bugün
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok8
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması8
- mezut barzani nin yahudi olması19
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- bir gün herkes ak partili olacak9
- arkadaşlar şifalandım11
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi4
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen17
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri4
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- okul saldırısı3
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- togg4
- kadir mısıroğlu fan clup8
- fondan parayı vuramamak3
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- çok sıkıcı lan3
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- esenyurtta bir lisede bıçaklı kavga3
- amerikan kuklası halife4
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci2
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- özgür özelden umut bekleyen insan3
- allah varsa nerede6
- ak partili ahlakı14
- ceset sikmek11
- rahmetli ekrem imamoğlu4
- salat namaz değildir10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- gavur izmir den mümin izmir e2
- yusuf atılgan aylak adam2
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- sosyal çürüme3
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- fatma betül sayan kaya37
- sözlüğe bir kitap bırak2
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- akp kazandı5
- scarlett johansson4
- insidious out of the further2
- sözlük radyosu yayın yapsın4
- belediye başkanı çalmak5
- hastayken bile cinsellik düşünmek4
- mekke anlaşması4
sosyolojinin bir bilim disiplini olarak kabul görmediği dönemlerde ona güzel bir don biçmek amacıyla "toplum nedir?" , " sosyoloji toplumu nasıl araştırmalıdır?" , "sosyolojinin problem alanları nelerdir?" soruları etrafında tartışmalar yürütür. bu tartışmaları da 'sosyolojinin temel problemleri' adlı makalesinde toplar.
ona göre "toplum nedir?" sorusunun cevabı oldukça basittir: insanlar arasındaki etkileşim. doğal olarak sosyolojinin kendine özgü ilgi alanı da temel toplumsal etkileşim biçimleridir.bu alanla ilgili çalışmalarda biçim/form ve içerik ayrımı yapılarak başlamalıdır. burada da kant'ın hatta hume'un soluğunu hissedebiliyoruz. tabi biçim simmel için daha önemlidir. misal; sınıf mücadelesinin doğası ve sonuçlarını anlamaya çalışır ama oturup bir grevi gözlemleyerek bir sonuca varmaya çalışmaz.
sosyolojinin problem alanlarını ise üç alan olarak belirlemiştir:genel sosyoloji,saf ve formel sosyoloji,felsefi sosyoloji.
genel sosyoloji, tüm tarihsel hayatın araştırılmasıyla ilgilenir. ama durkhiem ve comte'un sosyal evrimci anlayışı gibi değil.gerçi nasıl olması gerektiğini simmel kendisi bile bilemiyor.
ikincisi,temel etkileşim biçimlerinin tarihten bağımsız bir şekilde ele alınmasını gerektiren saf ve formel sosyoloji.
felsefi sosyoloji ise simmel'in 'insanın varoluş amacı toplum mudur,yoksa toplum sadece bireysel hedeflerin bir aracı mıdır? gibi sorular sorup içinden çıkamadığı bir alandır.
simmel'in belirlediği bu 3 alandan 1. ve 3. alanlar kendisi dahil kimseyi tatmin edecek metodolojiye kavuşamamıştır.ama simmel'i simmel yapan 2. alandır.
formel sosyolojide, sosyal tipler,sır ve sır toplumu,moda,çatışma,inançlık ve minnmettarlık,soyluluk,tabi kılma ve tabi olma,grup ilişkileri ağı gibi konularla haşır neşir olduğu görülür.
ayrıca sosyal tiplerinden en meşhuru yabancıdır. diğerleri:cimri,müsrif,maceracı ve asilzadedir.
yine kendi kavramlarından biri olan toplumsal geometriyle alakalı görüşleride oldukça ilginçtir.iki kişilik grupla üç kişilik grup arasındaki farktan söz eder.kısaca, üçüncü eklenince ilişkinin/grubun boku çıkarmış.
yazdıklarının söylediklerinin değeri moderniteyle birlikte daha da bir idrak edilen zattır kendisi.
yanılmıyorsam türkçeye çevrilmiş bir tane kitabı vardır * o da çevirmenleri arasında tanıl bora'nın da bulunduğu,"modern kültürde çatışma adlı eseridir.
birazda magazin:simmel'in babası musevi bir iş adamıdır ama kendisi hristiyan bir dadı tarafından büyütülmüştür.italyancası iyidir.
berlin üniversitesinde,max weber ve edmund husserl'in desteğine rağmen profesör kadrosuna uzun süre alınmamış.
1910 'da weber ile birlikte alman sosyoloji derneğini kurmuştur.
ona göre "toplum nedir?" sorusunun cevabı oldukça basittir: insanlar arasındaki etkileşim. doğal olarak sosyolojinin kendine özgü ilgi alanı da temel toplumsal etkileşim biçimleridir.bu alanla ilgili çalışmalarda biçim/form ve içerik ayrımı yapılarak başlamalıdır. burada da kant'ın hatta hume'un soluğunu hissedebiliyoruz. tabi biçim simmel için daha önemlidir. misal; sınıf mücadelesinin doğası ve sonuçlarını anlamaya çalışır ama oturup bir grevi gözlemleyerek bir sonuca varmaya çalışmaz.
sosyolojinin problem alanlarını ise üç alan olarak belirlemiştir:genel sosyoloji,saf ve formel sosyoloji,felsefi sosyoloji.
genel sosyoloji, tüm tarihsel hayatın araştırılmasıyla ilgilenir. ama durkhiem ve comte'un sosyal evrimci anlayışı gibi değil.gerçi nasıl olması gerektiğini simmel kendisi bile bilemiyor.
ikincisi,temel etkileşim biçimlerinin tarihten bağımsız bir şekilde ele alınmasını gerektiren saf ve formel sosyoloji.
felsefi sosyoloji ise simmel'in 'insanın varoluş amacı toplum mudur,yoksa toplum sadece bireysel hedeflerin bir aracı mıdır? gibi sorular sorup içinden çıkamadığı bir alandır.
simmel'in belirlediği bu 3 alandan 1. ve 3. alanlar kendisi dahil kimseyi tatmin edecek metodolojiye kavuşamamıştır.ama simmel'i simmel yapan 2. alandır.
formel sosyolojide, sosyal tipler,sır ve sır toplumu,moda,çatışma,inançlık ve minnmettarlık,soyluluk,tabi kılma ve tabi olma,grup ilişkileri ağı gibi konularla haşır neşir olduğu görülür.
ayrıca sosyal tiplerinden en meşhuru yabancıdır. diğerleri:cimri,müsrif,maceracı ve asilzadedir.
yine kendi kavramlarından biri olan toplumsal geometriyle alakalı görüşleride oldukça ilginçtir.iki kişilik grupla üç kişilik grup arasındaki farktan söz eder.kısaca, üçüncü eklenince ilişkinin/grubun boku çıkarmış.
yazdıklarının söylediklerinin değeri moderniteyle birlikte daha da bir idrak edilen zattır kendisi.
yanılmıyorsam türkçeye çevrilmiş bir tane kitabı vardır * o da çevirmenleri arasında tanıl bora'nın da bulunduğu,"modern kültürde çatışma adlı eseridir.
birazda magazin:simmel'in babası musevi bir iş adamıdır ama kendisi hristiyan bir dadı tarafından büyütülmüştür.italyancası iyidir.
berlin üniversitesinde,max weber ve edmund husserl'in desteğine rağmen profesör kadrosuna uzun süre alınmamış.
1910 'da weber ile birlikte alman sosyoloji derneğini kurmuştur.
1858-1918 yillari arasinda yasamis yahudi filozof, sosyolog ve yazardır. En önemli eserlerinden biri ''Philosophie des Geldes'' (Paranın Felsefesi)dir.
simmel'deb bir alıntı;
''voltair'e göre insanın bir tanrı fikrine o kadar çok ihtiyacı vardır ki,tanrı olmasaydı onu icat etmek gerekirdi... ancak tanrı'ya karşı alınan olumsuz tavır, ondan uzaklaşan devinim öyle derin anlamlar kazanır ki... an gelir şu iddia edilebilir: Bir tanrı olsaydı bile, onu inkar etmek gerekirdi. (1899)''
simmel'deb bir alıntı;
''voltair'e göre insanın bir tanrı fikrine o kadar çok ihtiyacı vardır ki,tanrı olmasaydı onu icat etmek gerekirdi... ancak tanrı'ya karşı alınan olumsuz tavır, ondan uzaklaşan devinim öyle derin anlamlar kazanır ki... an gelir şu iddia edilebilir: Bir tanrı olsaydı bile, onu inkar etmek gerekirdi. (1899)''
(bkz: formel sosyoloji)
üstün insan ile ilgili idealini, başka bir boyuttan ele almıştır;
insanlık, her döneminde, yalnızca sürekli olarak yinelenebilecek sınırlı sayıda evrim biçimleriyle donatılabilir; oysa üst insan ideali, geleceğe doğru yönelen düz bir evrim çizgisi talep eder.
insanlık, her döneminde, yalnızca sürekli olarak yinelenebilecek sınırlı sayıda evrim biçimleriyle donatılabilir; oysa üst insan ideali, geleceğe doğru yönelen düz bir evrim çizgisi talep eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar