bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    1859-1938 yılları arasında yaşamış alman filozofu.
    2 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    fenomolojinin kurucusu yahudi filozof..sartre yi oldukça fazla etkilemiş olsa gerekki sartre nin düşüncelerinde husserlin etkisi görülür..
    3 ... ebuzer
  3. 3.
    özne ile nesne arasındaki ayrım ve bunun sonuncunda oluşan yabancılaşmanın öze ait bir sezgi ile çözülebileceğine inanmıştır.
    2 ... calderon de la barca
  4. 4.
    Özün bilineceğini ileri sürmüştür. Ona göre öz fenomenin içinde vardır ve bilinç onu yakalayabilir.
    1 ... teamomamita
  5. 5.
    bu kapalı kutudan, kendi ben'imden (ego), başka ben'e (alter ego) nasıl geçeceğim?.. başka ben, bana direnebilen ben'dir. benim için başkasının vücudunun ancak kendi vücudumla anlam kazanabileceğini öğrenmiş bulunuyorum. başkasını, ancak kendi vücuduma dayanarak idrak edebilirim (husserl buna, "anlam aktarması" diyor.) ama, başkasının vücudunu kendi vücudum olarak değil, başkasının vücudu olarak idrak etmeliyim. aradaki benzerlik yeter mi?.. bu bezerlikten ötürü, kendi vücudumdan aldığım vücud anlamını başkasının vücuduna aktarır ve çağırırım. başka vücudum, benim için, başkasının vücudu olarak varolabilmesi, kendi vücudumun örneklik etmesiyle mümkündür. kendi vücuduma bakarak başka vücudun ne olduğunu bilebilirim. ilk kurduğum vücut, kendi vücudum olduğuna göre, başkasının vücudunu kendi vücudumdan yapacağım bir aktarma ve çağrışımla kurarım. buradaki çağrışım (association), objelerden birinin kayarak öbürünün anlamıyla birleşmesidir.

    galiba (bkz: anlasilmamis entry)
    1 ... diablerie
  6. 6.
    husserl, genel geçerli ve herkesçe bilindiği sanılan şeyler hakkındaki "zan" ve "kanaat"leri terkederek, bunların anlamlarını yeniden bulmanın felsefesini getirir. bu terketme işlemine "epoche" adını verir; yani, "hüküm vermekten kaçınma".. fenomenolojinin temeli olan epoche tavrına göre, hiçbir şey, fenomenolojik araştırmaya tabi tutulmadan bilinmeyecek, hakkında "şudur" denilmeyecek ve araştırma sonunda her şeyin anlamı yeni bir biçimde ortaya çıkacaktır.

    varoluşçuları derinden etkileyen bu felsefe köken olarak önce gazali'ye ve sonra sokrates'e ulaşır. gazali'nin "yakin" adını verdiği, bilindiği sanılan her şeyi terkederek "açıklık kazanmak" metodu burada da aynen geçerlidir. bunun tipik bir şeklini de sokrates'in "bildiğim bir şey varsa, hiçbir şey bilmediğimdir" anlayışında görürüz. gerçekten de eflatun'un bütün diyaloglarında sokrates, prensip olarak hiçbir şeyi bilmez, her şeyi tartışma ve araştırma içinde öğrenir. eflatun, bu tartışma ve araştırma metoduna "diyalektik" adını verir.

    demek ki, husserl'in fenomenolojisi, her ne kadar hegelci anlamda bir diyalektik değilse de, gazali'ci anlamda bir "cedel" ve eflatuncu anlamda bir "diyalektik" metodunu barındırır.
    ... tahin ile pekmez
  7. 7.
    şu saatte beni masa başında tuttuğu için kendisine lanet yolladığım filozoflardan biridir.
    ... adana turuncudur
  8. 8.
    Husserl, felsefe ile felsefe tarihinin ayrımını yapmıştır. Ona göre olgularla felsefe yapılmaz. idealarla felsefe yapılır. Bilgilerin kaynağı beyindir. (psikolojizm)
    ... dusunenseptik
  9. 9.
    okunmadan önce uuzunca bir süre düşünülmesi gereken filozof. Sartre ve Heidegger'in kendisindne etkilendiği filozof diye okumamak gerekir. "Husserl"i anlayacağım diye okumak gerekir. Her ne kadar kuru bir üslubu olsa da Fenomenolojinin oldukça ilginç meselelerine parmak basar.
    (bkz: Eidetische Reduktion)
    (bkz: Lebenswelt)
    (bkz: Intentionalität)
    (bkz: Noema)
    (bkz: Noesis)
    2 ... calderon de la barca
  10. 10.
    Husserl, Berlin ve Viyana'da matematik, fizik, astronomi, felsefe eğitimi aldı. 1882'de Viyana Üniversitesi'nde matematik doktorası yaptı. 1883'ten itibaren matematiksel çözümlemeler içeren çalışmalarıyla dikkat çekti. 1901-1916 yıllarında Göttingen Üniversitesi'nde matematik ve felsefe dersleri verdi. Bu arada, zamanının önemli düşünürleriyle, örneğin Wilhelm Dilthey ve Max Ferdinand Scheler gibi isimlerle etkileşim hâlinde oldu.
    ... turkmen balasi