bugün
- nihoşun ölümü10
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi16
- özgür özel'in tutuklanması9
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- benim çocuğum yapmaz annesi4
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız3
- akp vs pkk6
- kıbrısı ingilize veren padişah3
- kolonoskopi3
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- lore peyniri4
- sözlük yazarı dövmek6
- vitamin hapı kullanmak2
- enver paşa3
- 90 lar2
- arka kapının gıcırdaması5
- yeni parti7
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- truvalı helen3
- yazarların sgk borcu4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- dm açsana diyen erkek5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- en güvenilir siyasi lider2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- osmanlıca3
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- meal kuran değildir26
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- ama kent uzlaşısı6
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek8
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- bayan yazarların nick altı2
- kaplumbağaya yem verdim3
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- aile hekimi5
- namazlı mealler kuran değildir2
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- ali vefa11
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- ikinci el otomobil piyasası2
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- 5 ağustos 2026 üç kadın cinayeti üç bavul2
- midilli adası6
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- duş almak vs duş yapmak6
Recep Satılmış adlı aktif bir şaire ait şiir. Farid Farjad'ın aynı adlı eserini fondan verip okuyunca daha bir içli oluyor.
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar