bugün

/231
kötüleneceğini bile bile entry girmek diyor ve başlıyorum.
sadece belli aralıklarla zap yaparken görüyorum diziyi. ama yok gün geçtikçe tahammül sınırlarımı zorluyor. yeter kenan çık artık şu tavrından. yeni roller keşfet. sen miroğlu değilsin artık. hayır ne zaman görsem adam bu tavırlarda. belki hiç ilgisi yok inanın izlemiyorum diziyi ama ben zap yaparken kenanı ya özlü sözler sölerken görüyorum, tam bir yusuf miroğlu edasında, ya sinirliyken ya da uzak diyarlara bakarken. cansu dere zaten bakışlarıyla insanın ömürünü çürütmeye yetiyor. yeter allah aşkına ya. ben neden bu kadar taktım onu da bilmiyorum ama öyle işte. içimi döktüm. rahatladım be sözlük.
senaristlerinin monter cristo kontu yanında yabancı dizileri de izlediklerini belli ettikleri dizi.
adının ali oldugunu ogrendigim kişi kendine kurban olarak ezel'i secmis onu bulmaya gitmektedir. yanındaki adama uzun zamandır kendine kurban arayan , kana susamış dexter misali şöyle der:

-bu gece o gece

(bkz: tonight s the night)
(bkz: dexter)
yiğit özşener'in maçın adamı seçilmesi gereken dizi. herkes başarılı bir kötü olamaz ama o bunu başarıyor. dizilerde kötüyü sevme ekolümden vazgeçmiyeceğim sanırım. ayrıca dizide anlattığı kurbağa-akrep hikayesi de adama "hakkaten lan böyle bu dünyanın düzeni." dedirtiyor.
yiğit özşenir'in her sahnede devleştiği dizi. hastası olmamak mümkün değil. ne kenanı ben sana bitiriyorum diyesi geliyor insanın. çok tatlı.
15-16 yaşlarındaki atakan yağız'ın müthiş oyunculuğuyla -bu akşam- yürek dağlayan dizi. ulak'tan beri takipçisi olduğum bu yetenekli çocuk umarım konuk oyuncu değildir. ana kadroya girmeyi hak edecek kadar sağlam oyunculuk yapıyor ve dizinin konusu gereği de sürekli olarak kalabilecek bir karakter aslında. umarım tek bölümle harcamamışlardır. atakan, cansu dere gibi yeteneksiz birinden daha çok hak ediyor o dizide oynamayı, hatta oyunculuk olarak kıyaslamam bile.
çoğu sahnesinde insanı dumur eden dizi..
kalabalığın içinde yürüyen ezele yaklaşıyor ya kamera odada bulunan erkekler dahi vay beaa demekten alamıyor kendini ama hakketten vay be...
Show tv de çıkan her bölümü sinema tadındadır.izlenmesini tavsiye ederim.
olaylar o kadar hızlı ilerliyorki 3-4 bölüm sonra bitecekmiş gibi duruyor. sırf bunun için bile izlenmeyi hakediyor. umarım sakız gibi uzatılmadan bitirilir de türk televizyonlarında bir efsane olarak anılır.
<<<<<<<<<spoiler>>>>>>>>>>>>>>

birinin peşinden ne kadar çok koşarsan o kadar yalnız kalıyorsun.

<<<<<<<<<spoiler>>>>>>>>>>>>>>>
stipriz kulüp görüntülerini ekrana yansıtan dizi. nerede lan burası. alltta veya dizi sonunda teşekkür kısmında adresi verilmesi gerekiyor mekanın. heyecanlan bekliyoruz.

edit: aksarayda teksas 2000 diye bir mekanmış.
ömere kazık atan arkadaşlarının adının "ali ve cengiz" olmasıyla, akıllara ali cengiz oyunu'nu getiren dizidir.
gencecik çocuğun taş gibi oyunculuğuna bizi şahit eden dizi.(bekçinin yetimhanedeki oğlu) güzel, çekimler falan. senaryosu da öyle, cız ediyor insanın içi sıkça.
anananaleeeee çocuk * aliyle ömerin kardeşine neler etti öyle ? dediğim dizi.

arkadaşın adı (bkz: atakan yağız)
ne zaman izlemeye kalksam 10 dk sonra zap yapıyorum. ne zaman izlesem "cemiiiil" diye haykırıyorum. yiğit özşener hayranı olarak hala onu lamiaya aşık sanıyorum. cansu sırıtıyor yanında...
üniversite kantininde salı sabahları öğretim üyelerinin bile dün akşam ezeli izledin mi deyip neler olduğu hakkında yorumlar yaptığı pazartesi akşamlarının vazgeçilmez dizisi. izlerken kağıt kalemle izlemenizi tavsiye ediyorum öyle cümleler geçiyor ki resmen insanın tüyleri diken diken oluyor.
delice izlenen dizidir. ilk önce önyargılı yaklaştım ismi pek güzel gelmemişti ama kenan imirzalıoğlu'nun varlığından dolayı izlemeye başladım ve hala bırakamadım.
Küllerinden doğmuş bi insan nasıl olurda Cansu dere gibi hatuna tüm kızgınlığına, kırgınlığına, aldatılmışlığına rağmen hala o salak kıza aşık olur? Bi de yetmez gibi Cengiz de karısına taparcasına aşıktır.*
x-files'in müzigi esliginde adamin birinin ezel'in gecmisi ile ilgili bir takim kagitlara bakindigi bir sahneyi barindiran dizi.
cansu dere'nin kenan imirzalioglu'unun her cümlesine 'niyeeee?' dedigi güzide dizi. *
sadece kerpeten ali'den duyduğum için dilime pelesenk oldu şu replik. hatırlayan vardır.

--spoiler--
problem olmaz artık baban
--spoiler--

yalnız ali'nin vurgularıyla duymaya çalışın.
son bölümünde cengiz karakterinin ölülere, dirilere, gitmeye ve kalmaya dair önemli tespitlerde bulunduğu dizi.
(bkz: ölüleri yenemezsin)
(bkz: ölüler hata yapmaz)
rakibi burada;
(bkz: dizel dizisi)
her izlediğimde, " tuncel kurtiz in başrolde olduğu şöyle bol mesajlı vurdulu kırdılı olmayan, anlatan bir film ya da dizi olsa " diye iç geçirten dizi.
verdiği bir haftalık arada kendisine yönelen tepkilere hiç mi hiç anlam veremediğim dizi.

evet, bugüne kadar doğru düzgün bir yapıma rastlamadığımdan yabancı dizilerden kafayı kaldırıp türk dizisi izlemi$liğim yoktu. fakat nerede saf yabancı dizici adam varsa bu diziyi izlemeye ba$ladı, bende bir bakayım dedim, iyi de ettim.

karmadan kasıtla, saf iyide bile bir kötünün doğması için -ki bu kötü de rölativ- bir parça olduğunu gösteren ezel'iyle, esas kızı ey$an'ıyla, sayko ağbisi ali'siyle, aka. benjamin linus, cengiz'iyle, flashback'leriyle ve harikulade örülmü$ kurgusuyla gönüllerde taht kurmu$tur bu dizi.

kanımca türk dizileri tarihine adını altın harflerle yazdırmı$tır $imdiden. umarım puzzle iyi tamamlanır ve tadında bırakılır. gerçekten kaliteli bir yapım. bok atanlara tek sözüm dahi yok, ilgi çekmeye çalı$ıyorlar..
her gün sol frame de görmekten bıktığım dizi. hatta geçenlerde dedim ulan çok reklamını yapıyolar bi izliyim, yok arkadaş bizim türk dizilerinden adam olmaz. klasik türk dizi senaryosu, klasik oyuncular falan filan. kısacası boşa zaman kaybı.
© copyright 2005 - 2026