bugün

vücuda overclock yapmaktır. karaciğeri ele almak ile işlemciyi yakmak arasında teknik bir fark olduğunu da hatırlatalım.
Performans sporlarında 1 lt idrarda bulunan 12 mg lık kafein konsantresi doping olarak kabul edilir. Bu da 4-5 fincana denk gelmektedir.
90' lı yılların vazgeçilmez çikolatası.
tahin-pekmez, bal-zencefil...
(bkz: Kerem gönlüm)
etimolojik olarak "dop", güney afrika'da yaşayan zulu kabilerinden birisinin güç ve cesaret vermesi için üzümden yaptıkları bir içkiye verdikleri addır. güney afrika'ya yerleşen hollandalı göçmenlerin dili olan felemenkçeye giren bu kelime, sonraları ingilizceye de girmiş ve "dop'lama" anlamında "doping" sözcüğü ortaya çıkmıştır.

(Kaynak: Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Ekim 2012 sayısı)
son zamanlarda özellikle atletizm'de adı ülkemizle özdeşleşmiş,yarışmalarda kullanılmaması gereken ilaç,enerji verici yasaklı maddeler.
uluslararası olimpiyat komitesi ve dünya anti doping ajansı tarafından yasaklanmış madde veya yöntemlerin sporcu tarafından kullanılmasıdır.
internet hizmeti veren bir markadır. Alternatif telekom sektörünün öncülüğünü yapan Millenicom Türkiye’nin ilk 16 Mbps ADSL2+ hizmetini tüketiciyle buluşturduğu Doping ADSL2+ markasıyla 120.000’den fazla aboneye ulaşmıştır.
kadınları erkekleştiren erkeksi bir madde de denebilir.

insanın vücudunda bulunan, en zor şartlar(ölüm tehlikesi) için kullanılabilen ve gizli tutulan enerjinin açığa çıkarılmasını sağlar. bu sayede iki kat daha fazla performans alınması mümkündür.

son derece sakıncalıdır. psikolojik sıkıntılar açığa çıkabilir.

bu işin bağımlılarının kendine gizliden iğne vurabilecek kadar gözü dönebilir.
Doping, kelime kökeni olarak Felemenkçeye dayanır, ''doop'' Felemenkçede ''koyu çorba, ağır içki'' anlamına gelen bir kelimedir. Hollandalılar ilk olarak yeni dünyaya ayak bastıklarında yerlilerin kendilerine verdikleri içkiyi bu kelimeyle tanımlıyorlar. Bu içkinin içeriğindeki maddeleri tam olarak bilmesek de alkolün kısa süreli enerji arttırıcı etkisinin yanı sıra uyarıcı etkileri olduğu tahmin edilmektedir . işte ingilizce kökenli bir kelime olan doping ''doop-ing'' yani doplanmak manasına gelir.
MÖ 480 olimpiyatlarında doop içerek maratonu kazanan romalı atlet Dromeus, tarihin bilinen ilk dopingli şampiyonudur. Yani bu işin ucu çok eskiye dayanır.
günümüzde tıbbi ilaç sektöründeki gelişmeler doping'e de yansımış ve bu kavram; vücutta doğal olarak üretilen glikoz yıkımını arttırıcı maddelerin, veya bu maddelerin fazladan üretilmesini tetikleyecek kimyasalların doğrudan alınması manasına ermiştir.
takım sporlarında yapanın yanına kar kaldığı performans arttırma metodu.
spor musabakalarinda kullanimi yasaklanmis, testlerle kontrol edilen, kullanana enerji ve direnc saglayan maddeler*.
Şike ile beraber uzman olduğumuz konu. Nerde başarılı bir sporcumuz veya takımımız var bunlardan birini yapmış çıkıyor.
90' lı yıllarda içi fındık kreması dolu çikolata. (bkz: cici)
© copyright 2005 - 2026