bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- kader4
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- kuş5
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- fil9
- at6
- kaplan17
- gece gece sinirlenmek4
- medine2
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- mavi4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- bileklik19
- sevgili nedir7
- brezilya7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- yogartiksen39
- flamingo3
- rüzgar türbini2
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- ankara8
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
- galatasaray19
- tabiat4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kim kimi neden sevmiyor14
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- sarı teker kim sorunsalı8
muhalif yonetmen michael moore un bir filmidir. filmde, 11 eylul saldirilari sonrasi irdelenmektedir. bush, ladin ve bir cok suudi aile arasindaki iliski incelenmektedir.
I AM A WORKER PRESIDENT!!!!!
BiRKAÇ KEZ iZLEYiP, KOMPLO TEORiLERi TADINDA KAFAYI YEDiĞiM ZAMANLAR, BiR DE TERS AÇIDAN BAKIP BU FiLMi DE BUSH'UN YAPTIRDIĞINI DÜŞÜNMÜŞTÜM. (bkz: DAHA NELER)*
dünyanın kaderini değiştiren tarih 9/11
ırak savaşı ile ilgili hiçbir iddianın delilsiz bırakılmadığı , muhalif Mıchael Moore belgeseli.
sinema salondaşlarımın " u mada faka, u sanofebiiç, şitt, fak u buş, bastırd" vb. mütemadi ve kallavi küfürleri eşliğinde izlediğim maykıl muur gerçekçiliği.
böylesine bi belgeselin çekilip, rahatça sinemalarda oynatılabildiğine mi, yoksa insanların rahat rahat, söve söve çekinmeden izleyebildiklerine mi hasta olsam karar veremediğim; sam amcanın hali pür melalidir aynı zamanda. ifade özgürlüğünün abartılı derelerde bile olsa maksimum seviyede olması takdire şayan. adamlar filmden sonra gittiler yine yeniden w. puşt'u seçtiler o ayrı tabi.
ha yeri hakkaten gelmişken: fak yu buş..şuur yor fadır, dont vori. end of korz yor faking madır 2 beybe...mına koduklarım sizi.*
böylesine bi belgeselin çekilip, rahatça sinemalarda oynatılabildiğine mi, yoksa insanların rahat rahat, söve söve çekinmeden izleyebildiklerine mi hasta olsam karar veremediğim; sam amcanın hali pür melalidir aynı zamanda. ifade özgürlüğünün abartılı derelerde bile olsa maksimum seviyede olması takdire şayan. adamlar filmden sonra gittiler yine yeniden w. puşt'u seçtiler o ayrı tabi.
ha yeri hakkaten gelmişken: fak yu buş..şuur yor fadır, dont vori. end of korz yor faking madır 2 beybe...mına koduklarım sizi.*
belgeselin sonunda michael moore der ki
" kapitalist sistemin en büyük savunucuları, kapitalist sistemden en çok zarar gören varoş kesimdir." amerika'da varoş semtlere giden askerler, biraz milliyetçilik biraz da maaş faktörünü kullanarak, çok sayıda gönüllü asker toplamaktadır.
" kapitalist sistemin en büyük savunucuları, kapitalist sistemden en çok zarar gören varoş kesimdir." amerika'da varoş semtlere giden askerler, biraz milliyetçilik biraz da maaş faktörünü kullanarak, çok sayıda gönüllü asker toplamaktadır.
--spoiler--
film gerçekten çok etkileyici. eski başkan bush'un yaptıklarını, el kaide- suudi araplar, usame ile bush ailesinin ilişkileri, ırak savaşı, amerikan halkının cahilliği vs. şeyler anlatılıyor ve özellikle bush aleyhtarı çığırtkanlık yapılıyor. iyi de yapılıyor. propaganda filmi de (adam bildiğin propaganda yapıyor. bazen abartıyor) , eksik yaptığı şeyler de(sadece bush'a çatıp, tüm kötülüklerin anası oymuş gibi göstermesi), yanlış yaptığı şeyler de (bazı ülkeleri ve bazı sanatçıları aşağılaması) olsa bu kadarına da şükür dedirtiyor.
beni en çok etkileyen sahnesi ;
savaş sırasında evi yerle bir edilen ve yakınları öldürülen yaşlı bir ıraklı kadının yakarışı, işgalci barbarlara ettiği beddualar ve hemen sonrasında ekrana gelen britney spears'ın ağzında "çakada çukada" ciklet çiğneyerek "bence başkanımıza güvenmeliyiz. o yapıyorsa doğrudur. ben ona güveniyorum" mealindeki konuşması beni filmde en çok etkileyen, en vurucu sahneydi**
bayağı bir düşündürüp küfrettirdi bu sahne. hem düşündüm hem küfrettim. yanlış anlama olmasın. saf britney ablamıza değil * onun ve onun gibi olan diğer amerikalıların cahilliklerine, bu cahilliği kullananların şerefsizliklerine ve bunların sonucunda çok büyük zarar gören insanların (ırak'ta ölen çocuklar, britney ablamızdan önce gördüğüm yaşlı kadın) zarar görmesini sağlayan dünyanın adaletine küfrettim. britney ablamıza selamlarımı yolluyor, "saygılar" diyorum....
amerikalı askerlerin ve diğer amerikalıların cahilliklerini, saflıklarını ve hatta bazılarının parasızlığı sebebiyle amerikalı kodamanların yollarını bulmalarını da anlatıyor film.
bush'un seçimi şaibeli bir şekilde kazanmasını ve sonrasında afro-amerikalıların (kürseye tek tek çıkıp konuşanlar) hiçbir senatör tarafından imzalanmadığı için geçersiz olan seçim itirazlarını anlatıyor.
amerikan ekonomisinin yüzde yedisini arapların finanse ettiğini, araplar ile bush ailsei ve dostları arasındaki çıkar ilişkileri anlatılıyor. 11 eylülden sonra, uçuş yasağı varken ladin ailesinin ülke dışına bizzat beyaz saray tarafından kaçırılışını anlatıyor.
bowling for columbine'daki gibi amerikanın korkuya yönlendirilebilen cahil bir toplum olduğunu anlatıyor.
bütün bu cahilliğin ve çıkar ilişkilerinin arasında ezilen masum ıraklıları ve sonradan kafalarına kandırıldıkları dank eden amerikalı aileleri anlatıyor.
bunun gibi birçok şey....
--spoiler--
"biz ırak halkını özgürlüklerine kavuşturmak için geldik. niye bizi istemiyorlar, niye bize ateş açıyorlar anlamıyorum." - ırak'taki bir amerikan askeri*
film gerçekten çok etkileyici. eski başkan bush'un yaptıklarını, el kaide- suudi araplar, usame ile bush ailesinin ilişkileri, ırak savaşı, amerikan halkının cahilliği vs. şeyler anlatılıyor ve özellikle bush aleyhtarı çığırtkanlık yapılıyor. iyi de yapılıyor. propaganda filmi de (adam bildiğin propaganda yapıyor. bazen abartıyor) , eksik yaptığı şeyler de(sadece bush'a çatıp, tüm kötülüklerin anası oymuş gibi göstermesi), yanlış yaptığı şeyler de (bazı ülkeleri ve bazı sanatçıları aşağılaması) olsa bu kadarına da şükür dedirtiyor.
beni en çok etkileyen sahnesi ;
savaş sırasında evi yerle bir edilen ve yakınları öldürülen yaşlı bir ıraklı kadının yakarışı, işgalci barbarlara ettiği beddualar ve hemen sonrasında ekrana gelen britney spears'ın ağzında "çakada çukada" ciklet çiğneyerek "bence başkanımıza güvenmeliyiz. o yapıyorsa doğrudur. ben ona güveniyorum" mealindeki konuşması beni filmde en çok etkileyen, en vurucu sahneydi**
bayağı bir düşündürüp küfrettirdi bu sahne. hem düşündüm hem küfrettim. yanlış anlama olmasın. saf britney ablamıza değil * onun ve onun gibi olan diğer amerikalıların cahilliklerine, bu cahilliği kullananların şerefsizliklerine ve bunların sonucunda çok büyük zarar gören insanların (ırak'ta ölen çocuklar, britney ablamızdan önce gördüğüm yaşlı kadın) zarar görmesini sağlayan dünyanın adaletine küfrettim. britney ablamıza selamlarımı yolluyor, "saygılar" diyorum....
amerikalı askerlerin ve diğer amerikalıların cahilliklerini, saflıklarını ve hatta bazılarının parasızlığı sebebiyle amerikalı kodamanların yollarını bulmalarını da anlatıyor film.
bush'un seçimi şaibeli bir şekilde kazanmasını ve sonrasında afro-amerikalıların (kürseye tek tek çıkıp konuşanlar) hiçbir senatör tarafından imzalanmadığı için geçersiz olan seçim itirazlarını anlatıyor.
amerikan ekonomisinin yüzde yedisini arapların finanse ettiğini, araplar ile bush ailsei ve dostları arasındaki çıkar ilişkileri anlatılıyor. 11 eylülden sonra, uçuş yasağı varken ladin ailesinin ülke dışına bizzat beyaz saray tarafından kaçırılışını anlatıyor.
bowling for columbine'daki gibi amerikanın korkuya yönlendirilebilen cahil bir toplum olduğunu anlatıyor.
bütün bu cahilliğin ve çıkar ilişkilerinin arasında ezilen masum ıraklıları ve sonradan kafalarına kandırıldıkları dank eden amerikalı aileleri anlatıyor.
bunun gibi birçok şey....
--spoiler--
"biz ırak halkını özgürlüklerine kavuşturmak için geldik. niye bizi istemiyorlar, niye bize ateş açıyorlar anlamıyorum." - ırak'taki bir amerikan askeri*
çarpıcı bir filmdir. zamanında epey ses getirmiştir.
usame bin ladin ve ailesinin amerika ile samimi ilişkilerini belgeleyen film.
11 eylül saldırılarının bir muhalifin gözünden anlatıldığı 2004 yapımı michael moore belgesel film.
olayı pis, kaka teröristler çerçevesinden çıkarıp abd, bush, ladin ailesi ve suudiler arasındaki bağlantılar üzerinden değerlendirmiş, vay be dedirten bir yapım.
http://www.imdb.com/title/tt0361596/
olayı pis, kaka teröristler çerçevesinden çıkarıp abd, bush, ladin ailesi ve suudiler arasındaki bağlantılar üzerinden değerlendirmiş, vay be dedirten bir yapım.
http://www.imdb.com/title/tt0361596/
ülkenin bügünlerini anlamak için önemli ipuçlarına sahip film. suudiler, el kaide, para, aile ilişkileri, patlamalar, korku, işgal. bugun rusyanın suriyeden çekildiğini öğrendik. sanırım işgal aşamasına geçiyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar