bugün
- utanmadan şort giyen erkek3
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ismet gurbuz 202418
- küfreden kız iticiliği7
- bir kadını araba park ederken izlemek2
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel2
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi3
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı5
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması15
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler8
- 2002 dünya kupası üçüncülük maçı2
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek3
- beyaz otomobil satın almak15
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak5
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- yürüyüş partisi8
- ankara da nato zirvesi tedbirleri5
- ankara4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması2
- bugün de meme atan olmaması13
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- türkiye6
- saba makamı ile okunan ezan4
- wine me dine me2
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- ilgi3
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- lahmacunu elle yiyen kız18
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur3
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- düşük iq belirtileri4
- makarna süzmek5
- anın görüntüsü15
ikisi de bilginin kaynağını çok farklı yerlerde arar ve bulurlar. o yüzden ısrarla (bkz: epistemoloji)
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
dini bilginin kaynağı rasyonel akıl değildir. her anlamda en üstün olan yaratıcı tarafından doğru bilginin kalplere zuhur ettirildiğine inanılır ve bu savunulur. peki hangisi doğru dindir, bir dinin doğru olup olmadığını nasıl anlayacağız? bu sorular insanın kendi iç muhasebeleri sonucunda çözülür. her ne kadar akıl yürütmek de zaman zaman kullanılsa bile, çoğu zaman kendi kendini doğrulayan tezler eşliğinde devam edilir bu iç yolculuğa.
bilim ise yanlışlanabilir bilgiler üretir. bilginin kaynağı insan aklı ve o aklın algıladığı gözlemler, deneylerdir. örneğin newton çıkıp da fiziğin temel yasalarını ortaya koyduğunda insanlar "bu newton denen adam güvenilir birisidir. ben ona inanıyorum ve verdiği bilgilerin doğruluğuna iman ediyorum" demediler. bilakis, skeptik bir şekilde onun verdiği bilgileri defalarca çürütmek için denediler, test ettiler. kaldı ki sonunda da einstein çıktı ve newton fiziğinin eksiklerini kapattı. bu sürecin böyle devam edeceğini varsaymak gayet de mümkündür.
bilim yararlı bilgiler üretir. yararlıdan kasıt şudur, mesela pi sayısı sonsuza kadar uzayıp gittiği ve hiç de devirli gitmediği için onu tam yüzde yüz hesap etmek imkansızdır. fakat siz yaptığınız hesapta yüzde kaçlık bir doğruluk oranı aradığınıza bağlı olarak pi'yi belli bir sayı olarak varsayabilirsiniz. misal, çok basit bir işlem yapıyorsunuz ve kaba taslak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz, o zaman virgülden sonraki iki basamak yeterli olabilir. ama daha hassas işlemlerde belki on basamağa kadar gitmeniz gerekebilir.
bu da bizi şuraya getirir. bilimde her zaman yüzde yüzlük bir doğruluk payına ulaşılamayabilir. çoğunlukla da öyledir zaten. ancak ihtiyaçlarımıza karşılık verecek kadar doğru olan bir varsayım, kabul edilip uygulanabilir. bu da tekniğin gelişmesine yardımcı olur.
şimdi hani diyorlar ya, falanca din (bu bizim dinimiz için de geçerli) filanca bilgiyi teee bilmem kaç yıl önce vermişti zaten diye... iyi de güzel kardeşim, ne hikmetse o bilginin o kitapta ya da kaynakta verilmiş olduğu bilgisine de biz o bilginin kendisine ulaştıktan çok sonra ulaştık? onu ne yapacağız?
doğrudur, kuranda dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir. ama asırlar boyu aynı ayet, islam alimleri tarafından dünyanın düz olduğunun delili olarak gösterildi. bugün de bazı islam alimleri kuranda evrimin var olduğuna dair izler bulduklarını iddia ediyorlar. tabi yine çoğu islam uleması da karşı çıkıyor. eğer yarın bir gün tıpkı dünyanın yuvarlaklığı gibi evrim teorisi de inkar edilemeyecek hale gelirse o zaman da "bakın bu da kuran'da yazıyordu" diyeceğiz. iyi güzel de, evrimin kuranda yazdığını evrim teorisi ortaya atılmadan önce bir allahın kulu da çıkıp araştırmamışsa, hatta bu teori ortaya atıldıktan sonra bile yüzyıllarca "bunlar saçmalıktır, hurafedir" denilerek insanlar bu konuyu araştırmaktan alıkonulmuşlarsa, bu dakikadan sonra bu bilginin kuranda yazıyor olmasının ne anlamı kalıyor?
geçenlerde de cüppeli asteroidi incelemek için araç gönderenlere sitem etmişti, "hepsi kuranda yazıyor, verin bana üç yüz bin dolar ben size söyleyeyim". şu öneriyi dini açıdan incelediğinizde nasıl sarsılmaz bir imanı gösteriyorsa, bilimsel açıdan da o kadar sakat ve ahmakça duruyor. daha önce de dediğim gibi, bilimde bilginin kaynağı "gaipten indiğine inanılan kitaplar" değildir. bunu o kitapları aşağılamak için söylemiyorum. onun yeri ayrıdır. ama bilim söz konusu ise bu kitaplar kaynak olarak gösterilemez. gösterildiği vakit, insanlar dünyanın düz olduğuna inanırken dünyanın düz olduğunu söyleyen, yuvarlak olduğu kanıtlanınca yuvarlak olduğunu yazdığı anlaşılan kehanetlere (tıpkı nostradamus kehanetleri gibi) dönüşür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar