bugün
- futbol24
- cansever12
- victor osimhen4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- almanya10
- vfb stuttgart7
- fait bey dönsün kampanyası3
- italya7
- borussia dortmund5
- fc internazionale milano6
- sabah kahvesi3
- muz4
- galatasaray13
- ac milan5
- cedidacer ne iş yapıyor2
- ingiltere5
- chelsea fc4
- yazarların uyuyamama sebebi2
- şeva mitzvot2
- en son ne aldınız2
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- bayern münih4
- yecüc ile mecüc5
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- yorgun mermi19
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- etek giyen erkek10
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- gocu'nun solak olması4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- arsenal fc3
- liverpool fc2
- dünyanın tersine dönmesi5
- tavuk sevmemek5
- sol elle osbir çekmek2
- sürekli dizi6
- devalüasyon yakın mı9
- günlük tutan erkek9
- domdomusa3
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak3
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- yeni zelanda ya gitmek5
- dünyanın 10 da birinin solak olması3
- ben geldim laleler3
Anafartalar kumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, çıkarcıların, cahillerin ve yobazların elinde bir kazanç aracı, hurafeler, batıl inanışlar dolabı haline gelmiş, yüzyıllardır her türlü ileri atılma, ileri düşünceye engel olmuş dinin çürümüş, bozulmuş zevahiri ile savaştı. Dinle değil, din adına oynanan trajedi ile din adına ulusu medeniyet dünyasından ayıran, cahil bırakan, yoksul bırakan kafa ve düşüncelerle savaşmıştır.
Tanzimat ve ıslahat hareketleri neden başarılı olamadı? Çünkü teokratik temel ve düzen üzerine Batı medeniyeti kurulmak istendi. iki karşıt grup asla birleşemedik, kaynaşamazdı. Tanzimat kurumlarındaki her yönden ikililik buradan geliyordu; işte temeli temizlemekle başlamalıydı bu çözüm yolu. Atatürk'ün dediği gibi; fikirler manasız, mantıksız safsatalarla dolu olursa o fikirler hastadır. Keza içtimai hayat, akıl ve mantıkla ilgisi olmayan faydasız ve zararsız bir takım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur. Evvela fikir ve içtimaiyat kuvvetlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak lazımdır. Başarılması gerekli dava da bu idi ve bu sebeple din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinin asla devlet veya dünya işleriyle karşılaştırılmaması ve herkesin inanışında serbest olması lazımdı. işte laiklik budur. Hiç vakit kaybetmeden de devletin laik olması düzenine geçildi. Bu bakımdan Cumhuriyet'imizin en büyük eseri laiklik devrimidir. Halkçılık, milliyetçilik, cumhuriyetçilik, devletçilik, devrimcilik ve inkılapçılık ancak laik bir düşüncenin temelinde güçlenebilir.
Bütün yurttaşlarım kanun karşısında eşit turulması anlamına gelen halkçılık ancak laiklik ile mümkün olabilmektedir. Çünkü içinde çeşitli dinlere bağlı uyrukları toplayan bir devlet, din ve dünya işlerini tamamıyla birbirinden ayırmayacak olursa her din mensubu için ayrı ayrı kanunlar uygulamak zorunda kalacaktır ki bu durum ise laikliğin dışına çıkmak anlamına gelecektir.
Memleketimizde geride kalmış olan bir hayatın tasfiyesi ve yerine ileri medeniyet kurumlarının konması anlamına gelen devrimcilik te yine laiklik ile mümkündür. Ümmet zihniyetinin değişmez ve başlanmış akidelerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet nasıl devrimci olabilir? Hangi kuvvet şer-i hukuk yerine medeni kanunu getirebilir? Harf devrimi, şapka devrimi, kılık kıyafet devrimini yapabilir? Tekke ve zaviyeleri kapatabilirdi? Yalnızca islami veya yalnızca islami olmayan değerlere bağlı millet nasıl muasır medeniyetler seviyesine ulaşırdı?
Laik olmayan bir devletin bağımsızlığının da bir anlamı olmayacaktır çünkü bayrağı hür ama fikir ve vicdanı tutsak olan bir ulus acınacak bir topluluktan başka bir şey olamaz. Laik olmayan bir ulusun hürriyeti de tartışma konusu olamaz. Laikliği uygulamayan bir devlet demokrat olamaz çünkü demokrasinin ilk şartı fikir ve vicdan hürriyetidir. Sonuç olarak diyebiliriz ki; laiklik, bütün devrimlerin temeli, ruhu, özü ve kaynağıdır. Bir devrimin temeli zed elendiği anda da bu temel üzerine kurulmuş olan bütün düzen bir çöküntüye uğrayacaktır.
Tanzimat ve ıslahat hareketleri neden başarılı olamadı? Çünkü teokratik temel ve düzen üzerine Batı medeniyeti kurulmak istendi. iki karşıt grup asla birleşemedik, kaynaşamazdı. Tanzimat kurumlarındaki her yönden ikililik buradan geliyordu; işte temeli temizlemekle başlamalıydı bu çözüm yolu. Atatürk'ün dediği gibi; fikirler manasız, mantıksız safsatalarla dolu olursa o fikirler hastadır. Keza içtimai hayat, akıl ve mantıkla ilgisi olmayan faydasız ve zararsız bir takım akideler ve ananelerle dolu olursa felç olur. Evvela fikir ve içtimaiyat kuvvetlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak lazımdır. Başarılması gerekli dava da bu idi ve bu sebeple din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinin asla devlet veya dünya işleriyle karşılaştırılmaması ve herkesin inanışında serbest olması lazımdı. işte laiklik budur. Hiç vakit kaybetmeden de devletin laik olması düzenine geçildi. Bu bakımdan Cumhuriyet'imizin en büyük eseri laiklik devrimidir. Halkçılık, milliyetçilik, cumhuriyetçilik, devletçilik, devrimcilik ve inkılapçılık ancak laik bir düşüncenin temelinde güçlenebilir.
Bütün yurttaşlarım kanun karşısında eşit turulması anlamına gelen halkçılık ancak laiklik ile mümkün olabilmektedir. Çünkü içinde çeşitli dinlere bağlı uyrukları toplayan bir devlet, din ve dünya işlerini tamamıyla birbirinden ayırmayacak olursa her din mensubu için ayrı ayrı kanunlar uygulamak zorunda kalacaktır ki bu durum ise laikliğin dışına çıkmak anlamına gelecektir.
Memleketimizde geride kalmış olan bir hayatın tasfiyesi ve yerine ileri medeniyet kurumlarının konması anlamına gelen devrimcilik te yine laiklik ile mümkündür. Ümmet zihniyetinin değişmez ve başlanmış akidelerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet nasıl devrimci olabilir? Hangi kuvvet şer-i hukuk yerine medeni kanunu getirebilir? Harf devrimi, şapka devrimi, kılık kıyafet devrimini yapabilir? Tekke ve zaviyeleri kapatabilirdi? Yalnızca islami veya yalnızca islami olmayan değerlere bağlı millet nasıl muasır medeniyetler seviyesine ulaşırdı?
Laik olmayan bir devletin bağımsızlığının da bir anlamı olmayacaktır çünkü bayrağı hür ama fikir ve vicdanı tutsak olan bir ulus acınacak bir topluluktan başka bir şey olamaz. Laik olmayan bir ulusun hürriyeti de tartışma konusu olamaz. Laikliği uygulamayan bir devlet demokrat olamaz çünkü demokrasinin ilk şartı fikir ve vicdan hürriyetidir. Sonuç olarak diyebiliriz ki; laiklik, bütün devrimlerin temeli, ruhu, özü ve kaynağıdır. Bir devrimin temeli zed elendiği anda da bu temel üzerine kurulmuş olan bütün düzen bir çöküntüye uğrayacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar