bugün

Basit gibi gözükmesine rağmen lisede geçmesi en zor olan ders olup, sonradan ilgini çekecek şiirler, hikaye kitapları yada edebi kitaplar ile sana ergenliğini özletecek olan bilim dalıdır.
edebiyat, ucu bucağı olmayan bir yazın sanatıdır. Şiir, hikâye, masal, destan, efsane, roman gibi pek çok sanat dalını içinde barındırır.
türk edebiyatı deyince aklıma gelenler:
– yazar mutsuz
– karakter hasta
– ev eski
– aşk imkânsız
– anneler hep üzgün
– kış.
Arapça asıllı bir kelime olup, kökünün “adap/edep” olması çok güzel bir detay değil mi…
kelimelerle oynama sanatı, duygu ve düşünce etkileme bilimidir.
Hissettiğimiz soyut duyguları somut kelimelerle anlatma bilimidir.
inci yılmaz şimşek'i okumadıysanız kaybınız büyük. yaratıcı yazarlık kitabı, roman ve öyküleriyle dikkat çeken ödüllü yazar önümüzdeki günlerde bize sürpriz yapacak gibi... bekleyelim ve görelim.
terbiyeli, edep sahibi anlamına gelen yine edep sözcüğünden geldiğini biliyoruz. edep sözcüğü de yunanca yine utanan, sıkılan anlamına gelen ''ödip'' ten gelmektedir.
yazar ve şair betül fırat'a 2 ödül daha verildi... şimdi bir yenisini daha alacağını açıkladı.
cemil mericin lamiasina fahise diyen fikir adasi ismindeki gruh. sanane lan lamia dan alooo!!!
söyleyiş ile dökülemeyen her şeyi yazıya döken ifade biçimi. acıdır, hüzündür, sevinçtir, hicivdir, başkaldırıdır.
Olay estetikliğe göre değişebiliyor ama çoğu zaman kitaplarda oluyor. Hiçbir erkekte edebiyat sevmez ki.
Karın doyurmaz sadece çay içirir.
12.sinifta bu ders bizi memlemetten sogutmustu. Ben artik kafayi yiyecek kivama geldigim icin salmistim ve calismadim. Az once millete ezberletmeye calisan ezber taktikleri anlatan bi youtube kanalina denk geldim. Ya arkadaslar neden boyle? su eser kimin bu eser kimin diye bi mantik mi var yuzlerce eser var hangi birinin kime ait oldugunu neden ezberlemek zorunda bu insanlar. Bu bilgilere aninda ulasabiliyoruz. Ayrica bu eserlerin icerigi degil mi onemli olan. Ha babam ezber ustune ezber su adam bu dergiye yazi cikartmis bu adam su tarzda yazmis bilimum sacma detaylar. Bildigin ezber taktogi uzerinden ekmek kazanmaya calisan insanlar olusmus
Benim diyen adami bile okumaktan kitaptan sogutur bu dersin mufredati.
Kalemimi döktürmeye bayılırım.
Son zamanlarda yönü özellikle Latin amerika'ya doğru evrilmekte olan sanat türü. Ülkemizde de pek güzel çevirilerine rastlamaktayız artık. Betimlemeci ve realist bir anlatı tercih edilir genel olarak, ancak gerçek dışı olgulara da sıklıkla yer verir ve bunu da kurmacaya oldukça güzel bir şekilde yedirir. Aynı zamanda türk edebiyatının da yükselişte olduğunu belirtmemde fayda var, yayıncılık adına güzel günler yaşayacağımızı ümit etmekteyim.
CANIMIN can ilacı
insanı yaşamdan daha hızlı olgunlaştırır.
bölümü okuyan acil ulaşsın bana.
Edebiyat veya yazın; olay, düşünce, duygu ve hayalleri dil aracılığı ile estetik bir şekilde ifade etme sanatıdır. Edebi yazılar yazan sanatçılara "edib" veya "edebiyatçı" denir. Daha kısıtlayıcı bir tanımla, edebiyatın; bir sanat formu olarak oluşturulan yazılar olduğu düşünülmüştür.
ROZA

Yoldular, soydular, kırıştılar
insanı insanla yıktılar
Aşna fişne iskandiller ağında
Bıçkınları puluçlarla oydular

Adındır, dudağımda asırlık
Esrarına amade yalım
Adındır, terk etmez, sıddık
Vurur yumruğunu
Sadrıma sadrıma
Hücremin başkenti suskunluğun

Gözlerin, yalın kılınç
Gözlerin ıssız, kallavi
Bir benim şimdi
Firari sensizliğin belasında
Bir benim tütsülü
Voltalı ahrazlığa

Şimdi yürek yorgun
Virane, ıssız
Ansızın yaşlanmış bir gecede
Yaşlanmış canına kadar
Orostopolluk
Sırtlanca, sefil
Yığınların tenhasında savrulmuş
Yırtılmış bir hecede
Kursağıma avazın gelmiş

Sevmişem, şahidim dağlar
Sevmişem Allah’ına kadar
Ölünceye dek değil
Ölümden sonra da
Yeşerinceye değin
Tutuşan ellerimiz
Seni yangın bağrımın
Avlusuna gömmüşem

Şair Bilal Yavuz

BEJNA

Gözlerin savruk bozkırlar
Gözlerin hoyrat
Ceylansı, afacan
Sevimli taraçalar koylarda
Kalyonlar kanyonlarda
Herkesten sakladığım
Künyeni sayıklar
Gözlerin, gözlerin jiyan

Perçemin pençeler canı
Perçemin perva
Vahim, amansız
Çitlembikler taç olmuş saçlarına
Cimcime sekseklerin
Otağıma volkandır

Fezan; behişt, benefşe
Fezan saflık, insaniyet
Sen bana gürül gürül memleket
Ben sana hep gurbet kalmışım

Biz bizde Diyarbekir
Biz bizken masumiyet
Biz bizsizsek esaret
Bir gün sen de anlarsın
O gün sen de ağlarsın

Rengin nasıl da ateş Bejna
Teninde nehirler ve başaklar
Gülüşün nasıl da mermi
Nasıl da hançer bakışın

Vefakâr boranlara
Harfsiz vasiyetimdir
Kurutunca yokluğun
Beni simana gömsünler

Şair Bilal Yavuz

SEVDE

Çifte dikiş gider sabanlar
Fersiz toprağın koynu
Fersiz, yetim, analar
Kuş uçan, kervan geçen
Bostanlar ölgün şimdi
Ölgün Dicle denizi

Ve çakırkeyif buğdaylar
Kahyalar körkandil çeper
Mösyölerde bir kültür
Nankör çıyanlık
Kepenekler mahzun
Bağlamalar öksüz
Kalleşlik mazinin töresine
Şimdi âdet diye bellenen
Hicapsız ikirciklik

Heybesiz bulvarlarda
Cartalı haybeciler salınır
Dümenci dubaralar
Ertekeden nümayiş
imam kayığındayız sürgit
Façalar çiğnedik muttasıl
Erce, âdil, hilesiz
Bundandır kavlimizden kaçışı
Geçmişi tam kınalı
Piyazcı sendikalar
Kaparoz puştlarının

Çifte dikiş gider sabanlar
Cana bir çınar gerek
Yüreğin, yüreğin gibi serin
Derin kuyular içim
Mars olmuş, dumanaltı
Kaybolmuşam, gel artık
“Karışsın köz yaşlarımız
Karışsın, yeşil…”

Şair Bilal Yavuz
az biraz laf salatası.
Aristo’ya göre tarihten daha ciddi ve felsefi bir iştir. Goethe’ye göre ise dünyanın insan(cıl)laştırılmasıdır.
"Konuşmaya başladığımda sirk kalbine gelecek,
Heyecanlanacaksın, gerileceksin, ürkeceksin, güleceksin,
Tansiyon yükselecek ve alçalacak.
Yaşadığını hissettiğin anlarda ses tellerinde gezinen akrobat,
Kalbinden zihnine atlayan trapezci ben olacağım.
Ben bütün sirkim ve sen bu sirkin tek seyircisi olmalısın."
Bir "yürüme" biçimi değil bir "yürüyüş" biçimidir. Tıfıl bir sabi olduğumuzdan beridir, bu yürüyüş imdindeyiz.

T: edep ile harman edilmeye çalışılan, içinde edep ve edepsizlik bulunan, yazım ve anlam çıkarım ummanı. Edebin üzerine kavisli ve simetrik işemeler dökelim.
1234...8
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026