bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar11
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- amedspor31
- toplu taşımada yer verme ahlakı3
- ipkis2
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- günlük tutmak6
- profdrekremculfa3
- yazarların fotoğrafları9
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- bu ne hal yahu9
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- kadın tır şoförleri6
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- şimdi ne yapsam acaba7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- akşama ne yemek yapsam10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- kar soğuğu6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- cumartesi gecesi6
- yarma şeftali7
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- eski sevgilinn profil hesabına hergün girip bakmak2
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- kanal 7 gelin dizisi5
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- hoca3
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- gecenin şarkısı6
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- xiaomi 17 pro max4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
Ahlar vahlar arasında Bursa' nın ücra bir mahallesinde yıkıma uğramıştır.
bir adnan barış ağır şiiri.
yitikti rüzgar bir rüya mı görüyordun
kırık uykularımızdan gelen su sesi
hangi yağmurun susması bu kadar uzun
beyazdır çocukluğun en güzel bahçesi
orada durmadan ağlar bir melek
alır götürür günleri zamandır
bir efsane daha geçmek istesek
yorulur düşler köprüler kırılır
şimdi kağıttan bir gemidir o eski ev
küçük bahçe incinir en tenha yerinden
belki özlemiştir çıkar gelir şirin dev
tanırım çocukluğumu kirli sesinden.
yitikti rüzgar bir rüya mı görüyordun
kırık uykularımızdan gelen su sesi
hangi yağmurun susması bu kadar uzun
beyazdır çocukluğun en güzel bahçesi
orada durmadan ağlar bir melek
alır götürür günleri zamandır
bir efsane daha geçmek istesek
yorulur düşler köprüler kırılır
şimdi kağıttan bir gemidir o eski ev
küçük bahçe incinir en tenha yerinden
belki özlemiştir çıkar gelir şirin dev
tanırım çocukluğumu kirli sesinden.
yusuf ziya ortaç şiiridir.
Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu,
Üstünde çeşm-i bülbül sürahi
Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar,
Öbürünün ışık göğsünde
Geceler dolusu sırlar!..
Duvarlarda iki kılıcın gümüş çaprazı,
Sene 1053 amel-i Şahin Usta
Üstündeki talik yazı...
Çeliğine su vermiş kral kellelerinin kanı,
Bir vuruşta parçalanmış
Kim bilir kaç şövalyenin kalkanı!..
Raflarda Beykoz işlerinin ışıl ışıl hevengi,
Ve sedirler üstünde has bahçeler açan
Üsküdar çatmalarının ateş rengi...
Islak gözlü cariyeler uzanırmış onlara,
Ve kafeslerin ardından bakarlarmış
Yelkenleri zafer dolu kalyonlara!..
Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu,
Üstünde çeşm-i bülbül sürahi
Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar,
Öbürünün ışık göğsünde
Geceler dolusu sırlar!..
Duvarlarda iki kılıcın gümüş çaprazı,
Sene 1053 amel-i Şahin Usta
Üstündeki talik yazı...
Çeliğine su vermiş kral kellelerinin kanı,
Bir vuruşta parçalanmış
Kim bilir kaç şövalyenin kalkanı!..
Raflarda Beykoz işlerinin ışıl ışıl hevengi,
Ve sedirler üstünde has bahçeler açan
Üsküdar çatmalarının ateş rengi...
Islak gözlü cariyeler uzanırmış onlara,
Ve kafeslerin ardından bakarlarmış
Yelkenleri zafer dolu kalyonlara!..
ilk günden hatırlarım etrafını saçağın,
Bir asma kuşatırdı körpe filizleriyle,
Kokularla cezbedip küçük, çapkın kuşları
Buğulu taneleri uzatırdı pencereye,
O baldan salkımları bize yaklaştırırdı
Uzatarak annemiz bembeyaz ellerini,
Biz, onun çocukları geri verirdik tekrar
Kuşlara üzümleri, emilmiş dallarını.
Seneler aktı gitti, artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma sarardı ve çürüdü
Kapıyı, duvarları vahşi otlar bürüdü
Ve ben, ben ağlıyorum o günlerin peşinde.
Lamartine.
Bir asma kuşatırdı körpe filizleriyle,
Kokularla cezbedip küçük, çapkın kuşları
Buğulu taneleri uzatırdı pencereye,
O baldan salkımları bize yaklaştırırdı
Uzatarak annemiz bembeyaz ellerini,
Biz, onun çocukları geri verirdik tekrar
Kuşlara üzümleri, emilmiş dallarını.
Seneler aktı gitti, artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma sarardı ve çürüdü
Kapıyı, duvarları vahşi otlar bürüdü
Ve ben, ben ağlıyorum o günlerin peşinde.
Lamartine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com