bugün
- kadir mısıroğlu'nun soyu6
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor11
- sözlüğün tadının kaçması6
- demet evgar10
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- venezuela5
- dinleri masonlar kontrol ediyor4
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- alan greenspan3
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi2
- kadınların yanlış yapması3
- pozantı2
- kemalistler5
- dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron3
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- üniversitelerin gereksiz olması2
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- aşure2
- zippo2
- cips alırken utanmak2
- kazım koyuncu2
- yazarların imza parfümleri14
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi3
- hızlı para kazanmanın yolları11
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- panter emel2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- türk kızı egosu6
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı3
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- am okşama4
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- 2030 larda robotların aktif rol oynayacak olması2
- erkekler neden az yaşar10
- evde kaş bıyık alımı3
- 2026 dünya kupası22
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- bir insanı sevmek11
- m uludagsozluk com da görsel yüklenmeme sorunu4
- vajinizm3
- güzel huylu kezo4
- dünya11
- futbol fanatiklerinin birer aptal olması4
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- türkiye abd maçı saat 5 te trt 1 de2
- tramer kaydı olan kız4
- mutluluğun fark edilmemesi8
halkı boğar.
2017 referandumundan beri boğuştuğumuz kriz.
Ülkemizde ekonomik kriz yok. Yalan söylüyorsunuz. Toplu tecavüzün adı, ne zamandan beri ekonomik kriz oldu?
Birinci nedeni hükumet.
ikinci nedeni, esnafın ahlaksizlik derecesine varan firsatciligi.
Üçüncü nedeni, yine hükumetin kendi beceriksizliği sonucu ortaya çıkan krizden nemalananlarla, etkin mücadele etmemesi.
ikinci nedeni, esnafın ahlaksizlik derecesine varan firsatciligi.
Üçüncü nedeni, yine hükumetin kendi beceriksizliği sonucu ortaya çıkan krizden nemalananlarla, etkin mücadele etmemesi.
Hep söylemişimdir ve söyleyeceğim: Esnafa, çiftçiye ve emekliye acıyan net maldır. Beter olsunlar! Benim babam da hem emekli hem de halen çalışan bir esnaf olarak çaycılık yapıyor. Esnaf olarak istediği an kafası bozulup zammı dayar, kimse de "bu ne ya" diyemez. Emekliler de ne kadar kanırtırsanız kanırtın bildiklerinden caymazlar. Katır inadı vardır hepsinde. Sen o kadar yolu yanlış yürüsen geri dönebilir misin? Onlar da biliyor hem kendilerinin hem de oy verdiklerinin ne halt yediklerini; fakat yanıldıklarını kabul etmeleri imkansız. Çiftçiler de zorda filan değil. Hep boş iş bunlar. Sadece sabit maaşlılara acırım, o kadar. Gerisi yanıp tutuşsa "vah" demem. Mecazi manada tabiki. Saygılar.
bizim millet gibi nankör milletlere az bile olan felaketlerden biridir.
türkiye'nin kaderi. çünkü kamu harcamaları çok, yani yolsuzluk çok.
var olan siyasilerin hiçbiri ilaç gibi görünmüyor.
emekliliğime az kaldı. korkuyorum. olmaktan korktuğum yerdeyim.
var olan siyasilerin hiçbiri ilaç gibi görünmüyor.
emekliliğime az kaldı. korkuyorum. olmaktan korktuğum yerdeyim.
(bkz: ver yetkiyi gör etkiyi)
Söylenenlerin aksine, giderek daha da derinleşen krizdir.
bugünkü kriz ekonomik kriz değil sistem krizi.
ekonomik krizlerde kişi başı gelir düşer. mesela 2001'de yaklaşık 35% düşmüş.
Ama günümüzde son yılda 16%, son 3 yılda 50% artmış. kişi başı gelir artıyor ama küçük bir kesim dışında herkes hızla fakirleşiyor. bu inanılmaz bir durum.
enayi halkın krizi.
ekonomik krizlerde kişi başı gelir düşer. mesela 2001'de yaklaşık 35% düşmüş.
Ama günümüzde son yılda 16%, son 3 yılda 50% artmış. kişi başı gelir artıyor ama küçük bir kesim dışında herkes hızla fakirleşiyor. bu inanılmaz bir durum.
enayi halkın krizi.
Gecen sene bodrum'da 1500 tl'ye yediğim lahmacun 2500 tl olmuş.
Ciddi enflasyon var. Swh.
Ciddi enflasyon var. Swh.
ben ekonomistim , öyle bişi yok .
Kasıtlı olarak neredeyse 10 yıldır sürdürüldüğüne emin olduğum ekonomik çıkmazdır.
Bir gecede %7500 faizin olduğu 2001 krizinin bankacılık reformları ve imf programı ile maksimum 3 yıl sürdüğünü hatırlatırım. 4 yıl sonra gelen 2008 krizi ise küresel ölçekte yıkıcı olmasına rağmen Türkiye’de görece sınırlı etkiler bırakmış ve birkaç yıl içinde toparlanma sağlanmıştı.
Ama bitti mi? Bitmedi. yenisi ortaya çıktı bir müddet sonra. Nitekim 8 yıldır da kesintisiz olarak boğuşuyoruz bu krizle. Boğuşuyoruz dediysem halk boğuşuyor. Saray ve avanesi değil.
Öte yandan, 2020 yılına gelmişken, dünya çapında koronavirüs salgını baş gösterdi. Bu salgın tüm dünyadaki ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkiledi. dünya genelinde fiyatlarda gözle görülür bir artış yaşandı doğal olarak. Ancak türkiye hariç, ülkelerin merkez bankaları bu durumda her şeyi kitabına göre yaptı ve çoğu ülke politika faizini yükseltti. Bu durum insanların daha az alışveriş yapmasına ve para tasarrufu yapmasına yol açtı. Böylece fiyatların hızlı artışının da önüne geçildi. Bununla birlikte hükumetler kamu harcamalarını kıstı. Bu da ülkelerin hazinelerinden gereksiz para çıkışına mani oldu.
Biz mi? Tam tersini yaptık. Birileri ekonomiden iyi anladığını iddia ederek ben ekonomistim diyerek tepeden tırnağa çok yanlış bir ekonomi politikası izledi. Merkez bankası bağımsız kararlar alamaz oldu. Yine o Birileri sürekli faizin haram olduğunu söyleyerek, politika faizini düşürttü. Hatta bu mevzubahis kişi tarihe geçecek gülünç bir cümle kurdu: faiz sebep enflasyon neticedir dedi. Aslında başına "düşük" kelimesini getirseydi haklı olabilirdi...
Politika faizinin düşmesi de birtakım yandaş kişiler için ucuz kredi anlamına geliyordu. Tabi doğal olarak para arzı bol oldu. Merkez bankası sürekli para bastı. Karşılığı olmayan para arzı da enflasyonu yani para şişkinliğini ciddi şekilde arttırdı.
Bir ürünün talebi fazla, arzı düşük olunca fiyatı artıyor sonuçta. Sonrasında kur korumalı mevduat gibi bir garabet devreye alındı, bu da bütçe üzerinde ilave yük oluşturdu.
Tüm bu süreçte de türk lirası'nın diğer para birimleri karşısında değer kaybı inanılmaz oldu.
Sonunda bu, domino etkisi yaptı ve ülkede her şeyin fiyatı uçtu, Ama öyle böyle değil bayağı uçtu. 2022 yılının Ekim ayında enflasyon oranı trading economics'e göre %85.51 oranında oldu. (Kaynağı aşağıya bırakacağım)
(Not: Tüik'e kimse inanmıyor bu yüzden farklı bir kaynak buldum..)
ülkede zaten ağır ve fazla olan vergiler, enflasyon ile birlikte hepten yük oldu halkın sırtına.
Meseleyi daha iyi anlamanız için toyota corolla örneğine (#47834481) bakabilirsiniz.
Dahası, kamu harcamaları kısılıp tasarruf yapılması gerekirken, aksine, zirve yaptı. itibardan tasarruf olmaz politikası ile korkunç miktarlar harcandı. Ülke birtakım parti yandaşlarının dolduğu bir memur devleti oldu aynı zamanda.
Sonuç mu? Orta sınıfı yok olmuş, gelir dağılımı uçurumu yaşayan, işsziliğin, adaletsizliğin ve türlü türlü olumsuzlukların baş gösterdiği, Gençlerinin umutsuz olduğu, gıda enflasyonu'nda şampiyon olmuş, özel sektörde başıboşluğun yaşandığı, ahlaken çökmüş bir Türkiye.
Bir yanda, Yıllardır yüksek enflasyon oranları ile kasıtlı olarak yoksullaştırılan, alım gücü düşen halk, ve öbür yanda ortaya çıkan yeni zenginler... Hem de öyle böyle değil, ultra mega zenginler.... işte bu yüzden bunun adı bence ekonomik kriz olmaktan çıkmıştır. Bunun adı servet transferi olmuştur.
Bir gün tüm bu yaşatılanların hesabının sorulması umuduyla.
Dipnot olarak da kaynak: https://tradingeconomics.com/turkey/inflation-cpi
Bir gecede %7500 faizin olduğu 2001 krizinin bankacılık reformları ve imf programı ile maksimum 3 yıl sürdüğünü hatırlatırım. 4 yıl sonra gelen 2008 krizi ise küresel ölçekte yıkıcı olmasına rağmen Türkiye’de görece sınırlı etkiler bırakmış ve birkaç yıl içinde toparlanma sağlanmıştı.
Ama bitti mi? Bitmedi. yenisi ortaya çıktı bir müddet sonra. Nitekim 8 yıldır da kesintisiz olarak boğuşuyoruz bu krizle. Boğuşuyoruz dediysem halk boğuşuyor. Saray ve avanesi değil.
Öte yandan, 2020 yılına gelmişken, dünya çapında koronavirüs salgını baş gösterdi. Bu salgın tüm dünyadaki ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkiledi. dünya genelinde fiyatlarda gözle görülür bir artış yaşandı doğal olarak. Ancak türkiye hariç, ülkelerin merkez bankaları bu durumda her şeyi kitabına göre yaptı ve çoğu ülke politika faizini yükseltti. Bu durum insanların daha az alışveriş yapmasına ve para tasarrufu yapmasına yol açtı. Böylece fiyatların hızlı artışının da önüne geçildi. Bununla birlikte hükumetler kamu harcamalarını kıstı. Bu da ülkelerin hazinelerinden gereksiz para çıkışına mani oldu.
Biz mi? Tam tersini yaptık. Birileri ekonomiden iyi anladığını iddia ederek ben ekonomistim diyerek tepeden tırnağa çok yanlış bir ekonomi politikası izledi. Merkez bankası bağımsız kararlar alamaz oldu. Yine o Birileri sürekli faizin haram olduğunu söyleyerek, politika faizini düşürttü. Hatta bu mevzubahis kişi tarihe geçecek gülünç bir cümle kurdu: faiz sebep enflasyon neticedir dedi. Aslında başına "düşük" kelimesini getirseydi haklı olabilirdi...
Politika faizinin düşmesi de birtakım yandaş kişiler için ucuz kredi anlamına geliyordu. Tabi doğal olarak para arzı bol oldu. Merkez bankası sürekli para bastı. Karşılığı olmayan para arzı da enflasyonu yani para şişkinliğini ciddi şekilde arttırdı.
Bir ürünün talebi fazla, arzı düşük olunca fiyatı artıyor sonuçta. Sonrasında kur korumalı mevduat gibi bir garabet devreye alındı, bu da bütçe üzerinde ilave yük oluşturdu.
Tüm bu süreçte de türk lirası'nın diğer para birimleri karşısında değer kaybı inanılmaz oldu.
Sonunda bu, domino etkisi yaptı ve ülkede her şeyin fiyatı uçtu, Ama öyle böyle değil bayağı uçtu. 2022 yılının Ekim ayında enflasyon oranı trading economics'e göre %85.51 oranında oldu. (Kaynağı aşağıya bırakacağım)
(Not: Tüik'e kimse inanmıyor bu yüzden farklı bir kaynak buldum..)
ülkede zaten ağır ve fazla olan vergiler, enflasyon ile birlikte hepten yük oldu halkın sırtına.
Meseleyi daha iyi anlamanız için toyota corolla örneğine (#47834481) bakabilirsiniz.
Dahası, kamu harcamaları kısılıp tasarruf yapılması gerekirken, aksine, zirve yaptı. itibardan tasarruf olmaz politikası ile korkunç miktarlar harcandı. Ülke birtakım parti yandaşlarının dolduğu bir memur devleti oldu aynı zamanda.
Sonuç mu? Orta sınıfı yok olmuş, gelir dağılımı uçurumu yaşayan, işsziliğin, adaletsizliğin ve türlü türlü olumsuzlukların baş gösterdiği, Gençlerinin umutsuz olduğu, gıda enflasyonu'nda şampiyon olmuş, özel sektörde başıboşluğun yaşandığı, ahlaken çökmüş bir Türkiye.
Bir yanda, Yıllardır yüksek enflasyon oranları ile kasıtlı olarak yoksullaştırılan, alım gücü düşen halk, ve öbür yanda ortaya çıkan yeni zenginler... Hem de öyle böyle değil, ultra mega zenginler.... işte bu yüzden bunun adı bence ekonomik kriz olmaktan çıkmıştır. Bunun adı servet transferi olmuştur.
Bir gün tüm bu yaşatılanların hesabının sorulması umuduyla.
Dipnot olarak da kaynak: https://tradingeconomics.com/turkey/inflation-cpi
bir üstteki entry'e noktası virgülüne kadar katılmakla birlikte ufak bir ekleme yapayım;
bu kadar kasti yüksek enflasyon teknik olarak soygundur. halkın cebindeki parayı devlete ve yancılarına yedirir yüksek enflasyon.
bu kadar kasti yüksek enflasyon teknik olarak soygundur. halkın cebindeki parayı devlete ve yancılarına yedirir yüksek enflasyon.
siz ekonomik krizden ne anlarsınız bayım?
Dünyada zaman zaman yaşanan maddi bunalımlardır. Başka ülkelerde bu isimle nitelenmesi doğru olabilir; fakat bizim ülkede ismi yanlış konulmaktadır: Toplu tecavüze "ekonomik kriz" deyip suçu "dıj güç" masalına atmak kolay tabiki. Tecavüzcü Coşkun bile bu Cemil kılıklılar yanında melaike kalır. Kafamızı o cama ilk sıkıştırdıktan sonrakilerde, hiç kusura bakmayın; ama Cemil'in suçu yok. Bile bile kafayı uzatırsan... Yapma Cemil, evet yapma :-).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar