bugün
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- ben geldim naneler7
- kocamın ayaklarını yıkarım4
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması20
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- ilişkilerde masal karakteri arayan vizyonsuz5
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek6
- şeyhin götüne priz sokmak8
- tai lung17
- çiçekli şiirler bayım vardı ne oldu ona3
- beyler bik bik erkek2
- clydeless bonnie2
- türklerin ezik bir millet olması4
- johnny sins ile mia khalifa film çekerse3
- elif karaarslan5
- raikagetokatlayan5
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- hoşgörü dini islam12
- dünya15
- kadir mısıroğlu'nun soyu23
- komünizm gelecek nesil için tek kurtuluş yoludur4
- sevdiğim kokteyl2
- futbol32
- ameliyat olmak15
- incil de geçen peygamberlerin kuran da da geçmesi3
- ateist dövmek11
- 2026 dünya kupası37
- çirkin olduğu halde profil fotoğrafı koyan yazar2
- mustafa kemal atatürk10
- adana3
- velvet52
- house of the dragon3
- kylie jenner6
- lan bu sözlüğe nolmuş2
- kemalistler16
- fikirleri susturulan aydınlar2
- sözlük kızlarının şişko olması4
- 0 0 719
- sözlüğün durma noktasına gelmesi2
- ulusalcılar5
- fildişi sahili6
- israil11
- türkiye15
- sözlük kızları neden böyle değil sorunsalı4
- velvet hanımkızımız8
- türklerin pis olması8
- mars taki karbon molekülleri ve balista örümceği2
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum5
- chp de 26 il başkanının görevden alınması3
aşkın idam kanunu(erkekler için).
eşinizin, aslında nasıl bir erkek ya da kadınla evli olmak istediğini anlamanın tek yolu.
iki çift in her sorunda beraber yürümesi birbiri için yaşaması hayatı bi ömür boyu paylaşmak ve mutluluğu tatmak.
''aşkın sonu'' diye herkesin gözünün korkutulduğu olaydır. Tam tersine abartılmaması gerekli bence.
benim bu güzel dünyamda bir çok çift aynı evi ve hayatı paylaşabilmek icin, sevişeblmek icin, arzuladığı kişinin sonsuza dek yanında olabilmek icin evleniyor. 2-3 sene sonra ne oluyor? o arzuladığın kişiden ayrılmak için mahkemelere! gidiyosun. bu aslında o kdar acıklı bir sosyolojik olay ki. dünyanın yarısı evlenip boşanıyormuş oysa!
Evlilik,ben yapamam diyorsanız uzak durulacak. Eğer ben evliliğe varım diyorsanız, sevdiğiniz insanla mutlu olacagınız yuvadır. Tavsiye edilir.
seks yapmanın kaçamak olmadığı , içinizden değil de dışınızdan seni bir bağırtcam bir bağırtcam diyebileceğiniz bir durumdur.*
sekiz yıldır ömrümü yiyen şey. yalanmış anlıyorsun sonunda. sen ne yaparsan yap karşındakine, karşındakinin anladığı kadarsın. iyi niyet yoksa evlilikte, hep bir taraftan bekleniyorsa fedakarlık aslında hep kaybedensin farkında olmadan.bunlar benim yaşadıklarım tabii. güzel evlilikler yok mu? elbette vardır. ama bana amorti bile vurmamış onu yeni anladım.
Erkeğin lisansını yitirip, kadının master (lisans üstü) olduğu bir sözleşme.
Pencere kapalıyken asla uyuyamayan bir erkekle, pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır.
çıkarlar üzerine kurulan kurum . artık adı çıkarıma uygun mu değil mi şeklinde değişti...
Başta hoş sonra boş.
insana hem korku hem de mutluluk anımsatan olgu.
13- 17 yaş arası bir kız için;
- ay o ne ya? evlenmicem ben iğrençççç...
17- 22 yaş arası bir kız için;
- yani evlenmek...ımmm bilemiyorum ama biz ciddi düşünmüyoruz ya. daha çok gencim zaten...
23- sonrası bir kız için;
- bütün arkadaşlarım evli, nişanlı, sözlü vs... bu ne be evlilikten nefret ediyorum!
olabilecek bir müessesedir...
- ay o ne ya? evlenmicem ben iğrençççç...
17- 22 yaş arası bir kız için;
- yani evlenmek...ımmm bilemiyorum ama biz ciddi düşünmüyoruz ya. daha çok gencim zaten...
23- sonrası bir kız için;
- bütün arkadaşlarım evli, nişanlı, sözlü vs... bu ne be evlilikten nefret ediyorum!
olabilecek bir müessesedir...
duymaktan artık gerçekten tiksindiğim, aile, arkadaş, eş,dost,manav, alakalı alakasız herkesin hakkında ahkam kestiği,diline doladığı, zerre kadar istemesemde birgün yapmak zorunda oldugum bi sistemde, dünyada yaşadığım için ayrıca nefret ettiğim kelime, kurum, kuruluş vs vs!
(bkz: evlenmıyorum ulan)!
(bkz: evlenmıyorum ulan)!
evlenene kadar çok kolay ilk aylarında güzel giden sonraki aylarda sıradanlaşan bazen kaçıp gidilesi gelen baznede otur oturduğun yerde daha mutlu olabilirmisin diye kendi kendine telkin verdiğin bunalım durumudur.
farkında olmadan içine girmiş olduğum şey.
dün akşamsütü telefon çaldı arayan o, gizli eşim. 'palamut alıyorum çok bişey yeme kızlarla' dedi 'rakı da alıyorum geç kalma sakın'. peki tatlım dedim sadece, kızlar arayan kim diye sormadılar bile onlar da biliyordu söylesem de şaşırmayacaklardı eminim. 1 saat sonra vedalaştım kızlarla eve yürümeye başladım o arada bir kez daha telefonlaştık.
-taze soğan al canım biraz domates de azalmış.
hayır o benim ev arkadaşım bile değildi, aslında tek başıma yaşıyordum ben ve bu evdeki adamla yazılı yada sözlü hiçbir anlaşma yoktu aramızda.
eve geldim salata yaptık beraber (her romantik filmedeki mutlu çift gibi), yemeğimizi yedik rakımızı içtik, televizyon izledik biraz, tavla attık ben yenildim sonra onun yorganıyla yastığını getirdim salona ve bende odama gidip yattım...
işte tam da o an farkettim biz ayrı yataklarda uyuyan evli bir çifttik. herşey bir bir gözümde canlanmaya başladı.
-kahvaltı yapmadan çıkılmaz arwen otur şu masaya
-senin dersin kaçta bugün beraber çıkalım yalnız gitme sen
-o çocuk kim ne dedi sana?
-akşama ne yemek var?
-bebek yaa gece makarnası yapalım mı?
-bak bu musluğu yine tam kapatamamışsın gelicek fatura görücez günümüzü
-ben ödedim aidatı vs vs.
uzun zamandır durup dururken telefonuma bakmadığımı farkettim sonra, ayrıca kendi telefonuma bu kadar ilgisizken onun msjlarını okuyodum, msn de ona birisi bişey yazınca cevap verme hakkı buluyodum kendimde. birisi arayınca benim halim hatrımdan sonra onu soruyodu evde yok dediğimde şaşıranlar bile vardı.
ikimizin de depresif olduğu bir dönemde normalden çok daha fazla görüşür olmuştuk, gelmeler gitmeler, kalmalara ve hiç gitmemelere dönüşmüştü ve biz bunu yadırgamamıştık. birbirimize iyi geliyorduk bu bir gerçekti ve şükürler olsun ki bunu sadece arkadaş olarak birbirimizi çok sevdiğimizden yapıyorduk.
bu sabah kahvaltıdan sonra boşandık. atlatacaktır eminim sadece alışması biraz zaman alacak hepsi bu * az önce farkettim bir t-shirtünü bende unutmuş versem mi yoksa bu kısa evliliğin anısına saklasam mı bilemiyorum. *
bana gelince ben ve ortaya saçılmış dergilerim-bakım ürünlerim ile yeniden yalnız olmaya hemen alıştık. *
dün akşamsütü telefon çaldı arayan o, gizli eşim. 'palamut alıyorum çok bişey yeme kızlarla' dedi 'rakı da alıyorum geç kalma sakın'. peki tatlım dedim sadece, kızlar arayan kim diye sormadılar bile onlar da biliyordu söylesem de şaşırmayacaklardı eminim. 1 saat sonra vedalaştım kızlarla eve yürümeye başladım o arada bir kez daha telefonlaştık.
-taze soğan al canım biraz domates de azalmış.
hayır o benim ev arkadaşım bile değildi, aslında tek başıma yaşıyordum ben ve bu evdeki adamla yazılı yada sözlü hiçbir anlaşma yoktu aramızda.
eve geldim salata yaptık beraber (her romantik filmedeki mutlu çift gibi), yemeğimizi yedik rakımızı içtik, televizyon izledik biraz, tavla attık ben yenildim sonra onun yorganıyla yastığını getirdim salona ve bende odama gidip yattım...
işte tam da o an farkettim biz ayrı yataklarda uyuyan evli bir çifttik. herşey bir bir gözümde canlanmaya başladı.
-kahvaltı yapmadan çıkılmaz arwen otur şu masaya
-senin dersin kaçta bugün beraber çıkalım yalnız gitme sen
-o çocuk kim ne dedi sana?
-akşama ne yemek var?
-bebek yaa gece makarnası yapalım mı?
-bak bu musluğu yine tam kapatamamışsın gelicek fatura görücez günümüzü
-ben ödedim aidatı vs vs.
uzun zamandır durup dururken telefonuma bakmadığımı farkettim sonra, ayrıca kendi telefonuma bu kadar ilgisizken onun msjlarını okuyodum, msn de ona birisi bişey yazınca cevap verme hakkı buluyodum kendimde. birisi arayınca benim halim hatrımdan sonra onu soruyodu evde yok dediğimde şaşıranlar bile vardı.
ikimizin de depresif olduğu bir dönemde normalden çok daha fazla görüşür olmuştuk, gelmeler gitmeler, kalmalara ve hiç gitmemelere dönüşmüştü ve biz bunu yadırgamamıştık. birbirimize iyi geliyorduk bu bir gerçekti ve şükürler olsun ki bunu sadece arkadaş olarak birbirimizi çok sevdiğimizden yapıyorduk.
bu sabah kahvaltıdan sonra boşandık. atlatacaktır eminim sadece alışması biraz zaman alacak hepsi bu * az önce farkettim bir t-shirtünü bende unutmuş versem mi yoksa bu kısa evliliğin anısına saklasam mı bilemiyorum. *
bana gelince ben ve ortaya saçılmış dergilerim-bakım ürünlerim ile yeniden yalnız olmaya hemen alıştık. *
bir diğer insanla birbirine ömür adamak, birlikte yaşam.
hoşçakal özgürlük, hoşçakal planlar.
itmezseniz yürümeyen müessese.
çiftlerin birbiriyle kendi istekleri doğrultusunda aynı hayatı yaşama eylemidir.
sözleşmeli hizmetçilik yapmanın kılıflandırılmış hali.
Melih Cevdet'e sormuşlar "evlilik nedir" diye.
Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna "evlenmek" denirdi.
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş.
Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna "evlenmek" denirdi.
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş.
Gündemdeki Haberler