bugün

/790
türk futbolunun her sene tek eğlencesi, neşe kaynağı.*
türkiye de karşı sisteme direnen tek kurum ne ordu kaldı ne mahkeme aq sadece fenerbahçe.
onun sevgisi hiç bir sevgiye benzemez. onun üzüntüleri de hiç bir üzüntü ile aynı değildir. aslında hepsinde de güzel bir mutluluk vardır.
türk imajını avrupada zedeleyen takım.

şikeyle anılmaları zaten ayrı bi konu.

daha öncesinde de futbollarıyla üzmüşlerdi.

bu takımı destekleyenlerde ya bir futbol bilgisi noksanlığı ararım ya da ayrı bir cinslik ararım. genelde öyle de olur.
hamsiyi seven bir takım.
önüne gelene acı acı koyan dev kulüp.
3 temmuz sabahı çalan bir telefonla uyanmışınızdır. telefonun ucundaki “televizyonu aç hemen” der, uyku sersemliği biraz da telaşla kumandaya sarılırsınız. bir bakarsınız ki ortalık karışmış, başkanınız yöneticileriniz içeri alınmış. öğleden sonra yandaş basın tarafından küme düşürülürsünüz. neler olduğunu anlamaya çalışırsınız. sivas maçını hatırlarsınız, sevinci, heyecanı, üzüntüyü, stattaki anlarınızı kısacası bütün sezon gözünüzün önünden geçer. dudaklarınızı ısırarak takip ettiğiniz bazı maçların önceden bağlandığı iddia edilmektedir. "salak mı bizim yönetim" dersiniz, "madem maçı bağladılar neden bu kadar zor kazandık ya da milyonlarca prim dağıttılar" dersiniz. bir sürü soru kafanızdadır. sonra aklıselim kişilerle konuşursunuz. zamanla olayın perde arkasını öğrenmeye başlarsınız. avrupa’dan men, devletin bu seneki proje takımının(geçen seneki proje takımı için bkz: bursaspor) sizin yerinize yollanması, ahlaktan bahseden ahlak yoksunu insanlar, hukuk kavramından, mazisinden bir haber ağzını yayarak “şikeci yeaa” diyenler… sitesinden trabzonun şampiyonluğunu kutlayanlar ve soruşturmaya dahil olduğunda o metni silenler, biz bu konuda konuşmuyoruz diyip her gün açıklama yapanlar, mailler, mösyöler, üfleyenler, yasalar, vetolar, iddianame zamanlamaları vs… iğrenirsiniz türkiye’deki düzenden, ileri demokrasiden, lobiden, siyasetten…

en kötü gün bugünse bugün de fenerbahçe, diye daha güçlü haykırırsınız. arma uğruna mücadele edenleri, alın teriyle şampiyon olanları yalnız bırakmazsınız. kocaman yürekli adamların daima yanında olursunuz. masumiyet karinesini bilirsiniz ve davayı, dolayısıyla savunmayı beklersiniz. çünkü sarı kravatına gözyaşlarını silen adam “bütün iddiaları tek tek çürüteceğim, savunmayı bekleyin” demiştir. yeri gelir “kaldırım tribünü” yaparsınız, yeri gelir “kadınlarla tribün tarihine” geçersiniz. her maçınızdan önce bir karar, sürekli bilgi kirliliği, polis tarafından medyaya servis edilen yalan yumağı, fotoşop ustalığı fotoğraflar, yasak olan dinlemeler hiçbiri yıldırmaz, desteğe devam dersiniz. maçlar başlar ama önemli olan puanlar değildir, mücadeledir artık.
o mücadele ki onur mücadelesidir. boynunda bir ip “kurtuluş mücadelesi” verir çubuklular. önemli oyuncuları gitmiştir, yaşanan psikoloji ortada ama hâlâ ligin zirvesindedir. çünkü fenerbahçe yıkılmaz…

işte bu ortamda oynandı fenerbahçe-trabzon (dörtte üç) maçı… şampiyonluğun tescil maçı falan değildi ama herhangi bir maç ta değildi. örtülü-örtüsüz desteklerle rakibiniz olan, emeğinizi çalan takım karşınızdaydı. sadece trabzonspor değil… size karşı her türlü pislikle saldıranlara rağmen tribünde sağduyulu davranmaya çalışmaktı en zor olanı.

ekinler yeşillendi, inşaat başladı, ayşe tatile çıktı yani şike şike yendik. savcı uyumasın soruşturmaya başlasın. sürekli kupayı isteyen kafalara da kupanın sapıyla idare etmelerini söyledik. bir de ekledik; “sen o 82 puanı bir daha rüyanda bile göremezsin…” 1996 – 2011 tarihinde kocaman iz var…

siz sadece tezahürat sanıyorsunuz ama fenerbahçe yıkılmaz, cümle âlem bir olsa başa çıkamaz
uludagsozluk moderatorlerinin tuttugu takim.
evrendeki en büyük futbol takımı. taraftarının kendine has egosu yüksek, yalnızlığı sever, ba$kalarından üstün olduğunu her fırsaatta dile getiren, burjuvazi takımıdır. bu takımla kendini kıyaslayan sikko bukelamunların ki barcelona fc dahil, hepsinin canı cehenneme. hepsini sabun yapıp, hacı $akir olarak piyasaya sürmeliyiz. der fuhrer hat immer recht.
etik kurulu raporuna göre küme düşürülmesi kesinleşmiştir. tff yapamazsa bile uefa yapacaktır.
bank asya birinci lig yolu gözükmüştür.
türkiye kupasını alması farz olmuş takım.
su ise bakar misin ya tam aziz yildirimin tahliyesinin beklendigi zamanda yazin yazilmis etik kurulu raporu denen sacmalik sizdiriliyo basina hemde ozaman yeterli delil yok diye açıklama yapılmışken. hem de calik grubu tarafindan,nasil bir ulkede yasiyoruz biz??

suçlanan insanların daha savunmaları alınmamışken sadece iddianamede ki iddialarla asıp kesip konuyu kapatma çabasında şuan medyada ki düşmanlar.etik kurulundakilerde savunmalarımızı almadan alehimizde görüş beyan etmişler bu nasıl bir adalettir başından beri söylüyoruz‚ ne hukuk ne adalet hepsi yok sayılan değerler tek amaç bir an önce fenerbahçeyi suçlu ilan etmek sadece yazıklar olsun !!
galatasaray neyse fenerbahçe odur, fenerbahçe neyse galatasaray da odur. ikisini birbirinden ayıran tek şey renkleridir. iki kardeşten biri fenerbahçelidir, diğeri galatasaraylı. iki solcudan, iki sağcıdan, iki komünistten, iki ülkücüden, iki kadından, iki erkekten biri galatasaraylıdır, diğeri fenerbahçeli.

rekabet çirkefleşmedikçe, basitleşmedikçe, laçkalaşmadıkça güzeldir. fenerbahçe'yi seven adamla, galatasarayı seven adam arasında renk tercihi, renk aşkı dışında hiçbir farklılık yoktur. şimdi iş yerindeki fenerbahçeliler/galatsaraylılar, hemen başlarını çevirdiğinde, sabahtan akşama kadar birlikte çalıştığı bir fenerbahçeli/galatasaraylı görebilirler.
aynı şekilde ailenizde de bu durum mevcuttur.

şimdinin şuursuz, beyinsiz ergen bebeleri, bu iki takımı sadece bir sidik yarışından ibaret sanıyor. 6s ya da fenevbahçe diye saçma sapan şekillerde eğlenmeye çalışıyorlar. biri gelip fener galatasarayın karısıdır diyor, öteki çıkıp galatasaray fenerbahçenin orospusudur diyor.. çok yelteniyorum ulan şunlara bir şeyler yazayım diye ama yoruldum artık, eskisi gibi hevesli davranamıyorum. sadece yazdıklarını okuyup oturduğum yerden sövüyorum amın evlatlarına.

açın biraz eskileri okuyun, bu iki takım futbolcuları, yöneticileri ve taraftarları arasında 'dünyada benzeri görülmemiş' ne muhabbetler olmuş, ne dostluklar kurulmuş, saygı çerçevesi içinde nasıl en kral rekabetlere girilmiş, bi açın okuyun beynini siktiğimin yavşakları.

eskiden güzel güzel iddialara girerdik, saç kazıtmasına, baklavasına, marlborosuna vs.. şimdi sözlük ortamlarından 'fenev, 6s, sekiztaş' diye yarratıcılık ötesi! ayarlarla tatmin ediyoruz kendimizi.

bunları fenerbahçe başlığına neden yazıyorum bilmiyorum, kısa bi entry girecektim, sonra yine bir iki ergen görüp sinirlenince uzadı mevzu, taa nerelere geldik amk.

ben sonuna kadar fenerbahçeliyim ve hiçbir şey bunu değiştiremez. aynı şey bir galatasaraylı, bir beşiktaşlı için de geçerli. o yüzden saçma salak sidik yarışlarına, hakaretin de ötesine geçen 0-6 yaş atışmalarına girmeyin. bir fikriniz, bir yorumunuz, bir söyleyeceğiniz varsa bunu adam gibi yapın. elbette dalga geçmek bu işin tuzu biberi, herkes dalgasını geçsin kardeşim. çok daha yaratıcı, zekice ve saygı çerçevesi içersinde yapılmış şeyler var, aynısını siz de yapabilirsiniz. çocuklaşmayın lütfen.

neyse... fenerbahçe diyorduk, fenerbahçe aşktır benim gibi düşünenler için...
millete nasıl bir kazık sokmuşsa hala çıkartamadılar. ilginç takım vesselam.
bir trabzonsporlu olarak düşmesini, düşmesi gerektiğine vicdani olarak kanaat getirdiğim için istediğim takım.

onsuz ligin olmayacağının kesinlikle farkındayım ve bu bir timsah gözyaşı değil. ezeli ve ebedi düşman olmadan futbol nasıl saracak ki? ama şunu can-ı gönülden istiyorum ki, fenerbahçe düştükten sonraki ilk yıl tekrar eski gücünde süper lige yükselsin. malum daha karpuz keseceğiz.
kendi taraftarı dışında kimse tarafından sevilmemesini, bir başarı göstergesi olarak kabul eden türk takımı. tamam meyve veren ağaç taşlanır gibi bir olgu var. ancak barcelona, bayern gibi takımlar kendi ülkelerinde çok başarılı olmalarına rağmen, kendi taraftarları dışında da takdir gören takımlardır. dolayısıyla çok başarılı olmak kimse tarafından sevilmemeyi gerektiren bir durum değildir.

fenerbahçenin kimse tarafından sevilmemesinin belli başlı sebepleri şunlardır efendim;

-sürekli en büyüğüz de en büyüğüz şeklinde tripler içinde olmak,
-küçük başarıları kocaman göstermek,
-sevinmeyi abartmak,
-rakip takımların başarılarını hazmedeyip, başarılara bok atmak,
-aziz yıldırım gibi itici bir başkana sahip olmak,
-şike filan olaylarını hiç söylemeye gerek yok.
uefa tarafından disiplin kuruluna sevk edilen kulüp. 3 yıl avrupa kupalarından men...

ocak ayında dosya açılıyormuş. malum şu an tatildeler.
"haydi girmiş olsun" dileklerimizi sunduğumuz kulüp.

amatörde yenibosna'yla falan yeni derbilerde buluşur artık.*
çok diklendikleri uefa tarafından kaç alt lige düşürüleceği merak konusudur.
küme düşmesi ulucamispor'un şampiyonlar ligini almasından daha zordur.
yine ve yeniden görülmektedir ki taraftarları , jet yasa değişikliği ve m.ali aydınlar ın kıvrak manevralarından cesaret alarak o itici ve rahatsız edici burnu havada tavırlarını , küçük dağları ben yarattım havalarını büyük bir heyecanla takınmaktadırlar .
arkadaşım şöyle rezil bir pozisyonda bile biraz sabredip efendi efendi takılamıyorsunuz , ha size umarsızca saldırılar var görüyoruz ama tüm savunmanızı dava sonuçlanmadan kimse birşey iddia edemez e bağlıyorsunuz e bari kendiniz bekleyin dava sonuçlanana kadar .
Büyük olduğu için herkesin ağzına aldığı takım.

Anladık büyük seviyorsunuz, bizim de gücümüz kuvvetimiz yernde evelallah ama, yapmayın yahu size yazık.
Bir tane akıllı adam yok mu lan diğer takımları tutan.

Fenerbahçeyi düşürebilecek belge uefa da olsa ki, iç işlere karışamaz aslen, bu kadar ters düştüğü takımı düşürmez mi? düşürülmesi için uğraşmaz mı?

Nerede o baş müfettiş? Önce o çıksın bir ortaya.

Neymiş zokoray'mış. Ulan kaç gol, kaç asisti var bu herifin? Bizim selçuğun az hallicesi. Oynasa ne olur?

Kendi bilek gücünüzle bir şey yapamayıp, elalemden yardım istemek kahpelik değil mi?

Adam olun az da, bileğimizi bükün. Geçen sene Trabzon la yapılan ilk maçta o kadar güçlüyseniz perişan etseydiniz. kalecimizin aptalca yaptığı hataları değerlendirmenin dışında da gol atsaydınız da ikili averajla önümüze geçseydiniz.

Şike şike diye bağıranlar, sivas ta atılan gol mü, şike kokuyor buca da atılan gol mü? bize karşı oynayan bursa ve g.antep mi şike yapmıştır, Trabzon a karşı oynayan bursa ve g.antep mi?

bu ligde sırf siz mert değilsiniz. Bizim yendiğimiz tüm takımlar merttir. Ellerinden gelen tüm gücü sahaya yansıtmışlardır. Bir tane maçı kolay alamadık biz. Elimizi kolumuzu salllay sallaya gol atmadık. Atanlar şimdi karı gibi ağlayanlardır.

Bir de müslümanız diyorsunuz.
trabzonsporu hakem destekli ** yendikten sonra kazım koyuncu şarkısını stad hoperlöründen çalabilecek kadar düşen, şikeyle kazandıkları şampiyonluk sebebiyle ilelebet şikeci olarak yaftalanacak olan, uefanın cl'den attığı, türkiye'nin dünyada en çok tanınan ve sportif manada en başarılı olan galatasaray kulübü yerine neden türkiye'nin en çok nefret edilen takımı olduğu apaçık ortada olan, çirkefliğin vücut bulduğu, koşar adım bank asya'ya giden ve küçük melo'yu çok seven şikeci takım.
ipliği yavaş yavaş pazara çıkandır.

http://korhaber.com/haber...asinda-yeni-gelisme/81650
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026