bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı50
- kale3112 ifşa8
- kassız erkek neye benzer5
- sözlükte kim kimle sevgili25
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim12
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- sözlüğün en şık erkeği10
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- nervio43
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük10
- final destination 73
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar2
- judas'ın ölmesi4
- aşk9
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- hangi yazarlar nereliye benziyor2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- fener 3 yaptı2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- fener attı2
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- televizyonun bozulması2
- tır şoförleri3
- kafe açma fikri4
- çilekli gofret yiyen erkek3
- fon vurgununu yazana 18 yıl hapis istenmesi2
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- mason greenwood2
- eski cumhurbaşkanlarını mumla aramak3
- 1 aralık 2026 amedspor karşıyaka maçı3
- çubuk kraker2
- don vito corleone ile çek senet tahsilatı yapmak2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- anın görüntüsü32
- karıya şiddet7
- 10 kasım 20264
- düşünceleri gerçeğe dönüştürmek3
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- dabbe2
- muslettin amca14
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı5
devrek otogarına giriş çıkış yapıldıktan sonra otobüsteki simit kokusunun sebebidir.
7/24 otogarda satışı yapılır. adının hakkını tadıyla verir.
7/24 otogarda satışı yapılır. adının hakkını tadıyla verir.
zonguldak ilçesi devrek'in ünü türkiye sınırlarını aşmış simididir.
--spoiler--
Türkiyenin lezzet haritasında Devrek Simidinin ayrı bir yeri, damaklarda ayrı bir tadı vardır. Lakin ünü Türkiye sınırlarının aşan Devrek Simidi ile ilgili geniş kapsamlı araştırma yapılmaması düşündürücüdür. Simit, susamla kaplı yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye ve Yunanistan'da yaygın olarak tüketilen simide Yunanistan'da kuluri adı verilir. Kültürlere göre değişkenlik gösterse de simidin gevrek olması tercih edilir. Zonguldak ilinin lezzet haritasında; Çaycuma yoğurdu, Osmanlı çileği, Devrek Simidi, beyaz baklava, kızılcık, cevizli dolma yer alır. Devrek deyince bastonu ve simidi akla gelmektedir. Kendiside Zonguldak Ereğlili olan Mehmet Şevket Eygi; Devrekin Simidi çok meşhurmuş. Dört beş simit aldım demektedir. (1) Devrekte Ne yenir? Elbette; Devrekte çörek, simit, cevizli ekmek(kömeç), beyaz baklava, ceviz içi kapaklı börek, etli yaprak sarması yenilir. Bu soru ve cevabını, hemen hemen yolu Devrekten geçen her insan bilir. Çok değil daha 4050 yıl öncesi Devrekte; kutsal kandil gecelerinde, cevizli yufka böreği yapılıp cami önünde dağıtılırdı. (2) Ekmek ve diğer hamur işlerinin yaygın tüketimi, kültürel alışkanlığın sonucudur. Bu yönüyle; ekmek ve diğer hamur işlerinin dolayısıyla simidin Devrekte tüketimi, antropolojik niteliktedir.
Fırın sözcüğüne karşılık gelen ekmek pişirilen ev deyiminin eski Türkçede kullanıldığı görülmektedir. Ekmek pişirmede kullanılan yere tandır denilmiştir. Tandır ekmeğin pişirildiği ocak anlamında da kullanılmıştır. Gömeç; külde pişirilen ekmekler arasında yer almaktadır. Gömeç ya da Kömeç; küle gömülerek pişirilen ekmek veya çörek demektir. (3) Fırın; tavanı tonoz şeklinde, önünde bir tek delik bulunan ve ekmek türevlerini pişirmede kullanılan, aynı zamanda satışının yapıldığı işyeri anlamındadır.(4) Simit ise Mevlevi tabirlerindendir. Sikkenin üzerine destarın altına sarılan bez hakkında kullanılan deyimdir. Pamuktan yapılır, sarık bunun üstüne sarılırdı.(5) Gündelik hayatta tüketilen hamur işine simit denilmesinin nedeni Mevlevi başlığına benzemesi nedeniyledir. Simitçi ise; sekbanlar fırınında çalışanların, sanatkârların ilk kademesindekilere verilen addır. Daha eskilerine hamurkâr denildiği bilinmektedir. Saray fırınında da bu adla çalışan sanatkârlar vardı. (6) Günümüzde ise simit denilince; halka şeklinde bir çeşit susamlı çörek akla gelmektedir. Simitçi; simit fırınını işleten ve simit satan kimselere denilmektedir. (7) Simidin saraya özgü bir çörek olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Bolu Sancağından istanbulda padişah, sadrazam, vezir ve nice paşanın sarayında baş aşçılık yapan yemek ustalarının varlığı tarihi bir gerçektir. (8) Devrekte simit yapımının, istanbul da çalışan aşçılar vasıtasıyla başladığını söylemek yerinde olacaktır.
Devrekte resmi kayıtlara geçen ilk fırına 1856da rastlanılmaktadır. Devrekteki fırının sahibi Fatma Zehra hanımdır. Sahibi olduğu ekmek fırınına Zaptiye Nazırı Devrekli izzet paşa tarafından müdahale edildiği anlaşılmaktadır. izzet Paşanın Devrekte Irmak kenarında, 1944 Bolu-Gerede depreminde hasar görüp yıkılan Şemsi Paşa camisi yakınında yaptırdığı bir malikânesi bulunduğu, Osmanlı arşiv belgelerinde yer almaktadır. izzet Paşa, 1857de vefat etmiştir. (9) Fatma Zehra Hanımın sahibi olduğu ekmek fırını ile ilgili süreç, arşiv belgelerine söyle yansımaktadır; 10.01.1856 Perşembe tarihli Osmanlı arşiv belgesinde; Bolu'nun Devrek kazasında Ram ve ekmek fırınına yapılan müdahale hakkında görüş belirtilmesi istenmektedir. (10) 03.02.1856 Pazar, Fatma Hatun'un mutasarrıf olduğu ev ve fırına Zaptiye Müşiri tarafından yapılan müdahale hakkında tahkikat yapılması gündeme gelmiştir. (11)
15.01.1857 Perşembe, Fatma Zehra Hanım'ın, Bolu'daki değirmen ve fırından dolayı bazı isteklerini havi (içeren) arzuhalin gönderildiği görülmektedir. (12) 16.02.1857 Pazartesi, Bolu'da Fatma Hanım'ın mutasarrıf olduğu değirmen ve fırın ile ilgili anlaşmazlığın halledilmesi talep edilmektedir. (13) Anlaşmazlığın çözümü için, yaşlılığı ve rahatsızlığı nedeniyle istanbula gidemeyen Fatma Zehra Hanımın yerine kızını göndermek istediği, 14.08.1857 Cuma tarihli arşiv belgesindeki; Fatma Hatun'un kerimesinin Dersaadet'e gelmesi için mürur tezkiresi (yol izni / seyahat belgesi) verilmesi talebinden anlaşılmaktadır. (14) 17.01.1857 Cumartesi tarihli arşiv belgesinde yer alan; izmit'ten Ankara'ya kadar olan posta yollarının tamiri ve buralarda han ve ekmekçi dükkânı inşa etmek isteyenlerin tahkiki emrinden, fırın işletmecilerinin belirli kurallara uygun olup olmadıklarının araştırıldığı, önüne gelenin fırın açmasının mümkün olmadığı görülmektedir. (15)
--spoiler--
--spoiler--
Türkiyenin lezzet haritasında Devrek Simidinin ayrı bir yeri, damaklarda ayrı bir tadı vardır. Lakin ünü Türkiye sınırlarının aşan Devrek Simidi ile ilgili geniş kapsamlı araştırma yapılmaması düşündürücüdür. Simit, susamla kaplı yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye ve Yunanistan'da yaygın olarak tüketilen simide Yunanistan'da kuluri adı verilir. Kültürlere göre değişkenlik gösterse de simidin gevrek olması tercih edilir. Zonguldak ilinin lezzet haritasında; Çaycuma yoğurdu, Osmanlı çileği, Devrek Simidi, beyaz baklava, kızılcık, cevizli dolma yer alır. Devrek deyince bastonu ve simidi akla gelmektedir. Kendiside Zonguldak Ereğlili olan Mehmet Şevket Eygi; Devrekin Simidi çok meşhurmuş. Dört beş simit aldım demektedir. (1) Devrekte Ne yenir? Elbette; Devrekte çörek, simit, cevizli ekmek(kömeç), beyaz baklava, ceviz içi kapaklı börek, etli yaprak sarması yenilir. Bu soru ve cevabını, hemen hemen yolu Devrekten geçen her insan bilir. Çok değil daha 4050 yıl öncesi Devrekte; kutsal kandil gecelerinde, cevizli yufka böreği yapılıp cami önünde dağıtılırdı. (2) Ekmek ve diğer hamur işlerinin yaygın tüketimi, kültürel alışkanlığın sonucudur. Bu yönüyle; ekmek ve diğer hamur işlerinin dolayısıyla simidin Devrekte tüketimi, antropolojik niteliktedir.
Fırın sözcüğüne karşılık gelen ekmek pişirilen ev deyiminin eski Türkçede kullanıldığı görülmektedir. Ekmek pişirmede kullanılan yere tandır denilmiştir. Tandır ekmeğin pişirildiği ocak anlamında da kullanılmıştır. Gömeç; külde pişirilen ekmekler arasında yer almaktadır. Gömeç ya da Kömeç; küle gömülerek pişirilen ekmek veya çörek demektir. (3) Fırın; tavanı tonoz şeklinde, önünde bir tek delik bulunan ve ekmek türevlerini pişirmede kullanılan, aynı zamanda satışının yapıldığı işyeri anlamındadır.(4) Simit ise Mevlevi tabirlerindendir. Sikkenin üzerine destarın altına sarılan bez hakkında kullanılan deyimdir. Pamuktan yapılır, sarık bunun üstüne sarılırdı.(5) Gündelik hayatta tüketilen hamur işine simit denilmesinin nedeni Mevlevi başlığına benzemesi nedeniyledir. Simitçi ise; sekbanlar fırınında çalışanların, sanatkârların ilk kademesindekilere verilen addır. Daha eskilerine hamurkâr denildiği bilinmektedir. Saray fırınında da bu adla çalışan sanatkârlar vardı. (6) Günümüzde ise simit denilince; halka şeklinde bir çeşit susamlı çörek akla gelmektedir. Simitçi; simit fırınını işleten ve simit satan kimselere denilmektedir. (7) Simidin saraya özgü bir çörek olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Bolu Sancağından istanbulda padişah, sadrazam, vezir ve nice paşanın sarayında baş aşçılık yapan yemek ustalarının varlığı tarihi bir gerçektir. (8) Devrekte simit yapımının, istanbul da çalışan aşçılar vasıtasıyla başladığını söylemek yerinde olacaktır.
Devrekte resmi kayıtlara geçen ilk fırına 1856da rastlanılmaktadır. Devrekteki fırının sahibi Fatma Zehra hanımdır. Sahibi olduğu ekmek fırınına Zaptiye Nazırı Devrekli izzet paşa tarafından müdahale edildiği anlaşılmaktadır. izzet Paşanın Devrekte Irmak kenarında, 1944 Bolu-Gerede depreminde hasar görüp yıkılan Şemsi Paşa camisi yakınında yaptırdığı bir malikânesi bulunduğu, Osmanlı arşiv belgelerinde yer almaktadır. izzet Paşa, 1857de vefat etmiştir. (9) Fatma Zehra Hanımın sahibi olduğu ekmek fırını ile ilgili süreç, arşiv belgelerine söyle yansımaktadır; 10.01.1856 Perşembe tarihli Osmanlı arşiv belgesinde; Bolu'nun Devrek kazasında Ram ve ekmek fırınına yapılan müdahale hakkında görüş belirtilmesi istenmektedir. (10) 03.02.1856 Pazar, Fatma Hatun'un mutasarrıf olduğu ev ve fırına Zaptiye Müşiri tarafından yapılan müdahale hakkında tahkikat yapılması gündeme gelmiştir. (11)
15.01.1857 Perşembe, Fatma Zehra Hanım'ın, Bolu'daki değirmen ve fırından dolayı bazı isteklerini havi (içeren) arzuhalin gönderildiği görülmektedir. (12) 16.02.1857 Pazartesi, Bolu'da Fatma Hanım'ın mutasarrıf olduğu değirmen ve fırın ile ilgili anlaşmazlığın halledilmesi talep edilmektedir. (13) Anlaşmazlığın çözümü için, yaşlılığı ve rahatsızlığı nedeniyle istanbula gidemeyen Fatma Zehra Hanımın yerine kızını göndermek istediği, 14.08.1857 Cuma tarihli arşiv belgesindeki; Fatma Hatun'un kerimesinin Dersaadet'e gelmesi için mürur tezkiresi (yol izni / seyahat belgesi) verilmesi talebinden anlaşılmaktadır. (14) 17.01.1857 Cumartesi tarihli arşiv belgesinde yer alan; izmit'ten Ankara'ya kadar olan posta yollarının tamiri ve buralarda han ve ekmekçi dükkânı inşa etmek isteyenlerin tahkiki emrinden, fırın işletmecilerinin belirli kurallara uygun olup olmadıklarının araştırıldığı, önüne gelenin fırın açmasının mümkün olmadığı görülmektedir. (15)
--spoiler--
bir tuzlu, gevrek olanı bir de pekmezli tatlı olanı alın. gevreği kahvaltıda tatlı olanı tek başına yiyin. ikisi de güzel. ancak püf noktası fırından çıktığı gibi sıcak sıcak yemek.
simit değil de devreği küçük almanya diye biliyorum ..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar