bugün
- migros'a sorulacak tek soru16
- velvet35
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek7
- 2026 ekonomik krizi5
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- now tv neden gelmedi6
- bir kızın hard sevip sevmediğini nerden anlarsınız4
- güçler ayrılığı3
- tostumu yaptım6
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- gocu abi buraya yumruk havaya4
- burcu özberk4
- bu saatte evde oturmak yerine işte olan insan4
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- yalınayak başı kabak3
- stellantis grubu2
- victor osimhen15
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- citol ve rixper tedavisi2
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- tesla model 32
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi2
- opel mokka2
- iş mi bulamadın karton topla3
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- şizoid bipolaryanist manik ataklı sohbetler2
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- aleksey batrakov21
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi3
- livakovic'in barcelona transferi5
- osuruktan şiirler58
- the mossad is watching you2
- koşer ürün alan müslüman2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- twin peaks4
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası4
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi4
- abdullah öcalan13
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- devletin bireye müdahalesi2
- genelev3
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- bik bik kız kaçırdı9
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- alparslan kuytul13
ikisi de bilginin kaynağını çok farklı yerlerde arar ve bulurlar. o yüzden ısrarla (bkz: epistemoloji)
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar