bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- kemal kılıçdaroğlu7
- vozol4
- christopher nolan5
- sözlük yazarlarının tatlıları2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- marc cucurella3
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- şehir kurma oyunları2
- sapık7
- ispanya6
- fps oyunları2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- benjamin netanyahu3
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- günün iddaa kuponu4
- mandy muse'nin poposu3
- bekar bir erkek olmak2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı19
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- futbol izleyen erkek2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- sözelci5
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- atlantis3
- ben dersimli kemal im2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- helin elveren3
- allah varsa beni milli yapsın6
- arjantin7
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- siyah carlsberg3
- memduh başgan2
- oğuzhan uğur8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- carlsberg2
- karaburun4
jazz müziğin kralı....
jazz piyanosunun dükü.
29 nisan 1899'da doğmuş, 24 mayıs 1974'te ölmüştür.
bütün bir yüzyıla damgasını vurmuş sanatçı sayısı pek fazla değildir. her dönem, önemli/değerli, çok önemli/çok değerli sanatçılar çıkarabilir elbette. ama bütün bir yüzyılı kapsayacak değerde ürün vermiş snaatçı sayısı azdır. adı geçen kişi sanatıyla, yapıtıyla 20. yüzyılı kapsayan bir insandı. popüler müziği caz sanatıyla, caz müziğini çağdaş müzikle, çağdaş müziği afro-karaib-amerikan müziğiyle, bunların tümünü de avrupa müziğiyle harmanlayarak evrensel bir müzik sentezine ulaşmış, yüzlerce üst düzey yapıt vermiş bir besteci, orkestra şefi, piyanist.
akıl/duygu/mizah karışımı dev bir eser bırakmış ardında. macerası hiç eksilmeyen bir dahi besteciydi. birinci sınıf bir piyanist, gerçek bir caz aristokratı.
bütün bir yüzyıla damgasını vurmuş sanatçı sayısı pek fazla değildir. her dönem, önemli/değerli, çok önemli/çok değerli sanatçılar çıkarabilir elbette. ama bütün bir yüzyılı kapsayacak değerde ürün vermiş snaatçı sayısı azdır. adı geçen kişi sanatıyla, yapıtıyla 20. yüzyılı kapsayan bir insandı. popüler müziği caz sanatıyla, caz müziğini çağdaş müzikle, çağdaş müziği afro-karaib-amerikan müziğiyle, bunların tümünü de avrupa müziğiyle harmanlayarak evrensel bir müzik sentezine ulaşmış, yüzlerce üst düzey yapıt vermiş bir besteci, orkestra şefi, piyanist.
akıl/duygu/mizah karışımı dev bir eser bırakmış ardında. macerası hiç eksilmeyen bir dahi besteciydi. birinci sınıf bir piyanist, gerçek bir caz aristokratı.
"yeryüzündeki bütün müzisyenler yılın bir günü bir araya gelip diz çökmeliler ve duke'a şükretmeliler" demiş miles davis.
"siyah amerikalılar tarafından yaratılmış bir sanat, yarım yüzyılı aşan bir süreçte beyaz amerikalılar tarafından küçümsendi, itilip kakıldı. o zamanların müzik tarihi kitaplarında adı bile geçirilmeyen bu müzik, şimdi ellington adlı deha yüzünden toplumsal açıdan bile en yüksek noktaya yerleştiriliyor. bu radikal değişimi neye borçluyuz?" bu soruyu soran da büyük caz eleştirmeni leonard feather.
"siyah amerikalılar tarafından yaratılmış bir sanat, yarım yüzyılı aşan bir süreçte beyaz amerikalılar tarafından küçümsendi, itilip kakıldı. o zamanların müzik tarihi kitaplarında adı bile geçirilmeyen bu müzik, şimdi ellington adlı deha yüzünden toplumsal açıdan bile en yüksek noktaya yerleştiriliyor. bu radikal değişimi neye borçluyuz?" bu soruyu soran da büyük caz eleştirmeni leonard feather.
--spoiler--
duke ellington' plağıyla bileklerini kesen fahişeler gördüm....
--spoiler--
(bkz: kinyas ve kayra)
duke ellington' plağıyla bileklerini kesen fahişeler gördüm....
--spoiler--
(bkz: kinyas ve kayra)
ellington'ı ellington yapan olguların başında orkestrası gelir. elli küsur yıl, yarım yüzyıl gibi bir büyük zaman diliminde yalnızca bu orkestrada çalışmış büyük müzisyenler vardır. bariton saksofonun büyük ustası harry carney örneğin. ya da saksofonu ama en çok da klarnetiyle çaldığı müzikle duke'un imzasını taşıyan jimmy hamilton. trompeti, kemanı ve sesiyle orkestranın ayrılmaz parçası olan ray nance. ellington ile onca yıl geçimsiz bir karı-koca gibi beraber var olmuş, caz tarihinin en önemli isimlerinden biri olan johnny hodges. ayık çaldığı zamanlar çok seyrek olan bir tenor saksofon ustası paul gonsalves. trombon ustaları juan tizol ve lawrence brown. modern kontrabasın mucidi jimmy blanton. ben webster, barney bigard... uzayıp gider bu liste. bu insanlar ve diğerleri tek başlarına bir orkestrayı önlerine katıp götürecek yetenekte, son derece önemli müzisyenlerdir ve nedense hepsi duke ellington'ın müzik şemsiyesi altında kalmayı yeğlemiştir.
'müzik ikiye ayrılır: iyi müzik ve kötü müzik' benzeri bir özdeyişini *
yıllar önce duyduğumda sadece rock dinleyen bünyeyi derin düşüncelere sevketmiş deha.
yıllar önce duyduğumda sadece rock dinleyen bünyeyi derin düşüncelere sevketmiş deha.
dükümüz..old school jazz üstadı.
piyanoyu konuşturan adam.
diskografi:
east st. louis toodle-oo (1927)
black & tan fantasy (1927)
black beauty (1928)
creole love call (1928)
jubilee stomp (1928)
the mooche (1929)
dreamy blues/mood ındigo (1931)
rockin' in rhythm (1931)
creole rhapsody (1931)
ıt don't mean a thing (ıf ıt ain't got that swing) (1932)
sophisticated lady (1933)
daybreak express (1934)
solitude(1934)
delta serenade (1935)
ın a sentimental mood (1935)
reminiscing in tempo (1935)
clarinet lament (1936)
caravan (1937)
azure (1937)
diga diga doo (1937)
blue reverie (1937)
pyramid (1938)
prelude to a kiss (1938)
battle of swing (1939)
blue light (1939)
subtle lament (1939)
sergeant was shy (1939)
ko-ko (1939)
cocerto for cootie (1939)
cotton tail (1940)
all too soon (1940)
warm valley (1941)
take the "a" train (1941, composed by billy strayhorn)
ı got it bad (and that ain't good) (1941)
just squeeze me (but don't tease me) (1941)
don't get around much anymore (1942)
moon mist (1942)
c jam blues (1942)
diminuendo (1943)
crescendo in blue (1943, composed by duke ellington & billy strayhorn)
across the train blues (1943)
do nothin' till you hear from me (1943)
ı'm beginning to see the light (1944)
perfume suite (1944)
harlem (1950)
lonesome valley (1956)
things ain't what they used to be (1964)
a drum ıs a women (1956, composed by duke ellington & billy strayhorn)
monologue (1957)
portrait of ella fitzgerald (1957)
satin doll (1958, composed by duke ellington, billy strayhorn, & johnny mercer)
midnight ındigo (1959)
such sweet thunder (1959)
sunswept sunday (1959)
piyanoyu konuşturan adam.
diskografi:
east st. louis toodle-oo (1927)
black & tan fantasy (1927)
black beauty (1928)
creole love call (1928)
jubilee stomp (1928)
the mooche (1929)
dreamy blues/mood ındigo (1931)
rockin' in rhythm (1931)
creole rhapsody (1931)
ıt don't mean a thing (ıf ıt ain't got that swing) (1932)
sophisticated lady (1933)
daybreak express (1934)
solitude(1934)
delta serenade (1935)
ın a sentimental mood (1935)
reminiscing in tempo (1935)
clarinet lament (1936)
caravan (1937)
azure (1937)
diga diga doo (1937)
blue reverie (1937)
pyramid (1938)
prelude to a kiss (1938)
battle of swing (1939)
blue light (1939)
subtle lament (1939)
sergeant was shy (1939)
ko-ko (1939)
cocerto for cootie (1939)
cotton tail (1940)
all too soon (1940)
warm valley (1941)
take the "a" train (1941, composed by billy strayhorn)
ı got it bad (and that ain't good) (1941)
just squeeze me (but don't tease me) (1941)
don't get around much anymore (1942)
moon mist (1942)
c jam blues (1942)
diminuendo (1943)
crescendo in blue (1943, composed by duke ellington & billy strayhorn)
across the train blues (1943)
do nothin' till you hear from me (1943)
ı'm beginning to see the light (1944)
perfume suite (1944)
harlem (1950)
lonesome valley (1956)
things ain't what they used to be (1964)
a drum ıs a women (1956, composed by duke ellington & billy strayhorn)
monologue (1957)
portrait of ella fitzgerald (1957)
satin doll (1958, composed by duke ellington, billy strayhorn, & johnny mercer)
midnight ındigo (1959)
such sweet thunder (1959)
sunswept sunday (1959)
caz üstadlarından biridir evet. gerekirse elimdeki cd sini satar mıyım ya da aç mı kalırım bilemiyorum.
saygılar! kime mi?sana değil tabi ki duke elligton a
saygılar! kime mi?sana değil tabi ki duke elligton a
yaptıklarıyla bana ilham kaynağı olmuş büyük sanatçı , idol.
En önemli caz müzisyenlerinden biridir.
müziğini jazz diye sınırlandırmak ona hakaret olur. nasıl orhan gencebay arabes yapmıyor "serbest türk müziği" yapıyorsa o da "serbest amerikan müziği" yapıyordur. bunun içinde blues da klasik müzik de film müzikleri de müzikaller de vardır. kısacası kendisinin dediği gibi kaliteli müzik yapan big bandder'dır o... müzik onunla daha güzel...
cagimiza yakin bir zaman diliminde dogdugu, onu dinleyebildigim icin minnettar oldugum muzisyen. yine de ellington'in bize melodilerini sundugu zamanlar cok uzak gibi geliyo bana, dunyanin en guzel ve son duru zamanlari, kirklar, elliler... sanki hos bir ogle ruyasi gibiymis o zaman her sey, sanki o zamanlar yasasaymisim ruhum biraz olsun huzur bulabilirmis. o gunden sonra insanoglu olarak geri donulmez evrilmisiz sanki, baskalasmisiz. duke ellington benim icin dunyada iyi olan, guzel olan, saf olan seyleri temsil eden son insanlardan. onun piyanosunun tinisi butun dunyadan yavas yavas cekilirken dunya da degisti adeta, kotulesti, kirlendi.
ne bach, ne mozart, ne beethoven, tek baba sensin duke ellington!
ne bach, ne mozart, ne beethoven, tek baba sensin duke ellington!
piri muazzam, deus ül melodi. böyle adam üç milyon yılda bir gelir.
dinlerken insanı 50'lerin newyork'una, bazen de paris'in ışıltılı caddelerine ışınlayan bir adam bu. paris görmüş bir amerikalı hissediyorsun dinlerken kendini...
şu an plağı dönerken pikapta pencereden baktığım kapkaranlık caddenin bir an parıl parıl parladığını düşündürdü bana...
şu an plağı dönerken pikapta pencereden baktığım kapkaranlık caddenin bir an parıl parıl parladığını düşündürdü bana...
caz müziğinin efsanesidir.
(29 Nisan 1899 - 24 Mayıs 1974) "Duke" olarak bilinen ABD'li caz bestecisi, piyanist ve caz orkestrası şefi. 1923 yılından ölümüne kadar 50 yıldan fazla bir süreliğine bir caz orkestrasını yönetmiştir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Duke_Ellington
https://tr.wikipedia.org/wiki/Duke_Ellington
zamanında söylediği; ''Sadece iki tür müzik vardır. iyi müzik ve kötü müzik.'' sözü ile çok haklı bir tespit yapmış olan caz erbabı.
"sınırlara sahip olmak iyidir."
(bunu söylemesinin asıl sebebi, trompetcisinin belirli notalara mükemmelen ulaşabilip, bunun yanısıra diğerlerini kaçırdığını ve tromboncusunun için de söz konusu olduğunu söyleyip, müziğini bu sınırlar içinde yazmak kalmıştır)
(bunu söylemesinin asıl sebebi, trompetcisinin belirli notalara mükemmelen ulaşabilip, bunun yanısıra diğerlerini kaçırdığını ve tromboncusunun için de söz konusu olduğunu söyleyip, müziğini bu sınırlar içinde yazmak kalmıştır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar