bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek6
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı13
- nasıl açık oylarız4
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor3
- gecenin şarkısı4
- terhis oluyorum sözlük21
- 20078
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- en güzel geçen yıllar4
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- levent yüksel4
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- trafikte korna çalmanın işlevi6
- yersiz şaka2
- fm27 takım önerileri2
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- akıllı telefon kullanan erkek9
- öbür sözlükte sözlüğümüzü karalayan karaktersz3
- camilerdeki ayak kokusu11
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli2
- memeniz açık kalmış2
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- deveciolpeyy4
- 20053
- münafık11
- sevişirken video kaydı yapmak3
- victor osimhen9
- aponun villası5
- psikiyatri kliniği3
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- renault twingo alıp çılgınlar gibi gezmek3
- ince siyah çorap3
- 7 kasım 20264
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- karnımdaki bebeğin babası kim bilmiyorum4
- kieferorthopade3
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi5
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- uludedişin çılgın bir serseri olması3
Recep Satılmış adlı aktif bir şaire ait şiir. Farid Farjad'ın aynı adlı eserini fondan verip okuyunca daha bir içli oluyor.
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
2-3 satırlık şiirleri bile okumayan biri olarak başından sonuna kadar mest etti beni doğrusu. Paylaşmadan edemedim.
GOLHA
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.
insanlar varmış yokmuş, film izler gibi
Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi
Yola koydum, gönülden bir kervan
Dönsün yükü dolu, dönsün devran
Dağlarında duman, gözlerinde seyran
Yollarımda kış, içimde hardın, yar
Düştüm ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum
Kaç inci yuttum, sularında
Ayakları olsa da kuşların, uçmayı severler
Solacağını bilse de çiçekler, açmayı severler
Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar
Bir burun sızlamasıyla başlar
Neyin inlemesi, bir keman sürekli ağlar
Ve ben kıvrılıp uyurum her gece
Fotoğrafının köşesine
Ah ayrılık yaman ayrılık.
Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı
Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
Tutuklusu'yum yolsuz, hayalet şehirlerin
Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
Divane edip beni, efsanelere kardın, yar
Tutunmaya çalışırken saçlarına
Koca tufan
Ancak savura bildi telini
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa
Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
Ölüler diriltir içimde umut dolu, ruhsuz masallar
Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
Yedi kere yuttum o masallarının cücelerini
Kadın kılığında kurdu, başıma sardın, yar
Sevdiğim
Bir yanın yeldi, bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Kırılıp ta kokan
Bir gül ağacıydım
Ayakları altında tufanın
Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde
Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
Akıldan gönül’e, fikirlerim de kördüğüm sensin
Perdeler ardından bakıp bakıp kaçardın, yar,
Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun,
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep
Aşka kurban olacağım
Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere
Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
iğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
Bir tebessümle dünyama, renkler saçardın, yar
Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime
Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
Balda şerbette her lezzetin tadı senindir…
Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar
Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne Yeter seni yazmaya,
Denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Zaman da birleşe ömürler
Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
Düşmeden damlası henüz, eriyip söndüm
Sen acının, elemin, açlığın telafisi
Senden sonrası? varsın çıksın çivisi
Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
Ben sana sen yıldızlara akardın yar
Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Dilindeki türküsün
Cennet yolcularının
Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
Ruhuma sarıldı, karıştı kanıma vecde si
Golha
Sen ki
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu akdeniz
Süzülen damla göz yaşı.
insanın öz suyu ana rahminde
Her ölünün ruhuna üflenecek duasın
Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine
Şairin diğer şiirlerini merak edenlere: http://www.antoloji.com/recep-satilmis/siirleri/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com