bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı41
- x de çinliler ve türklerin kavgası12
- benim bileğim yamuk mu10
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri81
- modacı erkeklerin top olması7
- kimsenin memleket takımı tutmaması4
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- bir tırcı sevmek6
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- erzurum vs sivas5
- anın görüntüsü23
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz3
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- erecto bey birader birader beydir4
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması2
- pıttığını diktiren sözlük yazarı3
- hiç uçağa binmemek7
- samsun gece hayatı3
- reddedilince öldürmek3
- uzaylılar futbol takımı tutuyorlar mı2
- kahraman tazeoğlu ahmet batman okuyan tip2
- nişanlının gay çıkması3
- marsupilami2
- bicepsiz fakir erkek6
- sudekiray3
- düşün ki o bunu okuyor5
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- true nerede3
- lille osc2
- nusret3
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması3
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- fon vurgunu52
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
- mr erecto hayratı2
- berke özer2
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- canım ıspartam5
- kavala kurabiyesi2
- aykirikadin13
Hayatın gerçeklerini ancak bu kadar mükemmel bir oyunculukla göz önüne serilebilirdi.
--spoiler--
http://www.youtube.com/wa...mbedded&v=_AD3XqEGDIg
Assimilate ubiquitously. Doublethink. To deliberately believe in lies, while knowing theyre false.
Examples of this in everyday life: oh, I need to be pretty to be happy., I need surgery to be pretty., I need to be thin,, famous,, fashionable..
Our young men today are being told that women are whores, bitches, things to be screwed, beaten, shit on, and shamed. This is a marketing holocaust. Twenty-fours hours a day for the rest of our lives, the powers that be are hard at work dumbing us to death.
So to defend ourselves, and fight against assimilating this dullness into our thought processes, we must learn to read. To stimulate our own imagination, to cultivate our own consciousness, our own belief systems. We all need skills to defend, to preserve, our own minds.
--spoiler--
edit: en etkileyici sahnelerdendir bana göre.
http://www.youtube.com/wa...mbedded&v=_AD3XqEGDIg
Assimilate ubiquitously. Doublethink. To deliberately believe in lies, while knowing theyre false.
Examples of this in everyday life: oh, I need to be pretty to be happy., I need surgery to be pretty., I need to be thin,, famous,, fashionable..
Our young men today are being told that women are whores, bitches, things to be screwed, beaten, shit on, and shamed. This is a marketing holocaust. Twenty-fours hours a day for the rest of our lives, the powers that be are hard at work dumbing us to death.
So to defend ourselves, and fight against assimilating this dullness into our thought processes, we must learn to read. To stimulate our own imagination, to cultivate our own consciousness, our own belief systems. We all need skills to defend, to preserve, our own minds.
--spoiler--
edit: en etkileyici sahnelerdendir bana göre.
adrien brody nin döktürdüğü bir filmdir. insanın böğrüne oturur, hazmetmek, özümsemek çok zordur bu filmi..
o kadar çok hassas noktalar vardı ki filmde, kendi hayatınla örtüştürebileceğin o kadar şey var ki, sanki kendi iç halini izliyorsun filmde...
adrien brody nin performansını ise uzun süre unutamayacağım bu filmden sonra.
"bazı insanlar bir şeyleri değiştirebileceğini sanırlar, ama yanılırlar. zira önce kendi içlerindeki çıkmazdan kurtulup kendilerini değiştirmeleri gerek"
o kadar çok hassas noktalar vardı ki filmde, kendi hayatınla örtüştürebileceğin o kadar şey var ki, sanki kendi iç halini izliyorsun filmde...
adrien brody nin performansını ise uzun süre unutamayacağım bu filmden sonra.
"bazı insanlar bir şeyleri değiştirebileceğini sanırlar, ama yanılırlar. zira önce kendi içlerindeki çıkmazdan kurtulup kendilerini değiştirmeleri gerek"
adrien brody'nin oldukça sahici ve mükemmel bir oyunculuk sergilediği film. böylesi bir konuyu ancak bu kadar kuvvetli bir oyunculukla anlatabileceğini bildiğini düşündüğüm yönetmen, sanırım bu film için en doğru aktörü seçmiş.
--spoiler--
sokakta fahişelik yaparak hayatını kazanmaya çalışan küçük kızla olan diyaloglar, sonrasında aralarında gelişen şefkate dayalı dostluk, filmi muhakkak ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasına koymakta. birazcık insansak ve insanca yaşama inanıyorsak çocuk sahibi olmadan bunu çok iyi düşünmemiz gerektiğini gösteren bir film. ailesi tarafından yaralanmış gençler, bu gençlerle baş edemeyen eğitimciler, sistemin genç insanları nasıl birer canavara dönüştürebileceği ya da intihara kadar sürükleyebileceği filmde sıra dışı bir çabayla anlatılmaya çalışılmış. son sahnelerde ise göz yaşlarını tutamıyor insan. meredith adlı genç kız herkese ve her şeye duyduğu öfkenin ve içindeki acının intikamını, kendini çok acaip bir şekilde intihar ederek alıyor. baş roldeki yedek öğretmenin, birhan keskin'in dilinden ifade edersek hava aldıkça ağrıyan dişi var. dedesini affetmeyi başarabilmiş, ama benzer acıları genç insanların yaşamaması için kendisine belli bir hayat misyonu edinmiş ve bundan da taviz vermeyen sağlam bir karakter. otobüste düşünürken ağlayabilen bir adam. özellikle kitapların iyileştirici gücünden, ruh sağlığımızı ve sağlıklı düşünme yetimizi korumadaki rolünden bahsettiği ve öğrencilerine okumayı salık verdiği sahne son derece etkileyici.
--spoiler--
--spoiler--
sokakta fahişelik yaparak hayatını kazanmaya çalışan küçük kızla olan diyaloglar, sonrasında aralarında gelişen şefkate dayalı dostluk, filmi muhakkak ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasına koymakta. birazcık insansak ve insanca yaşama inanıyorsak çocuk sahibi olmadan bunu çok iyi düşünmemiz gerektiğini gösteren bir film. ailesi tarafından yaralanmış gençler, bu gençlerle baş edemeyen eğitimciler, sistemin genç insanları nasıl birer canavara dönüştürebileceği ya da intihara kadar sürükleyebileceği filmde sıra dışı bir çabayla anlatılmaya çalışılmış. son sahnelerde ise göz yaşlarını tutamıyor insan. meredith adlı genç kız herkese ve her şeye duyduğu öfkenin ve içindeki acının intikamını, kendini çok acaip bir şekilde intihar ederek alıyor. baş roldeki yedek öğretmenin, birhan keskin'in dilinden ifade edersek hava aldıkça ağrıyan dişi var. dedesini affetmeyi başarabilmiş, ama benzer acıları genç insanların yaşamaması için kendisine belli bir hayat misyonu edinmiş ve bundan da taviz vermeyen sağlam bir karakter. otobüste düşünürken ağlayabilen bir adam. özellikle kitapların iyileştirici gücünden, ruh sağlığımızı ve sağlıklı düşünme yetimizi korumadaki rolünden bahsettiği ve öğrencilerine okumayı salık verdiği sahne son derece etkileyici.
--spoiler--
gece gece yumruk gibi boğazıma düğümlenen film.
* ing. ayrıma, tarafsızlık, önyargısız olma.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar