bugün

(bkz: son giden)
Bir gecedir bütün geceler gibi
Saçlarında,tanıdığın ellerin en ağırı
Gözlerinde maceraların en derini...
Sana anlatırlar geçenle kalandan
Bir gecedir bütün geceler gibi
Karanlıklardan,aydınlıklardan

Ne varsa kendincedir
Pencere camlarında ışıklar parlar
Halıda yatar eşyanın gölgesi
iç içedir artık sokaklar,evler,odalar
Duvarlar bakışları keser,kapılar sesi
Ne varsa kendincedir

Ve senin,üzerinde binbir düşünce,günden
Oynaşır hatıranla,kalbinle,ümitlerinle
Herşey düşünmektedir seninle
Birden,bir rüzgar eser,sana doğru senden
Seninle çoğalmaya başlar kendisiyle bitenler
Hatırlayan ellerinle,unutmayan gözlerinle

Değişir sezilecek kadar yavaştan
Değişir istenen istenmeyen
O koruyan zor yalanlar silinir
Büyür kolay bir doğru,bilinen,söylenmeyen
Uyuyanlar uyanmış,ölüler dirilmiştir
Bir gecedir sana doğru senden

Bir gecedir sana doğru senden...
Geçen yaşadığındır,yaşarken anlamadan
Kalan bir gerçektir belki
Bir iğne gibi kaybolan,bir bardak gibi kırılan
Gelen sanki beklediğindir
Ve giden,en tatlı,en sıcak,en kocaman..

özdemir asaf
kalandır aslında giden.
-neden bu; beklenen gece için gündüzleri karartmak,henüz varken gitmeme.
+hiç aklında değil oysa kalanın ben olacağı.
-kalmak kadar sancılıdır elbet hissettiklerim.
+nafile! sızlamak neye yarar ayaklar yola değdiğinde?kalan benim, bekleyen ben olacağım.
-döneceğim.gözyaşların kurumadan.
+hiç kurumayacaklar...
"kal" denmeyecek olandır.

(bkz: gelene git gidene kal denmez)
adı üzerinde uzaklarda olandır. kalan sağlara bakmalıdır. aileden biriyse tez zamanda dönmesi beklenendir elbet.
kalan olmak zorunluluk sayildiginda giden olmak sorumluluktur ki bu cok daha zordur. suclayacak kimsede yoktur tek basina debelenir durur insan donse donemez gitse gidemez bi adim ileri. giden olusu baskalarina goredir sadece. bole bi kisir dongudur iste giden olmak hatta bazen ne gidebilip ne kalabilen olmaktir.

(bkz: babam ve oglum)
nazım hikmet şiiri.

camların üstünde gece ve kar.
bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
istasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor.
ben dolaşıyorum...
gece ve kar - pencerelerde.
bir şarkı söylüyorlar içerde.
bu, giden kardeşimin en sevdiği şarkıydı.
en sevdiği şarkı...
en sevdiği...
en......
kardeşler, bakmayın gözlerime
ağlamak geliyor içimden...
bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
istasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor..
gece ve kar pencerelerde.
bir şarkı söylüyorlar içerde!
gitmek kolaydır da,
ya canım ellerini tutmak isterse..?
seviliyorsa eğer geride kalanı acılara boğacak kişidir.
(bkz: giden mi surgun kalan mi)
geri dönmesi istenmeyen hatta arkasına bile bakmasına tahammül edilmeyen kişidir.arkasından en fazla el sallanır uğurlar ola denir ve de hayat kapısı ona artık kapanmıştır.odası temzilenir ve de hayalleriyle birlikte bir daha açılmamak üzre kapatılır.
yolu acik olasidir..

lakin kalana da yurek sancisidir... *
arkasından ağlanılmaması gerekilen kişi.
gidiyor musun ? anlamına gelen kıbrıs şivesinde kullanan söz.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com