bugün
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı25
- galatasaray lobisi2
- 24 haziran 2026 venezuela depremi8
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor12
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı6
- uğurcan çakır2
- hiranur vakfı'na sahte kemik yaşı davasında hapis3
- demet evgar10
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- kadir mısıroğlu'nun soyu7
- kemalistler7
- yazarların imza parfümleri14
- venezuela6
- dinleri masonlar kontrol ediyor5
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- hızlı para kazanmanın yolları11
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- 2026 dünya kupası22
- sözlüğün tadının kaçması4
- bir insanı sevmek11
- erkekler neden az yaşar10
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi3
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- türk kızı egosu6
- boğa güreşlerini türkiye de yapsak3
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi4
- dünya11
- futbol17
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- üniversitelerin gereksiz olması3
- falıma bakmak isteyen var mı24
- fakirin sevmesi hak mıdır12
- bitcoin2
- mutluluğun fark edilmemesi8
- semavi dinlerin faydasını anlamayan ateist2
- kadınların yanlış yapması3
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- düşün ki o bunu okuyor16
- dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron3
- kıskanmak7
- am okşama4
- sözlük kızlarının vücutları15
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- kemal kılıçdaroğlu18
- pkk nasıl biter5
Yeni Zelanda'ya göç etmiş iskoçya'lı bir ailenin 12 çocuğundan dördüncüsüydü. Babası tekerlek yapımcısıydı. Liseyi burslu olarak okudu. Yine burslu olarak devam ettiği Christchurch'teki Canterbury College'tan 1892'de lisans, ertesi yılda üstün başarıyla yüksek lisans derecelerini aldı. Bir yıl daha okulda kalarak demirin yüksek frekanslı manyetik alanlardaki mıknatıslanma özellikleri üzerinde araştırmalar yaptı. Hertz'in yanlızca birkaç yıl önce bulmuş olduğu elektromanyetik dalgaları sezebilen bir dedektör yapmayı başardı.
1895' te ingiltere'ye giden Rutherford, Cambridge Universitesi'ndeki Cavendish Laboratuarı'nda J.J. Thomson'ın yanında çalışmaya başladı. Burada elektromanyetizma üzerindeki deneylerini sürdürdü ve Hertz dalgalarını 3 km uzaklıktan gönderip almayı başardı. Aralık 1895'te Wilhelm Conrad Röntgen'in X Işını'nı bulduğunu açıklamasının ardından, J.J. Thomson ve Rutherford bu konuda çalışmaya başladılar. Ve X Işını'nın gazlar içinden geçerken çok sayıda artı ve eksi elektrik yüklü parçacık ortaya çıkmasına, yani iyonlaşmaya yol açtığını, bu parçacıkları yeniden birleştirerek nötr atomlar oluşturduğunu buldular. Rutherford ayrıca bu iyonların hızını ve birbirleriyle birleşerek yeniden gaz molekülleri oluşturma süresini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdi. iyonlaşma gücü yüksek olan ama kolaylıkla soğurulabilen ışın türünü alfa ışınları, daha az iyonlaşmaya yol açan, ama girim gücü daha yüksek olan ışınları da beta ışınları olarak adlandırdı.
19. yüzyılın sonuna gelinirken pek çok bilim adamı artık fizikte gerçekleştirilecek bir yenilik kalmadığı kanısındaydı. Ama Rutherford üç yıl gibi kısa bir süre içinde tümüyle yeni bir fizik dalı ortaya çıkardı: Radyoaktiflik. Radyoaktifliğin bir elementin atomlarının başka bir elementin atomlarına kendiliğinden dönüşme süreci olduğu sonucuna vardı. Maddenin değişmezliği kavramına sıkı sıkıya bağlı birçok bilim adamı bu görüşe karşı çıkacak, ama Rutherford'un görüşlerinin doğruluğu kısa sürede anlaşılacaktı.
Bu büyük başarı üzerine Rutherford 1903'te Royal Society üyeliğine seçildi. Ertesi yıl aynı kurumun üstün başarılı bilim adamlarına verdiği özel bir ödül olan Rumford Madalyası ile ödüllendirildi. Alfa ışınlarının elektrik ve magnetik alanlarda sapmaya uğradığını 1903'te belirleyen Rutherford, sapmanın yönünü inceleyerek, bu ışınların artı elektrik yüklü parçacıklardan oluştuğu sonucuna vardı. Ayrıca bu parçacıkların hızını ve elektrik yükü/kütle oranını ölçmeyi başardı.
Rutherford'un 1911'de geliştirdiği "Atom Modeli" onun bilime en büyük katkısıdır. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherford, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan, levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin itici etkisiyle sapmaya uğrayacağını, ama parçacığın kütlesi çok büyük olduğu için, bu sapmaların çok küçük olacağını düşünüyordu. Yapılan deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak çok küçük sapmalar gösterdiği, ama arada büyük açılarla sapan parçacıklarında bulunduğu, hatta bazen bir parçacığın hareket yönünü değiştirip geriye döndüğü gözlendi. Böylesine büyük kütleli alfa parçacığını bu kadar saptırabilmesi için atomdaki bütün artı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacme yoğunlaşmış olması gerekiyordu. Rutherford'un bu görüşten yola çıkarak oluşturduğu model Rutherford Atom Modeli yada Çekirdekli Atom Modeli olarak adlandırılır.
1908'de Nobel Kimya Ödülü' nü alan, 1914'te kendisine Baron unvanı verilen Rutherford, 1922'de Royal Society'nin en büyük ödülü olan Copley Madalyası' ile ödüllendirilmiştir. 1925'te ise bu kurumun başkanlığına seçilmiştir.
(Kaynak: Ana Britannica)
copy paste from http://tr.wikipedia.org/wiki/Ernest_Rutherford
1895' te ingiltere'ye giden Rutherford, Cambridge Universitesi'ndeki Cavendish Laboratuarı'nda J.J. Thomson'ın yanında çalışmaya başladı. Burada elektromanyetizma üzerindeki deneylerini sürdürdü ve Hertz dalgalarını 3 km uzaklıktan gönderip almayı başardı. Aralık 1895'te Wilhelm Conrad Röntgen'in X Işını'nı bulduğunu açıklamasının ardından, J.J. Thomson ve Rutherford bu konuda çalışmaya başladılar. Ve X Işını'nın gazlar içinden geçerken çok sayıda artı ve eksi elektrik yüklü parçacık ortaya çıkmasına, yani iyonlaşmaya yol açtığını, bu parçacıkları yeniden birleştirerek nötr atomlar oluşturduğunu buldular. Rutherford ayrıca bu iyonların hızını ve birbirleriyle birleşerek yeniden gaz molekülleri oluşturma süresini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdi. iyonlaşma gücü yüksek olan ama kolaylıkla soğurulabilen ışın türünü alfa ışınları, daha az iyonlaşmaya yol açan, ama girim gücü daha yüksek olan ışınları da beta ışınları olarak adlandırdı.
19. yüzyılın sonuna gelinirken pek çok bilim adamı artık fizikte gerçekleştirilecek bir yenilik kalmadığı kanısındaydı. Ama Rutherford üç yıl gibi kısa bir süre içinde tümüyle yeni bir fizik dalı ortaya çıkardı: Radyoaktiflik. Radyoaktifliğin bir elementin atomlarının başka bir elementin atomlarına kendiliğinden dönüşme süreci olduğu sonucuna vardı. Maddenin değişmezliği kavramına sıkı sıkıya bağlı birçok bilim adamı bu görüşe karşı çıkacak, ama Rutherford'un görüşlerinin doğruluğu kısa sürede anlaşılacaktı.
Bu büyük başarı üzerine Rutherford 1903'te Royal Society üyeliğine seçildi. Ertesi yıl aynı kurumun üstün başarılı bilim adamlarına verdiği özel bir ödül olan Rumford Madalyası ile ödüllendirildi. Alfa ışınlarının elektrik ve magnetik alanlarda sapmaya uğradığını 1903'te belirleyen Rutherford, sapmanın yönünü inceleyerek, bu ışınların artı elektrik yüklü parçacıklardan oluştuğu sonucuna vardı. Ayrıca bu parçacıkların hızını ve elektrik yükü/kütle oranını ölçmeyi başardı.
Rutherford'un 1911'de geliştirdiği "Atom Modeli" onun bilime en büyük katkısıdır. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherford, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan, levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin itici etkisiyle sapmaya uğrayacağını, ama parçacığın kütlesi çok büyük olduğu için, bu sapmaların çok küçük olacağını düşünüyordu. Yapılan deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak çok küçük sapmalar gösterdiği, ama arada büyük açılarla sapan parçacıklarında bulunduğu, hatta bazen bir parçacığın hareket yönünü değiştirip geriye döndüğü gözlendi. Böylesine büyük kütleli alfa parçacığını bu kadar saptırabilmesi için atomdaki bütün artı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacme yoğunlaşmış olması gerekiyordu. Rutherford'un bu görüşten yola çıkarak oluşturduğu model Rutherford Atom Modeli yada Çekirdekli Atom Modeli olarak adlandırılır.
1908'de Nobel Kimya Ödülü' nü alan, 1914'te kendisine Baron unvanı verilen Rutherford, 1922'de Royal Society'nin en büyük ödülü olan Copley Madalyası' ile ödüllendirilmiştir. 1925'te ise bu kurumun başkanlığına seçilmiştir.
(Kaynak: Ana Britannica)
copy paste from http://tr.wikipedia.org/wiki/Ernest_Rutherford
nobel kimya öldüllü yeni zelanda'lı fizikçi. çekirdekli atom modeli olarak bilinen rutherford atom modeli'nin mucididir.
altın levhaya gönderdiği alfa parçacıklarının levhanın içinden geçip gitmesini beklerken, bu parçacıklardan bir kısmının levhaya çarparak geri döndüğünü görünce şu sözleri söyleyen ve kanımca albert einstein ile birlikte ait oldukları yüzyılın en iyisi olan büyük bilim insanı.
"yaşamım boyunca başıma gelen en inanılmaz olay, neredeyse 37 cm genişliğinde bir top mermisini bir kağıt mendile fırlatmanız ve merminin geri gelip size çarpması kadar inanılmaz!"
"yaşamım boyunca başıma gelen en inanılmaz olay, neredeyse 37 cm genişliğinde bir top mermisini bir kağıt mendile fırlatmanız ve merminin geri gelip size çarpması kadar inanılmaz!"
atomu parçalayarak bölünemez olmadığını ispatlayan ilk bilim adamlarından biri.
R.G Matthews tarafından yapılan portresi Yeni Zelanda'nın 100 dolarında basılıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar