bugün
- izmirli kızların verici olması19
- temmuz6
- sssilvermist12
- habire1246
- vincent van gogh5
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- burhaniye5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kemoşların genel özellikleri4
- yorgun mermi13
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- ağzına almayan kız3
- habire12 adamdır15
- cumhuriyet halk partisi17
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- karton toplayan piç2
- balkan göçmeni vs kürt2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin2
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- gürsel tekin6
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- nazar değdi sözlük4
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- arabadan anlamayan erkek4
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- muslettin amca13
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- sözlük bebeleri4
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- kadın olmak4
- yahudi şapkası3
- gocu bak bi6
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- beybi leydi2
- bugün gelen kitaplar4
- galaxy ace3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- gece denize girmek12
- retro oyuncu bilgisayarı3
- akaryakıt2
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular3
- birader bay efendiler3
- büyük baştankara kuşu2
bimde süt markası.
aşktan sonra en büyük yanılgıdır.
bimde satışa sunulan yoğurt markası.
(bkz: yalansın dostum)
dost, dost dediğin kapatmayacak,
yüzüne kapıyı;
dann diye.
açmalı her daim kapısını değil,
yüreğini,
yarım kalan her şeyi,
yarım kalmış bir kitap gibi,
okuyacak; unutmadan.
başını yasladın mı omzuna,
tamamdır arkadaş,
ölsem de gam yemedim;
diyebileceksin.
üzülecek senin kadar,
sen arayamadığın zaman senin yerine,
onun eli uzanacak telefona,
bir uzanıp geri gelecek;
senin elinin gidip geldiği;
aynı filmlerdeki gibi.
filmi izleyip de imrendiği için değil;
seninde aynısını yapacağını bildiği için.
soramasan da halini hatrını,
bileceksin,
sebepsiz hüzünlerin, durgunlukların;
sebeb-i mümessili o diye.
gökyüzüne bakıp bir yıldız gönderdiğinde,
baktın mı gökyüzüne istemsiz.
takma kafanı diye alabileceksin hüznünü.
dünya'nın bir ucundan diğer bir ucuna göç eden
özgür bir kuş gibi.
onunla yaşadığın her an bir ömre bedel diyeceksin,
ulan ne güldük, ne eğlendik, ne ağladık, neler paylaştık;
cem baba'nın dediği gibi aile her zaman biyolojik değil,
diyebileceksin, dostun için.
yüzüne kapıyı;
dann diye.
açmalı her daim kapısını değil,
yüreğini,
yarım kalan her şeyi,
yarım kalmış bir kitap gibi,
okuyacak; unutmadan.
başını yasladın mı omzuna,
tamamdır arkadaş,
ölsem de gam yemedim;
diyebileceksin.
üzülecek senin kadar,
sen arayamadığın zaman senin yerine,
onun eli uzanacak telefona,
bir uzanıp geri gelecek;
senin elinin gidip geldiği;
aynı filmlerdeki gibi.
filmi izleyip de imrendiği için değil;
seninde aynısını yapacağını bildiği için.
soramasan da halini hatrını,
bileceksin,
sebepsiz hüzünlerin, durgunlukların;
sebeb-i mümessili o diye.
gökyüzüne bakıp bir yıldız gönderdiğinde,
baktın mı gökyüzüne istemsiz.
takma kafanı diye alabileceksin hüznünü.
dünya'nın bir ucundan diğer bir ucuna göç eden
özgür bir kuş gibi.
onunla yaşadığın her an bir ömre bedel diyeceksin,
ulan ne güldük, ne eğlendik, ne ağladık, neler paylaştık;
cem baba'nın dediği gibi aile her zaman biyolojik değil,
diyebileceksin, dostun için.
senin canın yanınca canı seninkinden çok acıyan, başkası değil, seninle birdir.
genç adamın biri, dermiş babasına her gün;
benim de dostlarım var, sendeki dost gibi
baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava, dostun
hakikisini anlamaya...
bir aksam bir koyun keserler, ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna, hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna.
çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar
çuvala, dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. o dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı, kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner. ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba der. dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba hayır evlat der, benim bir dostum var bildiğim. hadi, çuvalı
alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri. geçerler arka bahçeye. bir çukur
kazarlar birlikte, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, üzerine de
serpiştirirler toprak. belli olmasın diye dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına; baba, iste dost buymuş diye konuşunca, babası;
daha erken, o belli olmaz daha. sen yarin git ona, çıkart bir kavga, atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi. sonra gel olanları anlat bana...
genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır dostun hakikisini.
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! der ki tokadı yiyen dost;
git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!
dost dediğin,
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile seni bırakmamalı
dost dediğin fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle sevinmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı
ama hepsinden daha çok; dost matematiksel olmalı
sevincini çarpmalı
üzüntüyü bölmeli
geçmişi çıkarmalı
yarını toplamalı
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
işi bitince seni bir tarafa atmamalı
benim de dostlarım var, sendeki dost gibi
baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava, dostun
hakikisini anlamaya...
bir aksam bir koyun keserler, ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna, hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna.
çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar
çuvala, dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. o dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı, kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner. ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba der. dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba hayır evlat der, benim bir dostum var bildiğim. hadi, çuvalı
alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri. geçerler arka bahçeye. bir çukur
kazarlar birlikte, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, üzerine de
serpiştirirler toprak. belli olmasın diye dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına; baba, iste dost buymuş diye konuşunca, babası;
daha erken, o belli olmaz daha. sen yarin git ona, çıkart bir kavga, atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi. sonra gel olanları anlat bana...
genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır dostun hakikisini.
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! der ki tokadı yiyen dost;
git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!
dost dediğin,
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile seni bırakmamalı
dost dediğin fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle sevinmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı
ama hepsinden daha çok; dost matematiksel olmalı
sevincini çarpmalı
üzüntüyü bölmeli
geçmişi çıkarmalı
yarını toplamalı
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
işi bitince seni bir tarafa atmamalı
maziye bakınca, ah be dostum keşke yine bir olabilsek dediğin insandır. ah be dostum.
çok iyi ürünler üreten süt ürünleri markası.
gün ortası en yoğun anınızda arayıp ağlayan ve çok hastayım, bana çorba yapacak hiç kimsem yok diye nazlanabilen ve kızamadığınız hatta onca yoğunluk üstüne öğlene dek uyumayı planladığınız haftasonu için gocunmadan dert etme kuzum ben gelirim ve dilediğini pişiririm dediğiniz insandır kendisi...
son yıllarda adı parayla anılıyor. para nerdeyse orda.
canını acıtmadan acı söyleyendir.
arkadaşla en büyük farkı yanında saatlerce durup tek kelime bile konuşmasan bile sıkılmazsın hatta eğlenirsin, hoş bir gün geçirirsin, rahatlarsın.
siz de bazen en yakın dostlarınızın neden bu kadar boktan olduğunu düşünüp, sonra doğduğunuz yerin sıçtığınız yere yakınlığı aklınıza gelip, susuyor musunuz?
piyasadaki en iyi süt ve süt ürünlerini yapan marka.bim de satılıyor.
bim değil de başka bir markette satılsa yok satacak markadır.
bim değil de başka bir markette satılsa yok satacak markadır.
adam diye sarıldığın ama sana en büyük darbeyi vuracak kişidir. *
Bu kelimeyi kullandığınızda sonunda her zaman bir kazığın üstüne oturma cesareti bulmaktır.
Genelinde hayal kırıklığıyla sonuçlanır.
istisnalar yok mudur? Tabii vardir. O istisna insanları da tebrik etmek gerekir.istisna dışındakiler kendine dost damgasını verdiğünüz büyük bir kısmının vücutlarının arka kısımlarında bir kalkma görmeniz olasıdır.
Yahut sizin dostunuz sizin her türlü sırınızı bildiğinden elinde binlerc koz vardır ve bazı durumlarda en tehlikleli düşmandan bile tahlikeli olabilecek canlı bomba değerinde olabilirler.
En tavsiye edilen ilişkiyse ne kadar dostum dense bile insanın kendi iyiliği ve mutluluğu için bazı sırlarını yada üzüntülerini bir deftere paylaşarak rahatlamasıdır. her zaman dost diye tabir ettiğiniz arkadaşınıza değil.
Genelinde hayal kırıklığıyla sonuçlanır.
istisnalar yok mudur? Tabii vardir. O istisna insanları da tebrik etmek gerekir.istisna dışındakiler kendine dost damgasını verdiğünüz büyük bir kısmının vücutlarının arka kısımlarında bir kalkma görmeniz olasıdır.
Yahut sizin dostunuz sizin her türlü sırınızı bildiğinden elinde binlerc koz vardır ve bazı durumlarda en tehlikleli düşmandan bile tahlikeli olabilecek canlı bomba değerinde olabilirler.
En tavsiye edilen ilişkiyse ne kadar dostum dense bile insanın kendi iyiliği ve mutluluğu için bazı sırlarını yada üzüntülerini bir deftere paylaşarak rahatlamasıdır. her zaman dost diye tabir ettiğiniz arkadaşınıza değil.
bulunması zordur.
iyi gün dostu - kötü gün dostu ayrımı vardır bir de.
iyi dost kötü günde belli olur derler. Amma ve lakin, kötü gününüzde yanınıza gelip ah vah diyecek birileri hep vardır. Hepimizin var. Asıl dost, sizin başarılarınızla mutlu olabilen, yapabildiklerinizi takdir eden ve hep sizin yanınızda olan değil de nedir...
iyi gün dostu - kötü gün dostu ayrımı vardır bir de.
iyi dost kötü günde belli olur derler. Amma ve lakin, kötü gününüzde yanınıza gelip ah vah diyecek birileri hep vardır. Hepimizin var. Asıl dost, sizin başarılarınızla mutlu olabilen, yapabildiklerinizi takdir eden ve hep sizin yanınızda olan değil de nedir...
Dost;
- Sarıldığında içtenliği gözünden belli olandır,
- Aklından geçenlerin onunda aklından geçtiğini bildiğindir,
- Aynı şeylere güldüğün,
- Aynı şeylerle mutlu olduğun,
- Bakışından bile içinde neler olduğunu anladığın,
- Susup tek kelime etmeden onca şey anlatabileceğin o güzel insandır.
Vesselam, kardeş kelimesinin gönlümde ve sözlükteki anlamıdır.
- Sarıldığında içtenliği gözünden belli olandır,
- Aklından geçenlerin onunda aklından geçtiğini bildiğindir,
- Aynı şeylere güldüğün,
- Aynı şeylerle mutlu olduğun,
- Bakışından bile içinde neler olduğunu anladığın,
- Susup tek kelime etmeden onca şey anlatabileceğin o güzel insandır.
Vesselam, kardeş kelimesinin gönlümde ve sözlükteki anlamıdır.
insanın arkadaşlarının çok olduğu dönemlerde kendini belli eden, onlardan farklı olduklarını gösteren yoldaşlardır.
titrek bir sesle "bilirim korkarsın sen deprem meprem.. aklıma ilk sen geldin yemin ediyorum. çok seviyorum kızım ben seni, öyle böyle değil.." cümleleriyle kilometrelerce öteden boğazımı düğüm düğüm yapan inanılmaz varlık.
acı söyleyendir.
tek sözüyle güldüren , tek sözüylede ağlatabilendir. yine de vazgeçilemeyendir.
arada bir değil genelde sapıtan, ama sevilen kişidir.
saçım dolaştığında,kolum gıdıklandığında,citolesim kalmadığını farkettiğimde,yine bi eşyamı kaybettiğimde,odamı dağıttığımda,kafama bi şeyi takıp takmadığımı kafama taktığımda,hem çok gülüp hem neye güldüğümü hatırlamadığımda..yan odadan gelen terlik sesi gibi güven verici,bir saat ders molası yeşil çay seansları gibi terapi etkili..asla yalnız değilim,asla yalnız yürümeyeceğim... * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar