bugün
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- queen feristah9
- uludağ sözlük için öneriler6
- zam var diye gece benzinciye gitmek5
- true çaylak olsun kampanyası13
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- arabayı yavaş süren tipler6
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek3
- online yazarlar neden yazmıyor11
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- liseden arkadaşlar2
- masonluk2
- ece güner den masumiyet mektubu2
- yılbaşına az kalması6
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- tarık tarcan4
- debe'nin nick altı entry dolması4
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- yapay zeka moderatörü3
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- havanın kapaması2
- velvet57
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- sözlük yazarlarının çayları9
- gocu22
- yeni parti39
- ceviz'ye yiğenim ceviz'ye yiğenim2
- çok kahve içen adamın çocuğunun siyahi olması3
- poker face2
- bir carlsberg içip diyeti bozmak2
- parmak patates vs elma dilim patates10
- device connected3
- tamer karadağlı2
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- sözlük kezoları9
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- alma mater yuzır3
- atakürtçüler3
- güvenilir yazar5
- psikopat erkek seven kızlar7
- sağanak yağmur altında diz çöküp ağlamak2
- sanat sepet tayfa2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- ilgi isteyen kız4
- katatespizartmasi19
'Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.' repliğinin yer aldığı film.
Tüm harika filmler gibi gişede beklenen ilgiyi görememiştir. "Bu ülkede hiçbir başarı cezasız kalmaz." sözüyle Türkiye'nin acı gerçeklerini apaçık yansıtmıştır.Oyuncularından,senaryo yazarından yönetmenine hatta teknik ekibine kadar böyle güzel bir işin içinde oldukları için kendilerini tebrik ediyorum.
konusunu türkiye tarihinin gerçeklerinden alan, standart üstü film.
sadece taner birsel'in 'vallahi usandım' repliği ile masaya vurduğu sahne için bile izlenebilir çok başarılı bir yapım. olmamış tek yeri filmin sonundaki tören sahnesi, stüdyoda çekildiği çok belli, tören için de gerekli kalabalık oluşturulmamış.
gerçek olay bir çok kaynakta araçlardan ikisinin de bej renkli üretildiği, eskişehir'den trene yüklendikten sonra makam aracı rengi olsun diye birinin siyaha boyandığı, araçların mühendisler tarafından değil, vagondan indirildikten sonra eskort ve sürücülere teslim edilerek tören alanına gönderildiği, siyah aracın en önde lokomotife en yakın araç olması nedeniyle güvenlik kuralları gereği benzininin tamamen boşaltıldığı, eskortlara araçta benzin olmadığının söylendiği ancak eskortların bunu atladığı ve benzin alınmadığı şeklinde geçiyor.
tayyare fabrikasının kapatılmasının nedeni 1946 yılında IMF'den alınan ilk kredi. bu kredinin diyeti olarak uçak üretimi durdurulup uçakların amerika'dan alınması kabul edilmiş. O yıllarda IMF'den en yüksek krediyi kullanan ülke avusturya'ymış. ekonomi yönetiminin bir başka ülke tekeline bırakılamayacağını çabuk anlayıp üretime dayalı ekonomilerini kurdukları gibi türkiye de dahil birçok ülkeden göçmen işçi kabul etmişler.
devrim arabalarının üretiminin durdurulmasının nedeni de ekonomimizin dışa bağımlı olması, aldığımız krediler karşılığında neyi üreteceğimize başka ülkelerin karar vermesi, bu politika bugün de devam etmekte, çiftiye doğrudan gelir desteği verilerek hangi ürünü ekmeyeceği ve ekeceği ürünün ne kadar olacağına karar verilmektedir.
taner birsel dışında serhat tutumluer, onur ünsal ve necip'in yaşlı halini oynayan haluk bilginer'in oyunculukları da muhteşem. haluk bilginer'in rolü çok kısa olmasına karşın genç necip'in tavırlarını,yürüyüşü ve kol hareketlerini dahi gözlemleyip yaşlılığına uyarlaması oyunculuğunun akılda kalıcı olmasını sağlıyor.
gerçek olay bir çok kaynakta araçlardan ikisinin de bej renkli üretildiği, eskişehir'den trene yüklendikten sonra makam aracı rengi olsun diye birinin siyaha boyandığı, araçların mühendisler tarafından değil, vagondan indirildikten sonra eskort ve sürücülere teslim edilerek tören alanına gönderildiği, siyah aracın en önde lokomotife en yakın araç olması nedeniyle güvenlik kuralları gereği benzininin tamamen boşaltıldığı, eskortlara araçta benzin olmadığının söylendiği ancak eskortların bunu atladığı ve benzin alınmadığı şeklinde geçiyor.
tayyare fabrikasının kapatılmasının nedeni 1946 yılında IMF'den alınan ilk kredi. bu kredinin diyeti olarak uçak üretimi durdurulup uçakların amerika'dan alınması kabul edilmiş. O yıllarda IMF'den en yüksek krediyi kullanan ülke avusturya'ymış. ekonomi yönetiminin bir başka ülke tekeline bırakılamayacağını çabuk anlayıp üretime dayalı ekonomilerini kurdukları gibi türkiye de dahil birçok ülkeden göçmen işçi kabul etmişler.
devrim arabalarının üretiminin durdurulmasının nedeni de ekonomimizin dışa bağımlı olması, aldığımız krediler karşılığında neyi üreteceğimize başka ülkelerin karar vermesi, bu politika bugün de devam etmekte, çiftiye doğrudan gelir desteği verilerek hangi ürünü ekmeyeceği ve ekeceği ürünün ne kadar olacağına karar verilmektedir.
taner birsel dışında serhat tutumluer, onur ünsal ve necip'in yaşlı halini oynayan haluk bilginer'in oyunculukları da muhteşem. haluk bilginer'in rolü çok kısa olmasına karşın genç necip'in tavırlarını,yürüyüşü ve kol hareketlerini dahi gözlemleyip yaşlılığına uyarlaması oyunculuğunun akılda kalıcı olmasını sağlıyor.
kolay yoldan sistem eleştirisi yapan vasat film.
Türk milleti olarak toplu iğne üretemezken, sadece 130 günde 0 dan %100 yerli araba ürettiler. mükafatları ise kamuoyunda küçük düşürülmek oldu.
Teknik bilgisi olan bir insan için çok daha fazla anlam ifade eden film. tersine mühendislik ile sadece 130 günde eldeki yetersiz imkanlarla 1 değil 2 adet otomobil yapmayı başarmışlardır.
atölyeden Ankara'ya aktarımı sırasında talimat ile depoları boşaltıldığı için başkanlık binası önünde sunum sırasında 100 metre ilerlemiş ve yakıtı bitti için durmuştur.
Dönemin başkanı şu sözleri sarf etmiştir '' batı kafası ile araba yapıyoruz, doğu kafası ile yakıt koymayı unutuyoruz''.
10 devrim arabası yapıldı 3 ü hurdaya çıkarıldı. bir tanesi yapıldığı atölyenin bahçesinde. hala tek marşda çalışır vaziyette.
Teknik bilgisi olan bir insan için çok daha fazla anlam ifade eden film. tersine mühendislik ile sadece 130 günde eldeki yetersiz imkanlarla 1 değil 2 adet otomobil yapmayı başarmışlardır.
atölyeden Ankara'ya aktarımı sırasında talimat ile depoları boşaltıldığı için başkanlık binası önünde sunum sırasında 100 metre ilerlemiş ve yakıtı bitti için durmuştur.
Dönemin başkanı şu sözleri sarf etmiştir '' batı kafası ile araba yapıyoruz, doğu kafası ile yakıt koymayı unutuyoruz''.
10 devrim arabası yapıldı 3 ü hurdaya çıkarıldı. bir tanesi yapıldığı atölyenin bahçesinde. hala tek marşda çalışır vaziyette.
ilk izlediğimde nasıl işgal edildiğimizi farkederek gözyaşları içinde kaldığım filmdir. düşün arkadaş arabanızın önüne uçağınızın önüne sinemanızın önüne ket vurdular... güdük kaldık, amerikan özentisi nesiller türettik... işgal altında olduğumuzu gösteren filmdir. (bkz: türkiye nin işgal altında olduğu gerçeği)
Edit:bkz
Edit:bkz
güzel bir trajik film.
türk insanın sistemsizliğini ve kolaycılığını anlatması bakımından manidardır. elin oğlu daha 1900lere gelmeden yüzlerce araba üreten girişimciye sahipken, sen 1961 yılında bir elin parmağı kadar mühendisle araba üreteceğine, önce sistemi kurma yönünde adım atılsa şimdi belki seri üretimde olan hiç değilse bir markamız olmuştu.
biz ne yapmışız? sistem kurmaya kasacağımıza, birkaç adamla üretime durmuşuz. kardeşim 130 günde zart zurtla araba mı üretilir? altyapı yok, bilgi birikimi yok, 3-5 fedakar mühendisle nereye kadar ne yapacaksın? vay efendim benzini bitmiş, de ki bitmedi benzini ne olacaktı peki? o 3-5 mühendisi ölene kadar bant yerine kullanıp araba mı ürettirecektin? barı kafasıyla araba yapmışız, hadi oradan, tam da doğu kafasıdır bu, fermanla araba yap! darbeci zihniyet herşeyi emirle yapmaya alışkın olduğu için emirle üretilen arabayı da ondan batı kafası sandı herhalde.
türk insanın sistemsizliğini ve kolaycılığını anlatması bakımından manidardır. elin oğlu daha 1900lere gelmeden yüzlerce araba üreten girişimciye sahipken, sen 1961 yılında bir elin parmağı kadar mühendisle araba üreteceğine, önce sistemi kurma yönünde adım atılsa şimdi belki seri üretimde olan hiç değilse bir markamız olmuştu.
biz ne yapmışız? sistem kurmaya kasacağımıza, birkaç adamla üretime durmuşuz. kardeşim 130 günde zart zurtla araba mı üretilir? altyapı yok, bilgi birikimi yok, 3-5 fedakar mühendisle nereye kadar ne yapacaksın? vay efendim benzini bitmiş, de ki bitmedi benzini ne olacaktı peki? o 3-5 mühendisi ölene kadar bant yerine kullanıp araba mı ürettirecektin? barı kafasıyla araba yapmışız, hadi oradan, tam da doğu kafasıdır bu, fermanla araba yap! darbeci zihniyet herşeyi emirle yapmaya alışkın olduğu için emirle üretilen arabayı da ondan batı kafası sandı herhalde.
meclis sahnesinde görülen kara bulutlar yarım asır geçmesine rağmen bu ülkenin üzerinde dolanmaya devam etmektedir.
duygulandıran film. benzin olayı biraz saçma olmuş ulan. hiç bir şey elde etmemişsin daha önce, çalışan arabaya benzin yok diye tribe giriyorsun. çalıştığını da görmüşsün ha.
şu iki söz de çok hoşuma gitmiştir;
''Garp kafasıyla otomobili yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk.''
''türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.''
şu iki söz de çok hoşuma gitmiştir;
''Garp kafasıyla otomobili yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk.''
''türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.''
bu filmi izlemek için geç kalmışım, izledikten sonra bunu fark ettim. aklımda kalan bir kaç repliğide yazayım tam olsun.
--spoiler--
ankara'da yapılan uçak fabrikasının traktör fabrikasına çevrildiğini konuştukları sahnede;
-türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz evlat.
otomobilin gösterge kısmındaki bandı kaldırdıklarında;
-türkçe çok yakıştı gündüz bey.*
cemal gürsel paşa'nın meşhur sözü;
-garp kafasıyla otomobil yaptık, ama şark kafasıyla benzin koymasını unuttuk.
mühendis latif bey'in devrim yolda kaldı manşetli gazeteyi okuduktan sonraki tepkisi;
adı devrim olan bir otomobilin sokaklarda dolaşmasına zaten izin vermezlerdi.
--spoiler--
--spoiler--
ankara'da yapılan uçak fabrikasının traktör fabrikasına çevrildiğini konuştukları sahnede;
-türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz evlat.
otomobilin gösterge kısmındaki bandı kaldırdıklarında;
-türkçe çok yakıştı gündüz bey.*
cemal gürsel paşa'nın meşhur sözü;
-garp kafasıyla otomobil yaptık, ama şark kafasıyla benzin koymasını unuttuk.
mühendis latif bey'in devrim yolda kaldı manşetli gazeteyi okuduktan sonraki tepkisi;
adı devrim olan bir otomobilin sokaklarda dolaşmasına zaten izin vermezlerdi.
--spoiler--
film güzel söz yok ama 120 dakikalık filmde mühendislik olaylarını daha çok öne çıkarmalarını beklerdim. gereksiz muhabbetler, fazlalıkların yerine teknik tartışmalarla süslense çok daha güzel olurdu.
taner birsel'in devleştiği film. taner birsel bazı sahnelerde hiçbir şey konuşmadan sadece mimiklerle nasıl oyunculuk yapılır onu öğretmiştir.
Arka planında çok enteresan gelişmelerin yaşandığı, çalışma ekibine haksızlıkların yapıldığı, Türkiye'nin nadide projelerindendir. Bazı kısımlarındaki sır perdeleri hâlâ aydınlatılamamıştır. Bugünlere uzanan derin bağlantı ipuçları bulunmaktadır.
standardın üstünde güzel bir film.
Ana mesaj şu olabilir diye düşünüyorum; devrim yapabilirsin ama bunu sürdüremezsin.
"zaten adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına izin vermezlerdi"
ayrıca cemal gürselin bizim de bir şeyler başarabileceğimize olan inancı, filmin sonunda aşağılık psikolojisiyle gölgelenmiştir; batı kafasıyla araba yaptık garp kafasıyla benzin koymayı unuttuk.
Kafana sıçıyım senin.
Ana mesaj şu olabilir diye düşünüyorum; devrim yapabilirsin ama bunu sürdüremezsin.
"zaten adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına izin vermezlerdi"
ayrıca cemal gürselin bizim de bir şeyler başarabileceğimize olan inancı, filmin sonunda aşağılık psikolojisiyle gölgelenmiştir; batı kafasıyla araba yaptık garp kafasıyla benzin koymayı unuttuk.
Kafana sıçıyım senin.
izlerken sonunun gerçekteki gibi olmaması için dua ettiğim filmdir. ama yine yolda kaldı devrim. neler kaybettiğimiz gösteren oldukça duygusal bir film, izlemeye değer.
Emek kokan film. Onca emeğin sonunda gazetede atılan başlık, ülkemizde hiçbir zaman kendi değerlerimize sahip çıkılmadığının göstergesidir...
çekim teknikleri, oyunculuk, kadro... her şeyiyle mükemmel bir film. hani biz araba da film de yapabiliyomuşuz dedirtti. hem devrim'de hem de devrim arabaları'nda emeği geçen herkesin eline, yüreğine sağlık.
gerçeklerden oluşan film...
Türkiye gerçeğini yansıtmış ve yansıtmakta olan film.
Hicbir basari cezasiz kalmaz gibi guzel soz gecen film.
Aceleden koyulamayan benzin uzerine arabanin durmasi ve gerizekali o donemin cumhurbaskaninin bir cuval inciri berbat etmesi sonucu kaldirilan arabadir. Bernardin kafasina ayakkabi firlatan necmettin erbakan olmasa arabanin a sini bile goremezdik ya hos.
yakıt olmadı diye üretilmediği, beğenilmediği, kötülendiği zannedilen yerli arabalardır.
işin aslı hiç de öyle değildir ey güzel koyunlar memleketi !
işin aslı hiç de öyle değildir ey güzel koyunlar memleketi !
Filmdeki hikayeye ciddi ciddi inanan malları bizlere gostermis olan yerli filmdir.
her rast geldiğimde finaline üzüldüğüm için seyredemediğim filmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar