methiyeler,
Bir kıza, ayışığına, yıldızlara
Bunu herkes becerir.
Oysa başka duygularım benim, kemiriyor kalbimi
Ve başka düşüncelerim.... eziyor beynimi.

(bkz: sergey yesenin)
görsel
Cahit Sıtkı Tarancı
caz sıkışması

gecenin tahliyesi gecikince
çekinme şehrin açık açık konuşmasından

kimsenin bilmediği bir totem gibi dur olduğun yerde
sana da adres soran bir rüzgar çıkar elbet, eser geçer
saçların, ellerin, elbisen gitmek isterse peşi sıra eğer
bırak, her şey, ne varsa gitsin
limandaki o iskele hepimize yeter

yaklaş çocuklara, sen de bir adres sor hepsine teker teker
muamma nerededir, serbestlik nerede hüküm sürer
bak, yolculuk nasıl da güzelleşecektir birdenbire
hem, üzülme, ayrılık nedir ki, en fazla bir ömür sürer

gecenin tahliyesi gecikince
çekinme şehrin açık açık konuşmasından

bir yara bul kendine, kabuğuyla oyalan
sebep yoksa, zamanı gelince nasılsa unutulur neticeler
unutulmuş gibiyim ben.
ve insan bir bakıma unutulmuş gibidir.
bilmem ki nasıl anlatmalı?
yalnız bile değilim.

- edip cansever.
(bkz: Atilla ilhan) / aysel git başımdan

Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...
Seni her özlediğimde sevgilim,
Gökyüzüne bakıyorum;
Göğün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü.
Seni her özlediğimde bir tanem,
Denizlere bakıyorum.
Ufuğa bakınca mucizeni görüyorum çünkü.
Seni her özlediğimde bir tanem,
Kuşlara bakıyorum.
O kanatlardaki özgürlüğünü görüyorum çünkü.
Ve aşkım, seni her özlediğimde,
Adında isyan ediyorum.
Seni özlemek istemiyorum ben,
Ben seni yaşamak istiyorum,
Seni her özlediğimde sana bakmak istiyorum
Ve seni sende görmek sadece

(bkz: Behçet Necatigil)
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol ismail’ce
Bıçak senden incinmesin.

Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.

il göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Kaynak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.

Abdurrahim Karakoç/
NE iÇiNDEYiM ZAMANIN
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
içim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.

Ahmet Hamdi Tanpınar
Ve bu yorgun,
bu hüzünlü yüreği,
benim değilmiş gibi,
hiç kimse görmeden
Şöyle bir yol kenarına bıraksam.
Sen istinyede bekle ben burdayım
içimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Çünkü ben buradayım karanlıktayım
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüviyetini sordu mu
Ben senin olmadığını arıyorum
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
Hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

(bkz: attilla ilhan)
https://www.youtube.com/watch?v=Zey-uKd1mKg

hüviyet: kimlik
hem allah sevmez hem kul sevmez cimri kimseleri,
yaratan verir sahiplenirsin sen nimetleri,
hiç düşünmezsin başına gelecek illetleri,
ebedi yakar cimrileri ateş göletleri.
Bölük pörçük imgeler
Hani pul pul serpilen
Şenlikte düğünde görülen
Yağmur bu ne çabuk geçer

Bölük pörçük düşler
Sırtında bir ölü
Bu ağır yükü
indirince çilen biter

Bölük pörçük düşünceler
Yüzün yarım aynalarda
Öteki yarımı arar da
Deli gibi yollara düşer

Bir gelir bir gider
Bilemezsin ne yapacağını
Yadırgarsın çağını
Tanıyamaz seni görenler.

(bkz: nahit ulvi akgün)
içimde
Bildiğim ama
Tarifini edemediğim
Geçmek bilmeyen
Tuhaf bir durum var
Pazartesi gibi
Sensizlik
Almış başını gidiyor
Hasretin saati son limitte
Zaman
Yüklenmiş tüm anlamsızlığını
Anla işte durum
Oldukça
Sıkıntılı.

nazlı arman
içkiye benzer bir şey var bu havalarda
Kötü ediyor insanı, kötü...
Hele bir hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde.
Dertli ediyor insanı, dertli.

içkiye benzer bir şey var bu havalarda,
Sarhoş ediyor insanı, sarhoş.

orhan veli kanık
Gelme artık, unutulmuş aşkların basit bir eskisisin,
Sevilmelerin en güzelini yaşamış unutulmuş bir aşksın
Dünyanın en hüzünlü şarkısında ki en güzel notaydın
Keşke gitmeseydin demiyorum zamanı gelince sonbaharın
O yaprak dökülecek, o dal kırılacak, sen gideceksin.
Unutsun beni demişsin,
Bu bana imkansız geliyor.
Çünkü unutmam için
Önce seni hatırlamam gerekiyor.

Cemal Süreya
© copyright 2005 - 2026