bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması9
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar6
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır8
- boyumun 2 cm kısalması21
- uyudun mu mesajı4
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek9
- sözlük yazarlarına güvenmek13
- küpe takan adama kız vermem diyen baba4
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler7
- otelde sevişmek8
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- geçmişe takılıp kalmak4
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- fazla samimiyet6
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- ilk türettigim sözcük4
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak2
- sözlükte elini paylaşan erkekle ciddi düşünmek2
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- nev10
- sözlüğe elini ayağını atan tipler3
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- mal mıyım sorunsalı13
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- küt saçlı hatun12
- fazla düşünceli olmak4
- kiraz cicegi kolonyasi41
- gece gece gelen kaşarlı sucuklu tost kokusu3
- arkadaşlar bakar mısınız6
- midye tava4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum2
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- beni sevdiniz mi4
- elidor3
- 65 yaş üstü yazarlar3
- sözlük yazarlarının doğum tarihleri3
- didem madak2
- sözlük yazarlarının saatleri8
- online listesi7
- ona bir şey söyle8
ağlarken gözyaşlarına gözyaşlarını katan değil, o salya sumuk halindeyken bile seni güldürebilendir dost.
"ehe, burnun düşmüş", aa tekerlek dönüyor", " sor bakalım dedesinin çanakkale'de ne işi varmıs " gibi anı güzelleştirme çareleri mevcut.
gercekten de birlikte ağlamanın hiçbir mantıklı açıklaması yok bana göre. baskasının da göz boslugu bezlerini yormasına bu kadar gerek yok.
fakat güldürmek öyle mi? gülmek ömre ömür katar. gunde 15 dakika gulmek kalbe iyi gelir araştırmalara göre.
Kahkaha atmak, kan damarlarını genişletiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor. Ancak uzmanlar bunun nedenini henüz belirleyebilmiş değil.. Gülme sırasında dolaşımın hızlanması ve damarların genişlemesi kalp hastalıklarına neden olan etkenleri azaltıyor. "bilgiyi verip kaçan adam". bence vedat özdemiroğlu'nun köşesindeki en guzel bölüm.
dostluk denince benim aklıma, okul zili çalarken, birinin piyano, birinin flüt, birinin keman ve diğer birinin de davul çalıyor gibi yapması geliyor. etnik bir sanat toplulugu edasıyla gönülden yapılan, böylesine fantastik, böylesine muazzam böylesine organize olmus bir bağ.. takdire şayan.
hala biraraya gelir ve geldikçe de okul müziğimizle etnik kimliğimizi birleştirir, kendimizden geçeriz. bu bizim için adeta bir yaşam felsefesidir, açık nefestir, yogadır, reikidir.
asıl önemlisi aynadır dost. yıllar boyu ona bakıp duzeltirsin yanlısları, bozulmusları. ayna gibi olmalılar işte. dudağının kenarında ketcap kaldıgını söylemiyor, saçın kendinden geçip
formatına yabancılaştıgında dahi guzel oldugunu iddia ediyorsa ondan ne köy olur ne kasaba. o ayrı mevzuu.
lakin aynada kendini görüyorsan kaçırmayacaksın o anı. donduracaksın. sana seni sevdiren insanlara dost diyorsun çünkü bir yerde, kendine baktıgında suretini gördüklerine.
bu yansımalardan sonra en guzeliyse, doğumgününde fiyakalı bir paketin içinden ayna çıkması bak. her halde de en güzeli bu. sembolik bir tavrı var bu hediyenin. maneviyatı güçlü.
içinde gördüğünse tek bir kişi değil, dört-bir kişi;
tümü biz, bütünü biz, hepsi biz..
"ehe, burnun düşmüş", aa tekerlek dönüyor", " sor bakalım dedesinin çanakkale'de ne işi varmıs " gibi anı güzelleştirme çareleri mevcut.
gercekten de birlikte ağlamanın hiçbir mantıklı açıklaması yok bana göre. baskasının da göz boslugu bezlerini yormasına bu kadar gerek yok.
fakat güldürmek öyle mi? gülmek ömre ömür katar. gunde 15 dakika gulmek kalbe iyi gelir araştırmalara göre.
Kahkaha atmak, kan damarlarını genişletiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor. Ancak uzmanlar bunun nedenini henüz belirleyebilmiş değil.. Gülme sırasında dolaşımın hızlanması ve damarların genişlemesi kalp hastalıklarına neden olan etkenleri azaltıyor. "bilgiyi verip kaçan adam". bence vedat özdemiroğlu'nun köşesindeki en guzel bölüm.
dostluk denince benim aklıma, okul zili çalarken, birinin piyano, birinin flüt, birinin keman ve diğer birinin de davul çalıyor gibi yapması geliyor. etnik bir sanat toplulugu edasıyla gönülden yapılan, böylesine fantastik, böylesine muazzam böylesine organize olmus bir bağ.. takdire şayan.
hala biraraya gelir ve geldikçe de okul müziğimizle etnik kimliğimizi birleştirir, kendimizden geçeriz. bu bizim için adeta bir yaşam felsefesidir, açık nefestir, yogadır, reikidir.
asıl önemlisi aynadır dost. yıllar boyu ona bakıp duzeltirsin yanlısları, bozulmusları. ayna gibi olmalılar işte. dudağının kenarında ketcap kaldıgını söylemiyor, saçın kendinden geçip
formatına yabancılaştıgında dahi guzel oldugunu iddia ediyorsa ondan ne köy olur ne kasaba. o ayrı mevzuu.
lakin aynada kendini görüyorsan kaçırmayacaksın o anı. donduracaksın. sana seni sevdiren insanlara dost diyorsun çünkü bir yerde, kendine baktıgında suretini gördüklerine.
bu yansımalardan sonra en guzeliyse, doğumgününde fiyakalı bir paketin içinden ayna çıkması bak. her halde de en güzeli bu. sembolik bir tavrı var bu hediyenin. maneviyatı güçlü.
içinde gördüğünse tek bir kişi değil, dört-bir kişi;
tümü biz, bütünü biz, hepsi biz..
Sayısı bir elin parmağını geçmemelidir...Geçerse hayal kırıklıkları, pişmanlıklar yaşanır.
dostluğa güzel bir bakış.
DOSTLARI OLMALI iNSANIN
Dostları olmalı insanın,
aynen gemilerin limanları gibi.
Zaman zaman uğradığın, yükünü boşalttığın,
dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda.
Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini,
yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla,
halatlarını çözmeli,
seni çok ama çok özlemeli.
Dostları olmalı insanın;
ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen.
Düşünmediklerini düşündüren,
seni bir cambaz ipinde, güvende tutabilen,
gerektiğinde senin için ateşi yutabilen,
yolunu ışıtan ustan olmalı.
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini.
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
üzerindeki tek gömleğini...
Oğuzkan Bölükbaşı
DOSTLARI OLMALI iNSANIN
Dostları olmalı insanın,
aynen gemilerin limanları gibi.
Zaman zaman uğradığın, yükünü boşalttığın,
dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda.
Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini,
yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla,
halatlarını çözmeli,
seni çok ama çok özlemeli.
Dostları olmalı insanın;
ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen.
Düşünmediklerini düşündüren,
seni bir cambaz ipinde, güvende tutabilen,
gerektiğinde senin için ateşi yutabilen,
yolunu ışıtan ustan olmalı.
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini.
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
üzerindeki tek gömleğini...
Oğuzkan Bölükbaşı
kendimizi bulabilmek, kendimizi kaybetmemek için aradığımız,
dertlerimizi paylaşan, bize iyilik yapmaya çalışan, menfaat beklemeyen, arkamızdan konuşmayan, iyi ve kötü günlerde birlikte olduğumuz insan.
dertlerimizi paylaşan, bize iyilik yapmaya çalışan, menfaat beklemeyen, arkamızdan konuşmayan, iyi ve kötü günlerde birlikte olduğumuz insan.
insanın yalnızlığının yükünü en çok hafifleten insandır. uzaklarda olsalar da kalbi sizinle olan insanlardır. gelip yanınızda rol yapıp sizi önemsiyormuş gibi görününlerin aksine sizin için uzaklardan sessizce en derinden dua eden insandır. canınız sıkıldığında ya da mutlu olduğunuzda bunları ilk paylaşacağınız insandır. en kötü gününüzde olsanız dahi eğer mutluysa tüm dertlerinizi kederlerinizi unutturan, en mutlu gününüzde olsanız dahi eğer o üzgünse en az onun kadar üzüldüğünüz kişilerdir. sayıları çok azdır. ama varsın olsun. otuz tane arkadaşım olacağına üç tane dostum olsun. bana o üç dost yeter de artar bile.
"insanın kendisinden başka dostu yoktur!" cümlesine karşın aranılan, dost sanılana dost olunan ve kaybedildiğinde, hiç *olmamış gibi duran...
yıkımında kocaman bir dağın çıtırtısını duymak gibi...
yıkımında kocaman bir dağın çıtırtısını duymak gibi...
genellikle sayısını öğrencilik yaşantısının bitiminden en az 1 yıl sonra anlayacağınız insandır. candır.
dusunmeden konusabildigin insan ama herseyi.
paramparça olduğunuzda, ellerini kanatma pahasına toplayabilendir can kırıklarınızı..
gönül rahatlığıyla sırtını dönebileceğin, her koşulda güvenebileceğin, seni asla üzmeyecek -bunu yapmaması gerektiğini bildiğinden değil, başka türlüsünü yapamadığından- olan, nadir bulunandır.
nolursa olsun ruhunu ellerine bırakacak kadar emin olabildiğin,
senden herşeyinle emin olmasını sağlayacak kadar dürüst olduğundur.
ruhunun hemen yanında durur. *e doğal tabi anlaşılamaması!
senden herşeyinle emin olmasını sağlayacak kadar dürüst olduğundur.
ruhunun hemen yanında durur. *e doğal tabi anlaşılamaması!
yoktur.
insanın kendinden başka dostu olmaz.
insanın kendinden başka dostu olmaz.
arkadaştan öte ve sevgilinin aşksız versiyonu olan kişi.
sanıldığının aksine çok sayıda dost olmaz. özellikle dost bellenenlerin attığı çalımlar ve göze batmış yanlışları görüldüğünde bu gerçek daha da su yüzüne çıkar.
dost saygısızlık yapmaz. saçma sapan triplerle insanın canını sıkmaz. nedensiz bunalım nöbetleri geçirip "bak bugünlerde seni kırabilirim dikkatli ol" havasına bürünmez.
dost arkadan konuşmaz, öncelikle güven besler, direkt suçlamayla herhangi bir konuya girmez.
dost değer verir. dinler. konuşmaya açıktır.
tüm bunlardan sonra etrafına daha ciddi bir şekilde bakan insan, misÂl "evet benim 2 tâne dostum var" diyorsa şanslıdır. bir üçüncüye gerek bile kalmaz belki.
ha bir de internet sitelerinden dost, kardeş, eküri vb. sınıfında insan öyle kolay bulunmaz. saf olmamak gerekir bu konularda. sevgi pıtırcıklığı bÂzen aşırıya kaçabilir.
geçmişini bilmediğiniz insanla geleceğin katlarını birlikte inşÂ etmek zor ve sancılı bir iş olabilir.
sanıldığının aksine çok sayıda dost olmaz. özellikle dost bellenenlerin attığı çalımlar ve göze batmış yanlışları görüldüğünde bu gerçek daha da su yüzüne çıkar.
dost saygısızlık yapmaz. saçma sapan triplerle insanın canını sıkmaz. nedensiz bunalım nöbetleri geçirip "bak bugünlerde seni kırabilirim dikkatli ol" havasına bürünmez.
dost arkadan konuşmaz, öncelikle güven besler, direkt suçlamayla herhangi bir konuya girmez.
dost değer verir. dinler. konuşmaya açıktır.
tüm bunlardan sonra etrafına daha ciddi bir şekilde bakan insan, misÂl "evet benim 2 tâne dostum var" diyorsa şanslıdır. bir üçüncüye gerek bile kalmaz belki.
ha bir de internet sitelerinden dost, kardeş, eküri vb. sınıfında insan öyle kolay bulunmaz. saf olmamak gerekir bu konularda. sevgi pıtırcıklığı bÂzen aşırıya kaçabilir.
geçmişini bilmediğiniz insanla geleceğin katlarını birlikte inşÂ etmek zor ve sancılı bir iş olabilir.
en zor hissedilebilen duygulardan biri olan 'güven'i tam anlamıyla -karşılıklı olarak- hissettiğinizi düşündüğünüz kişidir. birlikte yaptığınız herşeyin tadı farklıdır.ne anne baba ne de sevgili onun yerini tutabilir. sizin için hep torpillidir, bir adım öndedir, ayrıcalıklıdır.sevincinizi, üzüntünüzü , başınıza gelen herşeyi ilk onla paylaşmak istersiniz.eğer bi gün tüm hissettiklerinizin, dostluğunuzun karşılıksız olduğunu düşünmeye başlar hale geldiyseniz işte bu en vurucu ve yıkıcı olanıdır.'dost' dediğiniz kişinin size yaşatacağı en kötü şey bu duygudur.
"dostum, ben senim sen de bensin. kendini bırakıp da gitme kendinden, kendini başkası sanıp da sürme kapından. gölge gibi senden hiç ayrılmayan biri varsa o da benim; dostum, kendi gölgene çekme kendi hançerini..." ( mevlana )
başarını kıskanmayan,kara günde zaten yanında olacak kişi
iTÜ kontrol mühendisliğinin ders otomasyon sisteminin kısa adıdır.
bütün dünya sana sırtını dönmüşken yüzü sana dönük olan (anne ve baba hariç) tek insandır. bunu yapması için de haklı olmana gerek yoktur. dostu olman, tek ve geçerli sebeptir.
olup olmadığını anlayabilmeniz için , en azından , beraber bi 10 sene geçirilmesi gereken kişi .
aslında insanı çok kolay üzebilen kişidir dost. aradaki sevgi ne kadar fazlaysa, yapılan en ufak hatada canınızın yanma olasılığı o kadar fazladır. onu çok ciddiye aldığınız için söylediği en ufak söz bile dokunabilir size. ama o bunu farketmez çünkü ne sizi üzmek için söylemiştir ne de başka bir amacı vardır. siz böyle küçük şeyleri kafaya takmaya devam ettikçe kavga edersiniz ve dostluğunuz yıpranmaya başlar. devam ettirmeye çalışırsınız, yapılabilecek herşeyi yaparsınız ama o mutlu değildir. hiç bitmeyecek sandığınız dostluğunuzun sonuna gelmişsinizdir. birbirinizin yüzünü bile görmek istemezsiniz artık ve bunun tek sebebi söylediği bir laftır. bu ise dostlukla düşmanlık arasında ne kadar ince bir çizgi olduğunun kanıtıdır.
dostluk ilişkisi içerisinde, karşılıksız seven, ilişki içerisinde ne yaşanırsa yaşansın, dostu bildiğini yarı yolda bırakmayan ve onun kalbinin kırılmasına yol açacak şeyler söylemeyen kişi.
hani bazen dalıp gidersin uzaklara, gözünden iki damla yaş süzülür. Anımsarsın yaşananları ve aslında daha 4 gün olmuştur ayrılalı yıllar geçmişte hepsini geride bırakmışçasına özlem duyarsın. Eksiktir yaşam. bir çok şey vardır seni sen yapan yanında ve belki aklına düşmez bile yalnızlıkların dışında ama eksiksindir. her dakika o eksiklik içine işler. geçen zaman zor gelir geçiremezsin ama geçsin diye dua edip durursun. özlersin, özlemek az gelir. nasıl bir sevgiyse içinde oluşan canını yakar. kokularını özlersin ve seslerini. dokunamazsın, hissedemezsin ama değişen bir şey yoktur. yokluklarında varlıklarının değerini daha iyi anlarsın. can olmuşlardır sana. sesin çıkmaz şimdi çünkü ses olmuşlardır. ten olmuşlardır sıcacık ve sen olmuşlardır senden öte sense onlarda kalmışsındır bedenin sıcağa mahkum bu şehirde.
hiç sebepsiz, koşulsuz bir sevgidir bu. seçmişsindir onları başta ya da en güzeli birbirinizi bulmuşsunuzdur, birbirinize kalmışsınızdır. ve onlar senin için değişilmez olmaya başlamıştır. başkalarıyla karşılaştırmaya bile kıyamazsın. dost demek bile yetmez sanki. her anını bilen, her anını bildiğin onlar sen olmuşken ve sen kendinden bu kadar uzak kendinle başbaşa kalmışken dost kavramını belki de ilk kez anlamaktan bile öte içinin en derininde hissediyorsun işte.
hiç sebepsiz, koşulsuz bir sevgidir bu. seçmişsindir onları başta ya da en güzeli birbirinizi bulmuşsunuzdur, birbirinize kalmışsınızdır. ve onlar senin için değişilmez olmaya başlamıştır. başkalarıyla karşılaştırmaya bile kıyamazsın. dost demek bile yetmez sanki. her anını bilen, her anını bildiğin onlar sen olmuşken ve sen kendinden bu kadar uzak kendinle başbaşa kalmışken dost kavramını belki de ilk kez anlamaktan bile öte içinin en derininde hissediyorsun işte.
(bkz: lost)
alevi kültüründe çok sık kullanılan, sık sık ona gidilmesinden söz edilen manevi kişilik.
Düşman isterseniz, dostlarınızı geçmeye çalışın, dost isterseniz, bırakın dostlarınız sizi geçsin... *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar