bugün

ceylan anlamına gelir.
''lale yanaklılar diyarında aşk oyunu oynayanlar, ümit edilir mi ki, tekrar akıl yoluna dönerler? yuvasına bir daha dönmek istemeyen güvercini kaza, doğan pençesine düşürür.''
Doğadaki gerçek gazel ne kadar güzel, insanların yaratıcılık yalanı sanat gazel ne kadar çirkin...

görsel
kalem kec-dil mürekkeb rû-siyah kağıt dü-rû bilmem
kimi etsem o şûha arz-ı hâlim yazmada mahrem

(kalem eğri dilli, mürekkep siyah , kâğıt iki yüzlü! şimdi sevgiliye arzu halimi yazmaya kimi mahrem kılayım?)
(bkz: nabi)
Güzel bir isim. Tanıştığım iranlı birinin ismiydi. Bildiğim en güzel isimlerden olabilir.
Divan edebiyatında bir nazım biçimi.

--spoiler--
Osmanlı padişahlarından kanun-i sultan süleyman divan şairleri arasında 3000'e yakın gazel yazarak rekor kırmıştır.
--spoiler--

Aynı zamanda günümüzde de kullanımı süren, 'kurumuş yaprak' manasına gelen ve az olsada bir kesim tarafından isim olarak kullanılan, bir manası da 'latif, ince' olan kelimedir.
kelime anlamı ceylan olan edebi beyitlerdir. ceylan naif, incedir. bundan feyz alan divancılar bu ismi yapıştırmışlar, sanatlarına. tabi şimdi unutuldu gitti bu anlamı.
türk edebiyatında nice güzel örneklere sahip olan divan edebiyatı şiir türü. bir örnek olarak kazancı bedihin seslendirdiğini yazayım;

nice bu hasret-i dildar ile giryan olayım
yanayım ateş-i aşkın ile büryan olayım

görmedim gül yüzünü ah-u figan etmedeyim
akıdıp göz yaşımı dert ile nalan olayım

kapladı bu nârı firkat cismi gam âl u demi
korkarım heşre keder böylece suzan olayım

sevdiğim rağmet yeter incitme artık kalbim
gel dilersen yusuf-u asa, bend-i zindan olayım

lütfiyim bülbül gibi gülşende feryat eylerim
vuslatı yâr ile ancak şâdi handan olayım
Ne gamzen ohı kim atsan nişana irer ey meh-rü
Yavuz göz görmesin sini ey a Türk-i keman-ebru .
Aceb Bu Derdümün Dermânı Yok Mı (gazel)
‘Aceb bu derdümün dermânı yok mı
Ya bu sabr itmegün oranı yok mı

Yanaram mûmlayın başdan ayağa
Nedür bu yanmağun pâyânı yok mı

Güler düşmen benüm ağladığıma
‘Aceb şol kâfirün îmânı yok mı

Delübdür ciğerümi gamzen okı
Ara yürekde gör peykânı yok mı

Gözi hançerlerin boynuma çaldı
‘Aceb ol zâlimün im’ânı yok mı

Su gibi kanumı toprağa kardun
Ne sanursın garîbün kanı yok mı

Cemâl-i hüsnüne mağrûr olursın
Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mı

Begüm Dehhânî’ye ölmezdin öndin
Tapuna irmeğe imkânı yok mı
aşk,ayrılık,şarap gibi konu edinen divan edebiyatı nazım biçimi. Beyitlerle yazılır.

e tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhât olur
Ne cân bedende gâm-ı firkatûnle rahat olur
( Vücudumda sensiz ne can ve sağlık umudu olur. Ne de can bedenimde ayrılığın gamıyla rahat yüzü görür.)
Ne çâre var ki firâkunla eglenem bir dem
Ne tâli’üm meded eyler visâle fırsat olur
( Ne senin ayrılığın yüzünden bir an oturup kalmanın çaresi var ne de talihim yardım eder de sana kavuşma fırsatı bulabilirim.)
Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem o şeb ölürüm
Ne gün ki kâmetüni görmesem kıyâmet olur
(Hangi gece bulunduğun yerlere yüzümü sürmesem o gece ölürüm. Hangi günde selvi boyunu görmesem benim için kıyamet olur.)
Dil ise gitdi kesülmez hevâ-yı aşkundan
Nasîhat eyledüğümce beter melâmet olur
(Gönül ise elden giden aşkının arzusundan bir türlü vazgeçmiyor, ben nasihat ettikçe o daha beter rezil oluyor.)
Belâ budur ki alışdı belâlarunla gönül
Gamun da gelse bâ’is-i meserret olur
( Asıl belâ şu ki gönül belâlarınla alıştı.Şimdi gönüle gamın da gelse sevinç sebebi oluyor.)

Nedür bu tâli’ ile derdi Nef’î-i zârun
Ne şûhı sevse mülâyim dedükçe âfet olur
( Bu talihsiz ve zavallı Nef’î’nin çektiği dertler nedir? Hangi güzeli sevse ona yumuşak huylu ve uysal dedikçe bir afet kesiliyor.)
bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam;
cevheri lamekan benem, kevnü mekana sığmazam

arşı ferşi kaf’u nun, bende bulundu cümle çün;
kes sözüni uzatma kim şerhü beyana sığmazam!..

kevnü mekandır ayetüm, zat’a gider bidayetüm;
sen bu nişan ile beni bil, ki nişana sığmazam!..

kimse gümanu zann ile, olmadı hak ile biliş;
hak’kı bilen bilür ki, ben zannı gümana sığmazam!..

surete bahu maniyi, suret içinde tanı kim;
cism ile can ben’em veli, cismü cana sığmazam!..

hem sedefem hem incüyem, haşru sırat esenciyim;
bunca kumaşu raht ile, ben bu dükkana sığmazam!..

genç-i nihan benem ben, uş, yani iyan benem ben uş;
cevheri kan benem be uş, bahre ve kane sığmazam!

gerçi muhiti a’zamem, adem adumdur ademem;
dar ile kün fe kan benem, ben de mekana sığmazem!

can ile hemcihan benem, dehr ile hemzaman benem;
gör bu latifeyi kim, ben dehrü zemana sığmazam!

encüm ile felek benem, vahyi bilen melek benem;
çek dilünü ve ebsem ol, ben bu lisana sığmazam!

zerre benem, güneş benem, çar ile pencü şeş benem;
sureti gör, beyan ile bil kim ben bu sana sığmazam!

zat ileyem, sıfat ile, kadr ileyem berat ile;
gül şekerem nebat ile, beste dehana sığmazam!

nar benem, şecer benem, arş’e çıkan hacer benem;
gör bu adın zebanesin, ben bu zebana sığmazam!

şems benem, kamer benem, şehd benem şeker benem
ruhi revan bağışlarım, ruhi revana sığmazam!

gerçi bugün nesimi’yem, haşimiyem, kureyşiyem;
bundan uludur ayetim, ayetü şana sığmazam

Seyyit Nesimi
genellikle aşk, kadın, şarap konularında yazılan, nazım birimi beyit olan güzel, hoş şiirlerdir.
arapca kökenli olup ask siiri demektir.
gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir.
'yere düşmüş sonbahar yaprağı' kelime grubunun tek kelimelik karşılığı. dilimizin zenginliğinin bir yansıması. çevrenize bakın bu aralar bolca göreceksiniz. özellikle bursada çok fazla sanki.

ayrıca gazel ne güzel bir kelimedir.
Karadeniz'de yere düşen yapraklar için de bu isim kullanılırmış. (Eşim Karadenizli, Rizeli) Kayınvalidem, Gazel sözcüğünü 'hazal' gibi telaffuz ediyor; ve yere düşmüş çürümüş yapraklar için bu ismi kullanıyor.
adidasın bir ayakkabı çeşidi.
sen gün batımının mor derelerisin ve gündüzü,
göğsüne bastırıyor söndürüyorsun.*
bir furuğ ferruhzad şiiri... çeviren: haşim hüsrevşahi

benim sesimi taşlarca dinliyorsun,
taşsın hemen dinlediklerini unutuyorsun.

ilkbahar sağanağısın ve pencerenin uykusunu,
dürtü darbeleriyle kaçırıyorsun.

okşayışın yeşil dalı olan elimi,
ölü yapraklarla seviştiriyorsun.

şaraptan daha sapkınsın ve gözü,
yalazlara oturtuyor döndürüyorsun.

ey kanımın bataklığının altın balığı,
hoş olsun sarhoşluğun beni içiyorsun.

sen gün batımının mor derelerisin ve gündüzü,
göğsüne bastırıyor söndürüyorsun.

gölgelerde, oturdu senin furuğ’un ve uçuklaştı,
gölgelerle onu neden karaya bürüyorsun?
kelimenin anlamı aşktan bahsetmek, kadınlarla aşıkane konuşmak, onlarla bu tarzda dostluk ve sohbette bulunmaktır...
Gencinen olsam vîrân edersin
Âyînen olsam hayrân edersin

Tîr-i nigehden dâğ-ı derûna
Baksan ne işler seyrân edersin

Sâkî kerâmet sende ya bende
Bahri habâba mihmân edersin

Nezzâre-i germ etdikçe ey çeşm
Âteşle âbı yek-sân edersin

Ey huşk zâhid dem urma meyden
Dest-i duâyı mercân edersin

Zâhid o meh-veş bir nûrdur kim
Büttür demezsin îmân edersin

Mâdâm uçarsın gözlerde ammâ
Rûyun perî-veş pinhân edersin

Tabl-ı tehîden gümdür suhanler
Bî-hûde Gaalib efgaan edersin

Etvâr-ı çerhe uy mevlevî ol
Seyrân edersin devrân edersin

şeyh galip.
Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm
Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm

ziya paşa..
divan edebiyatı şiir türüdür. kısaca en önemli özellikleri;
* divan şiirinden en çok kullanılan türdür.
* beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir.
* ilk beytine matla son beytine makta denir.
* en güzel beytine beytü’l-gazel denir.
* konusu aşk, şarap, güzellik ve aşkın ıstırabıdır.
* aruz vezni ile yazılır.
türk edebiyatında bilinen ilk gazel şairi Hoca denhani'dir.
© copyright 2005 - 2026