bugün
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata15
- akşam yemeğinden sonra uyumak5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı18
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- üşümek hiç ısınmamak4
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- güzellik göreceli değildir4
- coskuyla sabunlanan pipi8
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi3
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- kolye140
- havanın soğuması2
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- zorda kalsanız kendinizden küçükle sevişir misiniz3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- salata bile yapamayan tip5
- bdsm ci kadın yazar12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- herhangi bir arkadaşa ihtiyaç duymamak3
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- egzotikbirkul6
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- mandalinanın yanında ekmek yemek3
- 20583
- türkiye nin en büyük sorunu13
- uzaylıların beyini bizden büyük mü2
- uzaylılarda düğün geleneği var mı2
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- arkadaşlar cenabet kim3
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- moonlight'ın külo vermesi2
- usualsuspects'in ayağı15
- kale3112 ifşa2
- fon vurgunu34
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- ortadoğu haritasını kim çizdi2
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- kalp krizi2
- yazarların hayattaki başarıları9
insanlar hep veriyor oldukları değeri göstermekten korkarlar. Verdikleri değerden bahsettiklerinde değer veriyor oldukları o şeyi kaybedeceklerine inanırlar çünkü. Onlardan gideceğine inanırlar.
Kaçarlar; usanır bunalırlar ve bir gün gelir: o gün...
Sonunda dayanamaz içlerine gömüp saklamaya çalıştıkları o değerden bahsederler.
Ardından düşündükleri gibi de olur, kaybederler.
Peki ya neden kaybederler?
Gerçekten söyledikleri için mi yoksa buna inanıp fark etmeden böyle olmasına sebebiyet verecek davranışlara yöneldiklerinden mi?
Değer verdiğini söylemekten korkan ama bunu yine de bir şekilde açıklayan insan kendi içini açınca eskisinden daha savunulmaz, daha açıkta hisseder. Fark etmese de bırakın sadece davranışları, her şeyi değişmeye başlar: daha gergindir fark etmese de, daha alıngandır ve hatta belki de daha sinirli. Yüzü bile asık bakar olur. Enerjileri günden güne çekilmeye başlar.
Hepsinin ortak noktası, o alışıldık insanın alışılmadık yeni davranışlarıdır, karakteridir.
Alışkanlığının, konfor alanının dışına çıkmış bir insanın neler yapacağını o insanlardan birisi olsak dâhi bir gün, aslında yine anlayamayız ve işte yavaş yavaş kötü denilebilecek, zorda bırakabilecek şeyler de burada başlar; her şeyden korkan, alınan bir insanı ne kadar seviyor olsanız da gün sonunda bunalırsınız yahut bırakır ve eğer o kişiyseniz de bırakılırsınız.
Burada konu; o kişiyi sevdiğinizi söylediğiniz için kaybetmek değil, sevdiğini söyledikten sonra kendinizi korumaya çalışırken vermiş olduğunuz o zorlu çabaların iki taraf için de yorucu bir hâle gelip ilişkiye son verilmesi isteğidir.
Evet, değer verdiğinizi söylediniz ama değer verdiğinizi söylediğiniz için değil kaybetmekten korkarken daha agresif bir tavır sergilediğiniz için kaybettiniz işin özünde.
Ve zaten, değer verdiğiniz kişiler de size değer verenlerdir. Olması gereken budur.
Olması gereken üzerinden de gidecek olursam verilen değer karşılıklı olunca kaybedilecek bir şey yoktur. Sakin bir hayat sürmek varken yaşamı kendine zehretmek de ancak insana ait bir davranış olabilirdi zaten. Veriyor olduğunuz değeri, sahiplerine söylemekten çekinmeyeceğiniz huzurlu ve güzel ilişkilere.
Veriyor olduğunuz değerin değeceği insanlara değdiği değerli günlere.
Kaçarlar; usanır bunalırlar ve bir gün gelir: o gün...
Sonunda dayanamaz içlerine gömüp saklamaya çalıştıkları o değerden bahsederler.
Ardından düşündükleri gibi de olur, kaybederler.
Peki ya neden kaybederler?
Gerçekten söyledikleri için mi yoksa buna inanıp fark etmeden böyle olmasına sebebiyet verecek davranışlara yöneldiklerinden mi?
Değer verdiğini söylemekten korkan ama bunu yine de bir şekilde açıklayan insan kendi içini açınca eskisinden daha savunulmaz, daha açıkta hisseder. Fark etmese de bırakın sadece davranışları, her şeyi değişmeye başlar: daha gergindir fark etmese de, daha alıngandır ve hatta belki de daha sinirli. Yüzü bile asık bakar olur. Enerjileri günden güne çekilmeye başlar.
Hepsinin ortak noktası, o alışıldık insanın alışılmadık yeni davranışlarıdır, karakteridir.
Alışkanlığının, konfor alanının dışına çıkmış bir insanın neler yapacağını o insanlardan birisi olsak dâhi bir gün, aslında yine anlayamayız ve işte yavaş yavaş kötü denilebilecek, zorda bırakabilecek şeyler de burada başlar; her şeyden korkan, alınan bir insanı ne kadar seviyor olsanız da gün sonunda bunalırsınız yahut bırakır ve eğer o kişiyseniz de bırakılırsınız.
Burada konu; o kişiyi sevdiğinizi söylediğiniz için kaybetmek değil, sevdiğini söyledikten sonra kendinizi korumaya çalışırken vermiş olduğunuz o zorlu çabaların iki taraf için de yorucu bir hâle gelip ilişkiye son verilmesi isteğidir.
Evet, değer verdiğinizi söylediniz ama değer verdiğinizi söylediğiniz için değil kaybetmekten korkarken daha agresif bir tavır sergilediğiniz için kaybettiniz işin özünde.
Ve zaten, değer verdiğiniz kişiler de size değer verenlerdir. Olması gereken budur.
Olması gereken üzerinden de gidecek olursam verilen değer karşılıklı olunca kaybedilecek bir şey yoktur. Sakin bir hayat sürmek varken yaşamı kendine zehretmek de ancak insana ait bir davranış olabilirdi zaten. Veriyor olduğunuz değeri, sahiplerine söylemekten çekinmeyeceğiniz huzurlu ve güzel ilişkilere.
Veriyor olduğunuz değerin değeceği insanlara değdiği değerli günlere.
(bkz: kıymet)
bazı yerde cok degerliyiz, bazı yerde cok degersiziz. degerimizi once secimlerimizi, sonra karakterimiz ve durusumuz belirliyor aslında.
"insanı goruntusu karsılar, konusması ugurlar."
konfucyus
"insanı goruntusu karsılar, konusması ugurlar."
konfucyus
Size değer verenleri sevin.Hayalinizdeki değil...Çünkü hayat acımasız.
Bence çok önemli, sevgiyle paket olarak gelmiyor zaten bu
Siz üzüldüğünüzde içinde bir şeyler eksiliyorsa sevgidir, sizi mutlu etmeye çalışıyorsa sevgi ve insanlıktır
Sizi o kırdığında gönlünüzü alıyorsa bu değerdir.
Siz üzüldüğünüzde içinde bir şeyler eksiliyorsa sevgidir, sizi mutlu etmeye çalışıyorsa sevgi ve insanlıktır
Sizi o kırdığında gönlünüzü alıyorsa bu değerdir.
Günümüzdeki anlamı insanlığın dibine dibine vurduğu durumdur yani avam olarak işsiz olarak değersizliğin top 10una girecez sanırım işsizlikle alakası yok sakın yanlış anlamayın en son geçen ay zeytin yedim neyse.
Metalaşma bir yanıyla absürtken diğer yandan adeta lütuftur.Meta basitçe yanılgıdır.Çünkü insan bütünüyle değersizdir.Değer zaten ne ola ki ? Gene insanın adlandırmaları.Ancak kapitalizm toprak yiyen insanın orijinal haline geri dönüp sefaletten yitip gitmesini engelleyen güzelce kafa okşama kurumudur.Demek ki insan temel ihtiyaçlarından kaçabildiği sürece vardır.
Elindeyken değerini bilmiyorsanız kaybedince ağlamayın.
Sadece sözle olmayan davranışlara da yansıması gereken durum.
ilke ve inançtır. Hak edene verilen değer, kararlarını doğru aldığın için mükemmel hissetirirken, hak etmeyene verilen değer pişmanlıklar ve keşkelerle birlikte kendini paralamana sebep olur.
Öyle hayatınıza yeni giren birine tanımadan etmeden haddinden fazla değer verip de kendinizi piç etmeyin.
Öyle hayatınıza yeni giren birine tanımadan etmeden haddinden fazla değer verip de kendinizi piç etmeyin.
Değer, ancak ahlaki bir senaryo içersinde ortaya çıkar.
George edward moore
George edward moore
Birilerine ulaşmak için verilen çabadır. Değeceğini düşünüyorum.
insanın dünyasının belli bir kısmıyla ilgili idrak, duygu ve bilgilerin bileşimidir. Fakat bahsedilen bu değer, inanca özgü değil bir zihin organizasyonudur.
(bkz: tutum)
(bkz: tutum)
paha ya da eder şeklinde de algılanan ölçüdür.
bir insanın verdiği değeri ikna etmeye çalıştığı konudan anlayabiliriz.
örneğin : Zina.
örneğin : Zina.
Kişinin, isteyen, ihtiyaç duyan bir varlık olarak nesne ile, kendi ile ve diğerleri ile bağlantısında beliren şey.
(bkz: etik değerler)
(bkz: ahlaki değerler)
(bkz: etik değerler)
(bkz: ahlaki değerler)
Arkeolog gibi düşünmek gerek bu kavramı.
Ne kadar derine inersen, o kadar değerlidir. Yerin altına insen de, kalbin derinlerine insen de.
Ne kadar derine inersen, o kadar değerlidir. Yerin altına insen de, kalbin derinlerine insen de.
karşı tarafın verdiği niteliktir; niceliği olan bir kişi tarafından yorumlanıyorsa bir anlamı olabilir aksi durumda Gerekli olan bir şey değildir.
değmeyecek şeylere daha çok verilen önem. yani günümüzde değerli olma bir anlamda, değersizlikten geçiyor.
uygulandığı şey ya da makama göre farklı kavramlarla anılma kabiliyetine sahiptir. bir kilo salatalığın ederi sorulurken, ''kaç'' kelimesi kullanılır ve böyle bir durumda ''değer'' kelimesi paha-fiyat ile yer değişir; çünkü salatalık bir değer değil bir kemmiyettir.
bir kaç sene önce yapılan bir laboratuvar çalışması sonucu bir insan fiziğini teşkil eden kimyasalların toplam fiyatı 13.5 dolar ediyor. peki insanın değeri bu bileşenlerden mi ibarettir? leonardo da vinci'nin meşhur mona lisa'sını bu denli kıymetli yapan şey, kullandığı tual çerçevesi, kumaşı ya da boyası değildi elbette. ona, leonardo'nun fırça darbelerinin o hali vermesindendi. bir şeyi değerli yapan şey, o değerin sebep olduğu kaynak ya da o değeri harekete geçiren şeydir. kendinde ilk kez bir şeyler keşfeden, değerli haller yakalayan kişi dönüp bu değeri analiz eder ve kaynağını tespit ederse o değeri muhafaza etme yolları geliştirir. ben öyle yapıyorum.
bir kaç sene önce yapılan bir laboratuvar çalışması sonucu bir insan fiziğini teşkil eden kimyasalların toplam fiyatı 13.5 dolar ediyor. peki insanın değeri bu bileşenlerden mi ibarettir? leonardo da vinci'nin meşhur mona lisa'sını bu denli kıymetli yapan şey, kullandığı tual çerçevesi, kumaşı ya da boyası değildi elbette. ona, leonardo'nun fırça darbelerinin o hali vermesindendi. bir şeyi değerli yapan şey, o değerin sebep olduğu kaynak ya da o değeri harekete geçiren şeydir. kendinde ilk kez bir şeyler keşfeden, değerli haller yakalayan kişi dönüp bu değeri analiz eder ve kaynağını tespit ederse o değeri muhafaza etme yolları geliştirir. ben öyle yapıyorum.
artı değer vardır,
artık değer vardır,
ardıl değer vardır,
ar değer vardır.
her birinin kullanım yeri farklıdır.
sen de olmaması imkansızdır yada sen de olanı hissettirebilecek bir erkek/ kadın a sahip olamamış sındır.
artık değer vardır,
ardıl değer vardır,
ar değer vardır.
her birinin kullanım yeri farklıdır.
sen de olmaması imkansızdır yada sen de olanı hissettirebilecek bir erkek/ kadın a sahip olamamış sındır.
taşınabilir ve taşınmaz malların ederi.
birde insani değer vardır parayla pulla ölçülemeyen.
birde insani değer vardır parayla pulla ölçülemeyen.
Kimseyi yola getiremezsin! Eger degerse, yolu gosterirsin.
Geliştirmiş olduğumuz tüm değerler, dünyanın gerçek doğasını görmemizi engellemek amacıyla geliştirilmiş araçlardan başka hiçbir şey değildirler. Nietzsche
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar