bugün
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması5
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi11
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları3
- ama kent uzlaşısı6
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- midilli adası6
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- ülkücü vs pkklı3
- meal kuran değildir26
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim2
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- duş almak vs duş yapmak6
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- online kumar4
- geceye güzel bir söz bırak6
- stack overflow kopyala yapıştır4
- pforzheim şu an 21 derece3
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- erkek gibi konuşan kız7
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- euro'nun 55 tl olması2
- gecenin film sahnesi5
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- 5 ağustos 20263
- iremga12
- afrika nasıl kalkınabilir15
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- bella hadid5
- 40 hadis3
- velvet almanyaya gel5
- mohamed salah ghaly5
- kendini anlatamamak6
- kız arkadaş kiralamak7
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- velvet14
- arkadaşlar bakar mısınız9
- polonya2
- lionel messi2
- ıban at4
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
en acı şarkıdan bile daha etkili, çok pis vuran bir farid farjad eseri. *
kalp sızlatan , hayatın bom boş olduğunu hissettiren şarkılardan.
bünyede sezen aksu şarkılarına denk etkiler bırakan farid farjad eseri. insan her ikisininde karşısına çıkıp sormak istiyor; neden böyle yapıyorsunuz?!
https://www.youtube.com/watch?v=BbEw5X9QzMs
https://www.youtube.com/watch?v=BbEw5X9QzMs
farid farjad'ın mükemmel eseri. güller anlamına gelir.
öyle bir yer düşünün ki, kalabalık, gürültülü. istiklal caddesi mesela, veya bir stad. kulağınız bu müziğe aşina ise, istediğiniz vakit anımsayabiliyorsanız tınılarını, işte o vakit neresi olursa olsun içinizi bir huzur kaplar. öyle bir adamdır işte bu. alır kemanı eline, dinleyeni binlerce kilometre uzaklaştırır olduğu yerden.
öyle bir yer düşünün ki, kalabalık, gürültülü. istiklal caddesi mesela, veya bir stad. kulağınız bu müziğe aşina ise, istediğiniz vakit anımsayabiliyorsanız tınılarını, işte o vakit neresi olursa olsun içinizi bir huzur kaplar. öyle bir adamdır işte bu. alır kemanı eline, dinleyeni binlerce kilometre uzaklaştırır olduğu yerden.
piyano anlatmaya başlıyor onların hikayesini, öyle bir hikaye ki, tekdüze, sıradan, arkaplanda kalan yaşanmışlıkların ardındaki kalıntılar gibi. ama keman gecikmiyor isyan etmekte. başkaldırıyor tekdüzeliğe, karşı çıkıyor sıradanlığa ve su gibi sesiyle karanlığın içindeki aydınlıktan bahsediyor, dikenlerin içindeki güllerden. o bahçedeki güzel günleri anıyor karanlığa inat, yaad ediyor geçmişi korkusuzca. dikenlerin eline battığını hissetmiyor, farketmiyor ışığı göremediğini artık yada farketmek istemiyor galiba. diyor ki "biz, gri insanların siyah beyaz hayatlarını yaşadıkları o yerde, küçük renkli dünyamızı kurup, pembe hayallere dalmasını bildik. çevremiz kaybolmuşluğun derinliklerine sürüklenirken bizim umudumuz vardı." gözyaşları tane tane yuvarlanıyor yanaklarında sebepsiz. acısı içine akıyor yavaşça, belli etmeden...
Ben öyle uzun uzadıyasıya yaşayıp gideyim... hayatımın fon müziği olarak hep sen çal golha. Beynimin içinde yankılan hiç ara vermeden, raksını yap ve ruhuma sahip ol
güller anlamındaki farsça kelime.
ben ağlamam diyen birisine tam kahkaha atarken dinletmeye başlayın bu parçayı. ağlamazsa anlayın ki kalpsizdir.
bir farid farjad harikası. deyim yerindeyse elinde ki kemanı ağlatıyor aynı zamanda dinleyen herkesi amansız boğazını düğümlüyor. Dünyanın en mutlu insanıyken, dünyanın en mutlu insanıyken bir anda hüzünlendirebiliyor.
ne yazsam eksik anlatacağım bir farid farjad bestesi. bu şarkıları yapan nasıl bir ruhtur ki kelimeleri kifayetsiz bırakır böyle.
bazı şarkılar özeldir ya, bu da onlardan biridir işte, hüznün diğer adı belki. acımsı bir tat ve alabildiğine yalnız. somut dünyadan soyuta terfi süreci. sanat.
bazı şarkılar özeldir ya, bu da onlardan biridir işte, hüznün diğer adı belki. acımsı bir tat ve alabildiğine yalnız. somut dünyadan soyuta terfi süreci. sanat.
'kemanı ağlatan adam'ın beni de ağlattığı parçasıdır.
farid farjad' ın eşi benzeri olmayan muhteşem parçalarından sadece bir tanesidir. farsça da 'güller' anlamına gelmektedir.
( http://www.dailymotion.co..._golha-farid-farjad_music )
(bkz: kemanlarda konuşabilir ve aynı zamanda ağlar)
( http://www.dailymotion.co..._golha-farid-farjad_music )
(bkz: kemanlarda konuşabilir ve aynı zamanda ağlar)
insanı alıp götüren, tekme tokat döven, ağzını burnunu kıran farid farjad eseri.
http://fizy.com/#s/130nj4
http://fizy.com/#s/130nj4
farid farjad'ın konuşmadan da çok şey anlatabileceğini; insanın kulağına, yüreğine ifşa edercesine çaldığı kemanın büyülü parçası. sanki dünyevi şeylere değil de daha ötelere olan özlemin parçası gibi. annesiz babasız kalmış bir çocuğun feryadı gibi.
biraz sonra ölecekmişim gibi bir duyguya kaptırır beni. ne zaman dinlesem hayattımda kırdığım ne kadar insan varsa film şeridi gibi gözlerimin önünden geçer. çaresiz bırakan, boyun büktüren, aforoz ettiren bir farid farjad eseridir.
sezen aksu'nun farid farjad kalitesine asla ulasamayacagi realitesi esliginde, farjad'in anroozha serisinin sakat eserlerindendir.
Keman çaldıkça insanın yüreğine acılar üşüşür. Nedendir bilmiyorum bu eser geçmişteki kötü şeylerin acısını değil de, geçmişteki güzel şeylerin mazide kalacak olmalarının üzüntüsünü gönlüme bırakıyor her seferinde.
Yıllardır dinlediğim ölümsüz eser. Eski sevgilime dinletmiştim bir keresinde yani sevgilimdi o zamanlar ölüm marşı gibi demişti. Belliydi yürümeyeceği iki insanın iyi anlaşabilmesi için en az bir tane ortak ilgi alanı gerekiyor
Recep Satılmış adlı aktif bir şaire ait şiir. Farid Farjad'ın aynı adlı eserini fondan verip okuyunca daha bir içli oluyor.
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
ağlatır .
(bkz: farid farjad).
Tam kış şarkısıdır.
Şarkı demek haksızlık olabilir, affola. Ruh dinlendirici.
Şarkı demek haksızlık olabilir, affola. Ruh dinlendirici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar