bugün
- mercimek çorbası içen kadın14
- uludağ sözlük size ne kattı23
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- türkiye13
- pandela 38
- s'i l v'e r m'i s t24
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- soslu adana kebap5
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- yemeğe bulyon koyan insan6
- zuhal olcay'a aşık olmak4
- pum pum çorbası4
- sözlüğün en masum yazarları16
- tırnak pide5
- aspava3
- kendini kız gibi hayal eden erkek3
- arkadaşlar larissa kim12
- hepiniz öleceksiniz4
- aşkım miele ve smeg istiyorum diyen kız3
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür5
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- hoşçakal uludağ sözlük7
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- mekselina2
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- fusya semsiyeli yabanci26
- orgy havaalanı3
- animasyon izlerken ağlamak3
- lahmacun11
- türkiye vatandaşlığından çıkmak3
- sözlükte yazan ünlüler9
- recep tayyip erdoğan11
- mekanda patronu tanıdığını belli etme hevesi4
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- saraca097
- karton toplayan çingene6
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- atatürk ün çocuk yapmamasının sebepleri3
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması4
- nervio23
- şişko deyince sinirlenen kız2
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- sözlüğün deli kaynaması4
- kıçına kına yak2
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- bizimkiler dizisi dunkof halis2
- larisalisa8
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
mustafa kemal'in yeni türk alfabesinin kabul edildiğini bildirmesinden tan 26 gün sonra latin harfli bir daktilo ile atatürk tarafından yazdırılarak, cumhurbaşkanı sıfatıyla imzaladığı ilk resmi yazı galatasaray'a yazılmıştır.
mektupta aynen şöyle yazmaktadır :
"mektubunuzu aldım.türk gençliğinin spor sahasında da gösterdiği kabiliyet ve faideli faaliyeti takdir-le müşahede ve takip ediyorum. hakkımda ibraz buyurulan asar-ı muhabbetten mütehassıs oldum.teşekkür ederim efendim."
reis-i cumhur
gazi mustafa kemal
yıl 1930, atatürk galatasaray lisesine ilk kez 2 aralık salı günü şeref vermişlerdi. yanlarında büyükelçilerimizden galatasaray kulübü'nün 12 numaralı üyesi ruşen eşref ünaydın, galatasaray lisesinde okumuş olan o zamanın dahiliye vekili şükrü kaya, kılıç ali paşa ile birlikte okul müdürü fethi isfendiyaroğlu'nun öncülüğünde gezmişlerdi.
işte bu müzeyi, galatasaray liseli, kulübün ilk üyelerinden büyükelçi ruşen eşref ünaydın'dan bilgi edinerek gezen armağan ve belgeleri birer birer inceleyen ilk cumhurbaşkanımız gazi mustafa kemal paşa şeref köşesinde duran büstü ile harf devrimini yaptığının ayına varmadan yazdırıp imzaladığı mektubunu görünce ,ruşen eşref'e dönerek :
"- bu kıymetli müzeye fotoğrafım lazım, imzalayıp vereyim" demiş.
12 gün sonra bir yaveri aracılığı ile gönderdiği boylarına yakın olan fotoğraflarının üzerine büyük önder, okul ve kulüp gözetmeksizin büyük bir incelik göstererek şunları yazarak yazarak imzalamışlardır:
"14.xii.1930 galata saraya - gazi̇ m. kemal
hani sözde lanetlemişti de sözde bık bık diye yanlış bilgi veren galatasaray başlığındaki fenerli genel kesime hitaben bu entrynin girilmesi artık farz olmuş belliki sözlük. araştırmadan etmeden girilen içi boş entryler ile bilgi sahibi olmadan yapılan yorumların insanları ne hale getirdiğinin ibretlik öykülerine şahit olduk.
atatürk ister fenerli ister beşiktaşlı ister artvin hopasporlu olsun ne farkeder? atatürk gibi bir ismin üzerinden fanatiklik yapmaya çalışanlara da yazıklar olsun. yukarıdakiler sadece küçük bir ilişkiyi anlatıyor atatürk ile galatasaray arasındaki. galatasaraylıydı şuyluydu diye aptal iddialar içermiyor. önemli de değil hangi takımlı olduğu.
mektupta aynen şöyle yazmaktadır :
"mektubunuzu aldım.türk gençliğinin spor sahasında da gösterdiği kabiliyet ve faideli faaliyeti takdir-le müşahede ve takip ediyorum. hakkımda ibraz buyurulan asar-ı muhabbetten mütehassıs oldum.teşekkür ederim efendim."
reis-i cumhur
gazi mustafa kemal
yıl 1930, atatürk galatasaray lisesine ilk kez 2 aralık salı günü şeref vermişlerdi. yanlarında büyükelçilerimizden galatasaray kulübü'nün 12 numaralı üyesi ruşen eşref ünaydın, galatasaray lisesinde okumuş olan o zamanın dahiliye vekili şükrü kaya, kılıç ali paşa ile birlikte okul müdürü fethi isfendiyaroğlu'nun öncülüğünde gezmişlerdi.
işte bu müzeyi, galatasaray liseli, kulübün ilk üyelerinden büyükelçi ruşen eşref ünaydın'dan bilgi edinerek gezen armağan ve belgeleri birer birer inceleyen ilk cumhurbaşkanımız gazi mustafa kemal paşa şeref köşesinde duran büstü ile harf devrimini yaptığının ayına varmadan yazdırıp imzaladığı mektubunu görünce ,ruşen eşref'e dönerek :
"- bu kıymetli müzeye fotoğrafım lazım, imzalayıp vereyim" demiş.
12 gün sonra bir yaveri aracılığı ile gönderdiği boylarına yakın olan fotoğraflarının üzerine büyük önder, okul ve kulüp gözetmeksizin büyük bir incelik göstererek şunları yazarak yazarak imzalamışlardır:
"14.xii.1930 galata saraya - gazi̇ m. kemal
hani sözde lanetlemişti de sözde bık bık diye yanlış bilgi veren galatasaray başlığındaki fenerli genel kesime hitaben bu entrynin girilmesi artık farz olmuş belliki sözlük. araştırmadan etmeden girilen içi boş entryler ile bilgi sahibi olmadan yapılan yorumların insanları ne hale getirdiğinin ibretlik öykülerine şahit olduk.
atatürk ister fenerli ister beşiktaşlı ister artvin hopasporlu olsun ne farkeder? atatürk gibi bir ismin üzerinden fanatiklik yapmaya çalışanlara da yazıklar olsun. yukarıdakiler sadece küçük bir ilişkiyi anlatıyor atatürk ile galatasaray arasındaki. galatasaraylıydı şuyluydu diye aptal iddialar içermiyor. önemli de değil hangi takımlı olduğu.
osurup osurup ipe dizen holiganlara yüz vermemesi gereken taraftarlara sahip olan takımdır.
eksileme lan.
nolur.
olmuş.
hadi bi siktir git çay koy.
hadi.
eksileme lan.
nolur.
olmuş.
hadi bi siktir git çay koy.
hadi.
An itibariyle başlığında ezeli rakibine göre 548 entry,22 sayfa fazlası olan takım...
Sözlüklerde dahi lidersin! peşindeyiz..
Sözlüklerde dahi lidersin! peşindeyiz..
her sene transfer yapmadan en az bir yıldızı kadrosuna katan büyük kulüp. bazıları gibi clup değil.
anlayan anlar.
anlayan anlar.
forvet transferiyle aldığım ipuçları şu şekilde;
ipucu 1:
"cl şampiyonu olmuş bir takımın yabancı statüsündeki futbolcusu"
ipucu 2:
haldun üstünel şu anda nerede?
londra
ps: ipuçları bana ait değildir, sadece bir büyüğümden aldığım duyumlardır..
ipucu 1:
"cl şampiyonu olmuş bir takımın yabancı statüsündeki futbolcusu"
ipucu 2:
haldun üstünel şu anda nerede?
londra
ps: ipuçları bana ait değildir, sadece bir büyüğümden aldığım duyumlardır..
lucas neill transferine gölge düsürmemek için henüz bir forvet transferi açıklamamıs takım. lucas neill an itibariyle imzasını attığına göre transferin bu gece açıklanmaması için bir sebep kalmamıstır. doğru adamı tahmin edene eski açık bileti vereceğim.*
(bkz: bu deliği tıkamak lazım)
medyayı ruud van nistelrooy ile oyalayan, farklı bir forvetle anlaşmak üzere olan kulüp.
son yıllardaki transfer dönemlerinde, taraftarlarını galatasaray.org'un önünde sabahlatabilen güzide takımım..
2 kişi tanıyorum, gece yarısı transfer haberi siteye düşecek diye heyecanından uyumuyor lan adamlar. ben de bu aralar sık sık siteyi kontrol ediyorum. ama geceden bir transferi yakaladığım olmamıştır. geçen gece bilgisayar açık, uyuyakalmışım. saat 4 gibi su içmeye kalktım. geri döndüm yatıcam, aklıma gece yarısı transfer durumları geldi. lan şu siteye bi bakim dedim. bi açtım abi, ne göreyim. lucas edward neill galatasaray'da. o heyecanı da yaşamış oldum. gece gece bir sevindim uyku falan kaçtı gitti.
şimdi zaten herkes tetikte. golcü gelecek diye millet gs.org'un önünde kamp kurdu lan. heyecan üst düzeyde. işte galatasaray böyle bir takım.
2 kişi tanıyorum, gece yarısı transfer haberi siteye düşecek diye heyecanından uyumuyor lan adamlar. ben de bu aralar sık sık siteyi kontrol ediyorum. ama geceden bir transferi yakaladığım olmamıştır. geçen gece bilgisayar açık, uyuyakalmışım. saat 4 gibi su içmeye kalktım. geri döndüm yatıcam, aklıma gece yarısı transfer durumları geldi. lan şu siteye bi bakim dedim. bi açtım abi, ne göreyim. lucas edward neill galatasaray'da. o heyecanı da yaşamış oldum. gece gece bir sevindim uyku falan kaçtı gitti.
şimdi zaten herkes tetikte. golcü gelecek diye millet gs.org'un önünde kamp kurdu lan. heyecan üst düzeyde. işte galatasaray böyle bir takım.
keşke jo'yu alsa dediğim takımım. nistelrooy falan hikaye sakatlıktan yeni çıktı ve gerçekten yaşlı. türkiye ligi mücadele istiyor artık. jo adlı oyuncuyu ise izledim ve gerçekten defans oyuncularının en istemeyeceği tipte bir adam. uzak dursan şut çeker, yakın dursan çalım atar. bu aralar da adı gs ile geçiyorken alınsa müthiş bir iş yapılmış olur.
sercan ise inşallah alınmaz. gol atamayan bir oyuncu. partneri turgay bahadır bile ondan daha çok gol atıyor. balonun allah'ı sercan inşallah alınmaz. hem paraya hem de kaçıracağı gollere yazık olur.
sercan ise inşallah alınmaz. gol atamayan bir oyuncu. partneri turgay bahadır bile ondan daha çok gol atıyor. balonun allah'ı sercan inşallah alınmaz. hem paraya hem de kaçıracağı gollere yazık olur.
beşiktaş gibi her adımını önce imkb'ye bildirmek zorunda olmadığı için gece yarısı bile transfer açıklaması yapabilen kulüp. taraftarları için heyecan vesilesi.
benni mccarthy ve nistelrooy gibi yaşlı forvetlerin isimlerini geçirirken bir sürpriz yapacağına inandığım kulübüm. zira in haldun we trust.*
öncelikle itiraf etmek lazım takıma yedek bekelemeyi sorun etmeyecek adam gibi bir forvet arıyoruz! bunu yapacak oyuncu ya yaşlı ya çok genç olacak. bu nedenle fransa liginden genç ve hızlı forvetler arasından seç beğen al olsa muhteşem olur ama yaşlı alınacaksa da nistelrooy gibi luca toni gibi ismi hala bilinen, forma sattıracak ama sürekli oynayamayacak bir adma olabilir. barş geldiğinde çift forvet oynatmak zorunda kalmamalı rijkaard.
öncelikle itiraf etmek lazım takıma yedek bekelemeyi sorun etmeyecek adam gibi bir forvet arıyoruz! bunu yapacak oyuncu ya yaşlı ya çok genç olacak. bu nedenle fransa liginden genç ve hızlı forvetler arasından seç beğen al olsa muhteşem olur ama yaşlı alınacaksa da nistelrooy gibi luca toni gibi ismi hala bilinen, forma sattıracak ama sürekli oynayamayacak bir adma olabilir. barş geldiğinde çift forvet oynatmak zorunda kalmamalı rijkaard.
adı sanı duyulmuş ama transfer dedikodularında adı sanı duyulmamış bir forveti 48 saat içerisinde bünyesine katacak olan büyük takımım.
34 lük nistelrooy , 33 lük trezeguet isimlerini ağızlarından salyalar akarak izleyen, ama carlos için "biz yaşlı adama para vermeyiz" dediklerini unutan taraftarlara sahip kulüp. gerçi malum taraftar kitlesinin bu tarz kıvırmaları dillere destan ama adı sanı duyulmamış birini alsa da pireyi deve yapan gazsaray taraftarı tarafından , transfer edilen futbolcu süper transfer diye anılacağı için, haldun abi nin kasmasına gerek yoktur.
(bkz: yeni popescu lucas neill)
(bkz: yeni popescu lucas neill)
"şampiyonlar liginde şampiyon olacağız" diyip olamayacaklarını anlayınca "uefa kupasını alırız" diye hedef belirleyip daha sonra nasıl bok atarız temalı düşünce sistemi içerisinde "ama uefa kupasının bir anlamı, bir değeri zaten yok" diyenlerin gelip transfer politikasına taktığı takım. hayat cidden çok ilginç.
not: ayrıca yaşlı roberto carlos çok bunamış olacak ki fenerbahçe'den ayrılır ayrılmaz yaptığı röportajda deli saçması(!) şekilde konuşmuştur.
not: ayrıca yaşlı roberto carlos çok bunamış olacak ki fenerbahçe'den ayrılır ayrılmaz yaptığı röportajda deli saçması(!) şekilde konuşmuştur.
bazı insanların * sırf bok atmak uğruna sözlükte yazar oldukları takım. bu şeyler Galatasaray dısında herhangi bir konuda entry de giremezler, sabah aksam galatasaray dusunurler, transfer yapınca takım bunlar ne bulsak ta bok atsak dıye kafa patlatırlar. müsfette dedim düşündüm de o bile çokmuş.
33 yaşındaki bir futbolcuyu takımın sol kanadını teslim etmek için değil forvetine alternatif olsun diye almak isteyen kulüp. futbolu bilmiyorsun madem ne diye sıçıyorsun oraya buraya.
renklerine büyük bir aşkla bağlı olduğumuz takımdır.
fenerbahçe olcan adın, bilal kısa, fahri tatan, kerim zengin ve efe inanç gibi altyapı değerlerini harcarken arda turan, sabri sarıoğlu, uğur uçar' a gözü kapalı formayı teslim etmiş kulüp. emre çolak, cem sultan ve anıl dilaver de yoldadır. onlar hala 33' lük adamlara para saysın, bizim gençlerimiz oynasın.
International Federation of Football History and Statistics isimli kuruluş tarafından 2001 senesinde ''Dünyanın en iyi takımı'' olarak gösterilmiş kulübümüz.
2005-2006 sezonu. maddi sıkıntılarla boğuşuyordu galatasaray. bu halkın çok büyük bir çoğunluğu gibi devasa zorluklar içinde ayakta kalma mücadelesi veriyordu. ekonomik gücü ''her şey'' sananlar, milyonlarca dolarlık tesisleriyle, astronomik transferleriyle övünürken, galatasaray, futbolcuların paralarını dahi ödemekte zorlanıyordu. aynı, çalışanlarının maaşını ödemekte güçlük çeken yüz binlerce küçük üretici ve esnaf gibi... aynı borç içinde kıvranıp duran milyonlarca tertemiz insan gibi.. ve bu insanlar fenerbahçe'nin hakem hatalarıyla kazandığını gördüçe deliye dönüyorlardı. çünkü onlar da yıllardır hukukun üstünlüğü yerine, üstünlerin hukukuna kurban ediliyorlardı.
lig başlarken hiçbir beşiktaşlı veya trabzonsporlu ''galatasaray şampiyon olsun'' demezdi. herkesin kendi takımının şampiyon olmasını istemesi kadar doğal ne olabilirdi ki? ama haftalar ilerledikçe, galatasaray, bir türlü yakasını kurtaramadığı ekonomik krizler ve rakibinin ''alışıldık yöntemleri'' karşısındaki pes etmeyen tavrıyla, giderek ''herkesin takımı''na dönüşecekti... aynı şampiyon kulüpler kupası'nda yarı finale çıktığı 1988'de olduğu gibi... aynı uefa kupasını ve süper kupa'yı kazandığı 2000 yılında olduğu gibi...
galatasaraylı futbolcuların parasızlığa isyan bayrağı çektikleri günlerde bile oynadıkları futboldan ödün vermemeleri, milyonlarca insan için sanılandan çok daha önemli, çok daha değerli bir şeyi simgeliyordu: her şeye rağmen ayakta kalmayı... çünkü türkiye her şeye rağmen ayakta kalanlarla doluydu. kendisi evlatlarının üç kuruş rızkı için kan ter içinde çalışırken, her akşam tırışkadan kazanılmış servetlerin nasıl bir zevk-ü sefaya peşkeş çekildiğini izlemeye zorlanan, yıllarca ilim peşinde dirsek çürüttükten sonra cahil mirasyedilerden başka işveren bulamayan; hatta çoğu zaman onlara muhtaç kalan milyonlarca insan...
türkiye buydu... galatasaray da buydu...
bugüne kadar galatasaray'ın türkiye'yi sokaklara dökmesinin sebebi sadece başarılı olması değildi. galatasaray'ın tarihi, bu fakir milletin karışmış aklına ''inancın paradan üstün olduğunu'' kazımakla geçmişti... galatasaray'ın adı bu milyonlar için ''beklenen başarıların'' değil, ondan çok daha değerli olan ''her şeye rağmen başarabilmenin'' onuruyla özdeşleşmişti. ve 2005-2006 futbol sezonunda olan da, tamamen aynı şeydi.
gerçi bu kez bir avrupa başarısı yakalayamamıştı belki ama, şimdi de türkiye'nin kendi içindeki züppeliğe , kendi içindeki adaletsizliğe, kendi içindeki imkansızlıklara ve engellere karşı mücadelenin simgesi olmuştu galatasaray... işte bunun için galatasaray'ın şampiyonluğu tüm türkiye'de avrupa kupası kazanmışız gibi (fanatik fenerbahçeliler hariç) hep birlikte kutlanıyordu. işte bunun için beşiktaşlısı, trabzonsporlusu galatasaray bayrakları altında ilahi adaleti kutlamak için buluşuyordu... ne onların, ne de galatasaraylıların karşı oldukları şey fenerbahçe değildi. onlar, başarı için her yolu mubah sayan adaletsiz yöneticilere, bu ülkenin milyonlarca dolarını ''gavurlara'' peşkeş çekip de bu millete hezimetten başka birşey vermeyenlere ve bir türlü kurtulamadıkları ekonomik güçlüklere karşıydılar... onlar, galatasaray'ın şampiyonluğunu değil, bütün bunlara rağmen başarabilmenin mümkün olduğuna tanıklıklarını kutluyorlardı... onlar için hiçbir şey, o gece bağdat caddesi'ne akan sarı-lacivert cinnetin ortasından otomobillerin içinde için için gülümseyerek geçmek kadar mutluluk verici olamazdı...
zafer sadece o zihniyete rağmen kazanmak değil, o zihniyeti ne hale getirebildiğin görmekti!
lig başlarken hiçbir beşiktaşlı veya trabzonsporlu ''galatasaray şampiyon olsun'' demezdi. herkesin kendi takımının şampiyon olmasını istemesi kadar doğal ne olabilirdi ki? ama haftalar ilerledikçe, galatasaray, bir türlü yakasını kurtaramadığı ekonomik krizler ve rakibinin ''alışıldık yöntemleri'' karşısındaki pes etmeyen tavrıyla, giderek ''herkesin takımı''na dönüşecekti... aynı şampiyon kulüpler kupası'nda yarı finale çıktığı 1988'de olduğu gibi... aynı uefa kupasını ve süper kupa'yı kazandığı 2000 yılında olduğu gibi...
galatasaraylı futbolcuların parasızlığa isyan bayrağı çektikleri günlerde bile oynadıkları futboldan ödün vermemeleri, milyonlarca insan için sanılandan çok daha önemli, çok daha değerli bir şeyi simgeliyordu: her şeye rağmen ayakta kalmayı... çünkü türkiye her şeye rağmen ayakta kalanlarla doluydu. kendisi evlatlarının üç kuruş rızkı için kan ter içinde çalışırken, her akşam tırışkadan kazanılmış servetlerin nasıl bir zevk-ü sefaya peşkeş çekildiğini izlemeye zorlanan, yıllarca ilim peşinde dirsek çürüttükten sonra cahil mirasyedilerden başka işveren bulamayan; hatta çoğu zaman onlara muhtaç kalan milyonlarca insan...
türkiye buydu... galatasaray da buydu...
bugüne kadar galatasaray'ın türkiye'yi sokaklara dökmesinin sebebi sadece başarılı olması değildi. galatasaray'ın tarihi, bu fakir milletin karışmış aklına ''inancın paradan üstün olduğunu'' kazımakla geçmişti... galatasaray'ın adı bu milyonlar için ''beklenen başarıların'' değil, ondan çok daha değerli olan ''her şeye rağmen başarabilmenin'' onuruyla özdeşleşmişti. ve 2005-2006 futbol sezonunda olan da, tamamen aynı şeydi.
gerçi bu kez bir avrupa başarısı yakalayamamıştı belki ama, şimdi de türkiye'nin kendi içindeki züppeliğe , kendi içindeki adaletsizliğe, kendi içindeki imkansızlıklara ve engellere karşı mücadelenin simgesi olmuştu galatasaray... işte bunun için galatasaray'ın şampiyonluğu tüm türkiye'de avrupa kupası kazanmışız gibi (fanatik fenerbahçeliler hariç) hep birlikte kutlanıyordu. işte bunun için beşiktaşlısı, trabzonsporlusu galatasaray bayrakları altında ilahi adaleti kutlamak için buluşuyordu... ne onların, ne de galatasaraylıların karşı oldukları şey fenerbahçe değildi. onlar, başarı için her yolu mubah sayan adaletsiz yöneticilere, bu ülkenin milyonlarca dolarını ''gavurlara'' peşkeş çekip de bu millete hezimetten başka birşey vermeyenlere ve bir türlü kurtulamadıkları ekonomik güçlüklere karşıydılar... onlar, galatasaray'ın şampiyonluğunu değil, bütün bunlara rağmen başarabilmenin mümkün olduğuna tanıklıklarını kutluyorlardı... onlar için hiçbir şey, o gece bağdat caddesi'ne akan sarı-lacivert cinnetin ortasından otomobillerin içinde için için gülümseyerek geçmek kadar mutluluk verici olamazdı...
zafer sadece o zihniyete rağmen kazanmak değil, o zihniyeti ne hale getirebildiğin görmekti!
tek rakibi, yine kendisi olan; türkiye'nin en köklü ve büyük kulübü. sarı-kırmızının, saf aşka dönüşmüş hali. herkesten vazgeçilse de kendisinden vazgeçilemeyen sevgili.
(#7080752) iş bu numaralı entrydeki yazının muhattaplarından biridir.
tuhaf taraftarları vardır bu kulübün. yüzde 80'i, 2000 yılında palazlanmış çocuklardan oluşur..
fenerbahçe'ye kaybettikçe gidip fenerbahçe başlığına atıp tutarlar. bir de kazansalar neler göreceğiz allah bilir.
biz de burayı bir ziyaret edelim dedik. bakalım nasıllarmış, iyiler miymiş?
şizofrenik belirtiler çoğalmış mı, azalmış mı, bir bakalım dedik.
nasıl gidiyor şenlikler sevgili çocuklar. ne şenlikleri mi? a2 liginde aldığınız beraberlik var ya, işte o çocuklar. florya'da kutlamalar devam ediyor. koşun koşun geç kalmayın.
fenerbahçe'ye kaybettikçe gidip fenerbahçe başlığına atıp tutarlar. bir de kazansalar neler göreceğiz allah bilir.
biz de burayı bir ziyaret edelim dedik. bakalım nasıllarmış, iyiler miymiş?
şizofrenik belirtiler çoğalmış mı, azalmış mı, bir bakalım dedik.
nasıl gidiyor şenlikler sevgili çocuklar. ne şenlikleri mi? a2 liginde aldığınız beraberlik var ya, işte o çocuklar. florya'da kutlamalar devam ediyor. koşun koşun geç kalmayın.
öz be öz halkın takımıdır.kurulduğu mekteb-i sultaninin duvarlarını çoktan aşmış, türkiyenin tek büyük spor kulübüdür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar