bugün
- futbol24
- almanya10
- vfb stuttgart7
- borussia dortmund5
- muz4
- italya7
- fc internazionale milano6
- ac milan5
- ingiltere5
- chelsea fc4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- bayern münih4
- yecüc ile mecüc5
- cansever9
- fait bey dönsün kampanyası2
- victor osimhen3
- sol elle osbir çekmek3
- liverpool fc2
- arsenal fc3
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- yazarların uyuyamama sebebi2
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak4
- yorgun mermi19
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- gocu'nun solak olması4
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- etek giyen erkek10
- dünyanın tersine dönmesi5
- düşün ki o bunu okuyor4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- 8 ağustos 2026 juventus inter milan maçı2
- domdomusa3
- galatasaray11
- tavuk sevmemek5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- dinozor döner3
- çirkef galatasaray2
- ben geldim laleler3
- sürekli dizi6
- kupa kızı ve sinek valesi2
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- para5
- devalüasyon yakın mı9
- g o k u2
Anafartalar kumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, çıkarcıların, cahillerin ve yobazların elinde bir kazanç aracı, hurafeler, batıl inanışlar dolabı haline gelmiş, yüzyıllardır her türlü ileri atılma, ileri düşünceye engel olmuş dinin çürümüş, bozulmuş zevahiri ile savaştı. Dinle değil, din adına oynanan trajedi ile din adına ulusu medeniyet dünyasından ayıran, cahil bırakan, yoksul bırakan kafa ve düşüncelerle savaşmıştır.
Tanzimat ve ıslahat hareketleri neden başarılı olamadı? Çünkü teokratik temel ve düzen üzerine Batı medeniyeti kurulmak istendi. iki karşıt grup asla birleşemedik, kaynaşamazdı. Tanzimat kurumlarındaki her yönden ikililik buradan geliyordu; işte temeli temizlemekle başlamalıydı bu çözüm yolu. Atatürk'ün dediği gibi; fikirler manasız, mantıksız safsatalarla dolu olursa o fikirler hastadır. Keza içtimai hayat, akıl ve mantıkla ilgisi olmayan faydasız ve zararsız bir takım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur. Evvela fikir ve içtimaiyat kuvvetlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak lazımdır. Başarılması gerekli dava da bu idi ve bu sebeple din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinin asla devlet veya dünya işleriyle karşılaştırılmaması ve herkesin inanışında serbest olması lazımdı. işte laiklik budur. Hiç vakit kaybetmeden de devletin laik olması düzenine geçildi. Bu bakımdan Cumhuriyet'imizin en büyük eseri laiklik devrimidir. Halkçılık, milliyetçilik, cumhuriyetçilik, devletçilik, devrimcilik ve inkılapçılık ancak laik bir düşüncenin temelinde güçlenebilir.
Bütün yurttaşlarım kanun karşısında eşit turulması anlamına gelen halkçılık ancak laiklik ile mümkün olabilmektedir. Çünkü içinde çeşitli dinlere bağlı uyrukları toplayan bir devlet, din ve dünya işlerini tamamıyla birbirinden ayırmayacak olursa her din mensubu için ayrı ayrı kanunlar uygulamak zorunda kalacaktır ki bu durum ise laikliğin dışına çıkmak anlamına gelecektir.
Memleketimizde geride kalmış olan bir hayatın tasfiyesi ve yerine ileri medeniyet kurumlarının konması anlamına gelen devrimcilik te yine laiklik ile mümkündür. Ümmet zihniyetinin değişmez ve başlanmış akidelerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet nasıl devrimci olabilir? Hangi kuvvet şer-i hukuk yerine medeni kanunu getirebilir? Harf devrimi, şapka devrimi, kılık kıyafet devrimini yapabilir? Tekke ve zaviyeleri kapatabilirdi? Yalnızca islami veya yalnızca islami olmayan değerlere bağlı millet nasıl muasır medeniyetler seviyesine ulaşırdı?
Laik olmayan bir devletin bağımsızlığının da bir anlamı olmayacaktır çünkü bayrağı hür ama fikir ve vicdanı tutsak olan bir ulus acınacak bir topluluktan başka bir şey olamaz. Laik olmayan bir ulusun hürriyeti de tartışma konusu olamaz. Laikliği uygulamayan bir devlet demokrat olamaz çünkü demokrasinin ilk şartı fikir ve vicdan hürriyetidir. Sonuç olarak diyebiliriz ki; laiklik, bütün devrimlerin temeli, ruhu, özü ve kaynağıdır. Bir devrimin temeli zed elendiği anda da bu temel üzerine kurulmuş olan bütün düzen bir çöküntüye uğrayacaktır.
Tanzimat ve ıslahat hareketleri neden başarılı olamadı? Çünkü teokratik temel ve düzen üzerine Batı medeniyeti kurulmak istendi. iki karşıt grup asla birleşemedik, kaynaşamazdı. Tanzimat kurumlarındaki her yönden ikililik buradan geliyordu; işte temeli temizlemekle başlamalıydı bu çözüm yolu. Atatürk'ün dediği gibi; fikirler manasız, mantıksız safsatalarla dolu olursa o fikirler hastadır. Keza içtimai hayat, akıl ve mantıkla ilgisi olmayan faydasız ve zararsız bir takım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur. Evvela fikir ve içtimaiyat kuvvetlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak lazımdır. Başarılması gerekli dava da bu idi ve bu sebeple din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinin asla devlet veya dünya işleriyle karşılaştırılmaması ve herkesin inanışında serbest olması lazımdı. işte laiklik budur. Hiç vakit kaybetmeden de devletin laik olması düzenine geçildi. Bu bakımdan Cumhuriyet'imizin en büyük eseri laiklik devrimidir. Halkçılık, milliyetçilik, cumhuriyetçilik, devletçilik, devrimcilik ve inkılapçılık ancak laik bir düşüncenin temelinde güçlenebilir.
Bütün yurttaşlarım kanun karşısında eşit turulması anlamına gelen halkçılık ancak laiklik ile mümkün olabilmektedir. Çünkü içinde çeşitli dinlere bağlı uyrukları toplayan bir devlet, din ve dünya işlerini tamamıyla birbirinden ayırmayacak olursa her din mensubu için ayrı ayrı kanunlar uygulamak zorunda kalacaktır ki bu durum ise laikliğin dışına çıkmak anlamına gelecektir.
Memleketimizde geride kalmış olan bir hayatın tasfiyesi ve yerine ileri medeniyet kurumlarının konması anlamına gelen devrimcilik te yine laiklik ile mümkündür. Ümmet zihniyetinin değişmez ve başlanmış akidelerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet nasıl devrimci olabilir? Hangi kuvvet şer-i hukuk yerine medeni kanunu getirebilir? Harf devrimi, şapka devrimi, kılık kıyafet devrimini yapabilir? Tekke ve zaviyeleri kapatabilirdi? Yalnızca islami veya yalnızca islami olmayan değerlere bağlı millet nasıl muasır medeniyetler seviyesine ulaşırdı?
Laik olmayan bir devletin bağımsızlığının da bir anlamı olmayacaktır çünkü bayrağı hür ama fikir ve vicdanı tutsak olan bir ulus acınacak bir topluluktan başka bir şey olamaz. Laik olmayan bir ulusun hürriyeti de tartışma konusu olamaz. Laikliği uygulamayan bir devlet demokrat olamaz çünkü demokrasinin ilk şartı fikir ve vicdan hürriyetidir. Sonuç olarak diyebiliriz ki; laiklik, bütün devrimlerin temeli, ruhu, özü ve kaynağıdır. Bir devrimin temeli zed elendiği anda da bu temel üzerine kurulmuş olan bütün düzen bir çöküntüye uğrayacaktır.
Makul olanıda budur. Şimdi din ile yönetilse hangi tarikatın hangi mezhebin kurallarına göre yönetilecek? Bu da ayrı bir iç sıkıntı çıkarır.
doğru olan budur.
şeriat denilen şey sadece kuran'ın kanunlarıdır ve sadece birey ilgilendirir.
müslümanın yaptığı doğrunun ödülü ya da yanlışın cezası hem bu dünyada hem ahirette sadece ve sadece Allah tarafından verilir.
şeriat denilen şey sadece kuran'ın kanunlarıdır ve sadece birey ilgilendirir.
müslümanın yaptığı doğrunun ödülü ya da yanlışın cezası hem bu dünyada hem ahirette sadece ve sadece Allah tarafından verilir.
(img:#2472412)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar