bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- ütü13
- galatasaray6
- en tehlikeli insan tipleri2
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- mutsuz olmak3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- rennes2
- duyulan en ilginç isim5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- oralet içen erkek5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- çaya şeker atan erkek5
- kalem4
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- yerinde dur3
- yıkık yazarlar4
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- latte içen erkek4
- dolma kalem3
- patates kızartması4
- doa otomatı3
- en boktan on yıl7
- ona bir şey söyle13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- telefona cevap vermeyen kız3
- selam sözlük2
- kasa daima kazanır2
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- gocu bak bi5
- düşün ki o bunu okuyor4
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- ayrılık8
- en gey özelliğiniz3
- köpektapar2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
sosyolojinin bir bilim disiplini olarak kabul görmediği dönemlerde ona güzel bir don biçmek amacıyla "toplum nedir?" , " sosyoloji toplumu nasıl araştırmalıdır?" , "sosyolojinin problem alanları nelerdir?" soruları etrafında tartışmalar yürütür. bu tartışmaları da 'sosyolojinin temel problemleri' adlı makalesinde toplar.
ona göre "toplum nedir?" sorusunun cevabı oldukça basittir: insanlar arasındaki etkileşim. doğal olarak sosyolojinin kendine özgü ilgi alanı da temel toplumsal etkileşim biçimleridir.bu alanla ilgili çalışmalarda biçim/form ve içerik ayrımı yapılarak başlamalıdır. burada da kant'ın hatta hume'un soluğunu hissedebiliyoruz. tabi biçim simmel için daha önemlidir. misal; sınıf mücadelesinin doğası ve sonuçlarını anlamaya çalışır ama oturup bir grevi gözlemleyerek bir sonuca varmaya çalışmaz.
sosyolojinin problem alanlarını ise üç alan olarak belirlemiştir:genel sosyoloji,saf ve formel sosyoloji,felsefi sosyoloji.
genel sosyoloji, tüm tarihsel hayatın araştırılmasıyla ilgilenir. ama durkhiem ve comte'un sosyal evrimci anlayışı gibi değil.gerçi nasıl olması gerektiğini simmel kendisi bile bilemiyor.
ikincisi,temel etkileşim biçimlerinin tarihten bağımsız bir şekilde ele alınmasını gerektiren saf ve formel sosyoloji.
felsefi sosyoloji ise simmel'in 'insanın varoluş amacı toplum mudur,yoksa toplum sadece bireysel hedeflerin bir aracı mıdır? gibi sorular sorup içinden çıkamadığı bir alandır.
simmel'in belirlediği bu 3 alandan 1. ve 3. alanlar kendisi dahil kimseyi tatmin edecek metodolojiye kavuşamamıştır.ama simmel'i simmel yapan 2. alandır.
formel sosyolojide, sosyal tipler,sır ve sır toplumu,moda,çatışma,inançlık ve minnmettarlık,soyluluk,tabi kılma ve tabi olma,grup ilişkileri ağı gibi konularla haşır neşir olduğu görülür.
ayrıca sosyal tiplerinden en meşhuru yabancıdır. diğerleri:cimri,müsrif,maceracı ve asilzadedir.
yine kendi kavramlarından biri olan toplumsal geometriyle alakalı görüşleride oldukça ilginçtir.iki kişilik grupla üç kişilik grup arasındaki farktan söz eder.kısaca, üçüncü eklenince ilişkinin/grubun boku çıkarmış.
yazdıklarının söylediklerinin değeri moderniteyle birlikte daha da bir idrak edilen zattır kendisi.
yanılmıyorsam türkçeye çevrilmiş bir tane kitabı vardır * o da çevirmenleri arasında tanıl bora'nın da bulunduğu,"modern kültürde çatışma adlı eseridir.
birazda magazin:simmel'in babası musevi bir iş adamıdır ama kendisi hristiyan bir dadı tarafından büyütülmüştür.italyancası iyidir.
berlin üniversitesinde,max weber ve edmund husserl'in desteğine rağmen profesör kadrosuna uzun süre alınmamış.
1910 'da weber ile birlikte alman sosyoloji derneğini kurmuştur.
ona göre "toplum nedir?" sorusunun cevabı oldukça basittir: insanlar arasındaki etkileşim. doğal olarak sosyolojinin kendine özgü ilgi alanı da temel toplumsal etkileşim biçimleridir.bu alanla ilgili çalışmalarda biçim/form ve içerik ayrımı yapılarak başlamalıdır. burada da kant'ın hatta hume'un soluğunu hissedebiliyoruz. tabi biçim simmel için daha önemlidir. misal; sınıf mücadelesinin doğası ve sonuçlarını anlamaya çalışır ama oturup bir grevi gözlemleyerek bir sonuca varmaya çalışmaz.
sosyolojinin problem alanlarını ise üç alan olarak belirlemiştir:genel sosyoloji,saf ve formel sosyoloji,felsefi sosyoloji.
genel sosyoloji, tüm tarihsel hayatın araştırılmasıyla ilgilenir. ama durkhiem ve comte'un sosyal evrimci anlayışı gibi değil.gerçi nasıl olması gerektiğini simmel kendisi bile bilemiyor.
ikincisi,temel etkileşim biçimlerinin tarihten bağımsız bir şekilde ele alınmasını gerektiren saf ve formel sosyoloji.
felsefi sosyoloji ise simmel'in 'insanın varoluş amacı toplum mudur,yoksa toplum sadece bireysel hedeflerin bir aracı mıdır? gibi sorular sorup içinden çıkamadığı bir alandır.
simmel'in belirlediği bu 3 alandan 1. ve 3. alanlar kendisi dahil kimseyi tatmin edecek metodolojiye kavuşamamıştır.ama simmel'i simmel yapan 2. alandır.
formel sosyolojide, sosyal tipler,sır ve sır toplumu,moda,çatışma,inançlık ve minnmettarlık,soyluluk,tabi kılma ve tabi olma,grup ilişkileri ağı gibi konularla haşır neşir olduğu görülür.
ayrıca sosyal tiplerinden en meşhuru yabancıdır. diğerleri:cimri,müsrif,maceracı ve asilzadedir.
yine kendi kavramlarından biri olan toplumsal geometriyle alakalı görüşleride oldukça ilginçtir.iki kişilik grupla üç kişilik grup arasındaki farktan söz eder.kısaca, üçüncü eklenince ilişkinin/grubun boku çıkarmış.
yazdıklarının söylediklerinin değeri moderniteyle birlikte daha da bir idrak edilen zattır kendisi.
yanılmıyorsam türkçeye çevrilmiş bir tane kitabı vardır * o da çevirmenleri arasında tanıl bora'nın da bulunduğu,"modern kültürde çatışma adlı eseridir.
birazda magazin:simmel'in babası musevi bir iş adamıdır ama kendisi hristiyan bir dadı tarafından büyütülmüştür.italyancası iyidir.
berlin üniversitesinde,max weber ve edmund husserl'in desteğine rağmen profesör kadrosuna uzun süre alınmamış.
1910 'da weber ile birlikte alman sosyoloji derneğini kurmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar