bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı69
- istanbul mahvoldu14
- ayrıldık36
- mel mel bakan 6ibson12
- avukat tutmak5
- cuhape bu ülkeye ne kattı9
- sigara7
- pavyonda bir hanıma bira söylemek6
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz14
- istanbul15
- palamut7
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması7
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı8
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler7
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru14
- ismail kartal10
- fon vurgunu13
- ebu muhammed el culani2
- bugün tüm fenerbahçeli yazarların hasta olması7
- eve gitme isteği5
- yüksek enflasyon17
- iltica bey4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak19
- real madrid3
- bir derdim var3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- erkeğin orospusu tipler8
- yalnızlığın aslında o kadar da iyi olmaması3
- nefes tv2
- ismet birader3
- entry girerken sağa yatmak2
- sel2
- top sakal üstüne kirli sakal bırakmak2
- orhan şen den yeni yağış uyarısı2
- saloon birahanesi2
- ankara kırıkkale çorum samsun hızlı tren hattı2
- yağmur3
- kurt cobain3
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir6
- dinden nefret etme nedenleri4
- fenerbahçeli yazarlar15
- dua5
- cedid6cer2
- sigara içmek kör olma riskini artırır4
- mesai bitse de gitsek3
- barselona'dan 4 yemek vs aston villa'dan 6 yemek3
- tulumba tatlısı6
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- dersimli kemal'in sarayın adamı olduğu gerçeği2
- halk tv tele 1 sözcü tv krt tv2
entry'ler (1285)
bir şekilde hayatı sinemaya çekilirse, kendisinin zerrin tekindortarafından canlandırılması isabet olur. türk sinemasının efsaneleşen isimlerinden.
ilk bölümünü bu gece izlediğim dizi. son derece manchurian candidate kokmakla birlikte yapımcıların da senaristlerin de o kadar salak olmayacaklarını düşünerek merakla devamını izleyeceğim. bakalım nasıl olacak.
alevi katliamlarını öğrendiklerinde ne diyeceklerini merak ettiğim halktır. gerçi tahmin edebiliyorum: "o zamanın şartları, efendim kıl tüy."
edit: "zaman"
edit: "zaman"
bu insana hala umut bağlayan, "aman efendim, belki başka türlü eder, twitter'da neler yazmış kaç sene önce baksana" diyen salakları gördükçe, 2007 seçimlerini hatırlıyorum, bir şey de diyemiyorum. bu insan evladı, aynı rengin laciverdidir. başka bir şey beklemek de yersizdir. "tayyip gider de bu gelse acep daha mı ılık olur ortalık", yok "ya o değilde gül pek ılımlı bence yeaa" diye mırıldanan insan evlatları, kelimenin en hafif tabiri ile titreyip kendilerine gelmelidir. bunların birbirlerinden farkları yoktur. daha fenasını da söyleyeyim: abdullah gül tayyip insanından daha sinsi, daha ketumdur. tayyip içindekileri tutamaz, bangır bangır söyler meydanlarda, televizyonlarda, sonra kurmayları düzeltmeye çalışır. gül öyle değildir. boğazınıza dayanan bıçağı dayandığı o son ana dek anlayamazsınız.
he şimdi savunun gülü, bülbülü. o daha ılımlıdır, malum. 15 yaşındaki kızla evlenen biridir sonuçta, bu coğrafyaya başkası yakışmaz.
edit: "insan" yazamamışım. düzelttim. (bu da pek manidar oldu ya, neyse.)
he şimdi savunun gülü, bülbülü. o daha ılımlıdır, malum. 15 yaşındaki kızla evlenen biridir sonuçta, bu coğrafyaya başkası yakışmaz.
edit: "insan" yazamamışım. düzelttim. (bu da pek manidar oldu ya, neyse.)
çok beğendiğim bir filmdir. ki bunda yalnız da değilmişim, beğenen çok kişi varmış ki imdb puanı coşmuş gitmiş.
--spoiler--
corç kuluni abinin kendini feda etmesi, sonra pırt diye gelmesi, (sanki kırmızı ışıkta duran arabanın camını tıktık'lıyor pezevenk) sonra da gerçek olmadığının anlaşılması.
gemideki gizli votka zulasını bulduydu corç abimiz be, yapılır mıydı bu?
--spoiler--
ben çok beğendim. geç oldu, ama beğendim. sandra bullock'u falan görünce "la adamlar uzay romantik komedisi yapmış" deyip girmemiştim filme, çok pişmanım.
--spoiler--
corç kuluni abinin kendini feda etmesi, sonra pırt diye gelmesi, (sanki kırmızı ışıkta duran arabanın camını tıktık'lıyor pezevenk) sonra da gerçek olmadığının anlaşılması.
gemideki gizli votka zulasını bulduydu corç abimiz be, yapılır mıydı bu?
--spoiler--
ben çok beğendim. geç oldu, ama beğendim. sandra bullock'u falan görünce "la adamlar uzay romantik komedisi yapmış" deyip girmemiştim filme, çok pişmanım.
"barınç"tır. başbakana yaptığı atar nasıl sonuçlanacak, merakla beklemekteyiz.
gözdağıdır. "bakın bizim şakamız yok, ayağınızı denk alın" demektir. kraldan çok kralcı bir takım zevatın yaranma çabasıdır, şudur budur.
not: ayrıca milliyetin hala doğan grubuna ait olduğunu düşünen yazar arkadaşıma da "tüpçü başkan ve demirören grubunun medyaya girişi" realitesini hatırlatmak isterim.
not: ayrıca milliyetin hala doğan grubuna ait olduğunu düşünen yazar arkadaşıma da "tüpçü başkan ve demirören grubunun medyaya girişi" realitesini hatırlatmak isterim.
her ihtimale karşı şıpoyler diyelim, ne olur ne olmaz:
--spoiler--
öncelikle çok özlemişiz. sonralıkla özlediğimiz bir sürü unsuru ya az koymuşlar ya hiç koymamışlar filme. biz puslu isli ankara'yı sevdik bu dizi sayesinde, ankara yok. pilli bebek müzikleri değişmeziydi dizinin, filmde duyamadık hiç. ya sanem çelik'in oynadığı karakterin hikayesi ya da ercü'nün hikayesi olsaydı, sanki ikisi birden olmamış gibi. ya da süresini uzun tutsalardı biraz daha. iki hikaye birden, üst üste, üstüne bir de toplumsal olaylar falan, pek yavan kalmış çoğu şey.
ha ama hastasıyım o ayrı. bu ekip kahvede okey oynasın film boyunca, onu da izlerim. bu yüzden ben de minik detaylarda buldum teselliyi. harun'un şabanlıkları, akbabanın halleri, hayalet'in ılgın tutkusu.
ve tabii, hikaye daha sade tutulup şevket ç, şule ç ve cevdet de bir yerlerinden senaryoya dahil edilseydi ne olurdu sanki?
son bir not da, sadi timil tingiz, o rol nedir arkadaş? karakterine tüküreyim senin. padişaha kapı açarken daha iyiydin. neyse.
--spoiler--
--spoiler--
öncelikle çok özlemişiz. sonralıkla özlediğimiz bir sürü unsuru ya az koymuşlar ya hiç koymamışlar filme. biz puslu isli ankara'yı sevdik bu dizi sayesinde, ankara yok. pilli bebek müzikleri değişmeziydi dizinin, filmde duyamadık hiç. ya sanem çelik'in oynadığı karakterin hikayesi ya da ercü'nün hikayesi olsaydı, sanki ikisi birden olmamış gibi. ya da süresini uzun tutsalardı biraz daha. iki hikaye birden, üst üste, üstüne bir de toplumsal olaylar falan, pek yavan kalmış çoğu şey.
ha ama hastasıyım o ayrı. bu ekip kahvede okey oynasın film boyunca, onu da izlerim. bu yüzden ben de minik detaylarda buldum teselliyi. harun'un şabanlıkları, akbabanın halleri, hayalet'in ılgın tutkusu.
ve tabii, hikaye daha sade tutulup şevket ç, şule ç ve cevdet de bir yerlerinden senaryoya dahil edilseydi ne olurdu sanki?
son bir not da, sadi timil tingiz, o rol nedir arkadaş? karakterine tüküreyim senin. padişaha kapı açarken daha iyiydin. neyse.
--spoiler--
gerçekte olup bitenleri ört bas etmek, gündemi değiştirmek, gerçek gündemi unutturmak için zırt pırt sömürülen, ne idüğü belirsiz kimliktir.
aklı başında insanların bu goygoya gelmemesinde yarar vardır. gerçekte konuşulacak o kadar çok şey varken hele.
aklı başında insanların bu goygoya gelmemesinde yarar vardır. gerçekte konuşulacak o kadar çok şey varken hele.
kadınları menapoza girdiklerinde rahatlatabilecek eylem.
bir başbakan ya da bakan açıklaması. işin aslı artık takip etmiyorum hiçbirini, ciddiye almıyorum çünkü. sözlük trollerinden bir farkları yok kendilerinin.
hayatım boyunca kimseye içkili halde rahatsızlık vermediğim, kendimi bozmadığım halde gece 10'dan sonra içki satın alamıyorum misal. bu sayılıyor mu?
hayatım boyunca kimseye içkili halde rahatsızlık vermediğim, kendimi bozmadığım halde gece 10'dan sonra içki satın alamıyorum misal. bu sayılıyor mu?
püfür püfür bir eylemdir. kötü başı yaban hayvanlarına kaptırmamaya dikkat etmekte yarar vardır.
epey zaman sonra tekrar izlediğim ve tekrar "isyeeeaaannn" dediğim düettir.
patates kızartması.
iddialı önermedir. "entelin harman olduğu yerdeniz, uludağ sözlükteniz" demememiz neden peki acep?
bir seri olarak düşünüldü ise keşke ilk bölüm için fikret kuşkanlı hikaye seçilmese imiş dediğim çağan ırmak ürünüdür. o hikaye kötüydü çünkü, çok yabancı ve çok kötü yazılmıştı.
oysa misal "hayal-i cihan" fena değildi, oyunculukların payı çok büyük tabii, çetin tekindor var sonuçta. okan yalabık da en iyi yancı performansı ile gene göz doldurmuş. "onlara dokunmak" da hikayesi ile dikkatimi çekti benim. "çizgisiz zamanlar", hem hikayesi ile, hem dizi-sinema sektörüne dokundurmalarıyla iyiydi bence.
çok karikatürize oynanıp çekilmiş, çok kötü yazılmış bölümleri olmakla birlikte, aralarından bir ikisi gerçekten izlenmeye değerdir benim şu naçiz görüşüme göre.
oysa misal "hayal-i cihan" fena değildi, oyunculukların payı çok büyük tabii, çetin tekindor var sonuçta. okan yalabık da en iyi yancı performansı ile gene göz doldurmuş. "onlara dokunmak" da hikayesi ile dikkatimi çekti benim. "çizgisiz zamanlar", hem hikayesi ile, hem dizi-sinema sektörüne dokundurmalarıyla iyiydi bence.
çok karikatürize oynanıp çekilmiş, çok kötü yazılmış bölümleri olmakla birlikte, aralarından bir ikisi gerçekten izlenmeye değerdir benim şu naçiz görüşüme göre.
çirkin bir şeydir. onu bunu bilmem, derin bir adam da değilim pek. bildiğim bir tek şey var: bir insanın ekmeğiyle oynarsan ziki tutarsın aga. öyle dinle imanla kılla tüyle tövbeyle olmaz bu işler.
he, "demişti bu mal" dersiniz daha ileride. bekleyelim, görelim.
he, "demişti bu mal" dersiniz daha ileride. bekleyelim, görelim.
ağır bir filmdir. bir izleme ile doğru düzgün yorum yapılamayacak bir film gibi geldi bana. bir daha izlemek lazım. yoksa filmdeki burjuva özentisi abi gibi, "kertez" tuzağına düşmek mümkün sanki.
ötekileştirmediğiniz bir o kalmıştı.
dini olimpiyattır. olimpiyat ve dini. gerçi evet, türkçe olimpiyatlar var, din kısmı gizli saklı.
dini olimpiyattır. olimpiyat ve dini. gerçi evet, türkçe olimpiyatlar var, din kısmı gizli saklı.