bugün

/176
okan bayülgen'in justin bieber hayranları tarafından uğradığı ''ağır'' hakaretlere bir kez daha maruz kalmamak için kendi'ye kıllık yapmadıüı program olmuştur. yoksa ordaki çocuklar dalar valla.
ekşi sözlükte bir yazar bugünki program hakkında demişki:

devrimden sonra filminin fragmanının gösterilmesinden sonra tutulan alkışlar bu ülkede gerçekten de filmin yönetmeninin dediği gibi devrimin bir rüya olmadığını gösteriyor.

aynı güruh arif susam çıktığında ortalığı yıkmıştır resmen. aklıma nedense nasreddin hoca ile fil hikayesi geldi.

timur, anadolu’ya gelince akşehir’e de
uğrar. beraberinde filini de getirir. sultan’ın fili,
serbest bırakıldığı için bağa bahçeye zarar
verir. komşuları toplanmış
-hocam düş önümüze de şu fil’i şikayet
edelim. bağımızı, bahçemizi perişan etti, demişler.
hoca düşmüş ahalinin önüne varmış timur'un
kapısına. beraberce timur’un konağına varan ahali, hoca
kapıdan içeri girince, korkudan kaçar. ve hoca,
timur’un huzurunda yapayalnız kalır. timur, hoca’ya
isteğini sorar. hoca da:
-sultanım der, sizin fil’in canı sıkılıyor galiba,
uygun görürseniz yanına bir fil daha istiyorum.
Programında sürekli facebook ve twitter'ın sanki komisyon almışcasına ölümüne reklamını yapan tolkşovcunun programının adı.
programda bir inci gibi parlayan tek konuğun vedat sakman olması..
an itibari ile arkadaşım " deniz uzuntaş"ı pat diye bağlantıdan atan programdır.
aslı kökçe nin de sibel meriç gibi bal süt yumurtadan yapılmış özel karışımımı var ? yoksa benim öyle özel bir karışımım yok şarkımı direk canlı söyleyebilirim mi diyor?
arkadaşıma 3 kez arayacaklarını söyleyip hala dönmeyen programdır.
bize ne sizin arkadaşınızdan demek istediğim arayıcı kitlesine sahip program.
okan twitter dalga gecıyordu şimdi twitter ve sözlük okuyor demek sosyal medya güçünü kabul.
sen okursan okanda ki studyo ekibi de okur denilecek yazarları görmeme sebep program

kaldıramayanlar için (bkz: exit)
okan justin bieber a takildiktan sonra program 12 yas alti seviyeye indi..
yılmaz morgül ün kendi nin ağzına acı bieber sürme zamanının geldiği program.
anaokulu gibi bir programdır. çocuklar açısından şunu diyebiliriz:
(bkz: çocukken yapılan salaklıklar)
o veletlerin ne işi var yahu. bunlar da ebeveyn mi?
(bkz: çocuklar sussun diye)
popüler kültürü eleştirirken kendisinin de klasik bir yanılgıya düşüp bu kültürün içinde kaybolmaya başladığını düşündüğüm program. bariz bir tıkanma sürecinde olduğu kesin.
Biri okan bayülgen'e anarşizmi anlatsın.
ergen gençlerin her daim favorisi. yaşlandıkça izlenmemeye başlıyor. saçma geliyor.
bu da okan'ın aslında tüm kitlelere hitap etmediğini, edemediğini gösteriyor.
dünyamız ve biz in yarım yarım yardığı programdır.
düzene karşı gelen bir adam neden tam merkezinden karşı gelir anlamam.
samimi gözüksede tüketmeye yönelten sistemin tam ortasından seslenmesi, acaba okan ın birazcık
inandırıcılığını yitiriyor mu? *
tiyatro yaptığını iddaa edip aslında tiyatronun kimliğinden habersiz şahsin konusmaya calıstıgı program. nedir bu ötekileştirme ya. sıradan insanlar tiyatro yapıyor nedir abicim. ünlü olmuş şarkı soyleyen, kıçını başını açan, hoplayıp zıplayan şahıslar sıradan insan değilmi. onlar üstün ırk mı? ben oyuncuyum gayet sıradanım arkadaşım. bi kesmi marjinal geri kalanı sıradan diye ayırmayın artık. siyasetçiler bölücülük yapıyorda senin yaptığın bölücülük değil mi?
utanmasa diyecek ki bizde çöpçüler hademeler tiyatro yapıyor. yapamazlar mı ya? neden yapamasınlar. aman ne byük olay. sıradan insanmış. pöhh.
değişik şeylerin olduğu program. ortalık karıştı kadın kuşağı formatlı teyze bağırarak bişeyler anlatmaya çalışmakta.
bu eskiler kendilerini dinletiyor. hatta dursa da öyle izletiyor.
an itibaryile okan bayulgen'in enteresan animasyonuyla sona ermiştir.
lan o kadar bekledik gene "bak bana nasıl bakıyorsun?" bölümünü, okan gene işgüzarlık yaptı ve unuttu.
© copyright 2005 - 2026