bugün
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza8
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- islam barış dinidir40
- yeni partili sözlük yazarları26
- hintli kadınların aslında güzel olması5
- çanta3
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi4
- sarapci koala53
- hard seven hatun5
- yalatif diabate2
- akp mhp dem ittifakı8
- velvet45
- askerliğin insana kazandırdıkları2
- dilara2
- sözlükte sapık var mı6
- sözlüğe küsmek6
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma5
- kocası yan odadayken başkasyla seksting yapn kadın2
- yazarların şu an okudukları kitap2
- dondurma5
- kademeli emeklilik2
- sözlükteki iki yüzlülük3
- boşanma davaları2
- deutschlandtürke2
- instagramı silmek4
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
- netanyahu gelirse tutuklarız5
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur7
- köpek günü2
- sözlüğe konsantre olamamak3
- ingiltere2
- ankete gelin beyler31
- valencia2
- stanley kubrick filmi izleyen kız5
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- bebek katili3
- bay bay5
- 50 bin türk vatandaşının katili3
- neden istifa yerine herkes affını istiyor6
- israilin kktcdeki birliklerimize saldırması5
- avanos5
- cami3
- herkesin 0 aldığı sınavdan 0 almak3
- claudian clouds6
- sözlülte yeni dostluklar kurmak7
- mel bakan gibson bey bay birader tertip4
- rte sevdalisi6
- liberal dinci2
muhalif yonetmen michael moore un bir filmidir. filmde, 11 eylul saldirilari sonrasi irdelenmektedir. bush, ladin ve bir cok suudi aile arasindaki iliski incelenmektedir.
I AM A WORKER PRESIDENT!!!!!
BiRKAÇ KEZ iZLEYiP, KOMPLO TEORiLERi TADINDA KAFAYI YEDiĞiM ZAMANLAR, BiR DE TERS AÇIDAN BAKIP BU FiLMi DE BUSH'UN YAPTIRDIĞINI DÜŞÜNMÜŞTÜM. (bkz: DAHA NELER)*
dünyanın kaderini değiştiren tarih 9/11
ırak savaşı ile ilgili hiçbir iddianın delilsiz bırakılmadığı , muhalif Mıchael Moore belgeseli.
sinema salondaşlarımın " u mada faka, u sanofebiiç, şitt, fak u buş, bastırd" vb. mütemadi ve kallavi küfürleri eşliğinde izlediğim maykıl muur gerçekçiliği.
böylesine bi belgeselin çekilip, rahatça sinemalarda oynatılabildiğine mi, yoksa insanların rahat rahat, söve söve çekinmeden izleyebildiklerine mi hasta olsam karar veremediğim; sam amcanın hali pür melalidir aynı zamanda. ifade özgürlüğünün abartılı derelerde bile olsa maksimum seviyede olması takdire şayan. adamlar filmden sonra gittiler yine yeniden w. puşt'u seçtiler o ayrı tabi.
ha yeri hakkaten gelmişken: fak yu buş..şuur yor fadır, dont vori. end of korz yor faking madır 2 beybe...mına koduklarım sizi.*
böylesine bi belgeselin çekilip, rahatça sinemalarda oynatılabildiğine mi, yoksa insanların rahat rahat, söve söve çekinmeden izleyebildiklerine mi hasta olsam karar veremediğim; sam amcanın hali pür melalidir aynı zamanda. ifade özgürlüğünün abartılı derelerde bile olsa maksimum seviyede olması takdire şayan. adamlar filmden sonra gittiler yine yeniden w. puşt'u seçtiler o ayrı tabi.
ha yeri hakkaten gelmişken: fak yu buş..şuur yor fadır, dont vori. end of korz yor faking madır 2 beybe...mına koduklarım sizi.*
belgeselin sonunda michael moore der ki
" kapitalist sistemin en büyük savunucuları, kapitalist sistemden en çok zarar gören varoş kesimdir." amerika'da varoş semtlere giden askerler, biraz milliyetçilik biraz da maaş faktörünü kullanarak, çok sayıda gönüllü asker toplamaktadır.
" kapitalist sistemin en büyük savunucuları, kapitalist sistemden en çok zarar gören varoş kesimdir." amerika'da varoş semtlere giden askerler, biraz milliyetçilik biraz da maaş faktörünü kullanarak, çok sayıda gönüllü asker toplamaktadır.
--spoiler--
film gerçekten çok etkileyici. eski başkan bush'un yaptıklarını, el kaide- suudi araplar, usame ile bush ailesinin ilişkileri, ırak savaşı, amerikan halkının cahilliği vs. şeyler anlatılıyor ve özellikle bush aleyhtarı çığırtkanlık yapılıyor. iyi de yapılıyor. propaganda filmi de (adam bildiğin propaganda yapıyor. bazen abartıyor) , eksik yaptığı şeyler de(sadece bush'a çatıp, tüm kötülüklerin anası oymuş gibi göstermesi), yanlış yaptığı şeyler de (bazı ülkeleri ve bazı sanatçıları aşağılaması) olsa bu kadarına da şükür dedirtiyor.
beni en çok etkileyen sahnesi ;
savaş sırasında evi yerle bir edilen ve yakınları öldürülen yaşlı bir ıraklı kadının yakarışı, işgalci barbarlara ettiği beddualar ve hemen sonrasında ekrana gelen britney spears'ın ağzında "çakada çukada" ciklet çiğneyerek "bence başkanımıza güvenmeliyiz. o yapıyorsa doğrudur. ben ona güveniyorum" mealindeki konuşması beni filmde en çok etkileyen, en vurucu sahneydi**
bayağı bir düşündürüp küfrettirdi bu sahne. hem düşündüm hem küfrettim. yanlış anlama olmasın. saf britney ablamıza değil * onun ve onun gibi olan diğer amerikalıların cahilliklerine, bu cahilliği kullananların şerefsizliklerine ve bunların sonucunda çok büyük zarar gören insanların (ırak'ta ölen çocuklar, britney ablamızdan önce gördüğüm yaşlı kadın) zarar görmesini sağlayan dünyanın adaletine küfrettim. britney ablamıza selamlarımı yolluyor, "saygılar" diyorum....
amerikalı askerlerin ve diğer amerikalıların cahilliklerini, saflıklarını ve hatta bazılarının parasızlığı sebebiyle amerikalı kodamanların yollarını bulmalarını da anlatıyor film.
bush'un seçimi şaibeli bir şekilde kazanmasını ve sonrasında afro-amerikalıların (kürseye tek tek çıkıp konuşanlar) hiçbir senatör tarafından imzalanmadığı için geçersiz olan seçim itirazlarını anlatıyor.
amerikan ekonomisinin yüzde yedisini arapların finanse ettiğini, araplar ile bush ailsei ve dostları arasındaki çıkar ilişkileri anlatılıyor. 11 eylülden sonra, uçuş yasağı varken ladin ailesinin ülke dışına bizzat beyaz saray tarafından kaçırılışını anlatıyor.
bowling for columbine'daki gibi amerikanın korkuya yönlendirilebilen cahil bir toplum olduğunu anlatıyor.
bütün bu cahilliğin ve çıkar ilişkilerinin arasında ezilen masum ıraklıları ve sonradan kafalarına kandırıldıkları dank eden amerikalı aileleri anlatıyor.
bunun gibi birçok şey....
--spoiler--
"biz ırak halkını özgürlüklerine kavuşturmak için geldik. niye bizi istemiyorlar, niye bize ateş açıyorlar anlamıyorum." - ırak'taki bir amerikan askeri*
film gerçekten çok etkileyici. eski başkan bush'un yaptıklarını, el kaide- suudi araplar, usame ile bush ailesinin ilişkileri, ırak savaşı, amerikan halkının cahilliği vs. şeyler anlatılıyor ve özellikle bush aleyhtarı çığırtkanlık yapılıyor. iyi de yapılıyor. propaganda filmi de (adam bildiğin propaganda yapıyor. bazen abartıyor) , eksik yaptığı şeyler de(sadece bush'a çatıp, tüm kötülüklerin anası oymuş gibi göstermesi), yanlış yaptığı şeyler de (bazı ülkeleri ve bazı sanatçıları aşağılaması) olsa bu kadarına da şükür dedirtiyor.
beni en çok etkileyen sahnesi ;
savaş sırasında evi yerle bir edilen ve yakınları öldürülen yaşlı bir ıraklı kadının yakarışı, işgalci barbarlara ettiği beddualar ve hemen sonrasında ekrana gelen britney spears'ın ağzında "çakada çukada" ciklet çiğneyerek "bence başkanımıza güvenmeliyiz. o yapıyorsa doğrudur. ben ona güveniyorum" mealindeki konuşması beni filmde en çok etkileyen, en vurucu sahneydi**
bayağı bir düşündürüp küfrettirdi bu sahne. hem düşündüm hem küfrettim. yanlış anlama olmasın. saf britney ablamıza değil * onun ve onun gibi olan diğer amerikalıların cahilliklerine, bu cahilliği kullananların şerefsizliklerine ve bunların sonucunda çok büyük zarar gören insanların (ırak'ta ölen çocuklar, britney ablamızdan önce gördüğüm yaşlı kadın) zarar görmesini sağlayan dünyanın adaletine küfrettim. britney ablamıza selamlarımı yolluyor, "saygılar" diyorum....
amerikalı askerlerin ve diğer amerikalıların cahilliklerini, saflıklarını ve hatta bazılarının parasızlığı sebebiyle amerikalı kodamanların yollarını bulmalarını da anlatıyor film.
bush'un seçimi şaibeli bir şekilde kazanmasını ve sonrasında afro-amerikalıların (kürseye tek tek çıkıp konuşanlar) hiçbir senatör tarafından imzalanmadığı için geçersiz olan seçim itirazlarını anlatıyor.
amerikan ekonomisinin yüzde yedisini arapların finanse ettiğini, araplar ile bush ailsei ve dostları arasındaki çıkar ilişkileri anlatılıyor. 11 eylülden sonra, uçuş yasağı varken ladin ailesinin ülke dışına bizzat beyaz saray tarafından kaçırılışını anlatıyor.
bowling for columbine'daki gibi amerikanın korkuya yönlendirilebilen cahil bir toplum olduğunu anlatıyor.
bütün bu cahilliğin ve çıkar ilişkilerinin arasında ezilen masum ıraklıları ve sonradan kafalarına kandırıldıkları dank eden amerikalı aileleri anlatıyor.
bunun gibi birçok şey....
--spoiler--
"biz ırak halkını özgürlüklerine kavuşturmak için geldik. niye bizi istemiyorlar, niye bize ateş açıyorlar anlamıyorum." - ırak'taki bir amerikan askeri*
çarpıcı bir filmdir. zamanında epey ses getirmiştir.
usame bin ladin ve ailesinin amerika ile samimi ilişkilerini belgeleyen film.
11 eylül saldırılarının bir muhalifin gözünden anlatıldığı 2004 yapımı michael moore belgesel film.
olayı pis, kaka teröristler çerçevesinden çıkarıp abd, bush, ladin ailesi ve suudiler arasındaki bağlantılar üzerinden değerlendirmiş, vay be dedirten bir yapım.
http://www.imdb.com/title/tt0361596/
olayı pis, kaka teröristler çerçevesinden çıkarıp abd, bush, ladin ailesi ve suudiler arasındaki bağlantılar üzerinden değerlendirmiş, vay be dedirten bir yapım.
http://www.imdb.com/title/tt0361596/
ülkenin bügünlerini anlamak için önemli ipuçlarına sahip film. suudiler, el kaide, para, aile ilişkileri, patlamalar, korku, işgal. bugun rusyanın suriyeden çekildiğini öğrendik. sanırım işgal aşamasına geçiyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar