bugün
- kabak tatlısını sevenler15
- fingirdek sözlük erkeği5
- okan yalabık'ın son hali4
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali4
- taksim delisi cenk7
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- anın görüntüsü25
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- elmas bey birader'in online olmaması3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- sözlük sevgilisi2
- pazar akşamları3
- sarı tekerin yazar olamaması2
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- hambeles2
- göksel'in memeleri4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- nat rothschild4
- kafanın çok büyük olması8
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ismet gurbuz 20244
- erecto kral reyiz3
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- nervio'nun gerçek yüzü4
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı3
- nervio34
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- fenerbahçe11
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- barış alper yılmaz4
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- duygu özaslan6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- hoca4
ilk günden hatırlarım etrafını saçağın,
Bir asma kuşatırdı körpe filizleriyle,
Kokularla cezbedip küçük, çapkın kuşları
Buğulu taneleri uzatırdı pencereye,
O baldan salkımları bize yaklaştırırdı
Uzatarak annemiz bembeyaz ellerini,
Biz, onun çocukları geri verirdik tekrar
Kuşlara üzümleri, emilmiş dallarını.
Seneler aktı gitti, artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma sarardı ve çürüdü
Kapıyı, duvarları vahşi otlar bürüdü
Ve ben, ben ağlıyorum o günlerin peşinde.
Lamartine.
Bir asma kuşatırdı körpe filizleriyle,
Kokularla cezbedip küçük, çapkın kuşları
Buğulu taneleri uzatırdı pencereye,
O baldan salkımları bize yaklaştırırdı
Uzatarak annemiz bembeyaz ellerini,
Biz, onun çocukları geri verirdik tekrar
Kuşlara üzümleri, emilmiş dallarını.
Seneler aktı gitti, artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma sarardı ve çürüdü
Kapıyı, duvarları vahşi otlar bürüdü
Ve ben, ben ağlıyorum o günlerin peşinde.
Lamartine.
yusuf ziya ortaç şiiridir.
Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu,
Üstünde çeşm-i bülbül sürahi
Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar,
Öbürünün ışık göğsünde
Geceler dolusu sırlar!..
Duvarlarda iki kılıcın gümüş çaprazı,
Sene 1053 amel-i Şahin Usta
Üstündeki talik yazı...
Çeliğine su vermiş kral kellelerinin kanı,
Bir vuruşta parçalanmış
Kim bilir kaç şövalyenin kalkanı!..
Raflarda Beykoz işlerinin ışıl ışıl hevengi,
Ve sedirler üstünde has bahçeler açan
Üsküdar çatmalarının ateş rengi...
Islak gözlü cariyeler uzanırmış onlara,
Ve kafeslerin ardından bakarlarmış
Yelkenleri zafer dolu kalyonlara!..
Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu,
Üstünde çeşm-i bülbül sürahi
Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar,
Öbürünün ışık göğsünde
Geceler dolusu sırlar!..
Duvarlarda iki kılıcın gümüş çaprazı,
Sene 1053 amel-i Şahin Usta
Üstündeki talik yazı...
Çeliğine su vermiş kral kellelerinin kanı,
Bir vuruşta parçalanmış
Kim bilir kaç şövalyenin kalkanı!..
Raflarda Beykoz işlerinin ışıl ışıl hevengi,
Ve sedirler üstünde has bahçeler açan
Üsküdar çatmalarının ateş rengi...
Islak gözlü cariyeler uzanırmış onlara,
Ve kafeslerin ardından bakarlarmış
Yelkenleri zafer dolu kalyonlara!..
bir adnan barış ağır şiiri.
yitikti rüzgar bir rüya mı görüyordun
kırık uykularımızdan gelen su sesi
hangi yağmurun susması bu kadar uzun
beyazdır çocukluğun en güzel bahçesi
orada durmadan ağlar bir melek
alır götürür günleri zamandır
bir efsane daha geçmek istesek
yorulur düşler köprüler kırılır
şimdi kağıttan bir gemidir o eski ev
küçük bahçe incinir en tenha yerinden
belki özlemiştir çıkar gelir şirin dev
tanırım çocukluğumu kirli sesinden.
yitikti rüzgar bir rüya mı görüyordun
kırık uykularımızdan gelen su sesi
hangi yağmurun susması bu kadar uzun
beyazdır çocukluğun en güzel bahçesi
orada durmadan ağlar bir melek
alır götürür günleri zamandır
bir efsane daha geçmek istesek
yorulur düşler köprüler kırılır
şimdi kağıttan bir gemidir o eski ev
küçük bahçe incinir en tenha yerinden
belki özlemiştir çıkar gelir şirin dev
tanırım çocukluğumu kirli sesinden.
Ahlar vahlar arasında Bursa' nın ücra bir mahallesinde yıkıma uğramıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com