bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması12
- millette manyak para var12
- kemal sunal'ın en kötü filmi5
- türkiyeli kahvesi4
- sözlük sosyal medya mı3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- sözlük kürdü54
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- volkswagen passat4
- ananı mı dinlersin karıyı mı2
- sözlükteki halloween kavgası5
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- asgari ücret8
- cam açık uyumak7
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- esra'yı aç esra'yı6
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- ne olursan ol yine gel3
- nev vs teoman3
- yogartiksen4
- arkadaş edinme yolları5
- osman pamukoğlu14
- kitap okuyamamak3
- ismail kartal25
- türklerin ırkçı olması8
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz6
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- dem partili kezo3
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- herkesin hayatına kimse karışamaz2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- pipisiyle düşünenler buraya2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- yusuf islam ın uu beybi beybi diye şarkı söylemesi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- rami kütüphanesi4
- badoo4
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- allah2
- demlenmiş chp2
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
--spoiler--
8.Yüzyılda Roma merkezi otoritesini kaybetmiş, kırsallaşmış ve büyük güç olma özelliğini kaybetmişti.5inci ve 8inci yüzyıllar arasında Roma merkezi yönetiminin bıraktığı boşluğu yeni halklar ve güçlü bireysel hareketler doldurdu.Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.Bu kabileler italyada Ostrogotlar, ispanyada Vizigotlar, Gaulde (Fransa) Frenkler, Britanyada Anglo-Saxonlar ve Kuzey Afrikada Vandallardır. Romanın gücünü kaybetmesinin sosyal etkilerinin anlaşılması güçtür. Şehirler ve tüccarlar güvenli ticaretin ekonomik yararlarından mahrum kaldılar ve imparatorluğun entelektüel gelişimi kültürel ve eğitimsel birliğin olmamasından dolayı olumsuz etkilendi. Roma sosyal yapısının bozulması dramatiktir. Ticaret yapmak ve şehirlerarası ulaşım eskisi kadar güvenli olmadığından ticarette ve üretimde düşüş görüldü. Uzun mesafeli ticarete dayanan sanayiler; örneğin çanak-çömlek ticareti kısa sürede ortadan kalktı. 7 ve 8.yüzyıllarda Müslümanların Pers imparatorluğu, Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, ispanya, Portekiz ve Akdenizin diğer kısımlarını işgal etmesi deniz ticaretini olumsuz etkilediğinden yerelleşmeyi arttırdı. Beceriksiz yöneticilerin üstünkörü çalışmaları kütüphane, umumi banyo, meydan ve eğitim kurumları kurmak için yeterli değildi. Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Şehir duvarları ardındaki Romalı mülk sahipleri büyük değişikliklere sıcak bakmıyorlardı ve kolayca topraklarını bırakıp başka bir yere hareket etmek istemiyorlardı.Bazılarının elinden malları alındı ve Bizans sınırlarına kaçtılar, diğerleri ise yeni yöneticileriyle iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştılar.ispanya ve italya gibi yerlerde Roma yasalarının ve inançlarının sürdürülmesi gerektiğine inanıldı.Diğer nüfusun yoğun olduğu bölgelerdekiler yeni giyinme şekilleri, yeni bir dil ve yeni gelenek ihtiyacı duydular. Katolik Kilisesinin kültürel açıdan birleştirici bir etkisi vardı. Katolikler tarafından nüfuslanmış bazı bölgeler Aryan yöneticiler tarafından işgal edildi. Frankların lideri I.Clovis Aryanizme karşı Katolikliği seçen liderlerden biridir. I.Clovisin Katolikliği benimsemesi Gauldeki Frank kabileleri açısından bir dönüm noktasıdır. Piskoposlar aldıkları eğitimden dolayı Ortaçağ toplumunun merkezindeydi. Sonuç olarak yönetimde önemli rol oynadılar.Ancak Batı Avrupanın merkezinin dışında kalan bazı bölgeler Hıristiyanlık ya da klasik Roma geleneğinden hiç etkilenmeden kaldılar.Avarlar ve Vikingler gibi savaşçı toplumlar hala Batı Avrupada yeni doğmakta olan toplumlar için hala tehlike oluşturuyordu. Erken Dönem Ortaçağı monastizmin doğuşuna da tanık oldu.Toplumdan ayrılıp ruhani hayata yönelmek kişilerin tercihiyken, Avrupa monastizmi şeklini Mısır ve Suriyede meydana çıkan gelenek ve ideolojilerden aldı.Monastizmin ruhani uygulamalara yaklaşımına kenobitizm dendi ve öncülüğünü 4.yüzyılda Aziz Pachomius yaptı.Monastik düşünce Mısırdan Avrupaya 5.yüzyılda hiyeroglif edebiyatla yayıldı. 6.yüzyılda Aziz benedictus monastismizn belirleyici kurallarını idare ve dini ayinler hakkında detaylı bir şekilde yazdı.Ortaçağda manastırlar ve keşişler dini ve politik konularda derin etkiye sahipti, örneğin; zengin ailelerin toprak güvencesi, yeni fethedilen yerlerde kraliyet propagandası ve eğitim gibi konularda çok etkiliydiler. Romanesk sanatın doğuşu olan 8.yüzyıla kadar italya dışında taş binalara ilgi yoktu. Romadaki bina malzemeleri bu türde eser yapmak için çalındı. Roma ve Bizans etkisi baskın kalsa da Çeltik ve Cermen barbar kavimlerin mimari şekilleri Hıristiyan sanatıyla birleştirildi. Batı Avrupada yüksek kalitede mücevherler ve dini sanat eserleri yapıldı. Charlamagne ve diğer krallar dini sanat eserlerinin yapılmasına büyük destek verdiler. Bu dönemdeki bazı sanat eserlerinde altın gümüş ve değerli pigmentler kullanılarak incilden öyküler anlatılmaya çalışıldı.
--spoiler--
kaynak: (bkz: wikipedia)
8.Yüzyılda Roma merkezi otoritesini kaybetmiş, kırsallaşmış ve büyük güç olma özelliğini kaybetmişti.5inci ve 8inci yüzyıllar arasında Roma merkezi yönetiminin bıraktığı boşluğu yeni halklar ve güçlü bireysel hareketler doldurdu.Cermen kabileleri imparatorluğun eski sınırlarında bölgesel egemenlikler kurdular.Bu kabileler italyada Ostrogotlar, ispanyada Vizigotlar, Gaulde (Fransa) Frenkler, Britanyada Anglo-Saxonlar ve Kuzey Afrikada Vandallardır. Romanın gücünü kaybetmesinin sosyal etkilerinin anlaşılması güçtür. Şehirler ve tüccarlar güvenli ticaretin ekonomik yararlarından mahrum kaldılar ve imparatorluğun entelektüel gelişimi kültürel ve eğitimsel birliğin olmamasından dolayı olumsuz etkilendi. Roma sosyal yapısının bozulması dramatiktir. Ticaret yapmak ve şehirlerarası ulaşım eskisi kadar güvenli olmadığından ticarette ve üretimde düşüş görüldü. Uzun mesafeli ticarete dayanan sanayiler; örneğin çanak-çömlek ticareti kısa sürede ortadan kalktı. 7 ve 8.yüzyıllarda Müslümanların Pers imparatorluğu, Suriye, Mısır, Kuzey Afrika, ispanya, Portekiz ve Akdenizin diğer kısımlarını işgal etmesi deniz ticaretini olumsuz etkilediğinden yerelleşmeyi arttırdı. Beceriksiz yöneticilerin üstünkörü çalışmaları kütüphane, umumi banyo, meydan ve eğitim kurumları kurmak için yeterli değildi. Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Şehir duvarları ardındaki Romalı mülk sahipleri büyük değişikliklere sıcak bakmıyorlardı ve kolayca topraklarını bırakıp başka bir yere hareket etmek istemiyorlardı.Bazılarının elinden malları alındı ve Bizans sınırlarına kaçtılar, diğerleri ise yeni yöneticileriyle iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştılar.ispanya ve italya gibi yerlerde Roma yasalarının ve inançlarının sürdürülmesi gerektiğine inanıldı.Diğer nüfusun yoğun olduğu bölgelerdekiler yeni giyinme şekilleri, yeni bir dil ve yeni gelenek ihtiyacı duydular. Katolik Kilisesinin kültürel açıdan birleştirici bir etkisi vardı. Katolikler tarafından nüfuslanmış bazı bölgeler Aryan yöneticiler tarafından işgal edildi. Frankların lideri I.Clovis Aryanizme karşı Katolikliği seçen liderlerden biridir. I.Clovisin Katolikliği benimsemesi Gauldeki Frank kabileleri açısından bir dönüm noktasıdır. Piskoposlar aldıkları eğitimden dolayı Ortaçağ toplumunun merkezindeydi. Sonuç olarak yönetimde önemli rol oynadılar.Ancak Batı Avrupanın merkezinin dışında kalan bazı bölgeler Hıristiyanlık ya da klasik Roma geleneğinden hiç etkilenmeden kaldılar.Avarlar ve Vikingler gibi savaşçı toplumlar hala Batı Avrupada yeni doğmakta olan toplumlar için hala tehlike oluşturuyordu. Erken Dönem Ortaçağı monastizmin doğuşuna da tanık oldu.Toplumdan ayrılıp ruhani hayata yönelmek kişilerin tercihiyken, Avrupa monastizmi şeklini Mısır ve Suriyede meydana çıkan gelenek ve ideolojilerden aldı.Monastizmin ruhani uygulamalara yaklaşımına kenobitizm dendi ve öncülüğünü 4.yüzyılda Aziz Pachomius yaptı.Monastik düşünce Mısırdan Avrupaya 5.yüzyılda hiyeroglif edebiyatla yayıldı. 6.yüzyılda Aziz benedictus monastismizn belirleyici kurallarını idare ve dini ayinler hakkında detaylı bir şekilde yazdı.Ortaçağda manastırlar ve keşişler dini ve politik konularda derin etkiye sahipti, örneğin; zengin ailelerin toprak güvencesi, yeni fethedilen yerlerde kraliyet propagandası ve eğitim gibi konularda çok etkiliydiler. Romanesk sanatın doğuşu olan 8.yüzyıla kadar italya dışında taş binalara ilgi yoktu. Romadaki bina malzemeleri bu türde eser yapmak için çalındı. Roma ve Bizans etkisi baskın kalsa da Çeltik ve Cermen barbar kavimlerin mimari şekilleri Hıristiyan sanatıyla birleştirildi. Batı Avrupada yüksek kalitede mücevherler ve dini sanat eserleri yapıldı. Charlamagne ve diğer krallar dini sanat eserlerinin yapılmasına büyük destek verdiler. Bu dönemdeki bazı sanat eserlerinde altın gümüş ve değerli pigmentler kullanılarak incilden öyküler anlatılmaya çalışıldı.
--spoiler--
kaynak: (bkz: wikipedia)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar