bugün
- recep tayyip erdoğan12
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu10
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı4
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- yavuz ağıralioğlu7
- beşiktaş11
- laik teyzelerin fenotipi34
- günün yazar kavgası bahisleri3
- milliyetçi hareket partisi4
- dem partili yazar7
- amın arasına giren mayo3
- cumhuriyet halk partisi6
- honore de balzac4
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- seçime 40 gün kala ayakkabı ile seccadeye basmak2
- selahattin demirtaş4
- ekrem imamoğlu8
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- yokluğuyla dünyayı cezalandırma düşüncesi2
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- 3 numara saç kirli sakal5
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- geceye bir şiir bırak4
- vincenzo italiano5
- kitap okumaya geç başlamak4
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- haydi güzelim şeker ezelim4
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- müzikten soğumak3
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- özgür özel2
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- mansur yavaş11
- zamanda geriye gitmek2
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- abdülhamid'in sanat zevki3
- huzursuz insan4
- islam barış dinidir13
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- hamam oğlanı3
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği2
- anayurt oteli2
- kendiyle barışık olan insan3
- pişman olmak2
- yavuz çetin2
- sanat filmi izlerken sıkılmayan insan2
(bkz: sexed up)
(bkz: arrrağı yedik)
(bkz: tony montana)
söylemesi gerçekten insana bir haz veren kelimeler bütünü.
fucked up dersiniz, ingilizce bilmeyen biri bile sizin kötü bir durumda olduğunuzu anlar, o derece.
misal almanca üzgünüm, afedersiniz anlamına gelen entschuldigung kelimesi sanki birşey kutlanırken cheers! diyormuş gibi, ya da birisini tebrik ediyormuş gibi bi anlam kazanır. ama fucked up böyle değildir işte, bambaşkadır, bambaşka..
fucked up dersiniz, ingilizce bilmeyen biri bile sizin kötü bir durumda olduğunuzu anlar, o derece.
misal almanca üzgünüm, afedersiniz anlamına gelen entschuldigung kelimesi sanki birşey kutlanırken cheers! diyormuş gibi, ya da birisini tebrik ediyormuş gibi bi anlam kazanır. ama fucked up böyle değildir işte, bambaşkadır, bambaşka..
"my mind is fucked up" dendiğinde, azıcık serbest çeviriyle "kafamın içinde filler sikişiyor" manası verebilecek freyzılvörb.
kullanmak için can atılan replikler in başında gelir. şöyle kuzey fransa da harabeye dönmüş bi kasabayı savunurken, dört yandan gelen alman tanklarını gördükten sonra telsizden gelen, "bravo sixteen, bravo sixteen report your situation" sesini duyup fucked up diye cevap vermek ne süper olurdu.
bir şeyi batırmak mahvetmek anlamında kullanılsa da asıl manasını önemli bir işi beceremeyince/yapamayınca kazanan bir ingilizce söz.
(bkz: shout the fuck up)
(bkz: shout the fuck up)
cümle içindeki kullanışını iyice kavrayabilmek için limp bizkit hot dog şarkısını tavsiye ederim.
torontolu bir hardcore punk müzik grubu. 2008 yılında çıkışlarının ardından kendilerine has bir tarz oluşturmuş olmaları beğeni kazandı. punk dinleyicilerine tavsiye edilir.
[http://www.myspace.com/epicsinminutes]
[http://www.myspace.com/epicsinminutes]
ingilizce argo kelimesi. türkçe argo karşılığı : yarr*ğı yemiş.
ing. (bkz: sıçtın)
örn; "you fucked up ..."
örn; "you fucked up ..."
s*ki tuttuk.
fucked up;
göte gelmek, babalara gelmek, yaş tahtaya basmakk, siki tutmak, yarrağı yemek, şimdi sıçmak, ayvayı yemek ve benzeri yakarışların ingilizce'deki geçmiş zaman karşılığıdır. (örneğin; now we fucked up : ''işte şimdi sıçtık'')
zenci ırkının yoğun olduğu film, şarkı gibi multimedyalarda karşılaşmanız olasılığı yüksektir.
benzerleri; (bkz: messed up), (bkz: screwed up)
göte gelmek, babalara gelmek, yaş tahtaya basmakk, siki tutmak, yarrağı yemek, şimdi sıçmak, ayvayı yemek ve benzeri yakarışların ingilizce'deki geçmiş zaman karşılığıdır. (örneğin; now we fucked up : ''işte şimdi sıçtık'')
zenci ırkının yoğun olduğu film, şarkı gibi multimedyalarda karşılaşmanız olasılığı yüksektir.
benzerleri; (bkz: messed up), (bkz: screwed up)
küfürlerini bile ingilizce etmeye başlaan asimile olmuş ve bunun farkında bile olmayan otistikimsilerin hayran olduğu cümlelerden biri daha.
*, olmadığın bişey gibi davranmaya çalışıyor hem komik hem kişiliksiz gözüküyorsun.
* ingiliz veya Amerikalı değilsin neden bunlara özeniyorsun alt tarafı dandik bir dilin bir cümlesi.
(bkz: ingilizce fonetiğinin esiri olmuş ruhsuz)
*, olmadığın bişey gibi davranmaya çalışıyor hem komik hem kişiliksiz gözüküyorsun.
* ingiliz veya Amerikalı değilsin neden bunlara özeniyorsun alt tarafı dandik bir dilin bir cümlesi.
(bkz: ingilizce fonetiğinin esiri olmuş ruhsuz)
(bkz: sikip atmak) saygılar.
Rezalet, mahvetmek gibi anlamları olan fakat daha ağır bi hakaret gibi gelen ingilizce sözcük. Alt yazılı film izlerken genelde "you fucked up joe!!" denildiğinde "her şeyi mahvettin lanet olası pislik joe" gibi çevirilir.
Screwed in bir tık üstü.
Amerikan kültüründe bir şeyin birşeyin içine edildiğini belirten kelime.
Adam ölür karşısındaki: ''that nigga fucked up'' der
Adamın arabasına çarparsın adam: "you fucked up my car" der
Adam ölür karşısındaki: ''that nigga fucked up'' der
Adamın arabasına çarparsın adam: "you fucked up my car" der
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar