bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan8
- trabzonspor7
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması8
- binyamin netanyahu12
- nervio abla20
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- salçalı makarna13
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- kimseye zararı olmayan kişi2
- ismail kartal23
- yerde para bulmak9
- yeni evli çift aktiviteleri16
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- laşon hara3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- herkese veren biri4
- yazılımcıların flört edememesi8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- ayağını emojiyle kapatan insan3
- tuzlu kahve dizisi4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- motorsiklet6
- mavi4
- görükle den moskova'ya yürümek5
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- heyt bea2
- türkiye cumhuriyeti3
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- mutlu günleri beklemek15
- kedimin yatağıma kusması7
- araba almak3
- porsche5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- en lezzetli balık12
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
- güney kore34
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sabahları sevilen şeyler6
- sözlük kızlarının çorapları11
- kimsenin sizi sevmemesi16
- ümit kocasakal19
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- nervio tarzı entry girmek24
- volkswagen beetle kullanan seri katil2
bimde süt markası.
aşktan sonra en büyük yanılgıdır.
bimde satışa sunulan yoğurt markası.
(bkz: yalansın dostum)
dost, dost dediğin kapatmayacak,
yüzüne kapıyı;
dann diye.
açmalı her daim kapısını değil,
yüreğini,
yarım kalan her şeyi,
yarım kalmış bir kitap gibi,
okuyacak; unutmadan.
başını yasladın mı omzuna,
tamamdır arkadaş,
ölsem de gam yemedim;
diyebileceksin.
üzülecek senin kadar,
sen arayamadığın zaman senin yerine,
onun eli uzanacak telefona,
bir uzanıp geri gelecek;
senin elinin gidip geldiği;
aynı filmlerdeki gibi.
filmi izleyip de imrendiği için değil;
seninde aynısını yapacağını bildiği için.
soramasan da halini hatrını,
bileceksin,
sebepsiz hüzünlerin, durgunlukların;
sebeb-i mümessili o diye.
gökyüzüne bakıp bir yıldız gönderdiğinde,
baktın mı gökyüzüne istemsiz.
takma kafanı diye alabileceksin hüznünü.
dünya'nın bir ucundan diğer bir ucuna göç eden
özgür bir kuş gibi.
onunla yaşadığın her an bir ömre bedel diyeceksin,
ulan ne güldük, ne eğlendik, ne ağladık, neler paylaştık;
cem baba'nın dediği gibi aile her zaman biyolojik değil,
diyebileceksin, dostun için.
yüzüne kapıyı;
dann diye.
açmalı her daim kapısını değil,
yüreğini,
yarım kalan her şeyi,
yarım kalmış bir kitap gibi,
okuyacak; unutmadan.
başını yasladın mı omzuna,
tamamdır arkadaş,
ölsem de gam yemedim;
diyebileceksin.
üzülecek senin kadar,
sen arayamadığın zaman senin yerine,
onun eli uzanacak telefona,
bir uzanıp geri gelecek;
senin elinin gidip geldiği;
aynı filmlerdeki gibi.
filmi izleyip de imrendiği için değil;
seninde aynısını yapacağını bildiği için.
soramasan da halini hatrını,
bileceksin,
sebepsiz hüzünlerin, durgunlukların;
sebeb-i mümessili o diye.
gökyüzüne bakıp bir yıldız gönderdiğinde,
baktın mı gökyüzüne istemsiz.
takma kafanı diye alabileceksin hüznünü.
dünya'nın bir ucundan diğer bir ucuna göç eden
özgür bir kuş gibi.
onunla yaşadığın her an bir ömre bedel diyeceksin,
ulan ne güldük, ne eğlendik, ne ağladık, neler paylaştık;
cem baba'nın dediği gibi aile her zaman biyolojik değil,
diyebileceksin, dostun için.
senin canın yanınca canı seninkinden çok acıyan, başkası değil, seninle birdir.
genç adamın biri, dermiş babasına her gün;
benim de dostlarım var, sendeki dost gibi
baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava, dostun
hakikisini anlamaya...
bir aksam bir koyun keserler, ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna, hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna.
çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar
çuvala, dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. o dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı, kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner. ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba der. dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba hayır evlat der, benim bir dostum var bildiğim. hadi, çuvalı
alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri. geçerler arka bahçeye. bir çukur
kazarlar birlikte, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, üzerine de
serpiştirirler toprak. belli olmasın diye dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına; baba, iste dost buymuş diye konuşunca, babası;
daha erken, o belli olmaz daha. sen yarin git ona, çıkart bir kavga, atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi. sonra gel olanları anlat bana...
genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır dostun hakikisini.
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! der ki tokadı yiyen dost;
git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!
dost dediğin,
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile seni bırakmamalı
dost dediğin fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle sevinmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı
ama hepsinden daha çok; dost matematiksel olmalı
sevincini çarpmalı
üzüntüyü bölmeli
geçmişi çıkarmalı
yarını toplamalı
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
işi bitince seni bir tarafa atmamalı
benim de dostlarım var, sendeki dost gibi
baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava, dostun
hakikisini anlamaya...
bir aksam bir koyun keserler, ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna, hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna.
çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar
çuvala, dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. o dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı, kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner. ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba der. dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba hayır evlat der, benim bir dostum var bildiğim. hadi, çuvalı
alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri. geçerler arka bahçeye. bir çukur
kazarlar birlikte, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, üzerine de
serpiştirirler toprak. belli olmasın diye dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına; baba, iste dost buymuş diye konuşunca, babası;
daha erken, o belli olmaz daha. sen yarin git ona, çıkart bir kavga, atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi. sonra gel olanları anlat bana...
genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır dostun hakikisini.
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı! der ki tokadı yiyen dost;
git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!
dost dediğin,
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile seni bırakmamalı
dost dediğin fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle sevinmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı
ama hepsinden daha çok; dost matematiksel olmalı
sevincini çarpmalı
üzüntüyü bölmeli
geçmişi çıkarmalı
yarını toplamalı
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
işi bitince seni bir tarafa atmamalı
maziye bakınca, ah be dostum keşke yine bir olabilsek dediğin insandır. ah be dostum.
çok iyi ürünler üreten süt ürünleri markası.
gün ortası en yoğun anınızda arayıp ağlayan ve çok hastayım, bana çorba yapacak hiç kimsem yok diye nazlanabilen ve kızamadığınız hatta onca yoğunluk üstüne öğlene dek uyumayı planladığınız haftasonu için gocunmadan dert etme kuzum ben gelirim ve dilediğini pişiririm dediğiniz insandır kendisi...
son yıllarda adı parayla anılıyor. para nerdeyse orda.
canını acıtmadan acı söyleyendir.
arkadaşla en büyük farkı yanında saatlerce durup tek kelime bile konuşmasan bile sıkılmazsın hatta eğlenirsin, hoş bir gün geçirirsin, rahatlarsın.
siz de bazen en yakın dostlarınızın neden bu kadar boktan olduğunu düşünüp, sonra doğduğunuz yerin sıçtığınız yere yakınlığı aklınıza gelip, susuyor musunuz?
piyasadaki en iyi süt ve süt ürünlerini yapan marka.bim de satılıyor.
bim değil de başka bir markette satılsa yok satacak markadır.
bim değil de başka bir markette satılsa yok satacak markadır.
adam diye sarıldığın ama sana en büyük darbeyi vuracak kişidir. *
Bu kelimeyi kullandığınızda sonunda her zaman bir kazığın üstüne oturma cesareti bulmaktır.
Genelinde hayal kırıklığıyla sonuçlanır.
istisnalar yok mudur? Tabii vardir. O istisna insanları da tebrik etmek gerekir.istisna dışındakiler kendine dost damgasını verdiğünüz büyük bir kısmının vücutlarının arka kısımlarında bir kalkma görmeniz olasıdır.
Yahut sizin dostunuz sizin her türlü sırınızı bildiğinden elinde binlerc koz vardır ve bazı durumlarda en tehlikleli düşmandan bile tahlikeli olabilecek canlı bomba değerinde olabilirler.
En tavsiye edilen ilişkiyse ne kadar dostum dense bile insanın kendi iyiliği ve mutluluğu için bazı sırlarını yada üzüntülerini bir deftere paylaşarak rahatlamasıdır. her zaman dost diye tabir ettiğiniz arkadaşınıza değil.
Genelinde hayal kırıklığıyla sonuçlanır.
istisnalar yok mudur? Tabii vardir. O istisna insanları da tebrik etmek gerekir.istisna dışındakiler kendine dost damgasını verdiğünüz büyük bir kısmının vücutlarının arka kısımlarında bir kalkma görmeniz olasıdır.
Yahut sizin dostunuz sizin her türlü sırınızı bildiğinden elinde binlerc koz vardır ve bazı durumlarda en tehlikleli düşmandan bile tahlikeli olabilecek canlı bomba değerinde olabilirler.
En tavsiye edilen ilişkiyse ne kadar dostum dense bile insanın kendi iyiliği ve mutluluğu için bazı sırlarını yada üzüntülerini bir deftere paylaşarak rahatlamasıdır. her zaman dost diye tabir ettiğiniz arkadaşınıza değil.
bulunması zordur.
iyi gün dostu - kötü gün dostu ayrımı vardır bir de.
iyi dost kötü günde belli olur derler. Amma ve lakin, kötü gününüzde yanınıza gelip ah vah diyecek birileri hep vardır. Hepimizin var. Asıl dost, sizin başarılarınızla mutlu olabilen, yapabildiklerinizi takdir eden ve hep sizin yanınızda olan değil de nedir...
iyi gün dostu - kötü gün dostu ayrımı vardır bir de.
iyi dost kötü günde belli olur derler. Amma ve lakin, kötü gününüzde yanınıza gelip ah vah diyecek birileri hep vardır. Hepimizin var. Asıl dost, sizin başarılarınızla mutlu olabilen, yapabildiklerinizi takdir eden ve hep sizin yanınızda olan değil de nedir...
Dost;
- Sarıldığında içtenliği gözünden belli olandır,
- Aklından geçenlerin onunda aklından geçtiğini bildiğindir,
- Aynı şeylere güldüğün,
- Aynı şeylerle mutlu olduğun,
- Bakışından bile içinde neler olduğunu anladığın,
- Susup tek kelime etmeden onca şey anlatabileceğin o güzel insandır.
Vesselam, kardeş kelimesinin gönlümde ve sözlükteki anlamıdır.
- Sarıldığında içtenliği gözünden belli olandır,
- Aklından geçenlerin onunda aklından geçtiğini bildiğindir,
- Aynı şeylere güldüğün,
- Aynı şeylerle mutlu olduğun,
- Bakışından bile içinde neler olduğunu anladığın,
- Susup tek kelime etmeden onca şey anlatabileceğin o güzel insandır.
Vesselam, kardeş kelimesinin gönlümde ve sözlükteki anlamıdır.
insanın arkadaşlarının çok olduğu dönemlerde kendini belli eden, onlardan farklı olduklarını gösteren yoldaşlardır.
titrek bir sesle "bilirim korkarsın sen deprem meprem.. aklıma ilk sen geldin yemin ediyorum. çok seviyorum kızım ben seni, öyle böyle değil.." cümleleriyle kilometrelerce öteden boğazımı düğüm düğüm yapan inanılmaz varlık.
acı söyleyendir.
tek sözüyle güldüren , tek sözüylede ağlatabilendir. yine de vazgeçilemeyendir.
arada bir değil genelde sapıtan, ama sevilen kişidir.
saçım dolaştığında,kolum gıdıklandığında,citolesim kalmadığını farkettiğimde,yine bi eşyamı kaybettiğimde,odamı dağıttığımda,kafama bi şeyi takıp takmadığımı kafama taktığımda,hem çok gülüp hem neye güldüğümü hatırlamadığımda..yan odadan gelen terlik sesi gibi güven verici,bir saat ders molası yeşil çay seansları gibi terapi etkili..asla yalnız değilim,asla yalnız yürümeyeceğim... * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar