bugün

/887
Bu akşam ezeli rakibi, ebedi dostunu 2 veya 3 gol atıp evine ağlayarak yollayacak takımımdır.
yuhh..kimse yazmamış;

(bkz: şampiyon)
(bkz: galatasaray 10 kişi kalan rakibi karşısında)
2011-2012 sezonundan itibaren fatih terim'in takımın başına gelmesiyle birlikte oynadığı onbeş derbi maçın altısı süper final birisi süpr kupa olmak üzere sadece bir tanesinde kaybetmiştir.
gerçek takımdır. Taraftarıda yöneticiside futbolcusuda insandır. Rakibine topsuz alanda omuz atıp durmaz futbolcusu. Şike yapıp gurur duymaz başkanı. Yenilip sinirini hiç tanımadığı bir karşı takım taraftarından ya da polisten almaz.
Rasim Ozan Kütahyalı ve Mehmet Ali Birand'ın 'şeref tribünü'nde olduğu bir kulüp. allahım sana şükürler olsun ki fenerbahçeliyim.
kendi sahası olan toki arena'da fenerbahçe'ye karşı galibiyet sayısını eşitleme başarısını gösterip beraberliğe sevinmeye devam eden takımdır.
Her şey unutulur. Hatıralar kalır.
Size her Mayıs bizi hatırlatır. UA..!
bu hafta sonu bütün branşlarda galip gelmiş takımımdır. en anlamlısı fenerbahçeyi yenmesi oldu tabii ki.
Teşekkürler ultrAslan...
Teşekkürler imparator...
Teşekkürler 11 aslan...
Teşekkürler CiMBOMUM!!!
bu kez, fener maçından sonra kupa alamamıştır. takım iyice boşladı bu aralar.. yönetim istifa!
kuruluş tarihi 1905 olan takım. *
16.12.2012 tarihinde fenerbahçey'e hak ettiği dersi veren takımdır.
bundan bir kaç sene önce nerdeyse küme düşmeye oynayan bir takım idi. ama şimdi hem avrupada hem de türkiye liginde en üst seviyeye geldi. tebrikler galatasaray.
burda aslanın kükremesinden çok kuş ötüşü var anam. *
fenerbahçeyi yine yerden yere vuran takımdır.
teşekkürler galatasarayımm...

dipnot: rasim ozan kütahyalı o tribünde olmasaydı daha iyi olacaktı ya, neyse!
"Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır."

sözün sahibi :
gündüz kılıç
saha dışı olayları göremeyen taraftarlara sahiptir.
dünkü galibiyet nedeni ile tebrik ettiğim ve şampiyonlar liginde başarılar dilediğim takım.

not:fanatik fenerbahçeliyim.
kimilerin yüreğindeki vageçilmezdir, kimilerinin hayatının bir anlamıdır bu sevda.

bu sevda uğruna yeri gelir gözyaşları dökülür,bu gözyaşları bazen sevinçtendir bazen de hüzünden. ama bu gözyaşının iki anlamı da aslında aynıdır, onun adı onu delice karşılıksız sevmektir. onla ağlayıp onla gülmektir, şereftir, övünmektir, haykırmaktır onun sevgisini dağları parçalarcasına.

bu sevda da karşılık beklemek yoktur, bu sevda da yıkılmak yoktur, bu sevda da pes etmek yılmak asla yoktur. bu sevda da sonuna kadar onu asla yalnız bırakmadan desteklemek beraberce her zorluğa göğüs vermek vardır. nasıl ki sevinçlerde omuz omuza verip sevinç naraları atıyorsak zor günlerde, üzüntüde, kederde beraberce omuz omuza verip destek vermek vardır.

bu sevda da paranın adı geçmez bu sevdanın hiç bir maddi dayanağı yoktur. bu sevda paranın geçmediği temiz bir yaşamdır, bu yaşamın en temiz parçasıdır.

bu sevda bir mirasdır, nesilden nesile taşınan bir meşaledir, bu sevda 7'den 70'e beşikten mezara, mezardan mahşere kadar devam eden asırlık bir çınardır.

bu sevdanın bekçileri ve taşıyıcısı bazen 1 yaşında taze bir yürek bazen 90 yaşında yaşlı bir yürektir. bu sevdanın yaşı yoktur ve bu sevdanın aslında tarifi de yoktur.

bu sevda da sevdiğini yerden yere vurmak, eleştirmek asla yoktur, bu sevda da düşmanlara karşı korumak ona sonuna kadar sahip çıkmak gövdeni siper etmek vardır. çünkü bu sevda karşılıksızdır, o yüzden bu sevda asla vazgeçilmeyen nesilden nesile taşınan bir yürek ateşidir.

bu ateşin kaynağı olan bu sevda yolunda bazen mağlup olmak da vardır. ama asıl önemli olan bu yolda mağlupken galip olmaktır, galip sayılmaktır. işte bizler bu sevdayı eğer ki yüreklerimizde taşıyorsak bu ateşi asla söndürmemeliyiz, söndürtmemeliyiz!!!!

bu sevda uğruna üzülürüz kimi zaman ama asıl olan onu asla üzmemektir. üzüntüyü aşmanın yolu bunu sevdiğine yansıtmamaktır, tekrar onu ayağa kaldırmak onu her zaman ki gibi desteklemektir, aynı bizi sevindirdiği zamanlardaki gibi.

bu sevda sadece iyi günde yanan bir ateş değildir, daima her koşulda sönmeyen sönmeyecek bir meşaledir. bu sevdaya dış baskılardan daha çok zarar verecek şey ise onun sevenin onu yalnız bırakması ona küsmesidir.

bu sevdanın yaratıcısı ali sami yen'dir, taşıyıcısı ise geçmişten bugüne, bugünde yarına devam edecek karşılıksız seven arma aşıkları, meşaleyi elden ele taşıyan yüreğinde bu sevda ateşiyle yaşayan sevda bekçileridir.

bu sevdayı kalbinde yaşatıp bu dünyadan sonra bile ismiyle bu sevdayı yaşatan efsanler de vardır, taçsız kral metin oktay gibi, karınca ezmez şevki gibi.onlar bu dünyada olmasa da bu sevdasını beşikten mezara, mezardan mahşere taşıyan sevda bekçileridir.

eğer ki bizlerde bu sevdanın bekçileriysek asla bu meşaleyi söndürmemeliyiz, sönmesine izin vermemeliyiz.

bu sevdanın, bu meşalenin rengi sarı kırmızıdır, adı da "galatasaray" dır.
fenerbahçe'yle çeşitli branşlarda karşılaştığı son 8 maçta 6 galibiyet almış, türkiye'nin en büyük "spor kulübü"...
türkiyede ve avrupada en çok taraftarı olan türk takımı. avrupalıya türkiye dediğiniz zaman aklına galatasaray gelir. türkiyenin en büyük kulubü olmak yetmiyor hızla büyüyor.
durakta bekleyen adamı olduren taraftarlara da sahıp takımdır.
eksileyenler için gelsin: (bkz: mühendis oktay)
öyle rakipleri vardır ki, taraftarları her mağlubiyetten sonra ya 12 yaşında bir çocuk bıçaklanmıştır der ya da durakta bekleyen birinin öldüğünü söyler. ve bunu tüm camiaya mal eder.
(bkz: galatasarayla beşiktaşın kürtlere karşı birleşmesi)
şikeyi türkiyeye getiren takımdır. rakipleriyle yaptığı her maçtan önce karşı takımın oyuncusu sakatlanır ve seneye cimboma transfer olur ne hikmetse
© copyright 2005 - 2026