bugün
- hep kendini suçlamak10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar7
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- havalar da ısındı9
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması3
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- sigarayı tersten yakmak4
- güne bir şarkı bırak6
- araplaşmış türkler3
- güne bir söz bırak2
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- yalnız yaşamak12
- hazır mantı5
- baygın koku2
- çelenk2
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- türkçe ezana kuduran türk3
- paşa gönlüm bilir2
- götü büyük kadın3
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- true'ya arkadan sahip olmak16
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- sadece bayan entrylerini okumak5
- şeytan2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- ona bir şey söyle17
- çekyat kanepe kaplatma4
- iyi bakalım4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- uysaljakoben11
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- superman rolünü oynayan kişiler2
- hangi manifest kızısın8
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- wp hesabını silmek2
- kız arkadaşının her bokuna karışan erkek2
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- evlenmeyi başaramamış erkek5
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- eşek sucuğu3
- varoşluk göstergesi küçük detaylar5
en acı şarkıdan bile daha etkili, çok pis vuran bir farid farjad eseri. *
kalp sızlatan , hayatın bom boş olduğunu hissettiren şarkılardan.
bünyede sezen aksu şarkılarına denk etkiler bırakan farid farjad eseri. insan her ikisininde karşısına çıkıp sormak istiyor; neden böyle yapıyorsunuz?!
https://www.youtube.com/watch?v=BbEw5X9QzMs
https://www.youtube.com/watch?v=BbEw5X9QzMs
farid farjad'ın mükemmel eseri. güller anlamına gelir.
öyle bir yer düşünün ki, kalabalık, gürültülü. istiklal caddesi mesela, veya bir stad. kulağınız bu müziğe aşina ise, istediğiniz vakit anımsayabiliyorsanız tınılarını, işte o vakit neresi olursa olsun içinizi bir huzur kaplar. öyle bir adamdır işte bu. alır kemanı eline, dinleyeni binlerce kilometre uzaklaştırır olduğu yerden.
öyle bir yer düşünün ki, kalabalık, gürültülü. istiklal caddesi mesela, veya bir stad. kulağınız bu müziğe aşina ise, istediğiniz vakit anımsayabiliyorsanız tınılarını, işte o vakit neresi olursa olsun içinizi bir huzur kaplar. öyle bir adamdır işte bu. alır kemanı eline, dinleyeni binlerce kilometre uzaklaştırır olduğu yerden.
piyano anlatmaya başlıyor onların hikayesini, öyle bir hikaye ki, tekdüze, sıradan, arkaplanda kalan yaşanmışlıkların ardındaki kalıntılar gibi. ama keman gecikmiyor isyan etmekte. başkaldırıyor tekdüzeliğe, karşı çıkıyor sıradanlığa ve su gibi sesiyle karanlığın içindeki aydınlıktan bahsediyor, dikenlerin içindeki güllerden. o bahçedeki güzel günleri anıyor karanlığa inat, yaad ediyor geçmişi korkusuzca. dikenlerin eline battığını hissetmiyor, farketmiyor ışığı göremediğini artık yada farketmek istemiyor galiba. diyor ki "biz, gri insanların siyah beyaz hayatlarını yaşadıkları o yerde, küçük renkli dünyamızı kurup, pembe hayallere dalmasını bildik. çevremiz kaybolmuşluğun derinliklerine sürüklenirken bizim umudumuz vardı." gözyaşları tane tane yuvarlanıyor yanaklarında sebepsiz. acısı içine akıyor yavaşça, belli etmeden...
Ben öyle uzun uzadıyasıya yaşayıp gideyim... hayatımın fon müziği olarak hep sen çal golha. Beynimin içinde yankılan hiç ara vermeden, raksını yap ve ruhuma sahip ol
güller anlamındaki farsça kelime.
ben ağlamam diyen birisine tam kahkaha atarken dinletmeye başlayın bu parçayı. ağlamazsa anlayın ki kalpsizdir.
bir farid farjad harikası. deyim yerindeyse elinde ki kemanı ağlatıyor aynı zamanda dinleyen herkesi amansız boğazını düğümlüyor. Dünyanın en mutlu insanıyken, dünyanın en mutlu insanıyken bir anda hüzünlendirebiliyor.
ne yazsam eksik anlatacağım bir farid farjad bestesi. bu şarkıları yapan nasıl bir ruhtur ki kelimeleri kifayetsiz bırakır böyle.
bazı şarkılar özeldir ya, bu da onlardan biridir işte, hüznün diğer adı belki. acımsı bir tat ve alabildiğine yalnız. somut dünyadan soyuta terfi süreci. sanat.
bazı şarkılar özeldir ya, bu da onlardan biridir işte, hüznün diğer adı belki. acımsı bir tat ve alabildiğine yalnız. somut dünyadan soyuta terfi süreci. sanat.
'kemanı ağlatan adam'ın beni de ağlattığı parçasıdır.
farid farjad' ın eşi benzeri olmayan muhteşem parçalarından sadece bir tanesidir. farsça da 'güller' anlamına gelmektedir.
( http://www.dailymotion.co..._golha-farid-farjad_music )
(bkz: kemanlarda konuşabilir ve aynı zamanda ağlar)
( http://www.dailymotion.co..._golha-farid-farjad_music )
(bkz: kemanlarda konuşabilir ve aynı zamanda ağlar)
insanı alıp götüren, tekme tokat döven, ağzını burnunu kıran farid farjad eseri.
http://fizy.com/#s/130nj4
http://fizy.com/#s/130nj4
farid farjad'ın konuşmadan da çok şey anlatabileceğini; insanın kulağına, yüreğine ifşa edercesine çaldığı kemanın büyülü parçası. sanki dünyevi şeylere değil de daha ötelere olan özlemin parçası gibi. annesiz babasız kalmış bir çocuğun feryadı gibi.
biraz sonra ölecekmişim gibi bir duyguya kaptırır beni. ne zaman dinlesem hayattımda kırdığım ne kadar insan varsa film şeridi gibi gözlerimin önünden geçer. çaresiz bırakan, boyun büktüren, aforoz ettiren bir farid farjad eseridir.
sezen aksu'nun farid farjad kalitesine asla ulasamayacagi realitesi esliginde, farjad'in anroozha serisinin sakat eserlerindendir.
Keman çaldıkça insanın yüreğine acılar üşüşür. Nedendir bilmiyorum bu eser geçmişteki kötü şeylerin acısını değil de, geçmişteki güzel şeylerin mazide kalacak olmalarının üzüntüsünü gönlüme bırakıyor her seferinde.
Yıllardır dinlediğim ölümsüz eser. Eski sevgilime dinletmiştim bir keresinde yani sevgilimdi o zamanlar ölüm marşı gibi demişti. Belliydi yürümeyeceği iki insanın iyi anlaşabilmesi için en az bir tane ortak ilgi alanı gerekiyor
Recep Satılmış adlı aktif bir şaire ait şiir. Farid Farjad'ın aynı adlı eserini fondan verip okuyunca daha bir içli oluyor.
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
ağlatır .
(bkz: farid farjad).
Tam kış şarkısıdır.
Şarkı demek haksızlık olabilir, affola. Ruh dinlendirici.
Şarkı demek haksızlık olabilir, affola. Ruh dinlendirici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar