bugün
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği10
- karton toplayan piç6
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- sözlükteki ilişki skandalı21
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- filistin54
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- bana onu sormayin32
- anın görüntüsü25
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- en iyi kadir inanır filmi9
- gokyuzunun silinen rengi2
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- ne kadar yaşlısın22
- yazarların ilk arabası10
- macron adamdır14
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- para mı saygınlık mı6
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- kartoncu ibnesi4
- kim jong un'a darbe yapmak2
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- joseph shomolo kuschca8
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- royall stars5
- hımm ok5
- et döner dürüm3
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- sevgilim dediğin kisiyi satar mısın7
- marmaris3
- sophie dee'nin memeleri5
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor8
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- üflüyo muyuz içimize mi çekiyoz memeleri7
Din korkutur, başımıza gelecek binlerce felaketi bildirir. Bilim cesurdur, deneme yanılma yoluylada olsa gerçekleri araştırır.
din toplumsal hayatı veya maneviyatı düzenlemek için vardır.
bilimse kendi kuralları içinde var olur.
din bütün bilim kuramlarını açıklamak zorunda olmadığı gibi, bilimin de dinle ilgili konulara açıklık getirmek gibi bir misyonu yoktur.
bilimse kendi kuralları içinde var olur.
din bütün bilim kuramlarını açıklamak zorunda olmadığı gibi, bilimin de dinle ilgili konulara açıklık getirmek gibi bir misyonu yoktur.
birinde cübbeli ahmet vardır birinde stephen hawking.
birisi kuzey birisi güneydir. birisi batı birisi doğudur, zıttır.
din insanı huzura kavuşturmak ister, arkaplanda korku ile mükafatı kullanır.
bilim gizemleri çözmek ister, bunun için korkuların üzerine gider, gerçek bilim merak eder mükafat beklemez... (burada bilim ve ticari bilim ayrılıyor)
din insanı huzura kavuşturmak ister, arkaplanda korku ile mükafatı kullanır.
bilim gizemleri çözmek ister, bunun için korkuların üzerine gider, gerçek bilim merak eder mükafat beklemez... (burada bilim ve ticari bilim ayrılıyor)
ikiside birbirine dosttur. Hatta teşvik edicidir. Ancak insanın nefsini serbest bırakmayı düstur edinen, canın ne istiyorsa onu yap diyerek insanı hayvan kategorisine alan felsefe hariç. yanlış anlaşılmasın felsefe ikidir. (Cümlenin orjinali: yanlış anlaşılmasın, avrupa ikidir.)
(bkz: bunu biz yaptık)
dinde bilime, bilimde dine yer olmamasından mütevellit(işin teorik kısmıyla gelenin götüne plaket sokuyorum, uyarayım) benim yurdumda ikisinin de ayakta seyahat ettiğini söyler ve bilimin daha çabuk yorulacağını da belirtmek isterim.
zira başı örtülü olana yer verir benim yurdumun insanı. hatta başı açığın "insaniyet" namına verdiği yeri hacı amca başı kapalı olana hunharca verir "din" uğruna.
sonuç mu? ikisi de ayakta giderler, hacı amca camiye gidince "din" der, doktora gidince "bilim".
zira başı örtülü olana yer verir benim yurdumun insanı. hatta başı açığın "insaniyet" namına verdiği yeri hacı amca başı kapalı olana hunharca verir "din" uğruna.
sonuç mu? ikisi de ayakta giderler, hacı amca camiye gidince "din" der, doktora gidince "bilim".
dinsiz bilim kör, bilimsiz din sağırdır.
tüm dinler bilimle bir yerde çelişmektedir ve çelişmeye devam edecektir.
Çoğu konuda birbiriyle sonuna kadar Çelişmektedir.
Allahın yarattığı evreni incele ve bir şeyler bul. Sonrada bilim üstündür de.
Bilim bir şeyleri buluyor ama çoğu şeyi de kaçırıyor.
(bkz: Acınılası bilim)
Bilim bir şeyleri buluyor ama çoğu şeyi de kaçırıyor.
(bkz: Acınılası bilim)
hardcore versustur.
bilim wins , flawless victory.
ikisi de insanı mutlu etme vaadiyle kandırır.
ikiside birbirini bütünleyicidir.
Bilim, gercekleri görüp dinlerin ne kadar sacma oldugunu gösterir.
Ama bir halkınn kaynasması ve bir araya toplanması icin din önemlidir.
Ama bir halkınn kaynasması ve bir araya toplanması icin din önemlidir.
dinin her şeye cevabı vardır.
bilim ise bilmediği şeye bilmiyorum der.
bilim ise bilmediği şeye bilmiyorum der.
bu hususu kuran-ı kerimi örnek göstererek verebiliriz. teknolojinin henüz gelişmediği , 633 senesinde tamamlanan kuran-ı kerim , o zamanın teknolojisiyle bulunması imkansız bilğileri bize aktarmıştır.
insanın kaç kromozom olduğu , dünyanın aya uzaklığı şimdiki ay ve gün tanımı.
Kuran-ı kerim de gün kelimesi 365 defa geçer.
Aynı şekilde erkek kelimesi 23 kadın kelimesi de 23 defa geçer ve bir insan 46 kromozom olarak doğar.
Gibi henüz çözemediğimiz bir çok bilği mevcut.
insanın kaç kromozom olduğu , dünyanın aya uzaklığı şimdiki ay ve gün tanımı.
Kuran-ı kerim de gün kelimesi 365 defa geçer.
Aynı şekilde erkek kelimesi 23 kadın kelimesi de 23 defa geçer ve bir insan 46 kromozom olarak doğar.
Gibi henüz çözemediğimiz bir çok bilği mevcut.
din: sel basacak, allah hepimizi cezalandıracak
bilim: kak da bi çatı yapalım
din: sen yap, allah hepimizi cezalandıracak
bilim: tamam allahın cezası
bilim: kak da bi çatı yapalım
din: sen yap, allah hepimizi cezalandıracak
bilim: tamam allahın cezası
Bi de din bilimi var. Bug gibi.
Edit: teoloji.
Edit: teoloji.
ikisi de bilginin kaynağını çok farklı yerlerde arar ve bulurlar. o yüzden ısrarla (bkz: epistemoloji)
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
ikiside aynı merkeze bağlı.
(bkz: Allah)
(bkz: Allah)
yersiz kapışmadır.zira dinde bilimin önemli bir yeri vardır.
(bkz: bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum)
(bkz: bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum)
ikiside Bir Birini Destekleyen Şeyler (bkz: tahin pekmez).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar