bugün
- yeni evli çift aktiviteleri9
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar7
- sözlüğün kezban yazarı5
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- yarragi olan adam7
- from gold from dust37
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı5
- kış gelince kısa etek ince çorap modası7
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması4
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak3
- çinliler alevi mi5
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- havalım3
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı5
- ıspartalıları sevmemek6
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- sözlük kızlarının çorapları8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı8
- leon the professional vs pulp fiction3
- mutlu günleri beklemek5
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz3
- yerde para bulmak2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı9
- binyamin netanyahu6
- para kazanmak3
- en son ne aldınız13
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması2
- 2026 yılında kitap oku falan diyen tip3
- profdrekremculfa2
- nervio abla13
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- instagram da artan erotizm sebebi10
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize2
- sözlükten arada sırada sıkılmak2
- güzel bir kadının giydiği çorap2
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak4
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- sinemada yiyişen sevgililer9
- ümit kocasakal20
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek4
- ismail kartal22
- vajinaya dil atmak11
jazz müziğin kralı....
jazz piyanosunun dükü.
29 nisan 1899'da doğmuş, 24 mayıs 1974'te ölmüştür.
bütün bir yüzyıla damgasını vurmuş sanatçı sayısı pek fazla değildir. her dönem, önemli/değerli, çok önemli/çok değerli sanatçılar çıkarabilir elbette. ama bütün bir yüzyılı kapsayacak değerde ürün vermiş snaatçı sayısı azdır. adı geçen kişi sanatıyla, yapıtıyla 20. yüzyılı kapsayan bir insandı. popüler müziği caz sanatıyla, caz müziğini çağdaş müzikle, çağdaş müziği afro-karaib-amerikan müziğiyle, bunların tümünü de avrupa müziğiyle harmanlayarak evrensel bir müzik sentezine ulaşmış, yüzlerce üst düzey yapıt vermiş bir besteci, orkestra şefi, piyanist.
akıl/duygu/mizah karışımı dev bir eser bırakmış ardında. macerası hiç eksilmeyen bir dahi besteciydi. birinci sınıf bir piyanist, gerçek bir caz aristokratı.
bütün bir yüzyıla damgasını vurmuş sanatçı sayısı pek fazla değildir. her dönem, önemli/değerli, çok önemli/çok değerli sanatçılar çıkarabilir elbette. ama bütün bir yüzyılı kapsayacak değerde ürün vermiş snaatçı sayısı azdır. adı geçen kişi sanatıyla, yapıtıyla 20. yüzyılı kapsayan bir insandı. popüler müziği caz sanatıyla, caz müziğini çağdaş müzikle, çağdaş müziği afro-karaib-amerikan müziğiyle, bunların tümünü de avrupa müziğiyle harmanlayarak evrensel bir müzik sentezine ulaşmış, yüzlerce üst düzey yapıt vermiş bir besteci, orkestra şefi, piyanist.
akıl/duygu/mizah karışımı dev bir eser bırakmış ardında. macerası hiç eksilmeyen bir dahi besteciydi. birinci sınıf bir piyanist, gerçek bir caz aristokratı.
"yeryüzündeki bütün müzisyenler yılın bir günü bir araya gelip diz çökmeliler ve duke'a şükretmeliler" demiş miles davis.
"siyah amerikalılar tarafından yaratılmış bir sanat, yarım yüzyılı aşan bir süreçte beyaz amerikalılar tarafından küçümsendi, itilip kakıldı. o zamanların müzik tarihi kitaplarında adı bile geçirilmeyen bu müzik, şimdi ellington adlı deha yüzünden toplumsal açıdan bile en yüksek noktaya yerleştiriliyor. bu radikal değişimi neye borçluyuz?" bu soruyu soran da büyük caz eleştirmeni leonard feather.
"siyah amerikalılar tarafından yaratılmış bir sanat, yarım yüzyılı aşan bir süreçte beyaz amerikalılar tarafından küçümsendi, itilip kakıldı. o zamanların müzik tarihi kitaplarında adı bile geçirilmeyen bu müzik, şimdi ellington adlı deha yüzünden toplumsal açıdan bile en yüksek noktaya yerleştiriliyor. bu radikal değişimi neye borçluyuz?" bu soruyu soran da büyük caz eleştirmeni leonard feather.
--spoiler--
duke ellington' plağıyla bileklerini kesen fahişeler gördüm....
--spoiler--
(bkz: kinyas ve kayra)
duke ellington' plağıyla bileklerini kesen fahişeler gördüm....
--spoiler--
(bkz: kinyas ve kayra)
ellington'ı ellington yapan olguların başında orkestrası gelir. elli küsur yıl, yarım yüzyıl gibi bir büyük zaman diliminde yalnızca bu orkestrada çalışmış büyük müzisyenler vardır. bariton saksofonun büyük ustası harry carney örneğin. ya da saksofonu ama en çok da klarnetiyle çaldığı müzikle duke'un imzasını taşıyan jimmy hamilton. trompeti, kemanı ve sesiyle orkestranın ayrılmaz parçası olan ray nance. ellington ile onca yıl geçimsiz bir karı-koca gibi beraber var olmuş, caz tarihinin en önemli isimlerinden biri olan johnny hodges. ayık çaldığı zamanlar çok seyrek olan bir tenor saksofon ustası paul gonsalves. trombon ustaları juan tizol ve lawrence brown. modern kontrabasın mucidi jimmy blanton. ben webster, barney bigard... uzayıp gider bu liste. bu insanlar ve diğerleri tek başlarına bir orkestrayı önlerine katıp götürecek yetenekte, son derece önemli müzisyenlerdir ve nedense hepsi duke ellington'ın müzik şemsiyesi altında kalmayı yeğlemiştir.
'müzik ikiye ayrılır: iyi müzik ve kötü müzik' benzeri bir özdeyişini *
yıllar önce duyduğumda sadece rock dinleyen bünyeyi derin düşüncelere sevketmiş deha.
yıllar önce duyduğumda sadece rock dinleyen bünyeyi derin düşüncelere sevketmiş deha.
dükümüz..old school jazz üstadı.
piyanoyu konuşturan adam.
diskografi:
east st. louis toodle-oo (1927)
black & tan fantasy (1927)
black beauty (1928)
creole love call (1928)
jubilee stomp (1928)
the mooche (1929)
dreamy blues/mood ındigo (1931)
rockin' in rhythm (1931)
creole rhapsody (1931)
ıt don't mean a thing (ıf ıt ain't got that swing) (1932)
sophisticated lady (1933)
daybreak express (1934)
solitude(1934)
delta serenade (1935)
ın a sentimental mood (1935)
reminiscing in tempo (1935)
clarinet lament (1936)
caravan (1937)
azure (1937)
diga diga doo (1937)
blue reverie (1937)
pyramid (1938)
prelude to a kiss (1938)
battle of swing (1939)
blue light (1939)
subtle lament (1939)
sergeant was shy (1939)
ko-ko (1939)
cocerto for cootie (1939)
cotton tail (1940)
all too soon (1940)
warm valley (1941)
take the "a" train (1941, composed by billy strayhorn)
ı got it bad (and that ain't good) (1941)
just squeeze me (but don't tease me) (1941)
don't get around much anymore (1942)
moon mist (1942)
c jam blues (1942)
diminuendo (1943)
crescendo in blue (1943, composed by duke ellington & billy strayhorn)
across the train blues (1943)
do nothin' till you hear from me (1943)
ı'm beginning to see the light (1944)
perfume suite (1944)
harlem (1950)
lonesome valley (1956)
things ain't what they used to be (1964)
a drum ıs a women (1956, composed by duke ellington & billy strayhorn)
monologue (1957)
portrait of ella fitzgerald (1957)
satin doll (1958, composed by duke ellington, billy strayhorn, & johnny mercer)
midnight ındigo (1959)
such sweet thunder (1959)
sunswept sunday (1959)
piyanoyu konuşturan adam.
diskografi:
east st. louis toodle-oo (1927)
black & tan fantasy (1927)
black beauty (1928)
creole love call (1928)
jubilee stomp (1928)
the mooche (1929)
dreamy blues/mood ındigo (1931)
rockin' in rhythm (1931)
creole rhapsody (1931)
ıt don't mean a thing (ıf ıt ain't got that swing) (1932)
sophisticated lady (1933)
daybreak express (1934)
solitude(1934)
delta serenade (1935)
ın a sentimental mood (1935)
reminiscing in tempo (1935)
clarinet lament (1936)
caravan (1937)
azure (1937)
diga diga doo (1937)
blue reverie (1937)
pyramid (1938)
prelude to a kiss (1938)
battle of swing (1939)
blue light (1939)
subtle lament (1939)
sergeant was shy (1939)
ko-ko (1939)
cocerto for cootie (1939)
cotton tail (1940)
all too soon (1940)
warm valley (1941)
take the "a" train (1941, composed by billy strayhorn)
ı got it bad (and that ain't good) (1941)
just squeeze me (but don't tease me) (1941)
don't get around much anymore (1942)
moon mist (1942)
c jam blues (1942)
diminuendo (1943)
crescendo in blue (1943, composed by duke ellington & billy strayhorn)
across the train blues (1943)
do nothin' till you hear from me (1943)
ı'm beginning to see the light (1944)
perfume suite (1944)
harlem (1950)
lonesome valley (1956)
things ain't what they used to be (1964)
a drum ıs a women (1956, composed by duke ellington & billy strayhorn)
monologue (1957)
portrait of ella fitzgerald (1957)
satin doll (1958, composed by duke ellington, billy strayhorn, & johnny mercer)
midnight ındigo (1959)
such sweet thunder (1959)
sunswept sunday (1959)
caz üstadlarından biridir evet. gerekirse elimdeki cd sini satar mıyım ya da aç mı kalırım bilemiyorum.
saygılar! kime mi?sana değil tabi ki duke elligton a
saygılar! kime mi?sana değil tabi ki duke elligton a
yaptıklarıyla bana ilham kaynağı olmuş büyük sanatçı , idol.
En önemli caz müzisyenlerinden biridir.
müziğini jazz diye sınırlandırmak ona hakaret olur. nasıl orhan gencebay arabes yapmıyor "serbest türk müziği" yapıyorsa o da "serbest amerikan müziği" yapıyordur. bunun içinde blues da klasik müzik de film müzikleri de müzikaller de vardır. kısacası kendisinin dediği gibi kaliteli müzik yapan big bandder'dır o... müzik onunla daha güzel...
cagimiza yakin bir zaman diliminde dogdugu, onu dinleyebildigim icin minnettar oldugum muzisyen. yine de ellington'in bize melodilerini sundugu zamanlar cok uzak gibi geliyo bana, dunyanin en guzel ve son duru zamanlari, kirklar, elliler... sanki hos bir ogle ruyasi gibiymis o zaman her sey, sanki o zamanlar yasasaymisim ruhum biraz olsun huzur bulabilirmis. o gunden sonra insanoglu olarak geri donulmez evrilmisiz sanki, baskalasmisiz. duke ellington benim icin dunyada iyi olan, guzel olan, saf olan seyleri temsil eden son insanlardan. onun piyanosunun tinisi butun dunyadan yavas yavas cekilirken dunya da degisti adeta, kotulesti, kirlendi.
ne bach, ne mozart, ne beethoven, tek baba sensin duke ellington!
ne bach, ne mozart, ne beethoven, tek baba sensin duke ellington!
piri muazzam, deus ül melodi. böyle adam üç milyon yılda bir gelir.
dinlerken insanı 50'lerin newyork'una, bazen de paris'in ışıltılı caddelerine ışınlayan bir adam bu. paris görmüş bir amerikalı hissediyorsun dinlerken kendini...
şu an plağı dönerken pikapta pencereden baktığım kapkaranlık caddenin bir an parıl parıl parladığını düşündürdü bana...
şu an plağı dönerken pikapta pencereden baktığım kapkaranlık caddenin bir an parıl parıl parladığını düşündürdü bana...
caz müziğinin efsanesidir.
(29 Nisan 1899 - 24 Mayıs 1974) "Duke" olarak bilinen ABD'li caz bestecisi, piyanist ve caz orkestrası şefi. 1923 yılından ölümüne kadar 50 yıldan fazla bir süreliğine bir caz orkestrasını yönetmiştir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Duke_Ellington
https://tr.wikipedia.org/wiki/Duke_Ellington
zamanında söylediği; ''Sadece iki tür müzik vardır. iyi müzik ve kötü müzik.'' sözü ile çok haklı bir tespit yapmış olan caz erbabı.
"sınırlara sahip olmak iyidir."
(bunu söylemesinin asıl sebebi, trompetcisinin belirli notalara mükemmelen ulaşabilip, bunun yanısıra diğerlerini kaçırdığını ve tromboncusunun için de söz konusu olduğunu söyleyip, müziğini bu sınırlar içinde yazmak kalmıştır)
(bunu söylemesinin asıl sebebi, trompetcisinin belirli notalara mükemmelen ulaşabilip, bunun yanısıra diğerlerini kaçırdığını ve tromboncusunun için de söz konusu olduğunu söyleyip, müziğini bu sınırlar içinde yazmak kalmıştır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar