bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak15
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması6
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- sözlük kürdü54
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri3
- arkadaş edinme yolları5
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- millette manyak para var6
- ismail kartal25
- yogartiksen2
- cadılar bayramı kutlayan kız7
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
- türklerin ırkçı olması8
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- osman pamukoğlu14
- hayata dair iç burkan detaylar3
- sözlükteki halloween kavgası2
- happn5
- annenin ölmesi5
- içtim şarabı siktim arabı2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- askerlik anıları5
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- durkheimın intihar teorisi3
- ali koç2
- rami kütüphanesi3
- boğaziçi üniversitesi5
- kartoncu abi ırkçı mı3
- ebru eroğlu2
- ileri dönüşüm4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı6
- sonbahar pikniği2
- cam açık uyumak3
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- tek adam rejimi3
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- kahve2
- nar suyu2
- geri dönüşüm4
- etnik köken20
- iş görüşmesi2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
--spoiler--
8.Yüzyılda Roma merkezi otoritesini kaybetmiş, kırsallaşmış ve büyük güç olma özelliğini kaybetmişti.5inci ve 8inci yüzyıllar arasında Roma merkezi yönetiminin bıraktığı boşluğu yeni halklar ve güçlü bireysel hareketler doldurdu.Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.Bu kabileler italyada Ostrogotlar, ispanyada Vizigotlar, Gaulde (Fransa) Frenkler, Britanyada Anglo-Saxonlar ve Kuzey Afrikada Vandallardır. Romanın gücünü kaybetmesinin sosyal etkilerinin anlaşılması güçtür. Şehirler ve tüccarlar güvenli ticaretin ekonomik yararlarından mahrum kaldılar ve imparatorluğun entelektüel gelişimi kültürel ve eğitimsel birliğin olmamasından dolayı olumsuz etkilendi. Roma sosyal yapısının bozulması dramatiktir. Ticaret yapmak ve şehirlerarası ulaşım eskisi kadar güvenli olmadığından ticarette ve üretimde düşüş görüldü. Uzun mesafeli ticarete dayanan sanayiler; örneğin çanak-çömlek ticareti kısa sürede ortadan kalktı. 7 ve 8.yüzyıllarda Müslümanların Pers imparatorluğu, Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, ispanya, Portekiz ve Akdenizin diğer kısımlarını işgal etmesi deniz ticaretini olumsuz etkilediğinden yerelleşmeyi arttırdı. Beceriksiz yöneticilerin üstünkörü çalışmaları kütüphane, umumi banyo, meydan ve eğitim kurumları kurmak için yeterli değildi. Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Şehir duvarları ardındaki Romalı mülk sahipleri büyük değişikliklere sıcak bakmıyorlardı ve kolayca topraklarını bırakıp başka bir yere hareket etmek istemiyorlardı.Bazılarının elinden malları alındı ve Bizans sınırlarına kaçtılar, diğerleri ise yeni yöneticileriyle iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştılar.ispanya ve italya gibi yerlerde Roma yasalarının ve inançlarının sürdürülmesi gerektiğine inanıldı.Diğer nüfusun yoğun olduğu bölgelerdekiler yeni giyinme şekilleri, yeni bir dil ve yeni gelenek ihtiyacı duydular. Katolik Kilisesinin kültürel açıdan birleştirici bir etkisi vardı. Katolikler tarafından nüfuslanmış bazı bölgeler Aryan yöneticiler tarafından işgal edildi. Frankların lideri I.Clovis Aryanizme karşı Katolikliği seçen liderlerden biridir. I.Clovisin Katolikliği benimsemesi Gauldeki Frank kabileleri açısından bir dönüm noktasıdır. Piskoposlar aldıkları eğitimden dolayı Ortaçağ toplumunun merkezindeydi. Sonuç olarak yönetimde önemli rol oynadılar.Ancak Batı Avrupanın merkezinin dışında kalan bazı bölgeler Hıristiyanlık ya da klasik Roma geleneğinden hiç etkilenmeden kaldılar.Avarlar ve Vikingler gibi savaşçı toplumlar hala Batı Avrupada yeni doğmakta olan toplumlar için hala tehlike oluşturuyordu. Erken Dönem Ortaçağı monastizmin doğuşuna da tanık oldu.Toplumdan ayrılıp ruhani hayata yönelmek kişilerin tercihiyken, Avrupa monastizmi şeklini Mısır ve Suriyede meydana çıkan gelenek ve ideolojilerden aldı.Monastizmin ruhani uygulamalara yaklaşımına kenobitizm dendi ve öncülüğünü 4.yüzyılda Aziz Pachomius yaptı.Monastik düşünce Mısırdan Avrupaya 5.yüzyılda hiyeroglif edebiyatla yayıldı. 6.yüzyılda Aziz benedictus monastismizn belirleyici kurallarını idare ve dini ayinler hakkında detaylı bir şekilde yazdı.Ortaçağda manastırlar ve keşişler dini ve politik konularda derin etkiye sahipti, örneğin; zengin ailelerin toprak güvencesi, yeni fethedilen yerlerde kraliyet propagandası ve eğitim gibi konularda çok etkiliydiler. Romanesk sanatın doğuşu olan 8.yüzyıla kadar italya dışında taş binalara ilgi yoktu. Romadaki bina malzemeleri bu türde eser yapmak için çalındı. Roma ve Bizans etkisi baskın kalsa da Çeltik ve Cermen barbar kavimlerin mimari şekilleri Hıristiyan sanatıyla birleştirildi. Batı Avrupada yüksek kalitede mücevherler ve dini sanat eserleri yapıldı. Charlamagne ve diğer krallar dini sanat eserlerinin yapılmasına büyük destek verdiler. Bu dönemdeki bazı sanat eserlerinde altın gümüş ve değerli pigmentler kullanılarak incilden öyküler anlatılmaya çalışıldı.
--spoiler--
kaynak: (bkz: wikipedia)
8.Yüzyılda Roma merkezi otoritesini kaybetmiş, kırsallaşmış ve büyük güç olma özelliğini kaybetmişti.5inci ve 8inci yüzyıllar arasında Roma merkezi yönetiminin bıraktığı boşluğu yeni halklar ve güçlü bireysel hareketler doldurdu.Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.Bu kabileler italyada Ostrogotlar, ispanyada Vizigotlar, Gaulde (Fransa) Frenkler, Britanyada Anglo-Saxonlar ve Kuzey Afrikada Vandallardır. Romanın gücünü kaybetmesinin sosyal etkilerinin anlaşılması güçtür. Şehirler ve tüccarlar güvenli ticaretin ekonomik yararlarından mahrum kaldılar ve imparatorluğun entelektüel gelişimi kültürel ve eğitimsel birliğin olmamasından dolayı olumsuz etkilendi. Roma sosyal yapısının bozulması dramatiktir. Ticaret yapmak ve şehirlerarası ulaşım eskisi kadar güvenli olmadığından ticarette ve üretimde düşüş görüldü. Uzun mesafeli ticarete dayanan sanayiler; örneğin çanak-çömlek ticareti kısa sürede ortadan kalktı. 7 ve 8.yüzyıllarda Müslümanların Pers imparatorluğu, Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, ispanya, Portekiz ve Akdenizin diğer kısımlarını işgal etmesi deniz ticaretini olumsuz etkilediğinden yerelleşmeyi arttırdı. Beceriksiz yöneticilerin üstünkörü çalışmaları kütüphane, umumi banyo, meydan ve eğitim kurumları kurmak için yeterli değildi. Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Şehir duvarları ardındaki Romalı mülk sahipleri büyük değişikliklere sıcak bakmıyorlardı ve kolayca topraklarını bırakıp başka bir yere hareket etmek istemiyorlardı.Bazılarının elinden malları alındı ve Bizans sınırlarına kaçtılar, diğerleri ise yeni yöneticileriyle iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştılar.ispanya ve italya gibi yerlerde Roma yasalarının ve inançlarının sürdürülmesi gerektiğine inanıldı.Diğer nüfusun yoğun olduğu bölgelerdekiler yeni giyinme şekilleri, yeni bir dil ve yeni gelenek ihtiyacı duydular. Katolik Kilisesinin kültürel açıdan birleştirici bir etkisi vardı. Katolikler tarafından nüfuslanmış bazı bölgeler Aryan yöneticiler tarafından işgal edildi. Frankların lideri I.Clovis Aryanizme karşı Katolikliği seçen liderlerden biridir. I.Clovisin Katolikliği benimsemesi Gauldeki Frank kabileleri açısından bir dönüm noktasıdır. Piskoposlar aldıkları eğitimden dolayı Ortaçağ toplumunun merkezindeydi. Sonuç olarak yönetimde önemli rol oynadılar.Ancak Batı Avrupanın merkezinin dışında kalan bazı bölgeler Hıristiyanlık ya da klasik Roma geleneğinden hiç etkilenmeden kaldılar.Avarlar ve Vikingler gibi savaşçı toplumlar hala Batı Avrupada yeni doğmakta olan toplumlar için hala tehlike oluşturuyordu. Erken Dönem Ortaçağı monastizmin doğuşuna da tanık oldu.Toplumdan ayrılıp ruhani hayata yönelmek kişilerin tercihiyken, Avrupa monastizmi şeklini Mısır ve Suriyede meydana çıkan gelenek ve ideolojilerden aldı.Monastizmin ruhani uygulamalara yaklaşımına kenobitizm dendi ve öncülüğünü 4.yüzyılda Aziz Pachomius yaptı.Monastik düşünce Mısırdan Avrupaya 5.yüzyılda hiyeroglif edebiyatla yayıldı. 6.yüzyılda Aziz benedictus monastismizn belirleyici kurallarını idare ve dini ayinler hakkında detaylı bir şekilde yazdı.Ortaçağda manastırlar ve keşişler dini ve politik konularda derin etkiye sahipti, örneğin; zengin ailelerin toprak güvencesi, yeni fethedilen yerlerde kraliyet propagandası ve eğitim gibi konularda çok etkiliydiler. Romanesk sanatın doğuşu olan 8.yüzyıla kadar italya dışında taş binalara ilgi yoktu. Romadaki bina malzemeleri bu türde eser yapmak için çalındı. Roma ve Bizans etkisi baskın kalsa da Çeltik ve Cermen barbar kavimlerin mimari şekilleri Hıristiyan sanatıyla birleştirildi. Batı Avrupada yüksek kalitede mücevherler ve dini sanat eserleri yapıldı. Charlamagne ve diğer krallar dini sanat eserlerinin yapılmasına büyük destek verdiler. Bu dönemdeki bazı sanat eserlerinde altın gümüş ve değerli pigmentler kullanılarak incilden öyküler anlatılmaya çalışıldı.
--spoiler--
kaynak: (bkz: wikipedia)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar